Fatih Terim | Teknik Direktör (ARŞİV)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
mancini döneminde şanssız maçlarımız olduğunu unutmayalım. hatta o gelmeden önce fatih hoca yönetiminde oynadığımız bazı maçlarda da şanssızdık. o sezon futbol şansı yanımızda değildi.

mesela o sezon terim görev başındayken bir antalya maçında bolca pozisyon bulup 1-1 berabere kalmıştık. terim'in gittiği hafta rize'ye karşı etkili oynamamıza rağmen yine berabere kalmıştık. mancini yönetiminde bir rize deplasmanında iyi oynayıp son dakikalarda penaltıdan beraberlik golünü yemiştik. antalya deplasmanında iyi başlayıp dağılmıştık. kayseri'ye karşı evde fena oynamadığımız, yeterli pozisyon bulduğumuz bir maçta yenilmiştik.

bu maçlar lehimize neticelerle bitmeye yakındı ama olmadı. işler farklı gelişse kazanılacak ritm ve hava ile sezonun hikayesi de başka olabilirdi.
 
Abi şimdi Süper Kupa şampiyonu olmak ile lig şampiyonu olmak arasında çok fark var. Tek maç ile uzun maratonu aynı kefeye koymak normal değil. Geçen sene Akhisar bizi Süper Kupa'da yendi bizden iyi takım mı oldu? Tek maçlı finallerde her şey olabiliyor. Finalde yendik diye Real Madrid'den iyi bir takım olmadık.

Jardel geldi ama sistemin en önemli çarkı Hakan gitti. Çünkü o "makine gibi işleyen" dediğiniz takımın en önemli çarkı Hakan'dı. İleride pres yapar, top tutar, hava toplarında üstünlük kurardı. Jardel bu sistemin oyuncusu değildi. Hakan'dan tam tersi özellikte bir oyuncuydu. Yani sistem tam takır çalışmıyordu. İkinci yarıda ailevi problemlerinden dolayı ülkesine gitmesinde Luce'nin ne gibi bir suçu olabilir? Bu herkesin başına gelebilecek bir durum.

Bıraktığı takım şampiyon olamadı belki ama Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıktı. O zamana kadar Fatih hoca gruptan bile çıkamamıştı. Hoca zaten kariyerinde ilk kez 2013'te gruptan çıktı.

Mancini geldiğinde sadece 5 haftada 3 kez puan kaybı yaşayan bir takım yoktu aynı zamanda ŞL'de evinde 6 yiyen, oyuncuların hocanın gitmesinden sonra isteksiz olduğu hatta sabote etmeye varan performansları (başta Selçuk ve Burak olmak üzere ki aynı saboteyi Prandelli zamanında da yaptılar) hepimiz gördük. Mancini'nin hataları vardır o sezon özelinde. Lakin sezon devam ederken geldiğini, kendi takımı olmadığını, geldiğinde zaten kayıpsız giden bir takımın başına geçmediğini, tribünlerin ona destek vermediğini, medyanın sürekli üstüne geldiğini, imzalar imzalamaz Juve deplasmanına çıkmasını, ŞL'den gruptan çıkarttığını, 9 sene aradan sonra Ztk'yı aldırmasını, iç sahada derbilerde rakiplere şut bile attırmadığını, son haftalarda galibiyet serisi yakaladığını vs. görmezden gelemeyiz.

