6 Şubat 2023 Türkiye Depremi #2

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
“hatay`da hayatimda hic sahit olmadigim seyleri gördüm, simdi size herkesin anlatmadigi seyleri anlatmak istiyorum.

-hatay`a gittigimde elektrik, su tuvalet yoktu. ınsanlarin hepsi ya arabasinda ya kaldirimda kaliyordu. biz de 7 gün boyunca, dus almadan, ayni kiyafetlerle betonun üzerinde kaldik. herkes tuvaletini disariya yapmak zorunda kaldigindan kimi zaman hala yikilma riski olan binalara girip tuvaletimizi yapmak zorunda kaldik. öyle ki, cogu arkadasim tuvaleti gelmesin diye yemek bile yemiyordu.

-enkazdan cikardigimiz cesetleri battaniyeye sarip kaldirima koyuyorduk. cenaze isleri islemediginden cesetler en az 24 saat yanimizda duruyordu. cesitli saiklerle cenazeleri calmaya calistiklarindan cenazeleri yanimiza alip onlarla kalmaya basladik, kimi zaman cok soguk olunca bazi arkadaslarim cesedin üzerindeki battaniyeyi alip isinmak zorunda kaldi.

-depremin ilk 4 günü, antakya`nin ana caddesi haric benim tespit ettigim 5 kilometrelik alanda ne afad, ne kizilay, ne umke, ne de bir ahbap görmedim. cünkü buralarda kamera hic olmadi.

-bazi enkazlarda canli olmasina ragmen hic müdahale edilemedi, bu videoyu paylastigim su saatlerde tek bir calisma yapilmayan enkaz sayisi, calisma yapilan enkazlarin en az 2 kati durumunda cünkü ekip ve ekipman eksikti.

-kendi calistigimiz enkazlarda sadece bizim gönüllü ekibimiz vardi. ekipmanlarimizi ise bagiscilar sagladi. ilk 2 gün tarla capasiyla enkaz kazmaya calistik.

-habere konu olabilecek canli cikmasi durumunda hemen bazi yetkililer gelip kameralara konustular sanki onlar cikarmiscasina. vallahi de billahi de biz kazdik, biz cikardik. ne zaman kamera gelse bir anda yanimizda 50 kisi belirdi, kameralar gittiginde bu kisiler de yok oldu.

-enkaz calismamiz esnasinda ses tespit ettigimiz ve sesin giderek cilizlastigi hatta canli yayin yaptigim enkaza, sabah saatlerinde biz 2 saatligine dinlenirken bizden izinsiz gelen bir kizilay yetkilisi “türk arama ekibi olmaz, ben estonyali getirdim” diyerek bizi kendi enkazimizdan cikardi. bu tartismayi kazandik ama canliyi kaybettik!!!

-hatay`da enkazina girmedigimiz binalarin sayisi, enkazina girdiklerimizin en en en az iki kati. su an itibariyla hala bu enkazlara girilmedi.

-afad ve ahbap`tan israrla jeneratör ve hilti istememize ragmen hic bir sekilde dönüs yapilmadi. bu ekipmanlar bize saglansaydi bunlar yokken dahi kurtardigimiz 24 canin sayisi, 44 olabilirdi!

-bir canliyi tespit ettigimizde bir anda ankara itfaiyesi alanimiza girdi. sorun yok sonucta amac ayni dedik ve izin verdik. ankara itfaiye müdürü, canliyi cikardiktan sonra 150 kisilik kurulan koridorla asagiya sedye ile indirilmesi gereken vatandasin sedyesini birakmadi ve asagiya kadar koridordakileri kenara cekerek indi. tam sedyeyi ambulansa koyarken özel harekat polisi “tamam birakabilirsiniz” deyince, “sen kimsin be” dedi. düsünün bunlar enkazdan can cikarken yasaniyor! olaya müdahale ettik, vatandasi ambulansa 10 saniye icinde bindirdik. arkamizi döndügümüzde ankara itfaiye müdürü, önceden haber verdikleri basina demec verip, makam.mevki sahibi olmak icin ankara`ya selam cakiyordu. ankara itfaiye müdürü, bizim enkazimizda kendi reklamini yapmistir. vallahi de billahi de canliyi tespit ettik, tespit ettigimiz duyulunca basinla beraber olay yerine geldiler!basin yokken 10 kisi calisan ekibimizin sahasinda, basin gelince bir anda 150 kisi oluyordu!

