doruk ata tanrıverdi'nin köşesi

Forumun Osimhen'i. Devamlı pres halinde, ileride basıyor, her daim arayışta. Postlarını beğenmeyebilirsiniz ama mücadele etmediğini söyleyemezsiniz :cigara:
 
iyi bir çocuğa benziyor tek kusuru çok sigara içmesi.
 
Alper admin bana ait olmayan 2012 yapımı tarihi değere sahip bir konuyu zımbaladı.
O an oradaydım gözü dönmüştü durdurmaya calistim ama beni dövdü :(

Konu bu:

Halı Sahada Nefesim Tıkanıyor​

 
Alper admin bana ait olmayan 2012 yapımı tarihi değere sahip bir konuyu zımbaladı.
O an oradaydım gözü dönmüştü durdurmaya calistim ama beni dövdü :(

Konu bu:

Halı Sahada Nefesim Tıkanıyor​

Alper admin siddet mi seviyor yani. Hiç öyle durmuyor
 
@Naci Liboş @Doruk Ata TANRIVERDİ


Doruk ve Naci’nin Efsane Kız Kaçırma(!) Girişimi


Olay yıllar önce, mahallede “gençlik aşkı dramaları” tüm hızıyla yaşanırken patlak verdi. Doruk bir gün geldi, koltuğa oturdu, gözler buğulu:
— “Kanka... ben galiba komşu kızına fena düştüm.”
Biz ciddiye almadık tabii. Doruk’un önceki aşk hikayeleri genelde “bir bakışta biter, diğer bakışta unutulur” modundaydı. Ama bu sefer farklıydı... çünkü yanında Naci vardı.


Naci dediğimiz adam, her türlü işin planlayıcısı. Zeka seviyesinden de öte özgüveniyle işler yapar. Doruk heyecanla anlattı:
— “Kanka kız babasından korkuyor, bizimle görüşemiyor… O yüzden Naci’yle plan yaptık… Kaçıracağız.”


BAKIN ŞAKA YAPMIYORLAR! Gerçekten kız kaçıracaklar, ama o bildiğimiz “köyden dağdan kaçırma” değil... :asd:
Plan şu: Akşam saat 9, Komşu Kız bakkala gönderilecek. Naci scooter’la sokağın başında bekleyecek, Doruk da köşede “duygusal bakış” atarak kızın kalbini yumuşatacak. Sonra kız hop scootera binip uzaklaşacaklar. Aile anlamasın diye de kızın yerine marketten bir koli yumurta bırakılacakmış. Plan bu. Koli yumurta... Yemin ediyorum biz sadece dinledik ve sustuk. :asd::asd:


Akşam oldu. Biz gizli gizli gittik izlemeye. Sokağın başında Doruk güneş gözlüğüyle, elinde çiçek ama çiçekler solmuş. Naci, scooter’ın selesine kolonya koymuş “romantik olur” diye. Komşu Kız bakkala çıktı, elinde alışveriş listesi var, ciddi ciddi gidiyor.


Doruk yaklaştı, fısıltıyla bir şeyler dedi. Biz uzak olduğumuzdan sadece şunu duyduk:
— “Kaçalım mı?” :asd:


Komşu Kız bir durdu… sonra kahkahayı patlattı ve yürüyüp bakkala gitti. Doruk arkasından baktı, kalbi kırık ama gururlu. Naci hemen gaza bastı, Doruk’u arkaya aldı ve gittiler... ama o gazla dönerken yoğurtçuya çarptılar. Yoğurtlar yerlere döküldü. Plan çöktü. :ayyas:


Komşu Kız hala bizim mahallede. Hatta arada Doruk’la selamlaşıyor ama “kaçırılma girişimi”nden sonra uzun süre markete yalnız gönderilmedi.
Doruk ve Naci ise hâlâ olayın romantikliğine inanmaya devam ediyor.
— “Kanka ya çok cesurduk ama toplum hazır değildi...” :asd:
 