Mancini'nin en büyük şanssızlığı Fatih hocadan sonra gelmesi ve fenerin tarihin en iyi ve en ballı sezonunu yaşaması oldu. Biz o sezon hiç kenetlenemedik. Herkes parça pörçüktü. Aysalcılar Terimciler bilmem neciler vs. Burada çok kişi vardı puan kaybedelim de Mancini'yi eleştirelim Fatih hoca güzellemesi yapalım diye pusuda bekleyen. Ben hepsini gördüm.
Yaw sence şu anki ş.l. şampiyonunu süper kupada yenme ihtimalimiz nedir? Olsa olsa inanılmaz bir şansla 100 maçta bir kere kazanırız onda da oyunu ele alma şansımız 0. Bir kere o dönem madridle kafa kafaya oynuyorsun. Oyun olarak geride değilsin. Ki yenmemiz süpriz değildi gayet iddialı çıkmıştık o maça. Tek maçla uzun maraton farkını biliyoruz da şampiyonlar ligi şampiyonu olmuş takıma diş geçirebilmek öyle kolay bir iş değil. Bak 100 senelik tarihimizde bir kere olmuş. Hatta Türk futbol tarihinde bir kere olmuş. Tekrarlıyorum öyle şansa bala alınan bir kupa da değildir. Devlerle başa çıkabilecek bir takımdı, o kalitedeydi ki sezonun devamında yaptığı çeyrek final de bunun en net örneğidir. Çeyrek finalin diğer bacağında olsak kupaya kadar da gidebilirdik. Öyle bir kadroydu. Akhisar falan aşırı alakasız olmuş, bizimki herkesin çekindiği istikrarlı bir takımdı. Özellikle iç saha maçlarından herkes çekinirdi. Akhisar bir maçta pislik yaparak bizim kötü oyunumuz sayesinde bir şeyler yaptı. İkisini benzetiyorsan herhangi bir açıdan ortak noktaları 0 diyebilirim futbol maçı olmaları dışında.

Sabote vs işin magazin kısmı. Dediğim gibi fantezidir, inançtır saygı duyarım. Medya-Taraftar baskısı falan gayet normal zaten Mancini bunlara alışık bir adam. Onun en büyük hatası devre arası yaptığı transferlerdi. Katkı vermedikleri gibi maddi olarak da yük olarak kaldı hepsi Telles hariç.

Ben Luce'ye ya da Mancini'ye bir şey demiyorum ama şampiyon olamamalarının sebebi kesinlikle Terim'in onlara kötü bir takım ve atmosfer bırakması değildir. Başka sebepleri vardır, yönetim hatalıdır, Jardel'in karısıyla sorunu vardır vs başından beri söylediğim gibi o kısımlarla ilgilenmiyorum. İddia Terim'in kötü takımlar bıraktığı ki bu da 2003 dönemi haricinde net olarak yalandır.
 
mancini döneminde şanssız maçlarımız olduğunu unutmayalım. hatta o gelmeden önce fatih hoca yönetiminde oynadığımız bazı maçlarda da şanssızdık. o sezon futbol şansı yanımızda değildi.

mesela o sezon terim görev başındayken bir antalya maçında bolca pozisyon bulup 1-1 berabere kalmıştık. terim'in gittiği hafta rize'ye karşı etkili oynamamıza rağmen yine berabere kalmıştık. mancini yönetiminde bir rize deplasmanında iyi oynayıp son dakikalarda penaltıdan beraberlik golünü yemiştik. antalya deplasmanında iyi başlayıp dağılmıştık. kayseri'ye karşı evde fena oynamadığımız, yeterli pozisyon bulduğumuz bir maçta yenilmiştik.

bu maçlar lehimize neticelerle bitmeye yakındı ama olmadı. işler farklı gelişse kazanılacak ritm ve hava ile sezonun hikayesi de başka olabilirdi.
1-1'lik Antalya maçında tribündeydim. 10 tane falan gol kaçırmıştık. Bruma'nın da ilk maçıydı sonradan oyuna girmişti ve acayip iyi oynamıştı yardırıyordu kanattan. Sol ayağıyla uzaktan çok iyi bir şut da atmıştı yanlış hatırlamıyorsam.
 
