Çakılma süreci başladığında her şeyi seri şekilde berbat ederken, geçmişte başardıklarının hatırına önüne yeni ve temiz bir sayfa açmak için pek çok fırsat geldiği halde hepsini elinin tersiyle itti.
Barcelona'da Neymar'ın yokluğunda iyi bir performans gösterip yıldızını parlattığında daha fazla çalışmak yerine Instagram'da modellere yürümeye başladığında teşhir olunca özür dileyip kendine çeki düzen vermek yerine başkalarına yürüdü.
Sürekli yandaş kimliğiyle gündeme gelişi ve siyasetle ilgili gereğinden fazla konuşması eleştirilirken "tek adam rejimine evet" videosu çekti.
Prim tartışması gündeme geldiğinde "milli takım söz konusuyken prim pazarlığı yapmakla hata ettik" demek yerine polemiği derinleştirdi.
70 yaşındaki gazeteciye o.ç. deyip tartakladıktan sonra yandaş medyadaki abilerinin katkılarıyla kendisini affetirmesi için organize edilen basın toplantısında "yine olsa yine yaparım" dedi.
Evliyken ve üstelik eşi hamileyken, evli bir kadına sarkıntılık edip, ardından olay basına yansıyınca bir de kadının eşine mafyalık tasladı.
Hakem tartaklamasını saymıyorum bile.
Şu saydığım rezillikleri içinde en vahimi olan sarkıntılık olayını saymazsak, diğer tüm kepazeliklerini affettirme şansı vardı. Tek yapması gereken yaptıklarının yanlış olduğunu kabul edip, çenesini tutmayı öğrenmek, mafyacılık oynamaktan vazgeçmek, "abi"leriyle ve "adam" kankalarıyla ilişkilerine son verip tamamen futbola odaklanmaktı. Arda hep tam tersini yaptı ve artık çok geç.
Ömrünün geri kalanını tövbe ederek geçirecek olsa bile artık Galatasaray forması giyemez. Hepsi bir yana, o sarkıntılık rezilliğinden sonra bir daha kulüpten içeri adımını atamaz. En azından Galatasaray haysiyetli insanlar tarafından yönetildiği sürece.
Bunları, Arda Galatasaray forması giyerken skor taraftarları tarafından yerin dibine sokulurken Arda'yı savunmuş, 2017 yılına kadar Arda'yı hep kulübün evladı olarak görmüş biri olarak yazdım.