Göztepe SK Onursal Başkanı Mehmet Sepil:
"Altını çizmek isterim ki, Göztepe ile birlikte yürüdüğüm 11 yıllık futbol yaşantımda hiçbir zaman, hiçbir futbol kulüp başkanı ve hiçbir kulüple bu şekilde karşı karşıya gelmedik, suçlamadık, suçlanmadık. Dolayısıyla İzmir'de spor kamuoyunda özenle oluşturduğumuz birliktelik ve kardeşlik atmosferinde kulübümüze karşı yapılan suçlamaları çok büyük üzüntüyle karşılıyorum.
Ben Ali Başkanı maçtan iki gün önce aradım, amacım kendisinin böyle bir ihtiyacı olup olmayacağını sormaktı. Herhangi bir ihtiyacı varsa kendisine yardımcı olacağımızı söylemek istemiştim. Ancak telefonuma geri dönülmedi, aramamı göremedi mi bilmiyorum.
Maçtan bir gün önce ise Fenerbahçe Kulübü görevlileri kulübümüzü arayıp bizden bir loca rica ettiler. Bu konuya da bir açıklık getireyim, yıllardır Fenerbahçe Kulübü stadında maça gidiyorum. Ben maçı hiçbir zaman protokolde izlemem, bunu herkes hatta bütün Türkiye bilir. Karşı kulüp bize bir loca verirse maçı orada seyretmeyi tercih ederim. Sağ olsunlar eğer imkan varsa diğer kulüplerin maçlarını locadan seyrederim. Ben bu kadar yıldır Fenerbahçe Stadı'na gittiğimde 'istekte bulunmamıza rağmen' bize hiçbir zaman bir loca tahsis edilmedi, ben de mecburen maçları bize ayrılan yerde seyrettim. O zaman da protokolde değil, sadece Göztepeliler'e verilen yerde oturdum Fenerbahçe Stadı'nda.
Fenerbahçe Kulübü bizim yöneticilerimizi aradığında CEO'muz Kerem Ertan ile konuştuk, ne yapıp edip Ali Koç'a bir loca yaratalım dedik. Çok zor şartlarda bu locayı kendisine tahsis ettik. Dolayısıyla ben Ali Koç'un maçı benim Başkanlık locamın üç yanındaki locada seyredeceğini biliyordum. Bu arada Ali Koç İzmir'e geldiğinde tüm maçlarda biz kendisine loca tahsis ettik, bundan bir önceki maç da dahil Ali Koç maçı locada seyretti, bildiğimiz alışkanlığı oydu.
Maç günü geldiğinde ben stada erken gittim, maçın başlamasına yakın bir sürede bir Fenerbahçe yöneticisi beni aradı, sanırım Ali Koç da yanındaydı. Biz maça gecikiyoruz ama statta bizim taraftarımız bizimle temas kurdu, misafir tribünündeki hoparlörler çok yüksek volümde müzik çalıyormuş diyerek bizden yardım rica etti. Gerekli ilgililerle görüştük, sesin azaltılmasını rica ettim. Konu çözüldüğü için telefonuma gelen teşekkür mesajını aldım. Maç bittikten sonra da ses volümü konusunda misafir takım taraftarı için aynı müdahale yapıldı, ses azaltıldı ve konu çözüldü. Maçtan beş dakika önce Başkanımız Rasmus Ankersen, Kerem Ertan ve Talat Papatya birlikte Ali Koç'a bir nezaket ziyareti yaparak hoş geldin demek istiyor. Fenerbahçe'ye tahsis ettiğimiz locaya gittiklerinde locanın boş olduğunu görüyorlar. Öğrendiğime göre Fenerbahçe heyeti stada biz seremoniye çıktığımızda gelmiş. Ve hep birlikte protokolde oturmayı tercih etmişler. 'Bizi kimse karşılamadı, Göztepe'den yönetici yoktu' deniyor ama Ali Koç içeri girdiğinde Talat Papatya zaten protokoldeydi. Kendisini karşılayarak hoş geldiniz diyor, protokol tribününde yerlerini alıyorlar. Maçın 20. dakikasında şöyle bir talihsizlik oluyor, protokole yeni eklenen öndeki koltukların tümü devrilince Talat Papatya yer vermek için protokolden ayrılıyor. Bu ilk 20 dakika içinde herhangi bir küfür ya da olumsuz bir şey olmuyor.
Daha sonra maçta süreç belli, bizim bir golümüz VAR tarafından iptal oldu uzatmalarda iki gol yedik herkesin morali bozuktu. Devre arasının sonuna doğru ben locamda otururken Ali Başkanı stadın içinde yürürken gördüğümde bayrak direğine varmıştı bile. O noktada Fenerbahçe yöneticisine mesaj attım ne oluyor diye… Ondan sonra da ne olduğunu hiç anlayamadım, sadece Ali Koç ve yanındaki ekibin misafir tribüne yürüdüğünü gördüm. Aklıma ilk gelen acaba Ali Başkan maçı misafir tribünden izlemeye mi karar verdi oldu. İlk reaksiyonum o oldu, 2 - 0 da öndeler, taraftarıyla birlikte maçı izleyecek herhalde diye düşündüm. Ali Başkan'ın geri dönüşünde ise hiç istemediğimiz şeyler oldu."
(DHA)