aksaray

Benimki de şaka yollu bir serzeniş canım. Şu klasik Yozgat olmasaydı Konya olmasaydı ne kaybederdik gibi ifadelerden duyduğum hoşnutsuzluğu belirtmek istedim. Bir yerden beklentimiz ne ise o yerin değeri de o ölçüde değişiyor doğal olarak. Bireysel olarak umduğumuz şeyleri bulamamamız o yerin değersiz olduğunu da göstermez.

Türkiye'nin İstanbul'dan ibaret olduğunu düşünen hatta İstanbul'dan ibaret olmasını isteyen snopların düstükleri duruma düşmeyelim.
Aynı tip snoplar veya büyük şehir yaşamını medeniyet sanan bir çok tip sokak köpeklerinden de rahatsız ediyor.

Sokak köpeği normal şartta kimseye kolay kolay zarar vermez.

Ama gelelim bu tiplerin bayıldığı ağzı açık kaldığı bazı bölgelere. Levent merkezde çarşı tarafında, Gayrettepe'de Yıldız Posta Caddesi çevresi, Taksim'de Talimhane bölgesinde elektrik idaresi tarafına doğru baya sık tinerciler olur.

Dikkat etsinler de o ağızlarının açık kaldığı yerlerde (bir de üstüne üstün gariban köpeklere laf ederken) şok geçirmesinler.
 
Aynı tip snoplar veya büyük şehir yaşamını medeniyet sanan bir çok tip sokak köpeklerinden de rahatsız ediyor.

Sokak köpeği normal şartta kimseye kolay kolay zarar vermez.

Ama gelelim bu tiplerin bayıldığı ağzı açık kaldığı bazı bölgelere. Levent merkezde çarşı tarafında, Gayrettepe'de Yıldız Posta Caddesi çevresi, Taksim'de Talimhane bölgesinde elektrik idaresi tarafına doğru baya sık tinerciler olur.

Dikkat etsinler de o ağızlarının açık kaldığı yerlerde (bir de üstüne üstün gariban köpeklere laf ederken) şok geçirmesinler.
Herkes büyükşehiri Suadiye,Moda,Etiler ve Bebek zannediyor ondan. Tarlabaşı'da Dolapdere'de Feriköy'de hatta Yedikule'de büyükşehirde. Bu şehirler yada ilçeler ile alakalı değil insanların zihniyeti ile alakalı ayrıca Sokakta Köpek olmaz Muratcığım. Evlatları parça pinçik edilmiş bir aileye sakın bunu ifade etme. Sokakta köpek olmaz. Dünyanın hiç bir yerinde sokakta bu kadar köpek olan bir ülke yok. Sokak köpeklerini istememenin hayvanseverlikle de bir alakası yok.
 
Herkes büyükşehiri Suadiye,Moda,Etiler ve Bebek zannediyor ondan. Tarlabaşı'da Dolapdere'de Feriköy'de hatta Yedikule'de büyükşehirde. Bu şehirler yada ilçeler ile alakalı değil insanların zihniyeti ile alakalı ayrıca Sokakta Köpek olmaz Muratcığım. Evlatları parça pinçik edilmiş bir aileye sakın bunu ifade etme. Sokakta köpek olmaz. Dünyanın hiç bir yerinde sokakta bu kadar köpek olan bir ülke yok. Sokak köpeklerini istememenin hayvanseverlikle de bir alakası yok.
İşte Suadiye, Moda, Etiler v.s. her an her yerde uygunsuz tip oluyor. Yedikule benim 1 alt sokağım buralarda 2005 öncesine kadar baya baka sakattı, sonrasında düzeldi.

Sokak köpeklerine gelince olup olmaması konusunda herkesin görüşüne saygı duyarım. Ama toplatılıp eziyet v.s. gibi durumlar konusunda bunu isteyenlere saygı gösteremem.
 
