Peki, ne oldu şimdi?
Bu yazı sabahleyin "Vay Sultan vay!" diye yazıldı ama öğleden sonra anlamsızlaştığı için değiştirilmek zorunda kalındı.
Bir süredir adı geçiyor ama A2 maçlarını izleyenler dışında Galatasaraylıların Cem Sultan'dan pek haberleri yoktu. Servet'le aralarında idmanda yaşanan tatsızlığı twitter'da değerlendirince çoğumuz onu tanımış olduk!
Yorumculukta en çok kaçındığım nokta, ahlak zabıtalığı anlayışıyla değerlendirmeler yapmaktır. Ayrıca, saha içi çok özel bir yerdir. Sadece maçlarda değil idmanlarda ortaya çıkan bu tür gerginliklerle ilgili olarak, o ortamları yaşamamış insanlar fikir yürütmeye kalkmamalıdır.
Orası çok değişik bir dünyadır. Bunu halı sahada maç yapmayı sürdürenler rahatlıkla anlayabilir. Konuşmaya bile değmez bir pozisyon için en yakın arkadaşınızla gırtlak gırtlağa gelebilirsiniz... O sıradaki adrenalin ve öteki salgılar, haksızlığa uğrama duygusuyla birleşince denetimden çıkarsınız.
Ancak Cem Sultan'ın durumu bundan farklı. Artık o gerginlik geride bırakılmış, yani idmanda olanın orada kalması durumu ortaya çıkmış ama Sultan'ımız orada durmuyor. Twitter'a yazdıkları asla kabul edilecek şeyler değil. Tam tersine onun Galatasaraylılığını başlamadan bitirecek türden sözler bunlar.
Cem Sultan'ın yapmaya çalıştığı işi 'cin olmadan adam çarpmak' diye anlatırlar. Burada sözkonusu olan anlık bir tepki değil, korkunç geçen bir sezon nedeniyle camianın ve taraftarın başta Servet olmak üzere pek çok oyuncuya duyduğu tepkiyi değerlendirmeye çalışıyormuş gibi bir durum ortaya çıkıyor.
Biraz anlayışlı olabiliriz: Öfkesini yenemediği için bunlardan birini yazmış olması yine üzücü olurdu ama kabul edilebilirdi. Ancak bu bitmek bilmeyen 'utanç kompozisyonunun' boyutlarını ve kullanılan ifadelere, Servet'e karşı çok öfkeli olan Galatasaraylıların bile razı olacağı kanısında değilim.
Ayrıca Cem Sultan henüz bazı kavramları doğru kullanabilecek dil olgunluğuna da sahip değil. Servet onun ağabeyiymiş ama o çirkin hareketleri nedeniyle kardeşinden daha da küçülmüş... Kardeşin küçüklüğüyle burada sözünü ettiği küçülmenin birbirinden çok farklı durumlar olduğunu bilmiyor Sultan'ımız.
İşlerin kötü gittiği dönemlerde her takımda buna benzer tatsızlıklar olur. Fakat Cem Sultan'ınki rezaletin iyice çamura batmış olanı. Henüz Sarı Kırmızılı formayla tek bir 90 dakika oynamamış bir oyuncunun, o formayla birlikte Ay Yıldızlı olanı da yıllardır taşıyan bir ağabeyine dönük bu hakaretleri yok mu sayacağız?
Bir yandan da Bülent Ünder hoca bu ortamda gençleri niye oynatmıyor diye homurdananlarımız hiç az değildi. Genciniz böyle olunca, bırakın oynatmayı idmana bile çıkarmasanız daha iyi olur, diyesi geliyor insanın...
Bu tatsızlığın sürdürülmeyişi ve iki futbolcunun barıştırılması elbette ki önemli. İdmanda yaşanan tatsızlığı da unutabiliriz. Fakat twitter'da yazılanları hiç olmamış gibi değerlendirebilir miyiz?