Bu sezon kendi icimizde yasadigimiz sorunlar bizi ilgilendiren konulardir, Galatasaray´in teknik direktörden, hatta yönetimden bile bagimsiz agir ekonomik sorunlari var. Kimse bu durumda güllik güllistanlik istedigini alip, istedigini verip kulüp yönetemeyecekti. Bunu gögüsleyebilecek ancak bir para babasi olabilir, ama icimizde o zaten yok.
Sezon icinde revizyon yapmak zorunda kalmak, hele ki devre arasi dahi yokken transferin resmen son gününde oldukca risklidir. Yeni gelen oyuncularin takimin oyununa adapte olmasi mümkün degildi. O yüzden bir kere ligin ikinci yarisinda oyun sablonumuz yok. Yeni yeni alisiyor oyuncular. Ancak korkarim ki sezon sonunda yine o gidecek, bu kalacak, o gelecek son dakikalarda ve yine corba bir sekilde sifirdan sezona baslayacaz. Buna hoca, yönetim degisikligi de dahil. Istikrarsizliga devam.
Bu sezonun genelinden bahsedersek, benim simdiye dek süperligde gördügüm en kirli sezondur bu. Genel anlamda bu olay abartilir, ve ilk ben itiraz ederim. Cünkü normal bir sezonda bir takimin iki üc pozisyon fazlasinda kaytarilmasi mesele yapilacak birsey degil.
Ancak bir sezon boyunca bir takimin "kanatlar icine alinip" ve bir takimin her firsatta kafasina vuruldugunu ilk defa görüyorum. Zayif oldugumuz, ancak morallenebilecegimiz her türlü macta, nezaman geriye düssek, yada ayaga kalkmaya calissak kafamiza hakemin yumrugunu yedik.
Rakiplerimiz bukadar kötü olmasa, özellik ile de BJK bu sezon gercekten sansimiz olmazdi sampiyonluga zaten. Bizi ic mesele olarak ilgilendiren, neden bunun üstesinden gelecek kadar iyi olmadigimiz konusudur. Tüm firsatlari ellermiz ile teptik hemde en zor asamalari gecmisken.