Yaw sence şu anki ş.l. şampiyonunu süper kupada yenme ihtimalimiz nedir? Olsa olsa inanılmaz bir şansla 100 maçta bir kere kazanırız onda da oyunu ele alma şansımız 0. Bir kere o dönem madridle kafa kafaya oynuyorsun. Oyun olarak geride değilsin. Ki yenmemiz süpriz değildi gayet iddialı çıkmıştık o maça. Tek maçla uzun maraton farkını biliyoruz da şampiyonlar ligi şampiyonu olmuş takıma diş geçirebilmek öyle kolay bir iş değil. Bak 100 senelik tarihimizde bir kere olmuş. Hatta Türk futbol tarihinde bir kere olmuş. Tekrarlıyorum öyle şansa bala alınan bir kupa da değildir. Devlerle başa çıkabilecek bir takımdı, o kalitedeydi ki sezonun devamında yaptığı çeyrek final de bunun en net örneğidir. Çeyrek finalin diğer bacağında olsak kupaya kadar da gidebilirdik. Öyle bir kadroydu. Akhisar falan aşırı alakasız olmuş, bizimki herkesin çekindiği istikrarlı bir takımdı. Özellikle iç saha maçlarından herkes çekinirdi. Akhisar bir maçta pislik yaparak bizim kötü oyunumuz sayesinde bir şeyler yaptı. İkisini benzetiyorsan herhangi bir açıdan ortak noktaları 0 diyebilirim futbol maçı olmaları dışında.

Sabote vs işin magazin kısmı. Dediğim gibi fantezidir, inançtır saygı duyarım. Medya-Taraftar baskısı falan gayet normal zaten Mancini bunlara alışık bir adam. Onun en büyük hatası devre arası yaptığı transferlerdi. Katkı vermedikleri gibi maddi olarak da yük olarak kaldı hepsi Telles hariç.

Ben Luce'ye ya da Mancini'ye bir şey demiyorum ama şampiyon olamamalarının sebebi kesinlikle Terim'in onlara kötü bir takım ve atmosfer bırakması değildir. Başka sebepleri vardır, yönetim hatalıdır, Jardel'in karısıyla sorunu vardır vs başından beri söylediğim gibi o kısımlarla ilgilenmiyorum. İddia Terim'in kötü takımlar bıraktığı ki bu da 2003 dönemi haricinde net olarak yalandır.
Şans veya tesadüf demedim zaten o maça. Hakkıyla kazandık. İddiamız da vardı. İyi takımdık çünkü. Ama bu kadroyu La Liga'yı koysan o sezona ilk 5'e bile giremezdi belki. Her maçın hikayesi farklıdır özellikle tek maçlı sistemlerin. 2008'de Fatih Tekke'li Zenit de o sezonun Şampiyonlar Ligi şampiyonu Manchester United'i yendi. Bu onları Manu'dan daha iyi takım yapmadı. Ligler çok daha fazla hikaye barındıran, meşakkatli uzun maratonlardır.

Mancini'nin o sezon özelinde çok hatası var. Zaten önceki mesajlarda da yazılmış. Devre arası transferleri, Ceyhun-Drogba değişikliği, deplasman maçlarında alınan sonuçlar. Ama herkesin şöyle bir algısı var ki deplasman maçlarında çok kötüydük, rakipler tek kale oynuyordu. O sezon Rize deplasmanında oynanan oyun ile bu pazar oynanan Rize maçında çok fark var. Mancini döneminde deplasmanlarda da genelde iyi futbol oynayıp sonuca ulaşamıyorduk. Son 2 sezondur ise yine sonuca gidemiyoruz ama bu sefer tek fark var iyi futbol da oynamıyoruz. Bu sezon kadıköy deplasmanı, Konya deplasmanı ve Sivas maçının ilk yarısı hariç deplasmanlarda iyi oynadığımız bir maç hatırlamıyorum.

Şunu da söyleyeyim Mancini varken yabancı sınırı adamın elini kolunu bağlıyordu. Sınır şu anki gibi olsaydı Salih Dursun'u falan alacağını düşünmüyorum zaten Salih'i Umut'u falan Mancini hocanın bizzat izleyip aldırdığını da düşünmüyorum. O sezon sınırdan dolayı bazı önemli yabancılarımız tribünde olmak zorunda kalıyordu. Fatih hoca yaz kampında Bruma'yı 13 milyon €'ya almak yerine daha garanti katkı verecek birisini alsaydı işler daha farklı olabilirdi.

