⚽ CL 25/26 Son 16 M:2 | Liverpool 4-0 Galatasaray | MS | 18 Mart | TRT 1

turdan hiç kopmamalıyız, maç 2-0 bile ilerlese 1 gole yine maçı uzatma ihtimalimiz hep cepte kalacak. 90 dakika konsantre olup mücadele etmeliyiz.herkesin dediği gibi juve maçına dönerse ordan çıkamayız
 
hay ağzın bal yesin

1773733110998.webp
 
Artık o dönemler bitti, bitmek zorunda. Bundan sonra bu takımın yedek kulübesindeki oyuncuda bile şu zihin yapısı olacak, olmalı.



Derwall'le başlayan süreçte ve en son Fatih Terim ile Türk futboluna, futbolcusuna "sizin/bizim aşağı kalır tarafımız yok" güvenini aşılamak için yıllarını harcadılar. Sonra Türk futbolunun başına gelen 3-5 tane bela yüzünden ileri gideceğimize komple geri gittik.

Ben o dönemlerde yaşamıyordum ama görüyorum ki psikolojik olarak 60'lardan-70'lerden farklı değiliz, o kadar mental anlamda geriye götürüldük. Fenerliler Forrest'e elendiği maç sonunda gülerek röportaj veriyor ve ülkede bir tane spor yorumcusu kalkıp NE GÜLÜYONUZ LAN EŞŞEK HERİFLER demiyor.

Türkiye haddini bilen gençlerin ülkesi değildir. Galatasaray da bundan sonra olmayacak, olmamalı.

Nasıl ki 90'larda bunu kırdıysak, yine kırıcaz. Yine yolu biz açıcaz.


Başarılı olsa da bizim yürüyüşü bitiren adam Lucescu oldu.

Evet Süper Kupa aldı.

Belki Terim olsa, R.Madrid'e haddini bilmeyerek oynatıp yenilecekti.

Ama cesareti kıran, genetiğimize aykırı oynatan ilk hocaydı.

Sen Liverpool'u, PSG'yi, Juventus'u çektiğin an kurada, elenirsem kimse bana bir şey demez demeyeceksin.

Önce yöneticin demeyecek, sonra takımın ve taraftarın.

Bütün hudutlar haddini bilmezsen genişler, yıkılır. Okan Hoca bu konuda bence taraftardan daha önde.

Ama taraftar da artık daha fazlasını başarabileceğine inandırmalı takımı.

Sadece bizim stadyumda da değil. Liverpool deplasmanda, Juventus deplasmanında da yenilgi psikolojisi ile değil, biz bunları yenmeliyiz ile gitmeliyiz.

Juventus'u içeride sürklase edip, dışarıda daha beterine maruz kalmamalıyız. Koruma güdüsüne girdiğimiz an Türk futbolu hep kaybetti.

Bizim olayımız, pres, baskı, rakip alana oyunu yığabilmek, tahmin edilemeyen anda tahmin edilemeyen işi yapabilme yetimiz.

Doğaçlamayı çıkarınca sistematik oyunla kendimizden güçlü görünenleri yenme şansımız yok.
 
Valla inşallah güzel bir hikaye de buradan çıkacak.

Sezon başından beri düşünüyorum da ortalamaya bakınca baştan sona sürekli ters köşeli hikayeler yaşadık

Apokerim artık yaşlandı bitti denirken net en güvenilir savunma oyuncumuz
Sanchez olmazsa olmazımız derken (ki hala çok önemli bir oyuncu tabii ki) en inişli çıkışlı sezonunu geçirmesi
Sallai'ye "bu hala nabıyo burda" derken hele Singo falan gelmişken sezonun ilk yarısında resmen Mvp olması
Jakops'u bu sene 10 maç oynatabilirsek ne ala derken Afcon cart curt takır takır top oynaması, Salah'ı falan mideye indirmesi
İlkay'ın gelişiyle Sara bu sene anca yedek olur derken Sara'nın sakatlık sonrası iyi dönüşü ve Milli takıma seçilmesi
Önce Sane gelince ardından Lang gelince insanların Barış'ı falan yedeğe çekmesi ama günün sonunda takımın en iyisinin Barış olması
İlkay'ın muazzam sezon başlangıcıyla oh be ne topçu dedirtirken maalesef sakatlık sonrası toparlayamayışı
OB asla İcardi'yi yedek bırakamaz derken İcardi'nin Afcon sonrası full kulübe veya son 10-15 dk takılması
Frankfurt'a 5-1 yenilerek başladığımın ŞL'de Liverpool'u eleyerek çeyrek finale çıkma ihtimalimiz...

Daha bir sürü örnek var.

Olm ne biçim bir sezon yaşıyoruz lan. Çok yoruldum.
 
Geri
Üst Alt