Aynı tip snoplar veya büyük şehir yaşamını medeniyet sanan bir çok tip sokak köpeklerinden de rahatsız ediyor.

Sokak köpeği normal şartta kimseye kolay kolay zarar vermez.

Ama gelelim bu tiplerin bayıldığı ağzı açık kaldığı bazı bölgelere. Levent merkezde çarşı tarafında, Gayrettepe'de Yıldız Posta Caddesi çevresi, Taksim'de Talimhane bölgesinde elektrik idaresi tarafına doğru baya sık tinerciler olur.

Dikkat etsinler de o ağızlarının açık kaldığı yerlerde (bir de üstüne üstün gariban köpeklere laf ederken) şok geçirmesinler.
Hayvansever, köpeksever, özellikle kedisever biri olarak şehirlerdeki köpek sorunu apayrı bir mevzu haline geldi, ona kolay kolay bişey diyemiycem. Köpekler mi başkalaştı insanlar mı başkalaştı, modern toplum denen şey mutasyona uğramış yeni köpek sürülerimi yarattı bilemiyorum. Yolda bir kedi köpek görsem laf atmadan, bulaşmadan geçmeyen ben bile bu köpek vakalarından sonra çekinmeye başladım. Galiba sen de bir bisikletçisin malum köpekler iki tekerleklileri motosikletçi olsun bisikletçi olsun pek sevmez halbuki kaçmaya kalkmayıp duruverdin mi kuyruk bulamaya başlarlar(dı).

Bozuluş her yerde ve insan hayvan demeden herşeyi etkiliyor.
 
hq720.jpg
 
İşte Suadiye, Moda, Etiler v.s. her an her yerde uygunsuz tip oluyor. Yedikule benim 1 alt sokağım buralarda 2005 öncesine kadar baya baka sakattı, sonrasında düzeldi.

Sokak köpeklerine gelince olup olmaması konusunda herkesin görüşüne saygı duyarım. Ama toplatılıp eziyet v.s. gibi durumlar konusunda bunu isteyenlere saygı gösteremem.
Toplatılıp bir yerde bakımları iaşesinin sağlanması kötü değil. Hayvana eziyet etmek bambaşka bir şey. Sokakta köpek olmamalıdır.
 
Toplatılıp bir yerde bakımları iaşesinin sağlanması kötü değil. Hayvana eziyet etmek bambaşka bir şey. Sokakta köpek olmamalıdır.
Onları da alıp büyütüp sonra sıkılıp sokağa bırakanlar da işte 2 ayaklı insanlar. Hatta ben küçükken böyle yazın sokak köpeğini besleyip (kendine alıştırıp) ilgilenip yaz sonu ortada bırakıp def olup giden tipleri de çok görmüştüm.
 
Hayvansever, köpeksever, özellikle kedisever biri olarak şehirlerdeki köpek sorunu apayrı bir mevzu haline geldi, ona kolay kolay bişey diyemiycem. Köpekler mi başkalaştı insanlar mı başkalaştı, modern toplum denen şey mutasyona uğramış yeni köpek sürülerimi yarattı bilemiyorum. Yolda bir kedi köpek görsem laf atmadan, bulaşmadan geçmeyen ben bile bu köpek vakalarından sonra çekinmeye başladım. Galiba sen de bir bisikletçisin malum köpekler iki tekerleklileri motosikletçi olsun bisikletçi olsun pek sevmez halbuki kaçmaya kalkmayıp duruverdin mi kuyruk bulamaya başlarlar(dı).

Bozuluş her yerde ve insan hayvan demeden herşeyi etkiliyor.
Alanlarına giren yabancı tepkisi, ama tabi tekerleğe (dönen 1 cisme) daha çok uyuz oluyorlar. Durduğun zaman yaptığı en fazla biraz gelip kokluyor tanıma v.s. bir de sakince "hayır" kelimesi eğer kuduz v.s. sıkıntıları yoksa çok işe yarıyor. Aynı şekilde kendi bölgelerine gelen tanımadıkları yabancı bir köpek bile olsa onu da tanımadan aralarına almazlar. Tanısalar da tabi alacaklarının garantisi yok.
 