Terim'in kötü takım bıraktığını da hiçbir zaman söylemedim. Eğer böyle bir mesajım varsa zaten boşa konuşmuşum demektir. Sadece gittiğinde bütün kulübü kaosa sokuyordu dedim. Kaos ile kötü takım aynı şey değildir. O sezon hiçbir taraftar aylarca kendine gelemedi. Çünkü kimse aylar önce elinden şampiyonluğu almaya çalışan federasyona sayıp sallayıp sonra tüpçüyle hahaha hihihi kahkaka atmasını beklemiyordu, kimse başkana gönderme yaparcasına ben onun ayağına gitmem o ayağıma gelir diye reklamlarda oynayacağını bilmiyordu. Bütün kulüp kaos içindeydi, tribünler içinde birlik olamadık zaten Terimciler-Aysalcılar olmak üzere ikiye bölündük. Bu da o sezonki başarısızlığımıza sebep olan en büyük etkenlerden biriydi. Zaten biz şampiyon olduğumuz zaman hep birlikte kenetlenerek şampiyon oluyoruz. Misal son 2 sezon. Misal Hamzaoğlu zamanı. Başarısız olduğumuz yıllarda birlik yoktu.
 
Şans veya tesadüf demedim zaten o maça. Hakkıyla kazandık. İddiamız da vardı. İyi takımdık çünkü. Ama bu kadroyu La Liga'yı koysan o sezona ilk 5'e bile giremezdi belki. Her maçın hikayesi farklıdır özellikle tek maçlı sistemlerin. 2008'de Fatih Tekke'li Zenit de o sezonun Şampiyonlar Ligi şampiyonu Manchester United'i yendi. Bu onları Manu'dan daha iyi takım yapmadı. Ligler çok daha fazla hikaye barındıran, meşakkatli uzun maratonlardır.

Mancini'nin o sezon özelinde çok hatası var. Zaten önceki mesajlarda da yazılmış. Devre arası transferleri, Ceyhun-Drogba değişikliği, deplasman maçlarında alınan sonuçlar. Ama herkesin şöyle bir algısı var ki deplasman maçlarında çok kötüydük, rakipler tek kale oynuyordu. O sezon Rize deplasmanında oynanan oyun ile bu pazar oynanan Rize maçında çok fark var. Mancini döneminde deplasmanlarda da genelde iyi futbol oynayıp sonuca ulaşamıyorduk. Son 2 sezondur ise yine sonuca gidemiyoruz ama bu sefer tek fark var iyi futbol da oynamıyoruz. Bu sezon kadıköy deplasmanı, Konya deplasmanı ve Sivas maçının ilk yarısı hariç deplasmanlarda iyi oynadığımız bir maç hatırlamıyorum.

Şunu da söyleyeyim Mancini varken yabancı sınırı adamın elini kolunu bağlıyordu. Sınır şu anki gibi olsaydı Salih Dursun'u falan alacağını düşünmüyorum zaten Salih'i Umut'u falan Mancini hocanın bizzat izleyip aldırdığını da düşünmüyorum. O sezon sınırdan dolayı bazı önemli yabancılarımız tribünde olmak zorunda kalıyordu. Fatih hoca yaz kampında Bruma'yı 13 milyon €'ya almak yerine daha garanti katkı verecek birisini alsaydı işler daha farklı olabilirdi.

