Aslında NBA'da bu söylediklerin var;taban-tavan maaş, bütçe sınırlaması,draft oyuncusu seçimi vs.ama o da yine elite kapalı bir lig.Paralar da çok uçuk.Astronomik rakamları çıkarmak diye bir şey yok,o zaman amatör olursun(GSb ve Denizli aynı maaşı vermez örneğin).Gelir gider dengesini oturmak lazım UEFA onu yapıyor ancak tatmin edici değil.Olay kulüplerin kalıcı, öngörülebilir bir ekonomik yapı istemesi.Örneğin biz Şampiyonlar Ligi'nde oynarsak bu sene bütçe açığı yok, oynamaz isek var.E bütçe açığı varsa Finansal Fair Play var.Kisir döngüye giriyorsun.Çunku seneye aynı ligde oynamak, başarılı olmak garanti değil.O zaman iki yol kalıyor.Ya küçülerek iddiasını kaybetmiş bir kulüp ya da bütün riskleri alarak tek kriter başarı olan ya batariz ya çıkarız kadrosu... Küçülerek borçları da odeyemezsin, büyüyerek de gelirleri artırmadan o borç yükü ile ayakta kalamazsin.Futbolun doğasında öngörülebilir olma yok ama futbol ekonomisinde öngörülebilir olma önemli.Bu yüzdendir ki vatan millet Sakarya edebiyati yapıp romantik takılan arkadaşlarin birçoğu aynı zamanda"riyakar"bir tavırla basketbolda "Şampiyonlar Ligi'ni değil taraftarı oldukları Fenerbahçe'yi ya da Anadolu Efes'i izlemektedirler...Bana kalırsa "havuzdan"da çıkalım ve herkes kendi gerçek değeri ile yarişsın ligde.O zaman öngörülebilir bir ekonomik yapıdan ,taban-tavan ücretlerden,FFP'den,yerli ve millilikten, doğallıktan yana konuşalım diye düşünüyorum.