Fatih Terim, Mancini'ye Arkasında Bıraktıkları ve İstikrar

Reykaardçı tayfanın yeni göz ağrısı mancini oldu şimdide başarısız olan gider kimse bahaneler arkasına saklanamaz mancini efendi deplasmanda tek bir galibiyet bile alamadan geleceğe yönelik ne gibi bir ışık verdi sizlere çok merak etmekteyim varsaayımları sevmem ama şu takıma bırak fatih terimin kalmasını yılmaz vural bile gelse en kötü ihtimal 2.ci yapardı hatta ekstraa 2-3 deplasman galibiyetide çıkarırdı mancininin tek başarısı juventus maçıdır onun dışında tamameen fiyasko



C1505 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Şimdi uzun vadede Mancini başarılı olur ancak başarılı bir takıma gelmiş bir hocanın bu denli puan kaybı çok manidar.Şu adamın başarısını iki Juventus maçına bağlamak çok yanlış.Geçmiş takımlarında yaptığı gibi Avrupa Kupaları'nda istikrarsız futbol ve uzun soluklu bir başarıyı takımlarına adapte edemedi.Ben sırf bu yüzden Avrupa hedeflerimiz için Mancini'nin kalmasını istemiyorum...
 
Bana göre stoper elzem değildi, bunu ben transfer dönemi başlamadan söylüyordum. Sol bek elzemdi evet. Bunların yanında, kesinlikle 1 forvet, 1 tane de kanat oyuncusuydu bana göre elzem olan. Ha 1 tane de orta saha. Hatta Tolgay'ın alınmasını özellikle istiyordum, Selçuk'tan sıtkımız sıyrıldığı için.



Bunun sebebi şu; bizim CL'de gideceğimiz yer zaten sınırlıydı. Bunun yanında ligin en az gol yiyen takımıydık ve esas sorun gol atamamaktı, gol yemek veya çok pozisyon vermek değil. Bu yüzden kaliteli hücumculara ihtiyacımız vardı.



Burdisso alınmasaydı elde sıfır olmayacaktı çünkü elde 4 stoper vardı. (Semih, Gökhan, Dany, Chedjou) Telles transferi sonrası Hakan da stoper de oynayınca bu sayı 5'e çıktı. Daha sonra Koray geldi 6'ya çıktı. Ve stoper transferi yapmalıyız diye tutturulunca Dany gönderildi. Burdisso transfer edildi, kontenjan bu şekilde işgal edilmekten başka bir şeye yaramadı.



Bruma ve Aydın'ın sakatlıkları sonrası elde kanat oyuncusu kalmamasına rağmen Amrabat apar topar gönderildi. Ki Amrabat'ın gitmesinden yana olduğum halde bu sakatlıklardan sonra gönderilmemesi gerektiğini söylemiştim. Hajrovic ne güne duruyor diyebilirsin, ki sana katılırım, Hajrovic elimizde kanada benzeyen tek oyuncu belki. Ama oynamıyor, oynatılmıyor.



E bakıldığı zaman stoper transferi yapılmadı, Semih - Hakan ikilisi müthiş işler çıkardılar, beraber oynadıkları 7 maçta sadece 2 gol yedi takım. Genel toplamda da sadece 5 gol. Yani öyle efsane yaptıkları gibi stoper sorunumuz yoktu. Ha şu açıdan sorun vardı; Chedjou denen adam yüzünden her maç yüreğimiz ağzımızda maç izliyorduk, onun oynamamasıyla beraber sorun büyük ölçüde çözülmüş oldu.



Gelelim genel soruna.. Bu takımın en büyük sıkıntısı deplasmanlardı değil mi? Deplasmanda kilidi açmak için gereken en önemli şey oyunu kenarlara açabilmek ve tempoyu yükseltebilmek. Peki biz kanatta kimi kullandık? Burak - Sneijder. Hatta Drogba yokken Umut - Sneijder. E senin bu adamlarla oyunu kenarlara taşıman, tempo yapman mümkün mü? Hayır. Orta sahaya gelelim. 3 tane yaratıcılıktan uzak, bir nevi ön libero tarzı oyuncularla o bölgeyi donattık. Bu şekilde ne tempo yapması mümkün, ne oyunu ileri taşıması. Dribbling ile gidebilen orta saha var mı? Hayır. Sürpriz koşu yapan orta saha var mı? Hayır. Belki Umut bu konuda faydalı olurdu, onu da tribünden aşağı indiğini göremedik.



Türkiye Ligi'nin felsefesi o kadar da zor değil. İyi hücum edebiliyorsan Anadolu takımlarını büyük ölçüde yeniyorsun. Gerekirse Muslera'yı keserdin, bazı maçlara Ontivero ve Hajrovic ile başlardın. Ceyhun'u kullanmazdın da göbekte Melo - Umut tandem yapardın, Sneijder'i de çizgiden kurtarırdın. Bir Kayseri maçı heba olmazdı belki bu şekilde. Yani en azından bir şeyleri yapmak istediğini gösterirdin.



