Evet beter ol, hak ediyorsun Galatasaray taraftarı. Galatasaray'a Ağustos 2013'de başlatılan operasyon tam gaz devam ediyor, bu operasyonların aşamalarını özet geçelim;
1- Galatasaray 2 sene üst üste lig şampiyonu olmuş, Şampiyonlar Ligin'de çeyrek final oynamış olduğu sezonun bitimi Fatih Terim gizlice TFF başkanıyla görüştü, kafası karıştırıldı, Cumhuriyet tarihinin en büyük parası teklif edildi, bu teklifi fanatik bir Galatasaray'lı olarak; ''en büyük Fenerbahçe'' diyerek kabul ederdim, rakam ortalama 5 yıl için 80 Milyon TL yani günümüz kuruyla ortalama 27.000.000$, duygular yok olur, mantık hareket eder, Fatih Terim büyük ikilem de bırakıldı. Ünal Aysal pozitif anlamda yüksek egolu, gerçekçi ve profesyonel bir iş adamı olduğu gibi, Galatasaray'ı da A kalite yönetmiş bir Galatasaray başkanıyken, elinden teknik direktörü alınıyor imajı verilmeye başlandı bu süreçte, önce TFF başkanı dedi ki; ''kurallar gereği sormadan bile Fatih Terim'i milli takımın başına getiririz ama ben izin istedik''. Bu denli bir büyük iş adamı, elinden elamanının izinsiz çalınmasına müsaade etmeyeceği gibi, kendi isteğiyle de bırakıp başka bir şirkete fayda sağlatmaz, milii duygular vs... bunlar hep hikaye. Milli takımın o yılllar da halini biliyoruz, Emre Belezoğlu milli takım taraftarına ''A.... kodumun çocukları'' diyor, milli takım taraftarı Volkan ve Emre'ye sövüyordu, kimse de milli takım duygusu kalmamıştı ve hala da yok. Ünal Aysal gerçek bir profesyonel gibi davranıp Fatih Terim ile yolları ayırdı, buna mecburdu, mecbur bırakıldı, yoksa Galatasaray o yıllarda şike lobisi tarafından yönetilmeye başlanacaktı.
2- Ünal Aysal'ın yönetimin de ki Galatasaray, A'dan Z'ye her branşta herkesi eziyordu, kupa manyağı olmuştuk, hem de bu başarılar Uluslararası'ydı. Bu hala ispat edilmemiş bir durumdur ancak Aysal bir şekilde şantaj veya siyasi baskıya maruz kaldı ve görevi bırakmak zorunda kaldı.
3- Önce Duygun adında ki piyon göreve geldi, tam kurtulduk derken, piyondan bile ufak Dursun göreve getirildi birileri tarafından.
4- Dursun'un görevi böl-parçala, bunu da kısa sürede çok iyi yaptı. Melo'yu satıp aynı paralara Donk'u almak, santrafor almayıp, devre arası santrafor satmak, koca yaz dönemini boş geçirmek ve başarısızlığı teknik adamlara yıkmak. Klasik bir Türk futbol kulübü başkanı taktiğiyle hainliğine gölge düşürdü ve aradan hep sıyrıldı.
5- Bunlar daha iyi günler, Dursun bu camianın başında kaldığı sürece Galatasaray her geçen gün yine dalga geçilen, rezil olan, marka değeri yerlerin dibinde sürünen bir camia olacaktır. Mustafa Denizli'nin gitmesi çözüm değildir, Mourinho-Ferguson-Scolari 3'lüsü bu kadroyu çalıştırsa Galatasaray ligi yine ilk 3'de bitiremez.
Sneijder-Muslera gibi isimler de iyice itibarsızlaştırıldı ve sene sonu bedava rakamlara gidecek.
2 sene önce Muslera 20 milyon euro eder derken, şuan 10 milyon Euro eder diyemeyecek hale düşürüldük.
Saygılar Galatasaray taraftarı, beter olmamız dileğiyle.
Son olarak aynı süreç Fenerbahçe'de yaşansaydı, şuan ne TFF ne MHK kalmıştı, Türk futbolu kaostaydı, Galatasaray taraftarı polar ve bedava bilet almaya devam...
