Dün babam senin gariban arkadaşın yok mu çağır iftara sevap işleyelim dedi. Tamam diyip efendiliğini bildiğim için Emreyi çağırdım. Hakikaten utandırmadı sohbeti muhabbeti iftar açıldı çaylar içildi.
Babam sevdim bu çocuğu dedi o sırada Emre ben kalkayım dedi. Babam hemen ayaklandı ne bu acele ya dedi. Dedim city maçı var heralde onu izleyecek. Emre’de utana sıkıla evet efendim baya çekişmeli olcak ama hafif siniklik var çünkü baktım çorabı delikmiş utana sıkıla onu örtmek derdinde acemi acemi hareketler sergiliyor
Babam tamam ya burada izleriz diyerek şak maçı açtık. Babamda Arap kulüplerini pek sevmez ağzına ne gelirse saydırır. Dedim tatlıları getireyim çayları tazeleyeyim.
İkisinde ses vermedi babam sevmediği maçlarda çenesi düşer ağzı köpürüyordu resmen eleştrirken.
Sonra içerde hazırlık yaparken salonda sesler duydum heralde gol oldu dedim beyler çığlık attığına göre neyse mutfaktan çıkarken Emre nefes nefese hadi görüşürüz doruk senide sonra silkeceğim dedi. Koştum babam yerde kolunu tutuyor efendi dediğimiz Emre city eleştirisine dayanamamış kumandayı babamın kafasında kırıp koltuktan yere atmış adamı.
Maçıda değiştiremedi adam yazık tüm gece inleye inleye uyudu.