Sen yeter ki doğruları yap, ama gerekirse kaybet, kimse bir şey söylemez. Ben hep bunu savunurum. Aynı şeyleri 80 kez deneyerek farklı sonuç almayı düşünürsen daha çok beklersin. Gözlem yeteneği dediğimiz şey daha çok Umut ve Burak'ı aynı anda sahada tutunca takımın şirazesinin kaydığını görmekten geçiyor bana göre. Bunu göremeyen bir antrenör zaten takımın hücumda problemi olduğunu da gözlemleyemez doğal olarak.



Her neyse, zaten zaman ilerledikçe su aktı yolunu buldu. Bu takımın sorunları bana göre doğru analiz edilmedi ve sonuç ortada. Sana göre müthiş analizler yapılmış olabilir, saygı duyarım. Ama Fener'in 10 puan gerisinde kalacak takım değildi bu takım. Eksikleri, gedikleri, sıkıntıları çoktu ama bu kadar geride kalmak benim ölçütümde kabul edilemez. Çünkü yapılabilecek hamleler vardı ve yapılmadı. Hep aynı yanlışlarda ısrar edilip başarılı olunması beklendi. Ama görünen köy kılavuz istemiyor. Maalesef.



Farkindaysan 4 adet eksik saydin ve bu da sorunun Mancini'den ziyade takimi sezon basinda kurgulayan Fatih hocanin kusurunu ortaya cikariyor. Ayrica 4 eksik dediginde saha icindeki aktif oyuncularin %40'ina mukabil ediyor. Bu devre arasi icin felaket bir rakamdir. Ama ben stoper eksigini de bunlara ekleyerek hepsine katiliyorum. Ama soruyorum; devre arasinda boyle bir revizyona gidilmesi sence ne kadar gercekci geliyor? Devre arasinda hicbir akilli takim, elindeki iyi oyuncuyu ve hali ile faydalandigi oyuncuyu satmaz. Satsa da inanilmaz rakamlar talep eder. Mesela Ranocchia'nin yarim sezon icin 2.5 milyon Euro maas talep ettigi veya Cagliari'nin Astori icin 15 milyon Euro istedigi gibi. Onun icin gercekci olalim. Bu dediklerin yaz doneminde olsaydi, bu konuda yazdigin ilk paragrafa imzami atardim. Ama devre arasinda takimin %40-50'sini degistirmek falan, yok oyle bir dunya.



Devre arasina girildiginde takimi hucumda sirtlayan formda bir Drogba vardi. Drogba sakatlandi ve hic kimse Drogba'nin bu kadar formsuz ve gucsuz geri donecegini kestiremedi. Bu yuzden forvet transferi yapilmadi. Zaten transfer konusunda yapabilecegimiz fazla bir hamle de yoktu. Elezigspor'daki Deniz mesela, alsak cok fayda saglardi takima. Ama Mancini bu adami nereden tanisin? :) Turkiye Ligi'nin felsefesini Mancini'den bilmesini bekleyemezsin. Hele de bu adam çok ölü bir zaman olan lig'in ilk haftalarinda gelmisse. Bu bir nevi, aniden eline bomba verilip savaşın ortasına atilmaktir.



Mancini gelmeden evel, önerilere yazdigim teknik direktor adaylari Senol Gunes ve Mustafa Denizli'ydi mesela. Cunku bu ikisi bu lig'in piridir ve bizi garantili sampiyon yapacak isimlerdi. Ancak baskan, tercihini gunu kurtarmak yerine uzun vadeli bir secenekten yana kullandi ve isim olarak da cok zor begenen biri olan Mancini'de karar kildi. Bu adam baskasinin kadrosunun uzerine gelip basari saglayacak tipte biri hic bir zaman olmadi. Calismalari hep uzun vadeye odakli olan ve yetkiler eline verildiginde transferlerdeki basari yuzdesi cok yukseklerde olan bir futbol adamidir. Yani; 8 milyon harcattiginda bir Amrabat, veya 7 milyon harcattiginda bu taraftara bir Chedjou eziyeti cektirmez. Alex Telles'den olayi bic mesela. 6-6.5 milyona canavar gibi sol bek aldirdi. Ki daha Alex henuz seviyesinin minimumu ile oynuyor.



Mustafa Denizli ve Senol Gunes'i gectim, Yilmaz Vural ve Hikmet Karaman'i da gectim, Umit Kayıhan gelse bile bu lig'de suan daha basarili olurduk. Avrupa'da guruptan cikamazdik muhtemelen ama lig'de daha basarili olurduk. Ama bu resmen bosa kurek cekmektir. Cunku Fatih hoca dahil hicbir Turk teknik direkotorunde Unal Aysal'in tek hayali olan Sampiyonlar Ligi kupasini Galatasaray'a kazandiracak vizyon yok. Adam 3. doneminin ilk sezonunda muthis bir takim kuruyor, ertesi sezon Sampiyonlar Ligi'ne gidecek takima dunya'da yabanci futbolcu kitligi varmis gibi Super Lig'den Amrabat ve Dany transferlerini yapiyor. Avrupa'yi gectim, Sampiyonluk bile gidecekken yonetim cabasiyla devre arasinda Sneijder ve Drogba gelip sampiyonlugu kopariyor. Mancini tercihinin en can alici yeri de tam olarak bu.



