En büyük yanılgı bu oldu...Adeta taşı altın eden, 50-100 bin dolara kiralık oynayan yahut kariyeri bitmek üzere olan adamlarla (Fleurquin, Victoria, Niculescu, Perez, Emre Aşık vs) Avrupanın ciddi takımlarına kafa tutan, üç üniversite bitirmiş, yedi dil bilen bir ''Futbol bilgesi'' nden sonra Meslek Lisesi mezunu, motivatörlüğünden başka pek bir numarası olmayan Terim' in hafif kalacağı aşikardı, öyle de oldu; neredeyse sıfır bütçeyle takımın kapasitesine göre en yüksek verimi alması takdir edileceğine ''Defansif futbol oynatıyor'' ezberciliğine gidildi, ne imkan verilmişti de ne bekleniyordu?...
Yapılan açık haksızlığın yanısıra ''Beni kimseyle kıyaslamayın, o adamcağız da kendince başarılı vs'' ekabirliği ile kamuoyunun desteğini Lucescu' ya sunmuş oldu ki sahip olduğu ünvanları bir şekilde o rüzgarı arkasına almak suretiyle kazanmıştı kendisi...
Lucescu' nun gönderilmesini hiç istememiş ve kabullenememiştim; hele sonraki sezon Terim' e sağlanan imkanlar kendisine verilmiş olsa ve bir yıl bile kalmış olsa, ekonomik darboğaz aşıldığı gibi, takip eden on yıllık periyotta kulüp tarihi çok daha parlak bir hikaye yazacaktı...Uzattığımın farkındayım ama elimde değil, içimde ukdedir...