1- Galatasaray 2 sene üst üste lig şampiyonu olmuş, Şampiyonlar Ligin'de çeyrek final oynamış olduğu sezonun bitimi Fatih Terim gizlice TFF başkanıyla görüştü, kafası karıştırıldı, Cumhuriyet tarihinin en büyük parası teklif edildi, bu teklifi fanatik bir Galatasaray'lı olarak; ''en büyük Fenerbahçe'' diyerek kabul ederdim, rakam ortalama 5 yıl için 80 Milyon TL yani günümüz kuruyla ortalama 27.000.000$, duygular yok olur, mantık hareket eder, Fatih Terim büyük ikilem de bırakıldı. Ünal Aysal pozitif anlamda yüksek egolu, gerçekçi ve profesyonel bir iş adamı olduğu gibi, Galatasaray'ı da A kalite yönetmiş bir Galatasaray başkanıyken, elinden teknik direktörü alınıyor imajı verilmeye başlandı bu süreçte, önce TFF başkanı dedi ki; ''kurallar gereği sormadan bile Fatih Terim'i milli takımın başına getiririz ama ben izin istedik''. Bu denli bir büyük iş adamı, elinden elamanının izinsiz çalınmasına müsaade etmeyeceği gibi, kendi isteğiyle de bırakıp başka bir şirkete fayda sağlatmaz, milii duygular vs... bunlar hep hikaye. Milli takımın o yılllar da halini biliyoruz, Emre Belezoğlu milli takım taraftarına ''A.... kodumun çocukları'' diyor, milli takım taraftarı Volkan ve Emre'ye sövüyordu, kimse de milli takım duygusu kalmamıştı ve hala da yok. Ünal Aysal gerçek bir profesyonel gibi davranıp Fatih Terim ile yolları ayırdı, buna mecburdu, mecbur bırakıldı, yoksa Galatasaray o yıllarda şike lobisi tarafından yönetilmeye başlanacaktı.
2- Ünal Aysal'ın yönetimin de ki Galatasaray, A'dan Z'ye her branşta herkesi eziyordu, kupa manyağı olmuştuk, hem de bu başarılar Uluslararası'ydı. Bu hala ispat edilmemiş bir durumdur ancak Aysal bir şekilde şantaj veya siyasi baskıya maruz kaldı ve görevi bırakmak zorunda kaldı.
3- Önce Duygun adında ki piyon göreve geldi, tam kurtulduk derken, piyondan bile ufak Dursun göreve getirildi birileri tarafından.
4- Dursun'un görevi böl-parçala, bunu da kısa sürede çok iyi yaptı. Melo'yu satıp aynı paralara Donk'u almak, santrafor almayıp, devre arası santrafor satmak, koca yaz dönemini boş geçirmek ve başarısızlığı teknik adamlara yıkmak. Klasik bir Türk futbol kulübü başkanı taktiğiyle hainliğine gölge düşürdü ve aradan hep sıyrıldı.
5- Bunlar daha iyi günler, Dursun bu camianın başında kaldığı sürece Galatasaray her geçen gün yine dalga geçilen, rezil olan, marka değeri yerlerin dibinde sürünen bir camia olacaktır. Mustafa Denizli'nin gitmesi çözüm değildir, Mourinho-Ferguson-Scolari 3'lüsü bu kadroyu çalıştırsa Galatasaray ligi yine ilk 3'de bitiremez.
Sneijder-Muslera gibi isimler de iyice itibarsızlaştırıldı ve sene sonu bedava rakamlara gidecek.
2 sene önce Muslera 20 milyon euro eder derken, şuan 10 milyon Euro eder diyemeyecek hale düşürüldük.
Saygılar Galatasaray taraftarı, beter olmamız dileğiyle.
Son olarak aynı süreç Fenerbahçe'de yaşansaydı, şuan ne TFF ne MHK kalmıştı, Türk futbolu kaostaydı, Galatasaray taraftarı polar ve bedava bilet almaya devam...