Mancini ne diyor? Ben kalitesiz bir lig'e geldim, ama Galatasaray'da bir potansiyel var (bu lafi hicbir zaman City icin kullanmadi). Onlarin artiklariyla Galatasaray onlara kafa tutamaz, Avrupa'da basarili olamaz (Hagi doneminde de kafa tutamadik zaten. Lucescu donemine kadar ki Sampiyonlar Ligi husranlarini iyi hatirlayin. Derwall doneminde yeniden yapilanarak kafa tuttuk, onda da hakem oyunlariyla yari finalde kalemimizi kirdilar.). Bunun da anlami; genc ve gelecek vaadeden, ileride o takimlarda oynayacak potansiyel kapasiteyi barindiran oyuncularla Avrupa'ya kafa tutacagiz. Bu da Alex Telles, Bruma ve belki de Ontivero demektir. Iste bu yuzden bu adama kendi takimini kurmasi icin zaman verilmelidir.
 
Türkiye'de istikrar diye birşey yoktur öncelikle bunu belirteyim. Bursaspor bile şampiyon olan hocası Ertuğrul Sağlam'ı gönderiyorsa ve Galatasaray Beşiktaş Fenerbahçe gibi büyük kulüplerde her sene olamasada(zaten imkansız)birşekilde başarılı olmak zorundasınızdır yoksa reröler çok çabuk başlar yol gözükür hemencecik.." Fatih Terim'in bıraktığı takım" lafı da yanlış bana göre.Fatih hoca diplerde süründüğümüz saçımızın beyazlarının kendi rengi ile yarıştığı dönemde gelip takıma toptan bir temizlik yapmış ve aldığı yada alamadığı adamlarla bir şekilde 2 sene üst üste takımımızı şampiyon yapıp o kaybolan itibarımızı yeniden kazandırmıştır. Hani Fatih hocada öyle her istediği adamı alamamış ama ordan burdan devşirerek eksik gedik neyse tedavisini iyi kötü yapmıştır.. O da istediği takımı kuramamıştır bence. Ha gidişi zamansız ve saçma olmuştur orası da apayrı birkonu. Mancini'ye gelecek olursak o aptal gol yemelerimizi nispeten çözmüş fakat takımı birlikte tutmakta çok zorlanmıştır. Oyuna müdaheleleri genelde bizim aleyhimize sonuçlanmış ve her maç değişik isimlere şans verip herkesin kafasını karıştırmış saçma son dakika değişiklikleri ile de kendini antipatik hale getirmedi değil.Fenerbahçeden 10 puan geride kalınca ister istemez homurdanmalar olacaktır buda işin ceremesidir. 1 sezon daha kendisine şans verilmesi kanısındayım ben. Sezonbaşı kamp mamp mevzuları antrenman falanlar filanlar isteyeceği transferler göndereceği isimler kuracağı 11 bunları bi görmek gerekir ama ola ki ilkyarıda yine 10 puanlık fark yersek direk bavulunu toplatırlar gibi geliyor bana.. ŞL kariyerini de Mancini Galatasaray sayesinde yukarıya çıkarmıştır bence. Umut Gündoğan'ı da dünya yüzüyle bi göreydim hala şans bulamazsa benim fikirlerim de Mancini hakkında kötüye doğru gitmektedir iletin kendisine :D
 
Türkiye'de istikrar diye birşey yoktur öncelikle bunu belirteyim. Bursaspor bile şampiyon olan hocası Ertuğrul Sağlam'ı gönderiyorsa ve Galatasaray Beşiktaş Fenerbahçe gibi büyük kulüplerde her sene olamasada(zaten imkansız)birşekilde başarılı olmak zorundasınızdır yoksa reröler çok çabuk başlar yol gözükür hemencecik.." Fatih Terim'in bıraktığı takım" lafı da yanlış bana göre.Fatih hoca diplerde süründüğümüz saçımızın beyazlarının kendi rengi ile yarıştığı dönemde gelip takıma toptan bir temizlik yapmış ve aldığı yada alamadığı adamlarla bir şekilde 2 sene üst üste takımımızı şampiyon yapıp o kaybolan itibarımızı yeniden kazandırmıştır. Hani Fatih hocada öyle her istediği adamı alamamış ama ordan burdan devşirerek eksik gedik neyse tedavisini iyi kötü yapmıştır.. O da istediği takımı kuramamıştır bence. Ha gidişi zamansız ve saçma olmuştur orası da apayrı birkonu. Mancini'ye gelecek olursak o aptal gol yemelerimizi nispeten çözmüş fakat takımı birlikte tutmakta çok zorlanmıştır. Oyuna müdaheleleri genelde bizim aleyhimize sonuçlanmış ve her maç değişik isimlere şans verip herkesin kafasını karıştırmış saçma son dakika değişiklikleri ile de kendini antipatik hale getirmedi değil.Fenerbahçeden 10 puan geride kalınca ister istemez homurdanmalar olacaktır buda işin ceremesidir. 1 sezon daha kendisine şans verilmesi kanısındayım ben. Sezonbaşı kamp mamp mevzuları antrenman falanlar filanlar isteyeceği transferler göndereceği isimler kuracağı 11 bunları bi görmek gerekir ama ola ki ilkyarıda yine 10 puanlık fark yersek direk bavulunu toplatırlar gibi geliyor bana.. ŞL kariyerini de Mancini Galatasaray sayesinde yukarıya çıkarmıştır bence. Umut Gündoğan'ı da dünya yüzüyle bi göreydim hala şans bulamazsa benim fikirlerim de Mancini hakkında kötüye doğru gitmektedir iletin kendisine :D

