- 15 Nisan 2010
- 26.236
- 1.367
- 1.693
27. haftalar sonunda, Fenerbahçe kalan 7 hafta da, 3 galibiyet alsa şampiyon oluyor. 4 defa mağlubiyet yaşama hakkı var. Neredeyse 24. hafta itibariyle şampiyonluğunu garantiledi, Türk futbol tarihinde ilk defa böyle erkenden şampiyonluk ilan eden başka takım yoktu, yanılmıyorsam.
Sevgili Aysal;
Takımı her sene şampiyon yapacaksın diye birşey yok, bunu herkes biliyor. Ancak; 6+0+4/5+0+3 gibi bizzat Galatasaray'ın önünü kesmek için yapılan, Fatih Terim'in elinden sinsice alınmasına göz yumup bu oyun ve operasyonlara göz yumduğun için ve yine bu sebeple Fenerbahçe'nin şampiyon olmasına katkı sağladığın için, Yıldırım Demirören gibi bir adam için ''gidecek'' ifadesi kullanıp birşey yapamadığın için, ''kulüpler birliği'' adı altında tamamen Fenerbahçe'nin dediği yapılan bir oluşuma ağırlığını koyamadığın teşekkür ederim.
Sayın Terim;
Emeklerin ve katkıların tartışılmaz, o kısımı geçiyoruz; 2013 yaz transfer döneminde yerli oyuncu almadığın için, hatta transfer bile yaptırmadığın için, Chedjou gibi vasat bir futbolcuyu takıma kazandırdığın için, bir sezon önce sana 12 maç ceza veren Yıldırım Demirören ile koşa koşa gidip görüştüğün için, Galatasaray'ın menfaatlerini bir kenara itip, Yıldırım Demirören'i tercih ettiğin için teşekkür ederim.
Sevgili Mancini;
Bu kadro benim değil dedin, 9 tane futbolcu aldırdın, kendi takımını yaratmaya çalıştın ''adam haklı'' dedik. Her maç Burak ve Selçuk ısrarın için, her maç kanatsız ilk 11 ile başladığın için, her maç farklı 11 ile başladığın için, aldığın oyuncuların neredeyse hiç birini oynatmadığın için, maç berabere giderken atak oynamamız gerektiği yerde takımı defansa çektiğin için, uzatma dakikalarında sürenin aleyhimize işlemesine rağmen 1-2 oyuncu değiştirdiğin için, tam 11; evet yazıyla onbir adet beraberlik aldığın için, her puan kaybında bir bahanenin arkasına sığındığın için, her maç sonu ''çeker giderim'' restin için, her maç Burak'ı kanat, Sneijder'i kanat oynattığın için, son haftalarda Drogba'yı keserek sözde göz dağı verip Umut ve Burak ikilisinden medet umduğun için çok teşekkür ederim.
Sevgili Selçuk;
İlk sezon yaptığın katkılar tartışılmaz, bunlar geçiyorum hemen. Burak geldiğinden beri, ayağına gelen her topu Burak'a atmak zorunda hissettiğin için, maç içinde 1.5 sezondur ruh gibi dolaştığın için, küstüm oynamıyorum moduna çabuk girdiğin için, Sneijder vb... yabancı futbolculara inatla pas atmadığın için, hala Fatih Terim edebiyatı yaptığın için, takım kaptanlığının ilk görevi olan takımı birleştirmek ve ruh olarak ayakta tutma görevini harika yaptığın (!) için çok teşekkür ederim.
Sevgili Burak;
Attığın goller, gol krallığın bunları biliyoruz ama gelelim konumuza. 2013/2014 sezonunda direk maç sonucuna etkileyecek en az 10 maçta net gol kaçırdığın için, Mancini'den kaynaklı bile olsa sürekli ruh gibi ceza sahası dışında sağ kanatta boş boş beklediğin için, her maç kesin bir mutlak gol pozisyonuna girip gol kaçırdığın için, komple bu sezon her maç takımı 10 kişi oynattığın için ve atamadığın goller sayesinde Fenerbahçe'yle aramızda ki 13 puan fark için teşekkür ederim.
Sevgili Aysal;
Takımı her sene şampiyon yapacaksın diye birşey yok, bunu herkes biliyor. Ancak; 6+0+4/5+0+3 gibi bizzat Galatasaray'ın önünü kesmek için yapılan, Fatih Terim'in elinden sinsice alınmasına göz yumup bu oyun ve operasyonlara göz yumduğun için ve yine bu sebeple Fenerbahçe'nin şampiyon olmasına katkı sağladığın için, Yıldırım Demirören gibi bir adam için ''gidecek'' ifadesi kullanıp birşey yapamadığın için, ''kulüpler birliği'' adı altında tamamen Fenerbahçe'nin dediği yapılan bir oluşuma ağırlığını koyamadığın teşekkür ederim.
Sayın Terim;
Emeklerin ve katkıların tartışılmaz, o kısımı geçiyoruz; 2013 yaz transfer döneminde yerli oyuncu almadığın için, hatta transfer bile yaptırmadığın için, Chedjou gibi vasat bir futbolcuyu takıma kazandırdığın için, bir sezon önce sana 12 maç ceza veren Yıldırım Demirören ile koşa koşa gidip görüştüğün için, Galatasaray'ın menfaatlerini bir kenara itip, Yıldırım Demirören'i tercih ettiğin için teşekkür ederim.
Sevgili Mancini;
Bu kadro benim değil dedin, 9 tane futbolcu aldırdın, kendi takımını yaratmaya çalıştın ''adam haklı'' dedik. Her maç Burak ve Selçuk ısrarın için, her maç kanatsız ilk 11 ile başladığın için, her maç farklı 11 ile başladığın için, aldığın oyuncuların neredeyse hiç birini oynatmadığın için, maç berabere giderken atak oynamamız gerektiği yerde takımı defansa çektiğin için, uzatma dakikalarında sürenin aleyhimize işlemesine rağmen 1-2 oyuncu değiştirdiğin için, tam 11; evet yazıyla onbir adet beraberlik aldığın için, her puan kaybında bir bahanenin arkasına sığındığın için, her maç sonu ''çeker giderim'' restin için, her maç Burak'ı kanat, Sneijder'i kanat oynattığın için, son haftalarda Drogba'yı keserek sözde göz dağı verip Umut ve Burak ikilisinden medet umduğun için çok teşekkür ederim.
Sevgili Selçuk;
İlk sezon yaptığın katkılar tartışılmaz, bunlar geçiyorum hemen. Burak geldiğinden beri, ayağına gelen her topu Burak'a atmak zorunda hissettiğin için, maç içinde 1.5 sezondur ruh gibi dolaştığın için, küstüm oynamıyorum moduna çabuk girdiğin için, Sneijder vb... yabancı futbolculara inatla pas atmadığın için, hala Fatih Terim edebiyatı yaptığın için, takım kaptanlığının ilk görevi olan takımı birleştirmek ve ruh olarak ayakta tutma görevini harika yaptığın (!) için çok teşekkür ederim.
Sevgili Burak;
Attığın goller, gol krallığın bunları biliyoruz ama gelelim konumuza. 2013/2014 sezonunda direk maç sonucuna etkileyecek en az 10 maçta net gol kaçırdığın için, Mancini'den kaynaklı bile olsa sürekli ruh gibi ceza sahası dışında sağ kanatta boş boş beklediğin için, her maç kesin bir mutlak gol pozisyonuna girip gol kaçırdığın için, komple bu sezon her maç takımı 10 kişi oynattığın için ve atamadığın goller sayesinde Fenerbahçe'yle aramızda ki 13 puan fark için teşekkür ederim.