sacha boey galatasaray'a koşarak geldi. harika antrenman yapıyor, müthiş katkı sunuyordu. 1 milyon euro'ya böyle bir transferin olması bir istanbul kulübü başkanını çılgına çevirdi. cebinden verdiği paralara bakıp, bu oyuncunun ft tarafından elde edilmesi bardağı taşırdı.
bunun üzerine sürekli beraber çalıştığı menajerlik şirketini aradı, bu iş böyle olmaz dedi. sizin bana verdiklerinize bak, adamların 1 milyona aldıklarına bak dedi. şirket inanılmaz paralar kazandığı en büyük müşterilerinden birini kaybetmek istemedi.
iyi tanıdıkları bu zatın hoşuna gidecek bir iş yapmaya karar verdiler. boey ile menajerlik sözleşmesi imzaladılar. bunun üzerine boey'e çeşitli vaatler sundular, boey de 20 yaşında her gencin kabul edeceği gibi bunu da kabul etti.
8. haftadan önce boey aldığı talimat doğrultusunda türkiye'ye alışamadım diyerek terim'in kapısını çaldı. ciddi tartışmalar yaşandı. terim bir maç sonu 5 yıllık sözleşmeye imza atıyorlar, 3 ay sonra gitmek istiyorlar diye şikayet ettiği kişi boey idi.
bunun üzerine tabii ki izin verilmedi, oyuncuya beyana dayalı bir sakatlık ismi söylendi. bunun üzerine kulüp izin vermek zorunda kaldı, oyuncu fransa'ya gidip toparlanarak döneceğim diye söz verdi. gitti.
döneceğim dediği tarihten 2 ay sonra döndü. kulüple şirket ve boey görüştü, boey iyi durumda ancak barcelona maçında forma giymek istiyor, o şekilde tekrar gs'de olacak diye şart koştular. camp nou'da boey sürpriz bir kararla 11'de çıktı. amaç piyasa yaptırmaktı.
şirket en başından itibaren oyuncuyu gs'de aldığı paraya fransa'ya götürmek istiyordu. ancak asıl inanılmaz plan şuydu. boey devre arasında fransa'ya dönecek, sene sonu istanbullu o kulübe hediye olarak verilecekti. elmas yönetimi ft tepkilerinden dolayı bu tepkiyi göze alamadı.
bu iş sene sonuna kalsın dediler, nitekim yönetimler değişti. boey bir gün kadıköy'de ikamet eden bu kulübün futbolcusu olacak.
işte menajerlik ve kulüpler böyle rezilce yöntemlerle günlerini geçiriyor.