Toplumu ikiye bölen holiganlar yavaş yavaş tv kanallarına yerleştirilmiş durumda. Normal bir ülkede bu insanların iş bulamaması, aklı selim insanların ekran başında futbol konuşması gerekir. Bu adam da siyasetin kucağında geziyor senelerdir ve sürekli bir skandalın başrolü.

Artık bu işlerin planlı olduğunu düşünmek gerek. Toplum bile isteye geriliyor.
 

şu olay nerden tutarsan tut komikti.

korkundan maçını izlemeye bile gelememiştin.
maçı kazandın ama sonunda bir bok alamadığın ama ona sarılacak kadar başarıssız birisin.
evinde kupa kaldırdığımız için hala ağlıyorsun. ağlamaya da devam edeceksin koççç!!!
 

Her sıkıştığında başvurduğu 3 temmuz'a başvurmuş gene.

Be onun bunun evladı. Senin stadına gelen Galatasaray taraftarı bundan farksız bir durumla mı karşılaşıyor? 3 temmuz da sana girsin bu olayın 3 temmuzla ne alakası var? Asıl senin yaptıkları o terör örgütünün yaptıklarının aynısı. Algısı, kumpasları vs... Yeter artık lan ne halt ediyorsan et...
 
Bu adamın fakiri, stadyumda maçlarda maçı izlemeyip bırakıp sağa sola sataşan düz maganda işte.
 
Göztepe SK Onursal Başkanı Mehmet Sepil:

"Altını çizmek isterim ki, Göztepe ile birlikte yürüdüğüm 11 yıllık futbol yaşantımda hiçbir zaman, hiçbir futbol kulüp başkanı ve hiçbir kulüple bu şekilde karşı karşıya gelmedik, suçlamadık, suçlanmadık. Dolayısıyla İzmir'de spor kamuoyunda özenle oluşturduğumuz birliktelik ve kardeşlik atmosferinde kulübümüze karşı yapılan suçlamaları çok büyük üzüntüyle karşılıyorum.


Ben Ali Başkanı maçtan iki gün önce aradım, amacım kendisinin böyle bir ihtiyacı olup olmayacağını sormaktı. Herhangi bir ihtiyacı varsa kendisine yardımcı olacağımızı söylemek istemiştim. Ancak telefonuma geri dönülmedi, aramamı göremedi mi bilmiyorum.

Maçtan bir gün önce ise Fenerbahçe Kulübü görevlileri kulübümüzü arayıp bizden bir loca rica ettiler. Bu konuya da bir açıklık getireyim, yıllardır Fenerbahçe Kulübü stadında maça gidiyorum. Ben maçı hiçbir zaman protokolde izlemem, bunu herkes hatta bütün Türkiye bilir. Karşı kulüp bize bir loca verirse maçı orada seyretmeyi tercih ederim. Sağ olsunlar eğer imkan varsa diğer kulüplerin maçlarını locadan seyrederim. Ben bu kadar yıldır Fenerbahçe Stadı'na gittiğimde 'istekte bulunmamıza rağmen' bize hiçbir zaman bir loca tahsis edilmedi, ben de mecburen maçları bize ayrılan yerde seyrettim. O zaman da protokolde değil, sadece Göztepeliler'e verilen yerde oturdum Fenerbahçe Stadı'nda.


Fenerbahçe Kulübü bizim yöneticilerimizi aradığında CEO'muz Kerem Ertan ile konuştuk, ne yapıp edip Ali Koç'a bir loca yaratalım dedik. Çok zor şartlarda bu locayı kendisine tahsis ettik. Dolayısıyla ben Ali Koç'un maçı benim Başkanlık locamın üç yanındaki locada seyredeceğini biliyordum. Bu arada Ali Koç İzmir'e geldiğinde tüm maçlarda biz kendisine loca tahsis ettik, bundan bir önceki maç da dahil Ali Koç maçı locada seyretti, bildiğimiz alışkanlığı oydu.