@Naci Liboş @Doruk Ata TANRIVERDİ


Doruk ve Naci’nin Efsane Kız Kaçırma(!) Girişimi


Olay yıllar önce, mahallede “gençlik aşkı dramaları” tüm hızıyla yaşanırken patlak verdi. Doruk bir gün geldi, koltuğa oturdu, gözler buğulu:
— “Kanka... ben galiba komşu kızına fena düştüm.”
Biz ciddiye almadık tabii. Doruk’un önceki aşk hikayeleri genelde “bir bakışta biter, diğer bakışta unutulur” modundaydı. Ama bu sefer farklıydı... çünkü yanında Naci vardı.


Naci dediğimiz adam, her türlü işin planlayıcısı. Zeka seviyesinden de öte özgüveniyle işler yapar. Doruk heyecanla anlattı:
— “Kanka kız babasından korkuyor, bizimle görüşemiyor… O yüzden Naci’yle plan yaptık… Kaçıracağız.”


BAKIN ŞAKA YAPMIYORLAR! Gerçekten kız kaçıracaklar, ama o bildiğimiz “köyden dağdan kaçırma” değil... :asd:
Plan şu: Akşam saat 9, Komşu Kız bakkala gönderilecek. Naci scooter’la sokağın başında bekleyecek, Doruk da köşede “duygusal bakış” atarak kızın kalbini yumuşatacak. Sonra kız hop scootera binip uzaklaşacaklar. Aile anlamasın diye de kızın yerine marketten bir koli yumurta bırakılacakmış. Plan bu. Koli yumurta... Yemin ediyorum biz sadece dinledik ve sustuk. :asd::asd:


Akşam oldu. Biz gizli gizli gittik izlemeye. Sokağın başında Doruk güneş gözlüğüyle, elinde çiçek ama çiçekler solmuş. Naci, scooter’ın selesine kolonya koymuş “romantik olur” diye. Komşu Kız bakkala çıktı, elinde alışveriş listesi var, ciddi ciddi gidiyor.


Doruk yaklaştı, fısıltıyla bir şeyler dedi. Biz uzak olduğumuzdan sadece şunu duyduk:
— “Kaçalım mı?” :asd:


Komşu Kız bir durdu… sonra kahkahayı patlattı ve yürüyüp bakkala gitti. Doruk arkasından baktı, kalbi kırık ama gururlu. Naci hemen gaza bastı, Doruk’u arkaya aldı ve gittiler... ama o gazla dönerken yoğurtçuya çarptılar. Yoğurtlar yerlere döküldü. Plan çöktü. :ayyas:


Komşu Kız hala bizim mahallede. Hatta arada Doruk’la selamlaşıyor ama “kaçırılma girişimi”nden sonra uzun süre markete yalnız gönderilmedi.
Doruk ve Naci ise hâlâ olayın romantikliğine inanmaya devam ediyor.
— “Kanka ya çok cesurduk ama toplum hazır değildi...” :asd:
Kız kaçırma iptal diye story atmıştık

1751833178012.webp
 
ben taylanda gidiyorum daha çok. Oranin trvestleri daha iyiy

Doruk’un Tayland Faciası: Dolandırıldım Ama Güzeldi…


Doruk Tayland’a gittiğinde bize öyle anlattı ki, sanki yurt dışına değil, ruhsal bir yolculuğa çıkmış. Dedi ki:
— “Kanka orada insan huzuru buluyor ya…”
Ama biz sonra öğrendik ki huzuru falan değil, cüzdanı bırakmış orada. 😄


İlk günleri gayet turistik geçmiş. Tapınak, Budist rahiplerle foto, mango suyuyla içsel arınma... ama 3. gün “gece hayatına bir bakayım” demiş.
İşte hata da orada başlıyor.


Bangkok’un meşhur caddesinde yürürken, yanına biri yaklaşıyor. Uzun boylu, dikkat çekici, aşırı kibar…
Doruk anlatıyor:
— “Abi kız ama çok kibar ya... İngilizce konuşuyor, bana ‘baby’ falan dedi. Dedim bu işte bir şeker var...”