Fatih hocanin ilk sezonda yaptiklari inanilmaz islerdi. Mesele o ilk sezonda kurdugu muthis takimi 2. ve 3. sezonunda ya sistemine uymayan takviyelerle ya da vizyonsuz transferlerle mahvetmesiydi.



Yoksa kim unutur su kadroyu (eksikleri olsa dahil);



Muslera

Eboue-Semih-Urfali-Balta

Engin-Melo-Selcuk-Emre

Elmander-Baros/Neco



 
Farkindaysan 4 adet eksik saydin ve bu da sorunun Mancini'den ziyade takimi sezon basinda kurgulayan Fatih hocanin kusurunu ortaya cikariyor. Ayrica 4 eksik dediginde saha icindeki aktif oyuncularin %40'ina mukabil ediyor. Bu devre arasi icin felaket bir rakamdir. Ama ben stoper eksigini de bunlara ekleyerek hepsine katiliyorum. Ama soruyorum; devre arasinda boyle bir revizyona gidilmesi sence ne kadar gercekci geliyor? Devre arasinda hicbir akilli takim, elindeki iyi oyuncuyu ve hali ile faydalandigi oyuncuyu satmaz. Satsa da inanilmaz rakamlar talep eder. Mesela Ranocchia'nin yarim sezon icin 2.5 milyon Euro maas talep ettigi veya Cagliari'nin Astori icin 15 milyon Euro istedigi gibi. Onun icin gercekci olalim. Bu dediklerin yaz doneminde olsaydi, bu konuda yazdigin ilk paragrafa imzami atardim. Ama devre arasinda takimin %40-50'sini degistirmek falan, yok oyle bir dunya.



Devre arasina girildiginde takimi hucumda sirtlayan formda bir Drogba vardi. Drogba sakatlandi ve hic kimse Drogba'nin bu kadar formsuz ve gucsuz geri donecegini kestiremedi. Bu yuzden forvet transferi yapilmadi. Zaten transfer konusunda yapabilecegimiz fazla bir hamle de yoktu. Elezigspor'daki Deniz mesela, alsak cok fayda saglardi takima. Ama Mancini bu adami nereden tanisin? :) Turkiye Ligi'nin felsefesini Mancini'den bilmesini bekleyemezsin. Hele de bu adam çok ölü bir zaman olan lig'in ilk haftalarinda gelmisse. Bu bir nevi, aniden eline bomba verilip savaşın ortasına atilmaktir.



Mancini gelmeden evel, önerilere yazdigim teknik direktor adaylari Senol Gunes ve Mustafa Denizli'ydi mesela. Cunku bu ikisi bu lig'in piridir ve bizi garantili sampiyon yapacak isimlerdi. Ancak baskan, tercihini gunu kurtarmak yerine uzun vadeli bir secenekten yana kullandi ve isim olarak da cok zor begenen biri olan Mancini'de karar kildi. Bu adam baskasinin kadrosunun uzerine gelip basari saglayacak tipte biri hic bir zaman olmadi. Calismalari hep uzun vadeye odakli olan ve yetkiler eline verildiginde transferlerdeki basari yuzdesi cok yukseklerde olan bir futbol adamidir. Yani; 8 milyon harcattiginda bir Amrabat, veya 7 milyon harcattiginda bu taraftara bir Chedjou eziyeti cektirmez. Alex Telles'den olayi bic mesela. 6-6.5 milyona canavar gibi sol bek aldirdi. Ki daha Alex henuz seviyesinin minimumu ile oynuyor.



Mustafa Denizli ve Senol Gunes'i gectim, Yilmaz Vural ve Hikmet Karaman'i da gectim, Umit Kayıhan gelse bile bu lig'de suan daha basarili olurduk. Avrupa'da guruptan cikamazdik muhtemelen ama lig'de daha basarili olurduk. Ama bu resmen bosa kurek cekmektir. Cunku Fatih hoca dahil hicbir Turk teknik direkotorunde Unal Aysal'in tek hayali olan Sampiyonlar Ligi kupasini Galatasaray'a kazandiracak vizyon yok. Mancini tercihinin en can alici yeri de tam olarak bu.



Mancini ne diyor? Ben kalitesiz bir lig'e geldim, ama Galatasaray'da bir potansiyel var (bu lafi hicbir zaman City icin kullanmadi). Onlarin artiklariyla Galatasaray Avrupa'da basarili olamaz. Bunun da anlami; genc ve gelecek vaadeden, ileride o takimlarda oynayacak potansiyel kapasiteyi barindiran oyuncularla Avrupa'ya kafa tutacagiz. Bu da Alex Telles, Bruma ve belki de Ontivero demektir. Iste bu yuzden bu adama kendi takimin kurmasi icin zaman verilmelidir.



