FT in ilk dönemi olan 1996-2000 yılları arasındaki 4 sezonda FT bu sistemi ve orta sahanın çift yönlü oyun anlayışını düzgün yapabilmesi için inatla ısrar etti, takım epey zorlandı yaparken ve hatta AS Yende fenerden 4 yedi ama gene dert etmedi hiç kimse.
2. Yarı da sistem oturmaya başlayıp herkes işini yapmayı öğrendiğinde ortaya da bir Galatasaray Futbol makinesi çıktı.
Bu makine de herkes çalışan bir parçanın yerini aldı işini doğru yaptı ve kaçan inanılmaz gollere rağmen, pozisyon zenginliği o kadar yükseldi ki, pozisyon/gol oranı %20-25 lere düştüğünde dahi en az 2 golü çok rahat bulabilen bir takım çıktı.
1-2 sene içinde herkesin işi beyninde otomatiğe bağlanınca da rakip farketmez hale geldi, Sağ bek Fatih in 60. dakkada oyuna girmesi ile parçaların rolleri değişiyor savunma ağırlıklı takım tek forvetin arkasında 3-4 yedek forvetle oynar pozisyona bürünüyodu. Ne samsun nede barcelona bu hatasız makineye direnemiyodu.
Forvet kimdi Torinolu şaban. Ama top rakipdeyken ilerde rakip defansa en çok basıp pres yapan da oydu. Topa sahip değilseniz defansın en ileri adamı tek forvetimizdi.
Anlayış bu olunca topu kendi kalenden uzak tutmak da kolaylaşıyodu.