-toplanilan yardimlar hatay il jandarma ve expo alanindaki depolara indirildi ve yakin cevreler haric ilk 4 gün boyunca kesinlikle dagitilmadi. arka mahallelerde gördügünüz yardimlar bazi yardimseverlerin sahsi olarak dagittigi yardimlardir.

-depremin 4. günü afad`a gittim ve “bir kadin ile cocugu disarida donmak üzereler lütfen bir cadir alabilir miyim?” dedim. maalesef veremiyoruz dedi. evet dogru okudunuz.

-ekip arkadaslarima sahte “ses var” ihbari yapilarak enkaza cagrilmis ve 20 kisilik silahli sahislari gören ekibimiz canlarini kacarak kurtarmislardir. ekip ve ekipman gönderilmeyen yerlerde bazi sahislarin arama kurtarma ekiplerini rehin alarak enkaz aratmaya calismislardir.

-yagma ve hirsizlik icin yapilan sahte hatay baraji yikildi ihbariyla enkazi terk etmek zorunda kaldik ve o an ses aldigimiz sahistan enkaza döndügümüzde bir daha ses alamadik.

-enkazda bir kiz cocugu bulduk baba kizini korumak icin kollariyla sarmis ancak ölmüs, bu nedenle vücudu cok katiydi kizi alabilmek icin kizin gözlerin önünde babasinin kolunu kesmek zorunda kaldik.

-cikaramadigima en cok üzüldügüm kisi enkazin icinden -sizi seviyorum- diye seslenen kisiydi. maalesef ki tüm calismalarimiza ragmen kisiye ulasamadik ve bir daha haber alamadik.

-enkazdan cikardigimiz iki cesetten birisi 10 yaslarinda bir kiz cocuguydu. yaklasik 30 saat olmasina ragmen cenaze isleri cesetleri almadigindan yanimizda yatiriyorduk. bu esnada kizin babasi oldugunu idia eden yabanci bir vatandas geldi, sahsa cenaze isleri olmadan teslim edemeyecegimi söyledim. aradan bir saat gectikten sonra iki kisi geldiler ve diger kisi ben kizin babasiyim dedi yarim türkce ile. sonra hanginiz babasi ikiniz de babasiyim diyorsunuz dedim ve biz yanlis anlattik dediler ve sahislari gönderdim. sahislardan ilki, karisiyla beraber yanimiza geldi. gelir gelmez karisi “biz neden geldik, bu binada oturmuyoruz ki” deyince sahislara tepki gösterip uzaklasirdik. organ mafyasi veya tacizci olma ihtimali cesedin saatinden dolayi mümkün degildi, bu esnada silopi`de görev yapan özel harekatin “bunlar silopide de cok, regl olmayan kiz ayaklarini veya kedi ayaklarini kesip hitit büyüsü yapiyorlar.” dedi. maalesef ki yaptigimiz arastirmada bu tarz sapkinliklarin oldugunu ve babasi dahi olmayan bir sahsin israrla cesedi istemesinin ve biz kovalayinca bir daha gelmemesinden amacini anlamis olduk. büyü yapmak icin cesedi calmaya calisiyorlardi.

-yurtdisindan hizla gelen arama kurtarma ekipleri havalimanlarinda bos bos bekletildi. koordinasyon olmadigindan ben bunlari ilk kez depremin 4. günü gördüm. estonya ve libya arama kurtarma ekiplerini organize eden sadece bir cevirmen vardi, 1!

-kizilay sahada asla yoktu! her depremin ünlüsü müge anli asevi, günlerce il jandarma komutanligi cevresinde bekledi.

-insanlarin degil abdest almak, icecek suyumuz yokken. mobil tuvalet yollanacagina, mobil mescit yollandi.

-tarikatci gözüken bir adam kendini cadira zorla atmis insanlara para sikistirarak allah razi olsun dedirtmeye calisiyordu. utanmadan, allah`tan korkmadan…

-enkazimizda calisan operatör, gündüz ses tespit ettigimiz yerde calismaya devam ederken “benim uykum geldi, yeter artik, gönüllüyüm ben parayla calismiyorum.” deyip gece 3`te araci terk etti. belki yorulmustur, balki uykusu gelmistir ama son damlasina kadar savasmadan gitmesi ya da yerine birini getirene kadar durmamasi yanlisti. tam yarim saat boyunca arac calismadi ve gecenin 3`ünde sosyal medya araciligiyla operatör bulmaya calistik.