Rize maçı benim için dönüm noktası oldu, o maçtan sonra soğudum Mancini'den. Yine de şahsi düşüncem, kendi istifa etmediği veya başka takım istemediği sürece kalsın. Çünkü göndermek ekonomik olarak büyük külfet getirecek. Kulüp menfaatleri açısından gönderilmesi de bir başka sıkıntıya sürükleyecektir bizi.



Ha zaman da veririz problem değil ama şu an ki hamleleri bana ilerisi için ışık vermiyor, sorun orada. Yoksa kaybetmiş, berabere kalmış, bunlar hep 2.planda. Fatih Terim üst üste galibiyetler alırken de ben hep bundan şikayetçiydim, yani galibiyetler tatmin etmiyordu. Bazı şeyler vardır bunu istatistiklerle açıklamak mümkün değildir.



Mancini'nin de durumu öyle bir durum. Kaybetmesinden ziyade kaybediş şekli sorunlu. Takımın potansiyeli çok yüksek değil zaten ama var olanı da kullanamadı Mancini. Mesela bu hafta Sneijder, Melo, Hakan yok, çok merak ediyorum nasıl bir kurgu yapacak. Hajrovic, Ontivero yine mi olmayacak veya Selçuk'un şu son maçta ki hareketlerinden sonra Umut Gündoğan yine mi şans bulamayacak merakla bekliyorum. Maçı illa kazansın demiyorum (ki kazanmamızda lazım orası kesin) ama bir şeyler denediğini görmemiz lazım. Sabri'yi sol bekte denemesi bile sempatimi artırmıştır mesela :) Sonuçta bir çözüm arayışında olduğunun göstergesidir o. Ama 2.yarıdan beri hep aynı şeyler; Trabzon tayfası hep sahada, Ceyhun, Umut gibi isimler ya 11 başlıyor, ya sonradan giriyor, hiç şaşmıyor. Takımın kolu kanadı kırık, Eboue bir var bir yok, Veysel aynı şekilde öyle. Bu adamlara şans verip harmanlayamadı. Bundan sonra yapar mı bilmem ama yapmazsa 2.likte elden gidecek gibi görünüyor. Eğer 2.lik de giderse çok daha başka sıkıntılar bekler bizi.
 
ne Fatih Terimmiş be arkadaş bok ata ata bitiremediniz. derbi kazanayan takımdık Fatih Terim gelmeden önce gidip bakın istatistiklere, Fatih Terimle nerdeyse derbi kaybetmeyen takım olduk. Manciniyi seviyorsan sev, koruyosan koru ama bunu Fatim Terim şöyleydi böyle yaptı gibi bok atarak yapma.



Mancini başarısızdır ama önümüzdeki sezon için şans verilmelidir.
 
[objektiv Mode=ON]

Mancini kritik:






- Dizilis-ve Sistemsel Devamlik yok.

Farkli 11ler, Mac icinde takima zarar veren cokca(bknz. Ellerden düsmeyen Kagit parcasi) dizilis degisiklikler



- Duygusallk/Heyecan Duygusu

Elbet Mancini yi bi sistem kursun, avrupa takimlari gibi islesin takimiz istedik...soguk kanligi begenildi.

Malesef biz bu avrupasal Sistemler icin henüz hazir degiliz. Hem takim yapi hem türklerin yapilari baz alirsaz, biz duygusal bi milletiz,

,,bazen bi kagit parcasi degil... bi el kol hareket, bi bagirma bi gazlama" gerekir Türkiye'de.

Daha "manyak" , " duygusal ve heyecanli" bi T.D. olsa iyi olurdu.





- Sans Verme Konu ve Formsuzlari kenara cekmeme huyu

Malesef bazi oyuncular yeterince sans vermedi Mancini. Umut G olsun veya Bruma nin cok az oyun zamani aldi...

Aksine bazi Oyunculari formsuz olmasina ragmen habere oynatmasi da kötü
 
Borcun artmasının nedeni kur farkı.

Medyaya gelirsek onuda bu başkan yapmadı zaten olmayan bir medyamız vardı. Hatta daha kötüsü aziz yalayıcısı başkanımız vardı çok balık hafızalıyız çok.



Sonra kusura bakma ama bu ülkenin babakanı istesen senin donunu alır öyle sokakta dolanırsın ağzını bile açamazsın. Çok biliyonuz siz çok.



Yaşamı boyunca 100 bin doları bir arada görmemiş adamlar parayla oynayan, gelir gelmez nakit 80 milyon tl ödemesi gereken bir kulübü yönetip bu hale getiren başkana laf atmasıda enteresan. Çok biliyosanız gidin üye olun divanda konuşun, tabi eliniz ayağınız titremezse.