Terim'in kötü takım bıraktığını da hiçbir zaman söylemedim. Eğer böyle bir mesajım varsa zaten boşa konuşmuşum demektir. Sadece gittiğinde bütün kulübü kaosa sokuyordu dedim. Kaos ile kötü takım aynı şey değildir. O sezon hiçbir taraftar aylarca kendine gelemedi. Çünkü kimse aylar önce elinden şampiyonluğu almaya çalışan federasyona sayıp sallayıp sonra tüpçüyle hahaha hihihi kahkaka atmasını beklemiyordu, kimse başkana gönderme yaparcasına ben onun ayağına gitmem o ayağıma gelir diye reklamlarda oynayacağını bilmiyordu. Bütün kulüp kaos içindeydi, tribünler içinde birlik olamadık zaten Terimciler-Aysalcılar olmak üzere ikiye bölündük. Bu da o sezonki başarısızlığımıza sebep olan en büyük etkenlerden biriydi. Zaten biz şampiyon olduğumuz zaman hep birlikte kenetlenerek şampiyon oluyoruz. Misal son 2 sezon. Misal Hamzaoğlu zamanı. Başarısız olduğumuz yıllarda birlik yoktu.
Terim'in kötü takım bırakmadığı konusunda anlaştıysak sıkıntı yok. Geri kalan kısım magazin söylediğim gibi.
 
Terim'in kötü takım bırakmadığı konusunda anlaştıysak sıkıntı yok. Geri kalan kısım magazin söylediğim gibi.
Ben hiçbir zaman kötü takım bıraktı demedim ki abi hatalı mı yazdım diye önceki mesajlara baktım öyle de yazmamışım. Biz sabahtan beri neyin tartışmasını yapıyoruz peki :asd:
 
2011-12: İçerideki Fb maçına kadar bir türlü taktik oturmadı, o maçla beraber durdurulmaz olduk.
2012-13: Hem lig, hem Avrupa'da çok kötü başlangıç. Cluj deplasmanı ile beraber coştuk. 71 puan ile şampiyonluk geldi.
2017-18: Sezona Tudor ile başlandı. Terim Gençlerbirliği maçına kadar, bir sürü puan kaybetti. Son 6 hafta 18 puan alıp kazandık.
2018-19: İlk 3 hafta ve ŞL'de ilk maç süper ama ondan sonra korkunç bir kötü gidiş. İlk yarı sadece 27 puan alındı. İkinci yarı 16 maçta 42 puan ve Başakşehir'in üst üste kayıpları ile şampiyonluk geldi..
2019-20: Berbat bir transfer dönemi, ismi konamayacak kadar kötü ilk yarı. İkinci yarı 10 maç dehşet bir performans ama bu kez araya beklenmedik virüs girince her şey çöp oldu.

Yani buradan şu sonuç çıkıyor; Terim belki bilerek, belki de beceremiyor ama ilk yarıları hep çok kötü geçiriyor. Evet bazı hocalar son 2-3 aya en zirvede girecek şekilde hazırlanıyor ama Fatih hoca 2 senedir bunu aşırı abartmış durumda. İlk yarıları resmen çöpe atıyor.

İkinci yarı ne kadar iyi değişim göstersen bile bir yere kadar yetiyor. İşin mucizeye kalıyor.
 
2011-12: İçerideki Fb maçına kadar bir türlü taktik oturmadı, o maçla beraber durdurulmaz olduk.
2012-13: Hem lig, hem Avrupa'da çok kötü başlangıç. Cluj deplasmanı ile beraber coştuk. 71 puan ile şampiyonluk geldi.
2017-18: Sezona Tudor ile başlandı. Terim Gençlerbirliği maçına kadar, bir sürü puan kaybetti. Son 6 hafta 18 puan alıp kazandık.
2018-19: İlk 3 hafta ve ŞL'de ilk maç süper ama ondan sonra korkunç bir kötü gidiş. İlk yarı sadece 27 puan alındı. İkinci yarı 16 maçta 42 puan ve Başakşehir'in üst üste kayıpları ile şampiyonluk geldi..
2019-20: Berbat bir transfer dönemi, ismi konamayacak kadar kötü ilk yarı. İkinci yarı 10 maç dehşet bir performans ama bu kez araya beklenmedik virüs girince her şey çöp oldu.

