Cevap: #5 Gökhan Zan
Bu kadar az üretirken nasıl bu kadar hırsla tüketiyoruz anlamıyorum.
Hem de hayatın her alanında.
Futbolcu harcamaya ne kadar meraklıyız.
Uğur, Arda, Elano, Jo, Dos Santos, Gökhan, Emre Güngör, Aydın, Sabri hatta Servet... zamanında yada şimdi harcamaya çalıştığımız futbolculardan oluşan bu liste uzar gider.
Keza teknik direktörler. 6. ayını doldurmuş ve gönderilsin denmeye başlanmamış hiç bir teknik direktör hatırlamıyorum. Yaşım 30. Kendimi bildim bileli futbolu yakınen takip ederim.
Sanki Porto alt yapısına sahibiz. Yıllardır bir Arda, şimdi de Emre Çolak. Başka kimi çıkardık da bu kadar adam harcama lüksüne sahibiz?
Yahu bu adam milli topçu. Sakatlanmış. İyileşince eğer yeterli performans sergilerse kadroya girer. Olmadı yedek oturur. O da olmadı 2-3 milyon EU'ya satılır.
Bu transferi eleştiriyoruz. Bize faydası dokunmasa, sırf bu transfer dolayısıyla Beşiktaş 1 yabancı almak zorunda kalmış ve transfer politikası allak bullak olmuştur. Belki bu gün biz lidersek bu sayededir. En kötü turşusunu kurar Beşiktaş'ı çileden çıkarırız.
Neyi eleştiriliyor milli bir futbolcunun bonservis bedelsiz transfer edilmesinin anlayamıyorum. Futbol 3 günlük oyun değil. Sakatlık olur. Sonra da geri döner futbolcular. 4 senelik sözleşme imzalanmış adamla. 2 ay sakatlanınca yok etmeye kalkıyoruz. İşte Emre Aşık 40 yaşına gelmiş hala senede 3-4 maç bizi kurtarıyor biz de övgüyle söz ediyoruz. Günü gelicek Gökhan da bize belki büyük katkılar yapıcak.
Bir durun yahu. Orda Haldun Üstünel, Adnan Polat, Neeskens, Rijkaard falan var. Siz kim oluyorsunuz ki?