Bir Avrupa Şampiyonası'nı "bir daha nerede izlerim" düşüncesiyle Cumartesi günkü maçlara 100 liralık kombineden alıp 4 maçı da salondan izledim. Salon Ülker Arena'dan biraz daha kötü bence ama yine de güzel diyebilirim. Bir yanda Slovenler, bir yanda Almanlar, İtalyanlar, Yunanlılar falan derken gün boyu basketbol coşkusunu yaşadım. Tribünlerin büyük çoğunluğu boş olduğu için en ucuz bileti almama rağmen tam santra çizgisinin olduğu yerden, çok net bir açıdan izlediğim için aldığım keyif de arttı. Slovenya-Ukrayna maçı hariç heyecanlı maçlar oldu. Slovenya çok iyi oynadığı için zayıf rakibine ağır bastı. Finlandiya beklediğimden uzak kaldığı için direnemedi. Ama Almanya ve Yunanistan kendilerinden beklenmeyecek şekilde galip geldi. Günün en iyi taraftarı tartışmasız Litvanya taraftarıydı. Hem en kalabalık hem de en coşkululardı. Ama takımları taraftarının bu arzusuna karşılık vermekten uzaktı.
Beni üzen taraf böyle güzel bir etkinlik olmasına rağmen son maç hariç tribünlerin yarısının bile dolmaması. Türkiye'de sporun gelişmemesinin başında bu geliyor. Dünyanın en fazla ilgi çeken 2. sporunun bu üst düzey turnuvası İstanbul gibi 17 milyonluk şehirde düzenleniyor ama giden 2-3 bin kişi. Halbuki biletlerin günler öncesinden bitmesi ve tribünlerin tamamen dolması gerekir. Spor kültürü, eğlence kültürü olan ülkelerde böyle olur. Ama bizde yok ne yazık ki. Eğlenmeyi bilmiyoruz..