Ne anlatiyon sen ya ? Abuk sabuk seyler.Bu baskan demedimi 3 senede borcumuzu buyuk olcude bitiricem diyen.Hani nerde daha da artmis.Bu baskan ekonomik anlamda yatsin kalksin Adnan Polat'a dua etsin.Yoksa cok daha kotu yerlerde olurduk.Yeter artik ya bi insana her kosulda destek vermeyin yanlislari vurun yuzunu bu kulup 110 yillik bi kulup.Artik bu kulupte yanlislarin cok fazla olmamasi gerekiyor.
 
Ne anlatiyon sen ya ? Abuk sabuk seyler.Bu baskan demedimi 3 senede borcumuzu buyuk olcude bitiricem diyen.Hani nerde daha da artmis.Bu baskan ekonomik anlamda yatsin kalksin Adnan Polat'a dua etsin.Yoksa cok daha kotu yerlerde olurduk.Yeter artik ya bi insana her kosulda destek vermeyin yanlislari vurun yuzunu bu kulup 110 yillik bi kulup.Artik bu kulupte yanlislarin cok fazla olmamasi gerekiyor.



Bu soruyu benim yerime kendine yönlendirmen senin ve insanlık adına daha mantıklı bir seçenek olacaktır.
 
Bu soruyu benim yerime kendine yönlendirmen senin ve insanlık adına daha mantıklı bir seçenek olacaktır.

Ya he he unal basgan mukemmel bi baskanlik ornegi gosteriyor.Kesinlikle eksisi yok kim demis onu.Yeni yonetimide harika,hocasida muthis.Super bi kulubuz borcumuzda azaldi.(tabi yersen)
 
Ya he he unal basgan mukemmel bi baskanlik ornegi gosteriyor.Kesinlikle eksisi yok kim demis onu.Yeni yonetimide harika,hocasida muthis.Super bi kulubuz borcumuzda azaldi.(tabi yersen)

Ne anlatıyon hacı sen o başkan olmasa bugün hala feda diyor olacaktın milletin şampiyonluklarını izleyecektin.



Değerini bilin başkanın borcun kısarak azalmayacağını iyi oyuncularla uzun vadede azalacağını anlatmaya çalışıp uygulayan bir başkan var başınızda. Sportif başarı olmadan o borç eriyecek mi sanıyorsun sen. 2011'e git koy pino sarp'ın üzerine 3-5 dengesiz adam daha şu anda sıralamada 4-8 arasında gezen takım olmak seni rahatlatıyorsa sana birşey demem. Çünkü beni rahatlatmıyor.



Ekonomik anlamda polata niye dua edilecek onuda bi anlatsana nasıl daha kötü yerlerde olurduk misal. Polat'a misal uefa kupasında yürürken elinde ki oyuncudan 3 milyon kazanacak diye sezon ortasında satıp yerine oyuncu almadığı için mi dua edelim. Yoksa 100 bin dolar kar edecem diye elinde ki en önemli unsur keitayı satıp dahada küçüldüğü için mi. Her geçen sene dahada dibe vurduğumuz için mi.



Yoksa sponsorluk anlaşmaları için mi bunları söyledin.

Neden arenayı daha erken açmak için yırtındı 3 ay sonra açılsa nolurdu. Misal bunlarıda anlat öğrenelim.
 
Ne anlatıyon hacı sen o başkan olmasa bugün hala feda diyor olacaktın milletin şampiyonluklarını izleyecektin.



Değerini bilin başkanın borcun kısarak azalmayacağını iyi oyuncularla uzun vadede azalacağını anlatmaya çalışıp uygulayan bir başkan var başınızda. Sportif başarı olmadan o borç eriyecek mi sanıyorsun sen. 2011'e git koy pino sarp'ın üzerine 3-5 dengesiz adam daha şu anda sıralamada 4-8 arasında gezen takım olmak seni rahatlatıyorsa sana birşey demem. Çünkü beni rahatlatmıyor.



Ekonomik anlamda polata niye dua edilecek onuda bi anlatsana nasıl daha kötü yerlerde olurduk misal. Polat'a misal uefa kupasında yürürken elinde ki oyuncudan 3 milyon kazanacak diye sezon ortasında satıp yerine oyuncu almadığı için mi dua edelim. Yoksa 100 bin dolar kar edecem diye elinde ki en önemli unsur keitayı satıp dahada küçüldüğü için mi. Her geçen sene dahada dibe vurduğumuz için mi.



Yoksa sponsorluk anlaşmaları için mi bunları söyledin.

Neden arenayı daha erken açmak için yırtındı 3 ay sonra açılsa nolurdu. Misal bunlarıda anlat öğrenelim.