Meğer şeker varmış da... jelatinli, sürprizli, “ben aslında o değilim” yazılı olanından 😭
Doruk durumu fark etmemiş. Beraber oturup bir şeyler içmişler. Sohbet koyulaşmış. Sonra Doruk’un “konuştuğu kişi” demiş ki:
— “Come, I show you good time 😉
Doruk da hâlâ anlamıyor, “kız Tayland kültürünü anlatacak herhalde” diye peşine takılıyor.


Otele girdiklerinde fark etmiş... ama geç olmuş.
Ve tam o anda, klasik Tayland “turist paketi” devreye girmiş:
— “Şimdi güzel vakit istiyorsan 100 dolar, yoksa arkadaşlarımı çağırırım.”


DORUK BU NOKTADA ANLADI!
Ama çok geçti. Cüzdan gitti, kart çekildi, hatta fotoğraf bile almışlar “hatıra” diye.
Otele geri dönerken kafasını duvara çarpmış ama sonra bize şöyle dedi:
— “Yani... dolandırıldım ama kötü biri değildi ya... baya derin sohbet ettik.”🤦‍♂️


Doruk o olaydan sonra Taylandlı bir dedeyle meditasyona başladı, “benliğimi geri kazanmam lazım” diye.
Ama hâlâ dolaba mango suyu koyduğunda gözleri uzaklara dalıyor.
Ve hep şu cümleyi kuruyor:
— “Abi dolandırıldım... ama içimde garip bir huzur da kaldı…”

:asd:
 
Kimliği ifşa olmuştur. Doruk meğerse Yamal imiş.


Cücelere iş imkanı sunmuş ve topluma kazandırmış ben takdir ettim bu çocuğu.

Cüce sevgim nereden geliyor onu da anlatayım. Bir keresinde sıcak bir yaz günüydü, bir araba farketmeden yolda geçen cüceye çarpmış ve telasla oradan hizla uzaklaşmıştı. Ben durumu farkedip cüceyi kucakladığım gibi civardaki hastaneye koşmuştum. Cuceler ebat olarak küçük olsalarda kemik yapiları cok sağlamdır. O kazada çok ciddi zarar görmemişti. Ben bekleme yerinde olan biteni izlerken, kaza zedenin ailesi gelmisti. Bir cüce baba, bir cüce anne ve bir cüce abla apar topar doktora koştular.
Doktor etrafini saran cüce ailesine tıpkı tavuklari yemler gibi eğilerek durumu anlatiyordu. Sonra beni işaret etti o an yüzüm kizardi. Cüce ailesi kosarak yanima gelip bana teşekkür ederek sarildilar. Oturduğum yerde cüce ailesinin sevgi seline boğulmuştum.

Sonra cücenin iyi olduğu ufak bir kirik nedeniyle operasyon gecirip cikacagini söyledim. Cüce baba o küçük elleri ile yanağima dokunarak sağol evlat seni de işinden ettik dedi. Gerisini biz hallederiz dedi.
Eli yanağimdayken içim parçalandı. Minik elleri vardi ama killiydi ve çok sigara ictiginden parmak uclari sararmis tütün kokuyordu. Zaten giydiği tshirttün ön cebinde, kağittan ezilmis sigara paketi vardi. Kutu sigara paketleri henuz yayginlasmadigi zamanlardi.

Bende hayir hastamiz iyilesip çikmadan bir yere gitmiyorum demistim. O an gozlerim yasardigi icin hepsi hem gozumu silip bana sariliyordu. Bende kollarimla ucunu sararak havaya kaldirip mutluluklarina karsilik vermistim.

Siz söyleyin arkadaslar böyle bir cüce sevilmez mi? Bende vatanım, ailem ve topragim kadar cok seviyorum cüceleri.
 
Geri
Üst Alt