-hatay`a giderken kasitli olarak, buraya girilemeyecegi ve sehir girisinde araclarin cevrilerek geri gönderildigine iliskin sahte haber yayildi. biz aslanlar gibi girdik ama hatay`da telefonumuz cekmedigi icin bu habere inanan bir cok dostum geri dönmüs ve onlar benimle irtibat kurup geri dönene kadar coktan 3. gün olmustu. bu gün kaybindan dolayi; donarak yitirdiklerimizin sayisi, deprem nedeniyle yitirdiklerimizden cok daha fazlaydi.

-enkazdan bir ses aldik bir kadin sesiydi. enkaza ulastigimizda bir tane de cocuk oldugunu gördük. kadin “size emanet” der gibi bakip can verdi. o kiz cocugu kapak fotografindaki minigimizdi…

-cekim alanim muhtesem diye dandik dundik reklamlar yapan operatörler kafasini kuma gömdü ve sehre girdigimiz andan itibaren disariyla neredeyse tüm iletisimimiz kesildi. bu nedenle bircok yardimi isteyemedik, organizeyi gerceklestiremedik.”

avukat alperen cihan cetinkaya
 
“hatay`da hayatimda hic sahit olmadigim seyleri gördüm, simdi size herkesin anlatmadigi seyleri anlatmak istiyorum.

-hatay`a gittigimde elektrik, su tuvalet yoktu. ınsanlarin hepsi ya arabasinda ya kaldirimda kaliyordu. biz de 7 gün boyunca, dus almadan, ayni kiyafetlerle betonun üzerinde kaldik. herkes tuvaletini disariya yapmak zorunda kaldigindan kimi zaman hala yikilma riski olan binalara girip tuvaletimizi yapmak zorunda kaldik. öyle ki, cogu arkadasim tuvaleti gelmesin diye yemek bile yemiyordu.

-enkazdan cikardigimiz cesetleri battaniyeye sarip kaldirima koyuyorduk. cenaze isleri islemediginden cesetler en az 24 saat yanimizda duruyordu. cesitli saiklerle cenazeleri calmaya calistiklarindan cenazeleri yanimiza alip onlarla kalmaya basladik, kimi zaman cok soguk olunca bazi arkadaslarim cesedin üzerindeki battaniyeyi alip isinmak zorunda kaldi.

-depremin ilk 4 günü, antakya`nin ana caddesi haric benim tespit ettigim 5 kilometrelik alanda ne afad, ne kizilay, ne umke, ne de bir ahbap görmedim. cünkü buralarda kamera hic olmadi.

-bazi enkazlarda canli olmasina ragmen hic müdahale edilemedi, bu videoyu paylastigim su saatlerde tek bir calisma yapilmayan enkaz sayisi, calisma yapilan enkazlarin en az 2 kati durumunda cünkü ekip ve ekipman eksikti.

-kendi calistigimiz enkazlarda sadece bizim gönüllü ekibimiz vardi. ekipmanlarimizi ise bagiscilar sagladi. ilk 2 gün tarla capasiyla enkaz kazmaya calistik.

-habere konu olabilecek canli cikmasi durumunda hemen bazi yetkililer gelip kameralara konustular sanki onlar cikarmiscasina. vallahi de billahi de biz kazdik, biz cikardik. ne zaman kamera gelse bir anda yanimizda 50 kisi belirdi, kameralar gittiginde bu kisiler de yok oldu.

-enkaz calismamiz esnasinda ses tespit ettigimiz ve sesin giderek cilizlastigi hatta canli yayin yaptigim enkaza, sabah saatlerinde biz 2 saatligine dinlenirken bizden izinsiz gelen bir kizilay yetkilisi “türk arama ekibi olmaz, ben estonyali getirdim” diyerek bizi kendi enkazimizdan cikardi. bu tartismayi kazandik ama canliyi kaybettik!!!

-hatay`da enkazina girmedigimiz binalarin sayisi, enkazina girdiklerimizin en en en az iki kati. su an itibariyla hala bu enkazlara girilmedi.

-afad ve ahbap`tan israrla jeneratör ve hilti istememize ragmen hic bir sekilde dönüs yapilmadi. bu ekipmanlar bize saglansaydi bunlar yokken dahi kurtardigimiz 24 canin sayisi, 44 olabilirdi!