Sorun orda ya iste sportif basari vR borc hala artiyo.Bu sence enteresan degil mi.Keita,sarp olayina gelince o polatin idari beceriksizligi.Mali yonu degil.Yarin kapina borclardan solayi gelirlerse dur ya ben uzun vadede eritirim bu borclari dersiniz,dersinizde cevap nolur bilemem.Emin ik adnan polatin elindeki hoca fatih terim olsaydi.Cok daha basarili olurdu
 
Derwall geldiğinde 12 sene şampiyon olamamış hatta bazı sezonlarda orta sıraları geçememiş, giderek sıradanlaşmaya başlayan, yaşlı ve kapasitesiz oyunculardan oluşan, maddi açıdan bitik, Avrupa'da esamesi okunmayan, Türkiye Kupası kazanmayı yeterli gören, genç yerli futbolcuları rakiplerine kaptıran, formasında reklamı bile olmayan, forma satışı gibi şeylerin olmadığı, Tarık Hocic ve Sejdic dışında yabancısı olmayan, dönemin süper gücü Trabzonspor, paralı iş adamları (Ali Şen) tarafından yönetilen Fenerbahçe ve Metin-Ali-Feyyaz-Rıza-Ulvi-Kadir-Sinan-Gökhan gibi gelecekte harika işler yapacak bir takımın tohumlarını atmış Beşiktaş gibi rakipleri olan, bazı maçlarını Beşiktaş'taki İnönü Stadı'nda oynayan, antrenmanları nerede yapacağı bile belli olmayan bir Galatasaray vardı.



Mancini'nin Galatasaray'ı ise son 2 senenin şampiyonu, geçen yılın CL çeyrek finalisti, rakipleri yazı şikeyle uğraşarak geçirmiş Avrupa Kupalarına bile katılamazken kendi tüm CL gelirini kasasına koyan, 42000 kombine satmış, Drogba-Sneijder-Muslera-Melo gibi tüm dünyada oynayabilecek çapta yabancı futbolculara sahip, stadı Türkiye'nin en akustik stadı olan, Trabzonspor'un yerlerde süründüğü, stadı bile olmayan ve kadrosunu vasat yerlilerden kurmuş Beşiktaş gibi rakipleri olan bir Galatasaray.



Arada ne kadar farklar olduğunu görebiliyoruz. Başarıya aç bir camiada sabır olur elbet ama başarıyı fazlasıyla tatmış ve daha da başarılı olmak isteyen bir takıma sen 15 deplasmanda sadece 2 galibiyet aldırabiliyorsan, futbol olarak tatmin etmenin kıyısından bile geçemiyorsan, Ceyhun gibi kapasitesiz bir adamı baştacı yapıyorsan, ısrarla kötü oynayan Selçuk ve Burak'ı her maç banko oynatıyorsan, Sneijder'i sola mahkum ediyorsan, 3-5-2 dahil tüm formasyonları denemene rağmen takıma en uygun diziliş olan 4-5-1'i bir kere bile denemiyorsan, gol lazım olduğu anlarda Drogba'yı çıkarıp Ceyhun'u alıyorsan, 90+3'te oyun berabere giderken abuk değişikler yapıyorsan, maç içinde benzeri olmayan kağıtla taktik verme gibi şeyler yapıyorsan, takım üzerinde bir otorite kuramıyorsan, takım rezil futbol oynarken bacak bacak üstüne atıp sırıtıyorsan, kendini üstün görüp ülkeyi ve Galatasaray'ı küçümsüyorsan, aklın alacağın tazminattaysa, başarısızsın, gelecek adına da bir şey vaad etmiyorsun demektir. Başarı vaat etmeyen bir adam da onca paralar kazandığı halde kalıp daha kötüye gidişe neden olmamalı. Gemi daha da su almadan önlem almak gerek..
 
Arkadaşlar şu borç işini netleştirmek lazım. Dünyada borcu olmayan şirket yok. Bir şirketin borcunun artması da illa negatif bir gösterge olmak zorunda değil. Mali tabloların bütününe bakmak gerekir. Alacaklara, gelir ve gidere, özsermayeye.



Bununla beraber, kulübün mali durumu iyi değil. Fakat bu yeni oluşmuş bir durum da değil.



Temmuz ayında şirketin bağımsız denetim raporu yayımlanacak resmi site ve kap'ta. Onu inceleyip, basının cahilce yaftalamalarına kalmadan kendi fikrinizi oluşturabilirsiniz.
 
Burada ne kadar konuşup tartışsanızda, Mancini gelecek sezon takımın başında olacak. Transferlerini yapacak. Gelecek sezon belli olacak neyin ne olduğu.
 
mancini ile total futbol anlayışı da başlarsa artık çöküş yakındır..
 
Sorun orda ya iste sportif basari vR borc hala artiyo.Bu sence enteresan degil mi.Keita,sarp olayina gelince o polatin idari beceriksizligi.Mali yonu degil.Yarin kapina borclardan solayi gelirlerse dur ya ben uzun vadede eritirim bu borclari dersiniz,dersinizde cevap nolur bilemem.Emin ik adnan polatin elindeki hoca fatih terim olsaydi.Cok daha basarili olurdu



Eyvallah güzel diyorsunda şu şekilde bakmak lazım olaya borcumuz bu başkanda olsa başka başkanda olsa aynı azalmayacaktı.



Nasıl 2 sene şampiyonluk yaşadıysak bunun illa ki bir negatif yönüde olmak zorunda. Ben başkanı körü körüne hiçbir zaman savunmadım zaten bir adamı körü körüne savunulmasınıda sevmem. Fakat vizyonu düşüncesini destekliyorum. Yanlışları var mı var örnek vereyim başkan her şeyi avrupa normlarında olduğu gibi olacağını sandı düşündü.



Nedir bunlar.

-Bir ülkede suçluların ceza çekmesi. Ülkeyi yönetenlerin en büyük korkusu bu süreçte Galatasarayın yürüyüp gitmesiydi. Adil olan bir ülkede bugün far 4-5 çıta açılmıştı.

-İnsanların sözlerine güvenmesi. (Başkanlar düzeyinde olsun tüpçüye olsun bir takım konuşmalarından dolayı teminat aldı ama şerefsizlik başka birşey)

-En önemli konu ise Sermaya artırımı konusu normal bir ülkede normal sayılacak bir olaydı. Yukarıda dedim ya nasıl durdururuz derdinde insanlık.



Borçlar yaya yaya bir şekilde eriyip biterdi fakat bunlar normal ülkelerde olur işte, bunları bilmediği için bu noktaya geldik. Ha ne yapmalı bu konularda bilen adamları yanına almalı. İlk sezonki yönetim ne kadar çatlakta olsa çok iyiydi. İşini bilen bir yönetim vardı.



Şimdi bir bakıyorsun senin yönetiminde ki adam çıkmış "aslında emre normalde çok iyi bir çocuk" diyor. Döver misin sabaha mı bırakırsın. Birazda başkanı değilde yönetimini eleştirmeli. Ha bu yönetimi ben seçmedim ya diyeceğiz orada haklısınız işte bu konuda da eleştirilir. Ama borç niye arttı niye azalmadı işlerine girersek tam olarak bütünüyle hakim olmadığımız bir noktada boşa ahkam kesmek olur.



Yarın bi bakarsın geri topladığımız hisselerin bir kısmını bir bankaya ipotek koydurup şaşıracak bir meblağda para alıp borcu eritebiliriz.



Borcu borçla kapatmak oluyor evet aslında borç borçla uzun vadeye yayılıp eritilir. Bu düşünceyi desteklemek lazım.



Çok uzun oldu yahu :D
 
Eyvallah güzel diyorsunda şu şekilde bakmak lazım olaya borcumuz bu başkanda olsa başka başkanda olsa aynı azalmayacaktı.



Nasıl 2 sene şampiyonluk yaşadıysak bunun illa ki bir negatif yönüde olmak zorunda. Ben başkanı körü körüne hiçbir zaman savunmadım zaten bir adamı körü körüne savunulmasınıda sevmem. Fakat vizyonu düşüncesini destekliyorum. Yanlışları var mı var örnek vereyim başkan her şeyi avrupa normlarında olduğu gibi olacağını sandı düşündü.



Nedir bunlar.

-Bir ülkede suçluların ceza çekmesi. Ülkeyi yönetenlerin en büyük korkusu bu süreçte Galatasarayın yürüyüp gitmesiydi. Adil olan bir ülkede bugün far 4-5 çıta açılmıştı.

-İnsanların sözlerine güvenmesi. (Başkanlar düzeyinde olsun tüpçüye olsun bir takım konuşmalarından dolayı teminat aldı ama şerefsizlik başka birşey)

-En önemli konu ise Sermaya artırımı konusu normal bir ülkede normal sayılacak bir olaydı. Yukarıda dedim ya nasıl durdururuz derdinde insanlık.



Borçlar yaya yaya bir şekilde eriyip biterdi fakat bunlar normal ülkelerde olur işte, bunları bilmediği için bu noktaya geldik. Ha ne yapmalı bu konularda bilen adamları yanına almalı. İlk sezonki yönetim ne kadar çatlakta olsa çok iyiydi. İşini bilen bir yönetim vardı.



Şimdi bir bakıyorsun senin yönetiminde ki adam çıkmış "aslında emre normalde çok iyi bir çocuk" diyor. Döver misin sabaha mı bırakırsın. Birazda başkanı değilde yönetimini eleştirmeli. Ha bu yönetimi ben seçmedim ya diyeceğiz orada haklısınız işte bu konuda da eleştirilir. Ama borç niye arttı niye azalmadı işlerine girersek tam olarak bütünüyle hakim olmadığımız bir noktada boşa ahkam kesmek olur.



Yarın bi bakarsın geri topladığımız hisselerin bir kısmını bir bankaya ipotek koydurup şaşıracak bir meblağda para alıp borcu eritebiliriz.



Borcu borçla kapatmak oluyor evet aslında borç borçla uzun vadeye yayılıp eritilir. Bu düşünceyi desteklemek lazım.



Çok uzun oldu yahu :D



Sabaha kadar döverim:D
 
Mancini'ye yüklenmek haksızlık olur. Ligin en az gol yiyen ve en az pozisyon veren takımıyız ama hucum hattımız çok kötü. Selçuk sürekli yan pas ve geri paslarla oynuyor, Burak berbat bir sezon geçiriyor, Drogba ancak yanında kaliteli bir golcü olursa iş yapar ama o da malesef yok. Bu üçlü gitmeli Burak ve Selçuk'dan gelecek paralarla Mancini'nin istediği oyuncular alınmalı. Ondan sonra başarısız olursak hocaya yükleniriz.
 
Geri
Üst Alt