Yani buradan şu sonuç çıkıyor; Terim belki bilerek, belki de beceremiyor ama ilk yarıları hep çok kötü geçiriyor. Evet bazı hocalar son 2-3 aya en zirvede girecek şekilde hazırlanıyor ama Fatih hoca 2 senedir bunu aşırı abartmış durumda. İlk yarıları resmen çöpe atıyor.

İkinci yarı ne kadar iyi değişim göstersen bile bir yere kadar yetiyor. İşin mucizeye kalıyor.

Muazzam tespitler, bana gore devrim sart artik. Okan buruk sezon sonu gelmez ama seneye terim biraktigi zaman hemen gelmeli.
 
terim kendi bırakmazsa, yerine gelen için o koltuk cehennem olur. Mancini örneği gibi.
abartmayın şu olayı yav doğru düzgün bi td gelsin kimse doğru düzgün anmaz bile
rijkaarda okadar sabır yemini edilirken adı mı anıldı
ve rikering beye rikering bey denirken adımı anılıyordu
doğru adamı getirsinle yeter
 
Su ligin ilk yarisinin olayina bir cözüm bulmali.

Üniversite ögrencisi gibi tüm dönem yatip son haftalarda sinava calismak gibi oluyor bizimkisi iki sezondur.

Bu sezon da ilk yaridaki berbat ötesi performansimiz yedi bitirdi bizi. Buna bir cözüm bulursak hem hoca yipranmaz hem takim hem de biz.
 
abartmayın şu olayı yav doğru düzgün bi td gelsin kimse doğru düzgün anmaz bile
rijkaarda okadar sabır yemini edilirken adı mı anıldı
ve rikering beye rikering bey denirken adımı anılıyordu
doğru adamı getirsinle yeter

o zamanlar milli takımda uzun süredir çalışıyordu. 2013'te Mancini daha gelir gelmez Juve maçına çıktı deplasmanda adama tüm sorular Terim ile ilgiliydi. Ocak-Şubat'a kadar hep Terim gölgesinde çalıştı. Ondan sonra Terim, Demirören ile gülerek sözleşme imzalayınca çoğu kişi Terim'e karşı soğudu da öyle bitti.

2004'te kendi bırakınca Hagi'ye herkes sahip çıkmıştı mesela.
 
Ilk yarilarin sikintili gecmesi Fatih hoca kaynakli olabilir evet Ama ffp den dolayi her sezona yeni kadrolarla baslamak dezavantaj oluyor Bunu da göz önünde bulundurmak lazim

Seri örnegini vermekte fayda var,ligin Ilk yarisinda yerden yere vurulan seri ocak ayindan itibaren bambaska bir performans ile karsimiza cikti

Adaptasyon süreci yeni kadrolarda uzun surebiliyor
 
o zamanlar milli takımda uzun süredir çalışıyordu. 2013'te Mancini daha gelir gelmez Juve maçına çıktı deplasmanda adama tüm sorular Terim ile ilgiliydi. Ocak-Şubat'a kadar hep Terim gölgesinde çalıştı. Ondan sonra Terim, Demirören ile gülerek sözleşme imzalayınca çoğu kişi Terim'e karşı soğudu da öyle bitti.

2004'te kendi bırakınca Hagi'ye herkes sahip çıkmıştı mesela.

öyle bi gündem vardı ve terimle alakalı olacaktı tabii gayet doğal çok konuşulan bi ayrılık sonrası çok konuşulan bi adamın yerine geldi ve bunu da biliyor olması gerek? bunlara dayanamayacak narin bi yapıya sahipse çok yanlış yere gelmiş zaten kaldı ki italya gibi bi ülkenin vatandaşı benzer olaylara defalarca şahit olmuş olmalı süpriz olmamıştır.