Maç günü geldiğinde ben stada erken gittim, maçın başlamasına yakın bir sürede bir Fenerbahçe yöneticisi beni aradı, sanırım Ali Koç da yanındaydı. Biz maça gecikiyoruz ama statta bizim taraftarımız bizimle temas kurdu, misafir tribünündeki hoparlörler çok yüksek volümde müzik çalıyormuş diyerek bizden yardım rica etti. Gerekli ilgililerle görüştük, sesin azaltılmasını rica ettim. Konu çözüldüğü için telefonuma gelen teşekkür mesajını aldım. Maç bittikten sonra da ses volümü konusunda misafir takım taraftarı için aynı müdahale yapıldı, ses azaltıldı ve konu çözüldü. Maçtan beş dakika önce Başkanımız Rasmus Ankersen, Kerem Ertan ve Talat Papatya birlikte Ali Koç'a bir nezaket ziyareti yaparak hoş geldin demek istiyor. Fenerbahçe'ye tahsis ettiğimiz locaya gittiklerinde locanın boş olduğunu görüyorlar. Öğrendiğime göre Fenerbahçe heyeti stada biz seremoniye çıktığımızda gelmiş. Ve hep birlikte protokolde oturmayı tercih etmişler. 'Bizi kimse karşılamadı, Göztepe'den yönetici yoktu' deniyor ama Ali Koç içeri girdiğinde Talat Papatya zaten protokoldeydi. Kendisini karşılayarak hoş geldiniz diyor, protokol tribününde yerlerini alıyorlar. Maçın 20. dakikasında şöyle bir talihsizlik oluyor, protokole yeni eklenen öndeki koltukların tümü devrilince Talat Papatya yer vermek için protokolden ayrılıyor. Bu ilk 20 dakika içinde herhangi bir küfür ya da olumsuz bir şey olmuyor.


Daha sonra maçta süreç belli, bizim bir golümüz VAR tarafından iptal oldu uzatmalarda iki gol yedik herkesin morali bozuktu. Devre arasının sonuna doğru ben locamda otururken Ali Başkanı stadın içinde yürürken gördüğümde bayrak direğine varmıştı bile. O noktada Fenerbahçe yöneticisine mesaj attım ne oluyor diye… Ondan sonra da ne olduğunu hiç anlayamadım, sadece Ali Koç ve yanındaki ekibin misafir tribüne yürüdüğünü gördüm. Aklıma ilk gelen acaba Ali Başkan maçı misafir tribünden izlemeye mi karar verdi oldu. İlk reaksiyonum o oldu, 2 - 0 da öndeler, taraftarıyla birlikte maçı izleyecek herhalde diye düşündüm. Ali Başkan'ın geri dönüşünde ise hiç istemediğimiz şeyler oldu."


(DHA)
 
Büyük rezillik ,ama bu herifin yaptığı rezilliklerini bu şekilde ifşa edilmesi çok iyi ,gerçi utanma diye birsey yok
 
fener ve yöneticileri hep böyle şımarıktı. en şımarık ve hazır yiyiciyi de başlarına başkan ettiler. fener bu burjuvazisi yüzünden ben kendimi bildim bileli anadolu'da hiç sevilmezdi. ali koç'la türkiye'de karşılığı olmayan paraya ulaşınca kulüpleri satın almaya başladılar. ona sponsorluk, buna beleş oyuncu yollama, şunun stat ışıklarına yardım derken hepsini kendine en kötü hatır-gönül borçlu olarak bıraktılar. ha çok şükür ki taraftar satın alamamışlardı, göztepe taraftarı da çoğu kişinip özenip de yapamadığı baba dayağını onlara attı. zaten heriflerin ilk işleri de karşıyaka'ya sponsor olup taraftar da satın almaya başlamak olmuş bunun ardından. istanbul'u karıştırdığı, nefret tohumu ektiği, her hafta şehri terörize ettiği yetmiyomuş gibi şimdi de izmir'e göz dikmiş. yılda en fazla 8-10 kere karşılaşıp tartışan taraftarı her hafta karşı karşıya getirmeye göz dikmiş heralde.

baştaki başkan başkan olsa tüm geçimini futbol üstünden sağlamayan çalışan gariban takımların yabancı oyuncularına da göz dikeceğine türk futbolunda şu çarpık, çıkar ilişkisi içindeki, kepçeyle alıp kaşıkla dağıtma usulü ağalığı ve bunun en büyük aktörlerini cezalandırma peşine koşar. türk futbolundaki terörist diktatör seviciliği daha büyük çerçevedekini bile sollar hale gelmiş bu zengin görünümlü feodal düzen yüzünden. kendi bile bırakmak istediği kulüpler başkanlığını 18 kulübün 16'sının imzasıyla tartışmasız alan futbol teröristinin bunu iyiniyeti, sportif başarısı ve getirdiği huzurla kazandığı düşüncesi alice'in harikalar diyarında bile karşılık görmez.
 
Geri
Üst Alt