Top kendi takımında iken topsuz oyunu bu kadar iyi oynayan çok nadir oyuncu vardır. Doğru zamanda, doğru yerde topla buluşması sayesinde rakip oyuncuların tedbir alması zorlaşıyor, dripling-pas-şut tehdidiyle muazzam katkı sağlayabiliyor. Bunları boş alana hareketlenerek yapabildiği gibi, ceza sahası içindeki karambollerde filan sezgi ve oyun iştahı sayesinde doğru noktada bulunabilmesiyle yapabiliyor; diğer bütün kanat oyuncularından daha fazla pozisyona girmesi sadece şans ile izah edilemez elbette.
Bu dediklerim, Kerem' in doğru oyun mantalitesiyle, kendini gereksiz yere zora sokmadığı periyodlar için geçerli (idi). Bu da daha çok 'kısmi serbest kanat' rolüyle oynadığı 21-22 ve 22-23 sezonlarına tekabül ediyor.
Geçen sezon başında hocanın hep eleştirdiğim büyük hatasıyla forvet arkası oynamaya başladıktan itibaren, sonradan tekrar kanat rolü verilmiş olsa da bir daha eskisi gibi oynamadı. Ümit Davala' nın bile ''Maçı tekrar izlesin, bakalım kendi oyununu beğenecek mi?'' dediği bir maç vardı; oyundan çıktığı 70. dakikaya kadar buluştuğu 70 topun 34 ünü kaybetmişti! Boş alanlara hareketlenmek yerine, sürekli merkeze girip kalabalık arasında topu isteyip alarak ve sihirbazlık denemelerinde bulunarak hem kendisini, hem de takımı boş yere yormaktan bir türlü vazgeçemedi. Bu şekilde oynamaya çalışırsa, De Bruyne bile dağılır. Bu noktada Okan Hocanın nasıl bir tavır takındığını ayrıca merak ediyorum.
Kerem, futboldan zengin olacak kadar büyük paralar kazanmadı ve burada kalırsa kazanacağı da yok. Gerçekten 5-6 katı maaş teklifi söz konusuysa mutlaka değerlendirmeli. Empati yapıyorum, tereddüt bile etmezdim.