Aksaray’a hiç gitmedim. Yanlış anlamazsnız bir şey sormak istiyorum. Aksaray olmasaydı ülke olarak ne kaybederdik? Aksaray’ın şu şeyi olmasa hayatımız biraz eksik olurdu diyebileceğimiz bir şey var mıdır?

Aksaray'ı şöyle tanıtabiliriz, sanayiciler, geçmişte bakanlar vs. var. Mesela Migros, Macro Center'ların falan sahibi Anadolu Grubu'nun sahibi Kamil Yazıcı Aksaraylı, herkes Tuncay Özilhanı bilir ama ortaklar sanırım

Colin's firmasının sahipleri Eroğlu'lar Aksaraylı, Aksaray'da fabrikası vardı kapattılar daha yeni, Mısır'a taşınıyorlarmış

Hürriyet'te üst düzey görevlerde yer alan aynı zamanda Aziz Yıldırım dönemi Fb asbaşkanı Tahir Perek Aksaraylı

Hepimizin tanıdığı Yılmaz Özdil Aksaraylı :asd:

Kuzeyboru voleybol Aksaray takımıdır

Yazın Aksaray'da Rolls Rocye'lar, Bentleyler, Lamborghiniler görmek normaldir. Nüfus artar Avrupa'daki Aksaraylılar akın eder. Mevduatında en çok döviz bulunduran şehirlerde ilk sıralarda gelir, hatta ilk sırada sanırım, araştırılabilir

Avrupa'daki her ülkede mutlaka bir Aksaraylı ile karşılaşırsınız. Şehri tanımlayacak olursak, yolları ve evleri geniştir, dip dibe yapılaşma çok görülmez. Şehirleşmesi iyidir.

Büyük şehir kalabalığı sevmeyenler için güzel yerdir. Lakin son yıllarda yazlar aşırı sıcak geçiyor, normalde gece falan uyunurdu yazın ama artık klimasız durmak zorlaştı. Kimileri Adana-Mersin istikametine giderken açılan tünel sebebibiyle oralardaki nemli havanın Aksaray'ı da etkilediğini söylüyor, bilmiyorum.
 
Son düzenleme:
Irkçı eğilimlerdeki artış
Gençlerde faşizan kafanın moda olması
Köpek düşmanlığı, yabancı düşmanlığı, ana ata düşmanlığı, kadın düşmanlığı velhasıl herşeye düşmanlık

Toplumun ve çağın genel hoşnutsuzluğunun öfkesinin yöneleceği yeni hedefler aramasının sonucu
 
Kurtuluş'ta yıkık dökük, salaş bir pideci vardı. Son derece lezzetli, yemeye doyulamayacak cinsten pide yapardı. Kıymalı'nın haricinde, bir de yanlış hatırlamıyorsam adı yağlı olan bir pideleri vardı. Bayağı şerbet dökülen bir pideydi. O da kendi içinde kaliteli bir lezzettir.

Kurtuluş kıymalı salonunu diyorsun. Orası en eski ve bilindik yerlerden biridir. 3 katlı falan olması lazım. Yıkık dökük diyemem. Eski hali öyledir belki bilmiyorum. Kıymalısı bana ağır gelir ancak ürünleri kaliteli diyordu Orada çalışmış bir arkadaşım. Peynirli pidenin civar köylerden temin edilen birkaç peynirin karıştırılmasıyla yapıldığını söylemişti. Şu an nasıl bilmiyorum. Bildiğin şekerli suyla yapılan şerbete batırılıp yeniyordu o pide.
 
Kimseye zararı olmadan sevimli sevimli oturuyordu. Ben etrafta barzo görmek istemiyorum.

10.webp
 
Geri
Üst Alt