- 15 Aralık 2008
- 6.673
- 748
- 1.878
Galatasaray teknik direktörü ve yönetimine göre stoper olurmuş. Şimdi geçen sezona baktığımızda ne hatırlıyoruz. Özellikle deplasman maçlarında pozisyon kısırlığı yaşayan ve pek çok basit goller kaçıran bir takım vardı. Küme düşen Kayseri ve düşmekten son anda kurtulan Erciyesspor deplasmanları haricinde 2 golün üstüne çıkabildiğimiz tek maç yumurtanın kapıya dayandığı dönemde seyircisiz Trabzonspor deplasmanıydı. Yani koskoca Galatasaray sadece 3 maçta 3 ve üstü gole ulaşabilmiş deplasmanda. İç sahada da durum pek parlak değildi açıkçası. Ligin ikinci yarısına bir gazla başlayan takım peşpeşe Bursa, Eskişehir ve Akhisar'a gol yağdırdı. Onun dışında 2 golün üstüne çıktığımız tek maç yine yumurtanın kapıya dayandığı dönemde mucizevi bir şekilde 2-0'dan 3-2 kazanılan Gençlerbirliği maçı.
Oysa bu takım 4-0'lık Kasımpaşa hezimeti dışında hiçbir maçta 2 golden fazlasını yemedi. Muslera'nın sakat olduğu dönemlerde kaleyi Allah'a emanet etmemize rağmen 2'den fazla gol görmemişiz Türkiye Ligi baz alındığında. Yani Semih, Hakan Balta, Gökhan Zan, Koray Günter 4'lüsü arkalarındaki kaleci Eray İşcan bile olsa çok fazla bir sorun yaşamamışlar. Yabancı kontenjanı harcanan Dany ilk yarı sonunda şutlanmış, Chedjou da ara sıra oynatılmış.
Gol atmakta sorun yaşayan bu takım geçen sezon Burak, Umut ve Drogba'yı kullanmış forvet olarak. Verim alamadığı bu 3'lüden en çok iş yapanı olan Drogba'yı yaşı ilerlediği için göndermiş. Yani kala kala Burak ve Umut'a kalmış. Üstelik çift forvet oynamaktan vazgeçip tek forvet oynamayı planladığı bir dönemde tek forvet oynaması çok zor gözüken Burak ve Umut'la Ağustos sonuna kadar gelmiş.
Bu veriler göz önüne alındığında bu takımın 1. ihtiyacının forvet olduğu gün gibi aşikarken, Galatasaray hala Balanta isimli Arjantin liginde oynadığı söylenen henüz 20 yaşındaki bir adama kafayı takmış ve 1,5 aydır buna yoğunlaşmış durumda üstelik daha bir kaç ay önce aynı ligden aynı yaşlarda transfer edilen stoper Burdisso elinde patlamışken.
Bu kulüpte Ünal Aysal'ın geçen yıl Temmuz ayında yaptığı yönetim değişikliğinden sonra yaşanan hadiseleri anlamakta güçlük çekiyorum. Oysa 2011-2013 arası Ünal Aysal dönemi kararları neredeyse tamamına yakını doğruyken, 1 senede bu kadar yanlış kararlar almak efsane başkanlığa gitmekte iken "Gitse de kurtulsak" demeye bile sevk etti sayın Ünal Aysal'ı..
Oysa bu takım 4-0'lık Kasımpaşa hezimeti dışında hiçbir maçta 2 golden fazlasını yemedi. Muslera'nın sakat olduğu dönemlerde kaleyi Allah'a emanet etmemize rağmen 2'den fazla gol görmemişiz Türkiye Ligi baz alındığında. Yani Semih, Hakan Balta, Gökhan Zan, Koray Günter 4'lüsü arkalarındaki kaleci Eray İşcan bile olsa çok fazla bir sorun yaşamamışlar. Yabancı kontenjanı harcanan Dany ilk yarı sonunda şutlanmış, Chedjou da ara sıra oynatılmış.
Gol atmakta sorun yaşayan bu takım geçen sezon Burak, Umut ve Drogba'yı kullanmış forvet olarak. Verim alamadığı bu 3'lüden en çok iş yapanı olan Drogba'yı yaşı ilerlediği için göndermiş. Yani kala kala Burak ve Umut'a kalmış. Üstelik çift forvet oynamaktan vazgeçip tek forvet oynamayı planladığı bir dönemde tek forvet oynaması çok zor gözüken Burak ve Umut'la Ağustos sonuna kadar gelmiş.
Bu veriler göz önüne alındığında bu takımın 1. ihtiyacının forvet olduğu gün gibi aşikarken, Galatasaray hala Balanta isimli Arjantin liginde oynadığı söylenen henüz 20 yaşındaki bir adama kafayı takmış ve 1,5 aydır buna yoğunlaşmış durumda üstelik daha bir kaç ay önce aynı ligden aynı yaşlarda transfer edilen stoper Burdisso elinde patlamışken.
Bu kulüpte Ünal Aysal'ın geçen yıl Temmuz ayında yaptığı yönetim değişikliğinden sonra yaşanan hadiseleri anlamakta güçlük çekiyorum. Oysa 2011-2013 arası Ünal Aysal dönemi kararları neredeyse tamamına yakını doğruyken, 1 senede bu kadar yanlış kararlar almak efsane başkanlığa gitmekte iken "Gitse de kurtulsak" demeye bile sevk etti sayın Ünal Aysal'ı..