-bir canliyi tespit ettigimizde bir anda ankara itfaiyesi alanimiza girdi. sorun yok sonucta amac ayni dedik ve izin verdik. ankara itfaiye müdürü, canliyi cikardiktan sonra 150 kisilik kurulan koridorla asagiya sedye ile indirilmesi gereken vatandasin sedyesini birakmadi ve asagiya kadar koridordakileri kenara cekerek indi. tam sedyeyi ambulansa koyarken özel harekat polisi “tamam birakabilirsiniz” deyince, “sen kimsin be” dedi. düsünün bunlar enkazdan can cikarken yasaniyor! olaya müdahale ettik, vatandasi ambulansa 10 saniye icinde bindirdik. arkamizi döndügümüzde ankara itfaiye müdürü, önceden haber verdikleri basina demec verip, makam.mevki sahibi olmak icin ankara`ya selam cakiyordu. ankara itfaiye müdürü, bizim enkazimizda kendi reklamini yapmistir. vallahi de billahi de canliyi tespit ettik, tespit ettigimiz duyulunca basinla beraber olay yerine geldiler!basin yokken 10 kisi calisan ekibimizin sahasinda, basin gelince bir anda 150 kisi oluyordu!

-toplanilan yardimlar hatay il jandarma ve expo alanindaki depolara indirildi ve yakin cevreler haric ilk 4 gün boyunca kesinlikle dagitilmadi. arka mahallelerde gördügünüz yardimlar bazi yardimseverlerin sahsi olarak dagittigi yardimlardir.

-depremin 4. günü afad`a gittim ve “bir kadin ile cocugu disarida donmak üzereler lütfen bir cadir alabilir miyim?” dedim. maalesef veremiyoruz dedi. evet dogru okudunuz.

-ekip arkadaslarima sahte “ses var” ihbari yapilarak enkaza cagrilmis ve 20 kisilik silahli sahislari gören ekibimiz canlarini kacarak kurtarmislardir. ekip ve ekipman gönderilmeyen yerlerde bazi sahislarin arama kurtarma ekiplerini rehin alarak enkaz aratmaya calismislardir.

-yagma ve hirsizlik icin yapilan sahte hatay baraji yikildi ihbariyla enkazi terk etmek zorunda kaldik ve o an ses aldigimiz sahistan enkaza döndügümüzde bir daha ses alamadik.

-enkazda bir kiz cocugu bulduk baba kizini korumak icin kollariyla sarmis ancak ölmüs, bu nedenle vücudu cok katiydi kizi alabilmek icin kizin gözlerin önünde babasinin kolunu kesmek zorunda kaldik.

-cikaramadigima en cok üzüldügüm kisi enkazin icinden -sizi seviyorum- diye seslenen kisiydi. maalesef ki tüm calismalarimiza ragmen kisiye ulasamadik ve bir daha haber alamadik.

-enkazdan cikardigimiz iki cesetten birisi 10 yaslarinda bir kiz cocuguydu. yaklasik 30 saat olmasina ragmen cenaze isleri cesetleri almadigindan yanimizda yatiriyorduk. bu esnada kizin babasi oldugunu idia eden yabanci bir vatandas geldi, sahsa cenaze isleri olmadan teslim edemeyecegimi söyledim. aradan bir saat gectikten sonra iki kisi geldiler ve diger kisi ben kizin babasiyim dedi yarim türkce ile. sonra hanginiz babasi ikiniz de babasiyim diyorsunuz dedim ve biz yanlis anlattik dediler ve sahislari gönderdim. sahislardan ilki, karisiyla beraber yanimiza geldi. gelir gelmez karisi “biz neden geldik, bu binada oturmuyoruz ki” deyince sahislara tepki gösterip uzaklasirdik. organ mafyasi veya tacizci olma ihtimali cesedin saatinden dolayi mümkün degildi, bu esnada silopi`de görev yapan özel harekatin “bunlar silopide de cok, regl olmayan kiz ayaklarini veya kedi ayaklarini kesip hitit büyüsü yapiyorlar.” dedi. maalesef ki yaptigimiz arastirmada bu tarz sapkinliklarin oldugunu ve babasi dahi olmayan bir sahsin israrla cesedi istemesinin ve biz kovalayinca bir daha gelmemesinden amacini anlamis olduk. büyü yapmak icin cesedi calmaya calisiyorlardi.

-yurtdisindan hizla gelen arama kurtarma ekipleri havalimanlarinda bos bos bekletildi. koordinasyon olmadigindan ben bunlari ilk kez depremin 4. günü gördüm. estonya ve libya arama kurtarma ekiplerini organize eden sadece bir cevirmen vardi, 1!

