Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Elanoyu izlemek ayrı bir zevk abi ya
![]()
ne jo ne keita ne de santos ( daha santosla jo yu izlemedik ama) bu yılın en iyi transferidir.
avrupada üst liglerde oynayabilecek kalitede tam bir ortasaha oyuncusu. bazı oyuncuların performansı takım arkadaşlarına ve aralarındaki uyuma bağlıdır ve elano boyle bir oyuncu. takıma uyum sağladıkca kalitesini gosterdi. uzun pasları olsun, tek paslardaki başarısı olsun, son adam olacak kadar defansa yarcımdı olması olsun takıma katkısı büyük. maçın genelinde var. bir parlayıp bir sönen alevler gibi değil. bu bakımdan yılın transferi budur. bir 9 numaralı formayı verdik ve ama kendisi tam bir ortasaha oyuncusudur. bu takım şampiyon olacaksa bunda elano nun katkısı çok büyük olacak.
Adam çalım atmamak için her türlü pas yolunu deniyor yahu.
ibb maçında insanın kendini zikreder gibi "helal olsun laaaan" diye bağırırken bulma sebebidir. hem de sadece ara pasıyla, ileri uzun toplarla akıllıca adam kaçırmalarıyla değil; top kapmasıyla, geriye deli gibi koşmasıyla ve akıllı faulleriyle. herkese hayırlı uğurlu olsun bu adamın takıma ısınma dönemi bitmiştir.
11 aralık 2009 antalyaspor galatasaray maçında, abdulkader keita'yla birlikte maçın adamı olmuş, futbolculuğunu sorgulayanlara tokatın kralını atmıştır.
-barış çok koşuyor aaabi.
-çaaat.
iddaalı bir yorumla rijkaard'ın kafasındaki galatasaray'ı barcelona'ya benzetirsek, görevi hafiften ludovic giuly olan futbolcu.
not: türk spor medyasına burdan selam ederim.
gelmiş geçmiş en iyi pasörlerden bu adam. uzun ya da kısa farketmez, tam olması gereken yere atıyor pası.
kendi çapında deli gibi de pres yapıyor.
takım içinde bunu sevmeyen ölsün. bi de; sevgili lincoln umarım izliyor ve üzülüyorsundur.
turnusol kağıdı gibi topçu. çok net, şaşmaz sonuç veriyor. biri "lincoln elano'dan iyiydi" mi dedi? o anda bu kişinin futbol hakkında söyleceklerini dikkate almamayı öğrenirsiniz. "elano vasat" diyen birinden hiçbir futbolcu hakkında aklı başında bir değerlendirme beklemeyiniz. "elano takımın kimyasını bozdu, uyumu sancılı oldu" falan anlaşılabilir. ama "faydası yok, gönderilsin" diyene hemen konuyu değiştirip at yarışı falan sormak lazım.
hala nasil bir patlama yapip taraftari tatmin etmesi gerektigini anlamadigim futbolcu.
arkadas... adam atiyor, attiriyor. sag kanattan sol kanada, sol kanattan sag kanada topu aciyor. attigimiz gollerde asistten bir onceki pas onun. topu tam zamaninda ayagindan cikariyor, ne cok erken, ne cok gec.
herseyden onemlisi adam kosuyor, terliyor. her zaman pozisyonun icinde, veya pozisyonun basladigi noktada.
hala patlamasini bekleyenler, baska biriyle mi karistiriyorlar kendisini anlamis degilim.
lutfen sezlong yorumculugunu birakalim. tribune 5 yasinda cocugu koysaniz, o bile bu adamin galatasaray'a korkunc yarar sagladigini gorur.
dünyanın her liginde kiloyla alınıp satılan brezilyalı futbolcuların içinden birileri düzenli olarak on bir oynuyorsa bir sebebi vardır. hele dunga gibi, 94 takımındaki varlığıyla brezilya milli takımının kaderini değiştiren bir adam, elano'yu kaka kadar değişmez görüyorsa sebebi bu pas organizasyonundaki verimliliğidir. bir sonraki avrupa kupasını kaldırırken çekilecek fotoğrafın içindeki baş aktörlerden biri olacaktır elano elano elanooo.
galatasaray şampiyon olacak, avrupa'da ilerleyecekse bunun bir numaralı mimari olacak kişidir elano. takımdaki ofansif güç-defansif kazmalık asimetrsindeki yamayı yapacak adamdır. oyuna tempo kazandıracak, oyundaki tempoyu soğuracak, top sol taç çizgisinin oradayken sağ korner direğine aniden yollayacak, cepheden tehlikeli gelen rakip orta saha oyuncusundan kayarak topu kapıp onu iki saniye içerisinde sağdan fişek gibi atılan keita'nın önüne 45 metre yuvarlayıp takımını galibiyetlere taşıyacak olandır.
elano bunları yapmaya başladı ve daha fazlasını yapacağını da her hafta bağıra çağıra söylüyor. yeter ki; 1)takımın üstüne çökmeye başlayan sakatlık bulutları onu ıskalasın 2) caner'i, uğur'u, emre çolak'ı, bilumum türk futbolcuyu seven, sayan, koruyan arda turan ve şürekası, elano'yu da biraz sevsin, elano'yu da biraz okşasın.
fenerbahçe için emre belözoğlu ne ise galatasaray için de elano blumer odur.
bu adama ofansif veya defansif diyen bir adam futboldan anlamıyor demektir. galatasaray'ın yıllardır sıkıntı yaşadığı oyun kurucu görevini arda ile beraber üstlenmektedir. arda'ya kıyasla gölgede kalıyormuş gibi görünse de bence oyuna katkısı en az arda kadardır.
büyük oyuncu kesinlikle. brezilyalı denildiğinde işini böyle sessiz yapan adamlar pek akla gelmez ama bu adamın tanımı tam olarak bu.
frank rijkaard sayesinde galatasaray'ın en büyük ihtiyaç duyduğu transfer mevkisi olan oyunu iki yönde de götürebilecek orta saha transferini kendi kendine halletmiş olan futbolcu.
24 ocak 2010 galatasaray gaziantepspor maçının bize gösterdiği üzere adaptasyon denilen sorunu çoktan halletmiş belki mental olarak henüz hazır olmasa da en kısa zamanda hazır olacağını kanıtlamıştır.
lucas neill'in oyuna sokacağı topları en efektif şekilde ileriye -yetenekli olduğu üzere uzun ve ayağa paslarla- aktararak galatasaray'ın kâh avrupa'da kâh tsl'de başarısının en büyük mimarı olacaktır.
kendisi şu sıralar galatasaray da box to box oynamaktadır. hala lincoln ile karşışatırılması abesltir.
ligin ikinci yarısında galatasaray'ın kaderini belirleyecek adam. xavi tarzı, iniesta tarzı iki yönlü oynayabilecek takımdaki tek adam, şimdi çok kullanılan bir tabir var, box to box dedikleri, arkada dmc gibi, önde amc gibi çok koşan, pas dağıtan, icabında gol kovalayan, yani bir nevi takımın dinamosu. elano görevini layıkıyla yaparsa, rijkaard'ın sistemi oturacaktır sanıyorum. ve barca gibi top oynamaya hazır bir takım. düşünmesi bile heyecan verici.