2. kısımda güzel fakat yanlış bi örnek vermişisn hagi şampiyonluğu içerideki gençler maçında bırakınca trbünler imparator terim diye inliyordu maç sonu

sen doğru adamı getir fatih terim falan anılmaz. kusura bakma kaşını gözünü sevdiğiniz yabancı hocaların başarısız olmalarını buna bağlıyorsunuz sürekli. bu genç menç ama zekice hamlede bu sene adet haline geldi

aynı şekilde o dönem pek topa girmezidim ama takip ederdim mevzuları tudor zamanı da tüm ihaleyi musleraya kesiyordun üstat yabancılar olunca nedense bahane çok oluyor. bak hoca korona sonrası takımı leş vaziyette oynatıyor 1 kişide çıkıp bahane aramıyor doğru olarak ihaleyi hocaya kesiyor.
 
Andone yerine Temmuz ayinda Vedat tarzi birini bulsak yine 2 3 maci kazanirdik. Vedat, Sorloth vs vs. 2 sezon ust uste forvetsiz basladik. Denizli, Konya derken ritmi kaybettik. Bu ligde eksikligini hissedecegin tek mevki forvet.
 
öyle bi gündem vardı ve terimle alakalı olacaktı tabii gayet doğal çok konuşulan bi ayrılık sonrası çok konuşulan bi adamın yerine geldi ve bunu da biliyor olması gerek? bunlara dayanamayacak narin bi yapıya sahipse çok yanlış yere gelmiş zaten kaldı ki italya gibi bi ülkenin vatandaşı benzer olaylara defalarca şahit olmuş olmalı süpriz olmamıştır.

2. kısımda güzel fakat yanlış bi örnek vermişisn hagi şampiyonluğu içerideki gençler maçında bırakınca trbünler imparator terim diye inliyordu maç sonu

sen doğru adamı getir fatih terim falan anılmaz. kusura bakma kaşını gözünü sevdiğiniz yabancı hocaların başarısız olmalarını buna bağlıyorsunuz sürekli. bu genç menç ama zekice hamlede bu sene adet haline geldi

aynı şekilde o dönem pek topa girmezidim ama takip ederdim mevzuları tudor zamanı da tüm ihaleyi musleraya kesiyordun üstat yabancılar olunca nedense bahane çok oluyor. bak hoca korona sonrası takımı leş vaziyette oynatıyor 1 kişide çıkıp bahane aramıyor doğru olarak ihaleyi hocaya kesiyor.
Desteklenen bir sürü hoca vardı. Hagi efsanemiz. Gerets'i herkes çok sevdi destekledi. Skibbe aynı şekilde . Riekerink beydi mesela. Rijkaard'a(Ve polat'a)acayip tahammül edildi. Hamza Hamzaoğlu vs. Başka bir ortak noktaları daha var ki başarısız olduklarında taraftarın bu tavır doğal olarak değişti. Yani başarısızlığa sürükleyen taraftar değildi ama başarısız dönemde sabretme konusunda Terim'e daha fazla kredi veriyor. Çünkü adam 20 tane kupa kazanmış. Olay bu kadar. Özel bir baskı oluşturmasının sebebi adamın absürt lig istatistiği ve tek avrupa şampiyonluğunu kazanmış olması. Dolayısıyla Tudor'dan daha fazla güveniyor taraftar. Ama iyi oynatırken Tudor da kraldı kimse Terim falan demiyordu.
 
öyle bi gündem vardı ve terimle alakalı olacaktı tabii gayet doğal çok konuşulan bi ayrılık sonrası çok konuşulan bi adamın yerine geldi ve bunu da biliyor olması gerek? bunlara dayanamayacak narin bi yapıya sahipse çok yanlış yere gelmiş zaten kaldı ki italya gibi bi ülkenin vatandaşı benzer olaylara defalarca şahit olmuş olmalı süpriz olmamıştır.