-kizilay sahada asla yoktu! her depremin ünlüsü müge anli asevi, günlerce il jandarma komutanligi cevresinde bekledi.

-insanlarin degil abdest almak, icecek suyumuz yokken. mobil tuvalet yollanacagina, mobil mescit yollandi.

-tarikatci gözüken bir adam kendini cadira zorla atmis insanlara para sikistirarak allah razi olsun dedirtmeye calisiyordu. utanmadan, allah`tan korkmadan…

-enkazimizda calisan operatör, gündüz ses tespit ettigimiz yerde calismaya devam ederken “benim uykum geldi, yeter artik, gönüllüyüm ben parayla calismiyorum.” deyip gece 3`te araci terk etti. belki yorulmustur, balki uykusu gelmistir ama son damlasina kadar savasmadan gitmesi ya da yerine birini getirene kadar durmamasi yanlisti. tam yarim saat boyunca arac calismadi ve gecenin 3`ünde sosyal medya araciligiyla operatör bulmaya calistik.

-hatay`a giderken kasitli olarak, buraya girilemeyecegi ve sehir girisinde araclarin cevrilerek geri gönderildigine iliskin sahte haber yayildi. biz aslanlar gibi girdik ama hatay`da telefonumuz cekmedigi icin bu habere inanan bir cok dostum geri dönmüs ve onlar benimle irtibat kurup geri dönene kadar coktan 3. gün olmustu. bu gün kaybindan dolayi; donarak yitirdiklerimizin sayisi, deprem nedeniyle yitirdiklerimizden cok daha fazlaydi.

-enkazdan bir ses aldik bir kadin sesiydi. enkaza ulastigimizda bir tane de cocuk oldugunu gördük. kadin “size emanet” der gibi bakip can verdi. o kiz cocugu kapak fotografindaki minigimizdi…

-cekim alanim muhtesem diye dandik dundik reklamlar yapan operatörler kafasini kuma gömdü ve sehre girdigimiz andan itibaren disariyla neredeyse tüm iletisimimiz kesildi. bu nedenle bircok yardimi isteyemedik, organizeyi gerceklestiremedik.”

avukat alperen cihan cetinkaya
Ve bunları çok kişiden duyduk , içim el vermiyor organizasyon sıfır olduğu hiç gitmeden belliydi . Ne yapmaya çalıştılar ne yapıldı hiç anlam veremiyor.
 
Ve bunları çok kişiden duyduk , içim el vermiyor organizasyon sıfır olduğu hiç gitmeden belliydi . Ne yapmaya çalıştılar ne yapıldı hiç anlam veremiyor.

paradan başka bişey üretemeyen hükümet paradan önce organizasyonla çözülebilecek işi beceremediğinden onbinlerce (?) insan yok yere öldü bence. dün şovlarını yaptılar yardım kampanyasında, azıcık arları olsa 10 gün önce sağlayamadıkları şu kadarcık yardımı daha cenazesini alamamış halkın gözüne soka soka yapmazlardı ama onların misyonu 1 ölür 1000 diriliriz olduğu için sonraki depreme kadar yarım yamalak ayakta duracak binaların finansmanını da sağladılar. allah korusun diyelim çünkü varsa anca o korur bizi, yarın başka yerde bu büyüklüğe yakın deprem olsa yine ayrı rezilliği iliklerine kadar yaşatacaklar. 99 depreminden sonra istanbul'a koyulan 2000 turuncu yardım konteynırından bugün 500 tanesi ilçelerde kalmış, esas deprem bölgesi olan doğu anadolu fay hattına 50 tane bile koyamamışlar. bu yüzden kendileri ilk 3 gün kimseyi gönderemedikleri gibi oradaki yerel halkı da tırpanla enkaz kaldırma çabasına mecbur bırakmışlar. 2 yılda 1150 odalı cumhurbaşkanlığı külliyesini dikenler 20 yılda ayakta duracak bi devlet binası yapamamışlar işin özü bu bölgelere.

ortaylı da söylemişti ilk günlerde. bu ülkede para da var, imkan da, yetkin mühendis-mimar da. ama ahlak yok. o yüzden senin 3 günde ulaşamadığın bölgeleri 25-30 kişilik yağmacılar yarım saatte talan ediyorlar.
 
Bu tarz haberler beni sevindirdiği kadar da korkutuyor.

Düşünsene demek hala bir yerlerde enkaz altında olup can çekişen ama kurtarma ekipleri tarafından kurtarılamayacak insanlar var. Dediğim gibi olası bir İstanbul depreminde yaşadığım Ümraniye komple yerle bir olacak eğer oturduğum bina çökecekse kafama kolon devrilsin de çok acı çekmeden gideyim öteki tarafa. Öyle bir durumda kurtulmak acı dolu uzun bir ölüme götürecek demektir.
Ümraniye o kadar korkutucu gelmiyor bana. Zemini kaya deprem hattına görece uzak.

Pendikte oturuyorum yeni evde endişeliyim:)
 
Tek orası olsa neyse, nerede ova, bataklık varsa oraya şehir diktik. Hiç sormadık bu Rumlar, Bizanslılar eski imparatorluklar neden dağ yamacina ya da kayalık araziye ev yapıyorlar diye
Çok doğru valla. Orta çağda antik çağda daha aydınlık zihinler mevcutmuş demek ki
 
paradan başka bişey üretemeyen hükümet paradan önce organizasyonla çözülebilecek işi beceremediğinden onbinlerce (?) insan yok yere öldü bence. dün şovlarını yaptılar yardım kampanyasında, azıcık arları olsa 10 gün önce sağlayamadıkları şu kadarcık yardımı daha cenazesini alamamış halkın gözüne soka soka yapmazlardı ama onların misyonu 1 ölür 1000 diriliriz olduğu için sonraki depreme kadar yarım yamalak ayakta duracak binaların finansmanını da sağladılar. allah korusun diyelim çünkü varsa anca o korur bizi, yarın başka yerde bu büyüklüğe yakın deprem olsa yine ayrı rezilliği iliklerine kadar yaşatacaklar. 99 depreminden sonra istanbul'a koyulan 2000 turuncu yardım konteynırından bugün 500 tanesi ilçelerde kalmış, esas deprem bölgesi olan doğu anadolu fay hattına 50 tane bile koyamamışlar. bu yüzden kendileri ilk 3 gün kimseyi gönderemedikleri gibi oradaki yerel halkı da tırpanla enkaz kaldırma çabasına mecbur bırakmışlar. 2 yılda 1150 odalı cumhurbaşkanlığı külliyesini dikenler 20 yılda ayakta duracak bi devlet binası yapamamışlar işin özü bu bölgelere.

ortaylı da söylemişti ilk günlerde. bu ülkede para da var, imkan da, yetkin mühendis-mimar da. ama ahlak yok. o yüzden senin 3 günde ulaşamadığın bölgeleri 25-30 kişilik yağmacılar yarım saatte talan ediyorlar.
Ben hataya özel olarak ilgisiz kaldıklarını düşünüyorum sanki o şehiri yıkmak ve yeniden inşa etmek istiyorlar gibi davrandılar.
 
Ben hataya özel olarak ilgisiz kaldıklarını düşünüyorum sanki o şehiri yıkmak ve yeniden inşa etmek istiyorlar gibi davrandılar.

valla ilk depremden sonra binaların yarısı yıkılmış zaten. şehiri yıkmak hedefleriyse zaten gece 4.30'da o işi başarmışlardı. hatay'ın derdi bana göre nüfusu kadar suriyeli'nin de o bölgede resmi veya kaçak yaşamasıydı. kimseyi yetiştiremiyolarsa emasya'yla ilk gecenin sabahında en azından 2. ordudaki malatya taburlarını oraya gönderseler kesin çok daha az insan vefat ederdi. ama bölgedeki suriyeli yoğunluğuyla askerin orada sıkıntı çıkarabileceğinden, yağmacıları derdest edeceğinden, halkın gözünde yeniden kahraman gibi görüneceğinden, 5 yıldır ekmeğin zamlanmasının önüne geçen suriyeli mültecilerin avrupa birliğinden getirdiği sadakanın kesilebileceğinden korktular. o yüzden de kendileri işi halletmeye kalktılar ve 20 yıldır ilmek ilmek ördükleri organizasyonun karşılığını gariban halkın canıyla aldılar. hatay zaten uzun yıllar üvey evlat gibiydi, chp'nin vekil transferi, akp'nin mülteci ekonomisi derken hepten gözden ırak oldu.
 
Yaptığı yardımın mislisini geri aldı bile
FpFWHf6XsAAvzNf
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt