Peki bu ne demek oluyor?
Bilineceği üzere 6222 sayılı kanunda değişiklik yapılarak şikenin ceza sınırı 5-12 yıl iken, 1-3 yıl olarak değiştirildi. Yani şikeden yargılanan birisinin alacağı maksimum ceza 1-3 yıl arasındadır.
Yukarıda ismi geçen ve tahliye edilen kişiler de cezanın sınırı değiştiği için tutukluluk tedbirinin uygulanmasına gerek kalmadığından tahliye edilmişlerdir.
Fakat şu karıştırılmasın. Bu kişiler TAHLİYE edilmişlerdir. Haklarında isnat edilen suçlamalardan BERAAT ETMEMİŞLERDİR. Sadece tutuksuz yargılanacaklardır.
Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda tutukluluk bir tedbir olarak uygulanır denilmekte. Sanık/Şüphelinin kaçma, delilleri karartma, suçun niteliği gibi durumlar değerlendirilerek bir kişi hakkında tutukluluk kararı verilir. (CMK 100)
Şüpheli/Sanık yönünden mahkeme kaçma şüphesi ve delilleri karartma şüphesi bulunmadığı kanaatine varılırsa şahıs tahliye edilir.
Tahliye olan kişilere baktığımızda, zaten tüm dosya olarak elde edilecek bir delil kalmadığından; delilleri değiştirme bulunmadığı görülecektir. Zaten tahliye kararlarında da tedbiren yurtdışı yasağının konulması kaçma girişimlerinin önüne geçmek içindir.
Ayrıca önemli bir husus olarak da Şüpheli/Sanıkların isnat edilen suçlamaların cezai sınırı lehte değişmiştir ve lehe olan durum Sanık/Şüphelinin talebine bakılmaksızın hemen uygulanır.
Şikenin cezasının sınırı 1-3 yıl olarak değiştiğinden, tutuklama tedbirinin uygulanması için Sanık/Şüpheliye isnat edilen suçlamanın üst sınırının 2 YIL olması gerektiğinden ve cezanın sınırı 2 yılın altında kaldığından, Sanık/Şüphelilerin tutuklu kaldıkları süre göz önüne alındığında cezalarını karşıladığından tutukluluk tedbirinin kalkması DOĞALDIR.
Yineliyorum ki, tahliye olmaları isnat edildikleri suçlamadan BERAAT ettikleri anlamına GELMEZ. Sadece yargılamaya tutuksuz olarak devam edilecektir.
Bir de şu unutulmasın ki, tahliye olan Sanık/Şüpheliler olası bir ceza aldıklarında CMK 231'e göre bu ceza ERTELENEMEYECEK, para cezası vb yaptırımlara çevrilemeyeceğinden, tutuklu kaldıkları kısım alacakları cezalarndan mahsup edilip tekrardan cezaları infaz etmek için cezaevine gireceklerdir. Bu kısmın atlanmaması gerekir.
Peki Aziz Yıldırım'ın tahliye talebi neden red edildi?
Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu, Olgun Peker gibi isimler 6222 sayılı yasanın şike maddesinin yanında TCK'nun 220 maddesinde belirtilen örgüt suçundan da tutuklu bulunduklarından, ceza sınırlarının yüksek olmasından ötürü tahliye talepleri red edilmiştir.