2. kısımda güzel fakat yanlış bi örnek vermişisn hagi şampiyonluğu içerideki gençler maçında bırakınca trbünler imparator terim diye inliyordu maç sonu

sen doğru adamı getir fatih terim falan anılmaz. kusura bakma kaşını gözünü sevdiğiniz yabancı hocaların başarısız olmalarını buna bağlıyorsunuz sürekli. bu genç menç ama zekice hamlede bu sene adet haline geldi

aynı şekilde o dönem pek topa girmezidim ama takip ederdim mevzuları tudor zamanı da tüm ihaleyi musleraya kesiyordun üstat yabancılar olunca nedense bahane çok oluyor. bak hoca korona sonrası takımı leş vaziyette oynatıyor 1 kişide çıkıp bahane aramıyor doğru olarak ihaleyi hocaya kesiyor.

Hagi dönemi evet ilk Bjk maçında "Return of the king" diye kocaman kareografi yapıldı. Bahsettiğin Gençler maçı 2.sezonunun son 2-3 maçından biriydi. Şampiyonluğun kaçtığı maç. Terim o dönem daha boştaydı, 1 ay sonra Milli takıma gidecekti. Milli takımda olsa kimse öyle demezdi.

Tudor'u ben beğeniyordum evet. Transferleri ve o sene ki fizik gücü malum. 2 senedir o takımın fizik gücünü yakalayamadık. Fernando-Gomis 33-34 yaşında bile para etti. Terim bu sene az para mı harcattı? Kaçı başarılıydı.

Muslera'yı Akhisar ve Bjk maçı için suçladım evet. Akhisar maçında yediği golleri hatırlarsan o kalitede birinin asla yemeyeceği goller. Bjk maçı ilk yarı iyi-kötü dengede gidiyordu. Daha 20.saniye topu elinden kaptırınca bir anda maç koptu.

Tudor dönemi hakkında çok yazdım, bugün isterse Barcelona'yı amatöre küme düşürsün, yine de o dönem benim gözümde haksızlık yapıldığı düşüncesini değiştirmez.
 
Hagi dönemi evet ilk Bjk maçında "Return of the king" diye kocaman kareografi yapıldı. Bahsettiğin Gençler maçı 2.sezonunun son 2-3 maçından biriydi. Şampiyonluğun kaçtığı maç. Terim o dönem daha boştaydı, 1 ay sonra Milli takıma gidecekti. Milli takımda olsa kimse öyle demezdi.

Tudor'u ben beğeniyordum evet. Transferleri ve o sene ki fizik gücü malum. 2 senedir o takımın fizik gücünü yakalayamadık. Fernando-Gomis 33-34 yaşında bile para etti. Terim bu sene az para mı harcattı? Kaçı başarılıydı.

Muslera'yı Akhisar ve Bjk maçı için suçladım evet. Akhisar maçında yediği golleri hatırlarsan o kalitede birinin asla yemeyeceği goller. Bjk maçı ilk yarı iyi-kötü dengede gidiyordu. Daha 20.saniye topu elinden kaptırınca bir anda maç koptu.

Tudor dönemi hakkında çok yazdım, bugün isterse Barcelona'yı amatöre küme düşürsün, yine de o dönem benim gözümde haksızlık yapıldığı düşüncesini değiştirmez.
hagi ye yine denirdi şu kayserideki hırsızlık mevzusundan dolayı aslında aralar biraz soğuktu o dönem neyse ki unutuldu.
kabul etmesi neden bu kadar zor bilmiyorum fakat tudora haksızlık yapılmadı üstat. sezon başı çok diri bi takım yarattı evet sezonu erken açmanında etkisiyle neredeyse ligdeki rakiplere tur bindirdik fakat gel gelelim o çok meşhur 8 hafta ilerledikçe güç tükenmeye başladı ve soyunma odasını da kaybetmeye başladı ve puan farkı eridi dursun baktı şampiyonluk gidiyor seçimde var dedi rakibinin seçim vaadini gerçekleştirdi. hepsi bu.
transferlerle alakalı kısıma pek bişey diyemiyeceğim marcao lyundima vs derim kalkar bi cagne dersin pek bi karşılık veremem.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt