Fenerbahçe Hakkındaki Tüm Konular [Lütfen Başka Başlık Açmayınız!]

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bence gerek bile yok :)



Ülkemizi rezil hüsva ettiler bu yıl Avrupa klasmanında.Yazık oldu adamlar 5 kuruş para kazanamadılar.



Yanılıyorsun 15 milyon euro kazandı Fenerbahçe sağolsun, Skibbe ve Galatasaray sayesinde :).



Aziz Yıldırım alsın şimdi kafasına göre teknik direktörle betondand a anlayan futboldan da süper ekibiyle yürüye yürüye şampiyon yapsın süper ligde, Löw'ü göndermek en büyük hatamdı diyen adam Zico'yu da aynı kafayla gönderiyorsa ya bu en basit ifadeyle işbilmezliktir ya da herşeyi ben yaparım diyen kibir ve egodan dolayıdır.
 
Bunlardı değil mi,antu'da ezik ezik bizim gruptan çıkamama ihtimalimizle dalga geçen,bir halt yiyemezler diye havaya giren ?



Sonuç ortada işte ;



Berlin,Benfica,Olympiakos..3 harika oyun,3 hairka galibiyet.

Kiev,Arsenal,Porto..Sadece ve sadece 2 puan..;)



Ben G.S'ı sadece Hertha maçında beğendim Benfica'nın gruptaki durumu ortada, Metalist bizim berabere kaldığımız Ukrayna liginde Kiev'in kaç puan altında bir tabloya bakın isterseniz, şampiyonlar ligiyle Uefa kıyas kabul etmez sonuçta elendiğiniz Steau'nun durumuda ortada.



Galatasaray'ın oynadığı futbolda çok içaçıcı değil 2000 yılındaki takımla alakası yok ne Lincoln bir Hagi ne Baros Hakan Şükür ne SAntchiz bir Taffarel ne de Meira bir Popescu değil bu kadroyla Galatsaray'ın Uefa'da çeyrek final oynaması çok büyük başarıdır bana göre.
 
17_236228_don.jpg
 
Ohooovvv fotoğraf süpermiş :D



Bu arada Dinamo ile Metalist karşılaştırılmış ne güldüm hele :D Porto ile Benfica'ya baksın biraz arkadaşlar o zaman.. Ya da CL'de 2.tura çıkan Panathinaikos'un olduğu ligde Olimpiyakos kaçıncı sıradaymış otursun incelesinler benim de ağzımı açtırmasınlar.. Dün ki rezil futboldan sonra hala nasıl konuşabiliyorlar anlayamıyorum açıkçası.. Uykum geldi resmen..



Aziz Yıldırım lafını sindirmekle uğraşıyordur sanırım şu anda.. Tesadüf nasıl olurmuş öğrendik gerçekten teşekkür ediyoruz Aziz beye :D
 
Ohooovvv fotoğraf süpermiş :D



Bu arada Dinamo ile Metalist karşılaştırılmış ne güldüm hele :D Porto ile Benfica'ya baksın biraz arkadaşlar o zaman.. Ya da CL'de 2.tura çıkan Panathinaikos'un olduğu ligde Olimpiyakos kaçıncı sıradaymış otursun incelesinler benim de ağzımı açtırmasınlar.. Dün ki rezil futboldan sonra hala nasıl konuşabiliyorlar anlayamıyorum açıkçası.. Uykum geldi resmen..



Aziz Yıldırım lafını sindirmekle uğraşıyordur sanırım şu anda.. Tesadüf nasıl olurmuş öğrendik gerçekten teşekkür ediyoruz Aziz beye :D



Sezon başı da demişti ya bir laf azize :)



Bu kadro yürüye yürüye şampiyon olur diye :D:D
 
Colin Kazım Aragones'e küfretti



Fenerbahçe'de Colin Kazım, Kiev maçı kadrosunu almayınca sinirlenerek Aragones'in odasını basıp küfür etti.

F.BAHÇE’NİN kadro yetersizliği yüzünden rakip kaleye bile gidemediği Kiev deplasmanında Colin Kazım ile Emre’nin niye 18 kişilik kadroya alınmadığı ortaya çıktı.. İşin ucu cuma gecesi oynanan Denizli maçına kadar dayanıyor.. Aragones, Denizli maçının devre arasında Colin Kazım’ı “Sana verdiğim hiçbir görevi yerine getirmiyorsun.. Böyle oynarsan seni çıkarırım” diye uyarıyor.. Kazım “Yes sir” karşılığını veriyor ama 2. devre de sahada bildiğini okuyor.. ’Dede’ maçtan sonra soyunma odasında herkesin içinde Kazım’a 2. fırçayı da atıyor: “Gökhan sakatlanmasa seni kenara alacaktım.. Mecburen kaldın ama yine verilen görevi yapmadın..” Kazım yine kafası önünde hocasını dinliyor..



İKİSİ DE İDMANDA YOK



DERKEN pazartesi sabah idmanında ipler geriliyor.. Kazım, “Kasığımda ağrı var” deyip kaytarmaya yelteniyor ama yine de idmana çıkıyor.. Emre ise Aragones’e gidip “Hocam sizden rica etsem, bugün salonda çalışabilir miyim?” diye soruyor.. İspanyol teknik adam “Hayrola, neyin var?” diye sorunca “Arka adalemde hafif bir ağrı var, çok önemli değil ama kendimi riske etmek istemiyorum” karşılığını alıyor.. İdmandan kaçan oyunculara karşı sert tavırlarıyla tanınan Dede, pazartesi akşamı panoya astığı maç kadrosuna Colin’i de Emre’yi de almıyor



KAPILARI ÇARPIP GİTTİ



DENİZLİ’DE attığı golle moral depolayan Emre’nin yokluğu yönetimin dikkatini çekiyor, yöneticiler Emre’yi arayıp “Hayırdır, neyin var?” diye merak ediyorlar.. Emre ise “Hiçbir şeyim yok.. Sadece son idmana çıkmadım.. Kiev’de oynamazsam nerede oynayacağım” diyerek tepkisini ortaya koyuyor.. Aragones ise yöneticilere “Sakat adamları kadroya alacağıma 18 sağlam adamla oynamayı tercih ederim” diye kestirip atıyor.. En büyük tepki ise Colin Kazım’dan geliyor.. “Beni nasıl kadroya almazsın?” diye Aragones’in odasına giden Kazım, “Hem sahada verdiğim görevleri yapmadın, hem de kasığında problem varmış” karşılığını alıyor.. Çileden çıkan Kazım, “F..k off” diye küfrederek ve kapıları çarparak Samandıra’yı terkediyor.. Bu olaydan sonra Aragones’in sildiği Kazım’ı başkan Aziz Yıldırım’ın da gözden çıkardığı öne sürülüyor.



Kaynak : Vatan
 
Colin Kazım Aragones'e küfretti



Fenerbahçe'de Colin Kazım, Kiev maçı kadrosunu almayınca sinirlenerek Aragones'in odasını basıp küfür etti.

F.BAHÇE’NİN kadro yetersizliği yüzünden rakip kaleye bile gidemediği Kiev deplasmanında Colin Kazım ile Emre’nin niye 18 kişilik kadroya alınmadığı ortaya çıktı.. İşin ucu cuma gecesi oynanan Denizli maçına kadar dayanıyor.. Aragones, Denizli maçının devre arasında Colin Kazım’ı “Sana verdiğim hiçbir görevi yerine getirmiyorsun.. Böyle oynarsan seni çıkarırım” diye uyarıyor.. Kazım “Yes sir” karşılığını veriyor ama 2. devre de sahada bildiğini okuyor.. ’Dede’ maçtan sonra soyunma odasında herkesin içinde Kazım’a 2. fırçayı da atıyor: “Gökhan sakatlanmasa seni kenara alacaktım.. Mecburen kaldın ama yine verilen görevi yapmadın..” Kazım yine kafası önünde hocasını dinliyor..



İKİSİ DE İDMANDA YOK



DERKEN pazartesi sabah idmanında ipler geriliyor.. Kazım, “Kasığımda ağrı var” deyip kaytarmaya yelteniyor ama yine de idmana çıkıyor.. Emre ise Aragones’e gidip “Hocam sizden rica etsem, bugün salonda çalışabilir miyim?” diye soruyor.. İspanyol teknik adam “Hayrola, neyin var?” diye sorunca “Arka adalemde hafif bir ağrı var, çok önemli değil ama kendimi riske etmek istemiyorum” karşılığını alıyor.. İdmandan kaçan oyunculara karşı sert tavırlarıyla tanınan Dede, pazartesi akşamı panoya astığı maç kadrosuna Colin’i de Emre’yi de almıyor



KAPILARI ÇARPIP GİTTİ



DENİZLİ’DE attığı golle moral depolayan Emre’nin yokluğu yönetimin dikkatini çekiyor, yöneticiler Emre’yi arayıp “Hayırdır, neyin var?” diye merak ediyorlar.. Emre ise “Hiçbir şeyim yok.. Sadece son idmana çıkmadım.. Kiev’de oynamazsam nerede oynayacağım” diyerek tepkisini ortaya koyuyor.. Aragones ise yöneticilere “Sakat adamları kadroya alacağıma 18 sağlam adamla oynamayı tercih ederim” diye kestirip atıyor.. En büyük tepki ise Colin Kazım’dan geliyor.. “Beni nasıl kadroya almazsın?” diye Aragones’in odasına giden Kazım, “Hem sahada verdiğim görevleri yapmadın, hem de kasığında problem varmış” karşılığını alıyor.. Çileden çıkan Kazım, “F..k off” diye küfrederek ve kapıları çarparak Samandıra’yı terkediyor.. Bu olaydan sonra Aragones’in sildiği Kazım’ı başkan Aziz Yıldırım’ın da gözden çıkardığı öne sürülüyor.



Kaynak : Vatan



Are you coach?Are you big coach?F..k of you!F..k of you!:D:D:D:D
 
hehe su emreyi görünce gülesim geliyor ne kepaze herif bu yaa? :D:D

bu arada bir oynuyor bir oynamiyor... :D
 
Galatasaraya gelmesi kendisi için daha yararlı olur. İlhan Parlak örneği varken Fenerbahçe'ye gitmesi çok büyük hata olur.
 
Dünyanın en formsuzu



Dünyanın en formsuzu: Güiza



dni_gz_postr.jpg




Mallorca'dan İspanya Gol Kralı unvanı ile geldi, Fenerbahçeli milyonlar çok şey bekledi ama henüz istenileni veremedi! Güiza, şuan dünyanın önemli ligleri üzerindeki diğer gol kralları ile kıyaslandığı zaman "Dünyanın en formsuz gol kralı" durumunda.. İşte çarpıcı araştırma..



Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun (IFFHS) yaptığı değerlendirmeler sonucu dünyanın en zor ligi kabul edilen İspanya La Liga'da, 27 gol atarak 'Gol Kralı' unvanıyla Fenerbahçe'ye gelen Daniel Güiza'nın bu sezon gösterdiği performans hayal kırıklığı yaratıyor.



Avrupa futbolunda Liglerin sona ermesi akabinde başlayan Euro 2008'in tamamlanmasıyla beraber, geçen yıl yakaladığı ivme ve gösterdiği performanslar ile sıradan futbolcu imajlarından sıyrılıp kendini kanıtlayan 4 isim göze çarptı. Milan'ın Genoa'ya kiraladığı İtalyan golcüsü Marco Borriello, Palermo'da gösterdiği performans ile bu sezon Juventus'a transfer olan Amauri De Carvalho, Rusların parlayan yıldızı Andrei Arshavin ve Mallorca'da attığı golleri Euro 2008' de devam ettiren Daniel Güiza…



Gösterdikleri üst düzey performans ile bir anda dikkatleri üzerine çekerek fiyatlarını katlamayı başardılar. 2005 yılında 800 bin euro'ya transfer olduktan sonra 2007 sezonunda Mallorca'ya 5 milyon euro'ya ve son olarak Fenerbahçe'ye 14 milyon euro'ya transfer olarak değerini her geçen sezon arttıran Güiza, bu yılki grafiğiyle eski değerini sarstı. Geçen yıl Mallorca formasıyla lig ve kupalar olmak üzere çıktığı 47 maçta 31 gol atıp 9 asist yapan Güiza, bu yıl Fenerbahçe formasıyla 27 maçta 6 gol atıp 7 asistle kaldı. Attığı 6 golden 3'ü lig 3'ü de Şampiyonlar Ligi’ndeki golleri olmasıyla beraber Süper Lig'de 3 golle kalması büyük hayal kırıklığı olarak göze çarpıyor.



Elbette ki bunda muhakkak, takımdaki rekabet düzeyinin düşüklüğü, yabancı bir ülkeye uyum sağlamanın zorluğu ve Euro 2008 sonrası fazla dinlenememe gibi kıstasların payı var. Deivid ve Lincoln örneğinde olduğu gibi, benzer bir tablo çizen iki futbolcunun bugün sergilediği performans da göz önüne alındığında, sabredildiğinde böyle futbolcuların takımlarına ne gibi katkı sağlayabileceği görülebiliyor.



28 yaşındaki Amauri 15.3 Milyon Euro + 1 İtalyan futbolcu karşılığında transfer olurken, 27 yaşındaki Rus Arshavin için Ruslar 25 milyon Euro, İtalya'da geçen sezon 19 gol atarak gol krallığında üçüncü olan 27 yaşındaki İtalyan Marco Borriello için Milan 20 milyon euro değer biçiyor. Tüm bunlara bakıldığında dünyanın en zor liglerinden birinde gol kralı olmuş olan 28 yaşındaki Güiza için biçilen değerin yüksek olduğu söylenemiyor.



Fakat Güiza’nın 12 hafta geçirdiği ve henüz 3 gol attığı Turkcell Süper Lig'de, savunma oyuncusu Lugano ile Roberto Carlos'un da 3 gol atması, İspanyol futbolcunun formsuzluğunu iyice su yüzüne çıkarıyor. Okçunun bu yıl çizdiği grafik, Huelva ve Getafe'de sezonu tamamladığı 9 ila 11 gollük dönemlerini hatırlatmaya başladı.



Bununla beraber Dünyanın önemli ligleri üzerindeki diğer gol kralları ile kıyaslandığı zaman Güiza, “Dünyanın en formsuz gol kralı” olarak görünüyor. Geçen yıl Daniel Güiza ile beraber Avrupa liglerindeki diğer gol kralları bu sezon yine gollerine devam ederken Güiza eski performansından çok uzak...



Önemli yabancı liglerdeki gol krallarının bu sezon gösterdikleri performansları şöyle...



Cvtanch_arj.jpg
grdns_arj.jpg




Arjantin Ligi



İki aşamalı olan Arjantin Ligi’nde 2007/08 sezonunun açılış bölümünün gol kralı 27 yaşındaki German Denis, Independiente formasıyla 18 gol atarak kral olmuştu. Bu sezon 8 milyon euro bedelle Napoli'ye transfer olan Denis, lig ve kupalarda oynadığı toplam 25 maçta 7 gol atıp 3 asist yaparak adından söz ettirmeye devam ediyor. Guiza gelmeden önce Fenerbahçe ve Trabzonspor için transfer iddiaları Arjantin basınında ciddi şekilde yer alan Denis, İtalya'da gol krallığını üst sıralarda kapatabilir. Arjantin liginin kapanış bölümünün gol kralı Darío Cvitanich ise attığı 13 gol karşılığında 7 milyon euro'ya bu sezon Ajax'a transfer oldu. Ancak sezonun ilk maçlarında dizinden yaşadığı sakatlık yüzünden 2 ay forma giyemeyeceği açıklandı ve henüz Ajax formasıyla golle tanışamadı.



jsel_bre.jpg




Brezilya Ligi



Geçen yıl Brezilya Ligi’nde küme düşen Parana teselliyi ligin gol kralını çıkararak buldu. 28 yaşındaki golcüsü Josiel attığı 20 golle krallığı elde etti. Fiziksel görüntüsüyle efsane Brezilyalı futbolcu Socrates'e çok benzeyen Josiel’e takımı küme düşünce yüksek miktarlı teklifler gelmedi. Sonuç olarak Suudi Arabistan kulübü Al-Wahda'nın yaptığı 3 milyon euro'luk teklifi kabul ettiler ve transfer gerçekleşti. Uzun süredir Ronaldo`yu transfer etmek isteyen Flamengo, Arabistan Ligi’nin sona ermesiyle beraber Josiel'i kiraladı. Josiel, Flamengo formasıyla sonradan girmesine rağmen 5 maça çıktı ve 1 golü var, gollerine kaldığı yerden devam ediyor.



Belçika Ligi



Belçika ligi şampiyonluğunun en büyük adaylarından Club Brugge, geçen sezon forvette yaşadığı sıkıntısını, 3 milyon euro bonservis ödeyerek geçtiğimiz sezon Charleroi formasıyla attığı 18 golle, gol krallığı yaşayan 22 yaşındaki genç Nijeryalı Joseph Akpala ile giderdi. Ünlü Belçikalı menajer Didier Frenay'ın Nijerya'da izleyip keşfettiği Akpala bu yılda oldukça formda ve Brugge formasıyla 22 maçta 7 gol 3 asistle yıldızını parlatmaya devam ediyor.



Svrks_cek.jpg




Çek Ligi



Daha önce Milan Baros'u Çek futboluna hediye eden Banik Ostrava kulübü, şimdilerde bir başka yıldız golcü Vaclav Sverkos'un golleriyle başarılı olmaya başladı. Sverkos geçen yıl Çek liginde attığı 16 golle milli takıma kadar yükseldi ve Koller'in ilerleyen yaşı itibari ile Baros'un milli takımda ki en büyük rakibi haline geldi. Banik Ostrava'dan 20 yaşında ayrılıp sırasıyla Mönchengladbach, Hertha Berlin ve Austria Wien formaları giydikten sonra 300.000 euro bedelle tekrar yuvaya dönen 25 yaşında ki Sverkos, bu sezonda formundan bir şey kaybetmedi.Lig ve kupalarda olmak üzere toplam 20 maçta 7 gol atarken 8'de asist yaptı. Slavia Prag'lı Tomas Necid ile beraber gol krallığının en büyük adayı olarak gösteriliyor.



Avusturya Ligi



12 yıl Bayern Münih forması giydikten sonra geçirdiği ağır sağlık problemleri ve sakatlıklar yüzünden uzun süre formasından uzak kakab Alexander Zickler, sağ bacağındaki incik kemiğinde (dizkapağından topuğa kadar olan kemik) oluşan bir tümör yüzünden futboldan epeyce uzak kalmıştı. Ameliyatla tümörü aldırdıktan bir süre sonra aynı bacağının 3 yerinden kırılması sonucu sahalara yine uzun süre veda etmek zorunda kaldı. Felix Magath'ın da takımın başına geçmesiyle bileti kesildi ve biten sözleşmesi yenilenmedi Avusturya Ligi’nin en prestijli kulübü Red Bull Salzburg'un teklifini kabul etti ve sahalara döndü. 35 yaşındaki yıldız futbolcu 3 yıldır Salzburg forması giyiyor, 2006 yılında attığı 22 gol ve 2007 sezonunda attığı 16 golle Avusturya Liginin son 2 yıldır gol kralı unvanını elinde bulunduruyor. Takımın hocası Lothar Matthaus bu sezon hücum hattındaki tercihini Janko-Nelisse ikilisinden yana kullansa da birçok maçta sonradan oyuna giren Zickler 18 maçta attığı 5 gol 4 asist ile takımın süper yedeği durumunda…



Rnd_ing.jpg




İngiltere Ligi



Beckham'ın Real Madrid'e gidişinden sonra menajer Alex Ferguson o dönem 18 yaşında olan Ronaldo'yu yaklaşık 18 milyon euro bedelle transfer ederek kafaları karıştırmıştı. Beckham gibi bir yıldızın 7 numaralı formasını 18 yaşında bir Portekizliye verip yerini doldurmaya çalışması Ferguson'a karşı olan eleştirileri arttırmıştı. Beckham'dan farklı bir tarzı olan flamboyan stildeki (bir anda parlayan, özel çalımlar atabilen) bu kanat oyuncusuna Ferguson desteğini her zaman gösterdi. Ronaldo dünya yıldızı olma yolunda ciddi adımlar atarken geçen yıl gösterdiği performans ile zirveye çıktı. Oynadığı her sezon attığı gol sayısını yükseltmeyi başaran Ronaldo, bir kanat oyuncusu olmasına rağmen hücuma yaptığı katkılar sayesinde İngiltere Premier Ligi 07-08 sezonunda attığı 31 golle kral oldu. Bununla beraber sezon toplamında oynanan resmi maçlarda attığı 41 golle efsane George Best 'in attığı 28 golle bir sezonda en çok gol atan kanat oyuncusu rekorunu da egale etti. Ronaldo sakatlığı sebebiyle sezon başlangıcını kaçırmış olsa da bu sezon yine gollerine devam ediyor. Bu yıl 20 maçta forma giyen Ronaldo 8 gol atmayı başarırken 5 asist yaptı. Gol krallığında 12 golle tepede duran Anelka'nın en yakın takipçisi…



bnz_fra.jpg




Fransa Ligi



Fransızların Ribery, Nasri, Mexes, Ben Arfa, Gourcuff ve Gomis'le beraber gençleşen kadrosunun en değerli oyuncusu olarak sayılan 20 yaşındaki Karim Benzema, Lyon formasıyla geçen yıl attığı 20 golle Fransa ligi gol kralı unvanını taşıyor.



Lyon başkanı Aulas; ''Dünyanın en pahalı futbolcusu Fransız olmalı, bu yüzden Benzema'nın sözleşmesindeki maddeye göre transferi gerçekleştirmek isteyen kulüp, Lyon'a 100 milyon Euro bonservis bedeli ödemek zorunda'' sözüyle genç yıldızın değerini ortaya koydu. Bu yıl çıktığı 27 maçta attığı 17 gol 3 asist ile yine dikkatleri üzerine çekti. Benzema gösterdiği performans ile Aulas'ı haklı çıkaracağa benziyor.



Japonya Ligi



Son 6 yıldır Japonya’da forma giyen Brezilyalı futbolular, Japon Ligi gol krallığına ambargo koymuş durumdalar. Elbette bu durum Japonların Brezilyalı futbolculara olan ilgisini ortaya koyuyor. En son 2002 yılında Japon milli takımının golcüsü Takahara, Jubilo Iwata formasıyla attığı 26 golle kral olmayı başardı. 2002'den bu yana tüm gol kralları farklı kulüplerde oynayan Brezilyalı futbolcular oldu. 2003 yılında Ueslei, 2004 yılında Emerson, 2005 yılında Araujo ve eski Fenerbahçeli Washington, 2006 yılında Magno Alves ve son olarak 2007 yılında Carlos Alberto Juninho, Kawasaki Frontale formasıyla attığı 22 golle kral oldu. Japonya'da 2008 sezonunun sona ermesine 2 haftalık bir süre kaldı ve gol krallığının ilk sırasında yine bir Brezilyalı futbolcu olan Marquinhos 21 golle yer alıyor. Takipçileri ise yine Brezilyalı Jose Silva Davi, Alessandro Nunes ve geçen sezonun gol kralı Carlos Alberto Juninho yer alıyor. Juninho geçen sezon attığı gol sayısını yakalayamadı ancak gol krallığını ilk 3 sırada bitirmek üzere…



lct_alm.jpg




Almanya Ligi



Rakip takım için hava toplarında tehdit oluşturmasının yanı sıra indirdiği yüksek toplarla, takım arkadaşlarına pozisyon hazırlayabilen ve Dünya futbolunda sayısı oldukça az olan ''pivot santrafor'' tipinin en önemli temsilcilerinden biri olan Luca Toni, geçen yıl attığı 24 golle Bundesliga gol kralı oldu. Tıpkı Güiza gibi 28 yaşından sonra yıldız sayılmaya başlanan ve yüksek bir bonservisle transfer olan Toni bu sezon da çok formda görünüyor. Geçen yıl attıkları hava topları ve uzun paslar sayesinde Toni'nin gol krallığında büyük payı olan Lahm, Hamit ve Ribery sakatlıkları sebebiyle bu sezon uzun bir süre takımda yer alamadı. Buna rağmen 31 yaşındaki Toni bu sezon istediği pasları tam anlamıyla alamasa da 22 maçta 10 gol 5 asist yapmayı başardı.



dlpr_ita.jpg




İtalya Ligi



Dünya'nın gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri olarak kabul edilen Alessandro Del Piero, 1997 ve 1998 yıllarında 2 yıl üst üste Şampiyonlar Ligi Gol Kralı olmayı başaran ender yıldızlardan biridir. Bu başarısına rağmen İtalya'da hiç gol kralı olamamıştı. Bu şanssızlığını Juventus'un Seria B'ye düştüğü sezon ikinci ligde attığı 36 golle kral olarak kırdı. Ardından Seria A'ya yükselen Juventus 'un yine en büyük silahı oldu ve 2007 yılında 21 golle Seria A gol kralı olmayı başardı. Kariyeri boyunca İtalya'da en karizmatik golcü, en popüler İtalyan futbolcu, Avrupa'da yılın futbolcusu, Şampiyonlar Ligi 10. yıl ödüllerinde en iyi forvet oyuncusu, Altın Ayakkabı, 5. ve 4. sınıf İtalya şövalye nişanı gibi çok sayıda ödül ve unvan sahibi olan 34 yaşındaki süper yıldız, bu sezonda oldukça formda ve 20 maçta 9 gol atıp 5 asist yaptı.



hntll_hol.jpg




Hollanda Ligi



Futbolcu fabrikası gibi çalışan Hollandalıların son yıldızlarından Klaas-Jan Huntelaar kariyerine profesyonel olarak PSV'de başladı. Ancak o dönem takımın hocası olan Guus Hiddink, müthiş performansından ötürü Kezman'dan vazgeçemediği için Huntelaar'a şans tanımadı. Bu sebeple diğer kulüplere 2 yıl boyunca kiralandı ve sonuç olarak 900.000 euro bedelle Heerenveen'e satıldı. Buradaki performansıyla adeta patlama yaptı. Attığı 17 gol sonrası devre arasında PSV'nin ezeli rakibi Ajax'a 9 milyon euro bedelle transfer oldu. Devre arasında Ajax'a gelmesine rağmen çıktığı 17 maçta 16 gol atarak toplamda 33 golle 2005 yılında ligin gol kralı oldu ve kalitesini gösterdi. Geçen sezon Ajax formasıyla yine 33 gol atarak ikinci kez gol krallığı unvanını kazanan Huntelaar ile Avrupa'nın büyük kulüpleri ilgileniyor. 1998 yılından beri Hollanda liginde gol kralı olan yıldızların hemen hepsi İngiltere'ye transfer oluyor.. Van Nistelrooy Kezman, Dirk Kuijt ve Afonso Alves gol kralı olduktan sonra Premier Lig'in yolunu tutan yıldızlar. Sadece Van Hooijdonk gol krallığından sonra Fenerbahçe'ye geçiş yaparak bu düzeni bozan isim olarak göze çarptı. Bu doğrultuda Huntelaar'in diğer Hollanda gol kralları gibi yakın bir zamanda İngiltere'ye transfer olması bekleniyordu ama Real Madrid 20 milyon euro ödeyerek onu kaptı. Geçen sezonun devre arasında transfer edilen Luis Suarez ile hücum hattında Avrupa'nın en formda ikilisi olarak görünen Huntelaar, bu sezon Ajax formasıyla çıktığı 20 maçta 11 gol 3 asist yaparak doğru bir transfer seçimi olduğunu gösteriyor.



lsndr_prt.jpg




Portekiz Ligi



Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Liginde Porto ile oynadığı tüm maçlarda Fenerbahçe'ye gollerini atan Lisandro Lopes, geçen yıl attığı 24 golle Portekiz Ligi’nde gol kralı olmuştu.



Porto'nun 2005 yılında 8 milyon euro bonservis bedeli ödeyerek transfer ettiği 25 yaşındaki Lisandro'nun performansı her geçen sezon daha da artıyor. Bu sezon Porto formasıyla çıktığı 17 maçta 7 gol 5 asist yapmayı başardı ve oldukça formda…



Türkiye Ligi



9 yıldır Fenerbahçe bünyesinde bulunan ve geride kalan sezonlarda 20 farklı forvet oyuncusuyla oynayan, son yılların en önemli yerli forvet oyuncularından biri Semih Şentürk... 2007 Türkiye liginde gol kralı olarak `Nöbetçi golcü' lakabından geçtiğimiz biraz olsun kurtuldu. Euro 2008'de milli takımımız adına gösterdiği performansta takdire şayandı. Bu sezonda oldukça iyi bir form grafiği çiziyordu. Birçok maçta sakat olarak mücadele etmesine rağmen 18 maçta 9 gol atarak 4 asist yapmayı başardı. Sağ dizi dış menüsküsünde yırtık ve menüsküs etrafında oluşan bir kist yüzünden geçtiğimiz günlerde ameliyat olmak zorunda kaldı.



omotyss_isvc.jpg




Norveç-İsveç-Romanya-Polonya-Galler-İrlanda-İsrail-İskoçya-Yunanistan



Norveç liginde 31 yaşındaki golcü Thorstein Helstad, Brann formasıyla attığı 22 golle geçen yılın gol kralı olmuştu. Bu sezon yine Brann formasıyla çıktığı maçlarda 16 gol atmayı başardı ve gol krallığında ilk sırada yer alırken Le Mans kulübü onu 2 milyon euro bedelle transfer etti. Dolayısıyla Norveç ligi gol krallığı sıralamasından diskalifiye oldu. Buna rağmen gollerine Fransa'da devam ediyor. Le Mans formasıyla çıktığı 15 maçta maçta 4 gol atıp 2 asist yaptı.



Galatasaray'ın UEFA kupasında İstanbul'da oynanan 2-1'lik Helsingborg maçında takımının galibiyet golünü 23 yaşındaki Razak Omotoyossi, geçen yıl Helsingborg formasıyla 15 gol atarak İsveç liginin gol kralı olmuştu. Oldukça dindar bir Müslüman olan ve Kutsal kitabı sık sık okuduğunu açıklayan Omotoyossi Helsingborg'dan ayrılmak istediğini belirtip Suudi Arabistan kulübü Al-Nasr'a transfer oldu. Takımdan ayrılırken İsveç basınına açıklama yapan genç golcü İsveç'teki yaşam tarzından hoşlanmadığını, İsveç bayrağı olan terlikleriyle poz verdi. Takımdan ayrılma sebebini ise futbolcular ile fahişeleri kıyaslayarak ''Biz futbolcular tıpkı fahişeler gibi para neredeyse oraya gideriz'' şeklinde açıkladı.Al-Nasr ile çıktığı 2 maçta 2 gol atmayı başaran Omotoyossi, ülkesi Benin'in grup eleme maçlarında da 7 maçta 7 gol atarak formda olduğunu gösterdi.



1997 yılında Altay kulübü forması giyen ve sadece 7 maç şans tanındıktan sonra Ocak ayında takımdan gönderilen Romanyalı golcü Ionel Danciulescu geçen yıl attığı Romanya liginde Dinamo Bükreş formasıyla attığı 23 golle gol kralı olmayı başardı. Altay kulübü ile ilişkisi kesildikten sonra Romanya liginde çok sayıda gol atan ve milli takıma kadar yükselen 31 yaşındaki Rumen golcü bu yılda Bükreş formasıyla 15maçta 7 gol attı.



Polonya liginin son şampiyonu Wisla Krakow'ün geçen yılki başarısında golcüsü Pawel Brozek'in payı büyüktü. Attığı 22 golle gol krallığına ulaşan Brozek bu sezonda gol krallığında 20 maçta 12 golle lider durumda bulunuyor.



Galler şampiyonu Llanelli kulübünün golcüsü Rhys Griffiths geçen yıl attığı 37 golle gol krallığın koltuğuna oturmuştu. Bu yılda attığı 14 golle krallık koltuğunun ilk sırasında oturuyor.



İrlanda Cumhuriyeti futbol ligini Longford formasıyla attığı 19 golle gol kralı olarak tamamlayan 24 Dave Money,bu yıl Cork City'e transfer olmuştı.Bu yılda 15 gol atarak gollerine Cork City formasıyla devam eden Mooney'i İngiliz kulübü Reading sezon başında 350.000 euro'ya transfer etti.



İsrail futbol liginin sürpriz takımı Hapoel Kfar Saba'nın Gana'lı golcüsü 22 yaşındaki Samuel Yeboah attığı 15 golle İsrail futbol ligi tarihinin ilk Afrikalı gol kralı unvanını kazandı. Hapoel Tel Aviv kulübü bu genç yeteneği sezon başında transfer ederek doğru bir iş yapmış oldu. Yeboah bu sezon attığı 9 golle gol krallığının 2. sırasında yer alıyor.



Celtic geçtiğimiz yıl şampiyonluğu Glasgow Rangers'a kaptırsada 25 yaşındaki Avustralyalı gol makinesi Scott McDonald attığı 21 golle gol kralı olmayı başardı. Bu yıl Yunan golcü Samaras ve Hollandalı Hesselink ile Celtic hücum hattında iyi bir hücum triyosu oluşturan McDonald 6 gol atıp 6 asist yaptı.



Arjantin 2. liginde kiralık olarak formasını giydiği Olimpo formasıyla gol kralı olduktan sonra AEK tarafından kiralanan 25 yaşındaki Arjantinli golcü İsmael Blanco, Yunan liginde gösterdiği olağanüstü performans ile geçen yılda 19 golle gol kralı olmayı başardı.Bu başarısının ardından AEK kulübü Colon kulübünden 850.000 euro bonservis ödeyerek bir gol gol krallarının ne kadar ucuza transfer edilebileceğini kanıtladı. Blanco bu yılda 12 maçta 6 gol attı ve yine gol krallığının en büyük adayı…



Haber Analiz: Koray Düşova / Ajansspor.com
 
bu adam tam kontra atak oyuncusu ;)topu kontrol edip yanındakine servis yapcak özelliği yok,çalım atma özelliği yok.sadece tek vuruş özelliği var oda jardel gibi iyi değil.bıraz hızlı oda baros kadar değil :D

sonuç olarak yanlış transfer!!!guiza sivas ta oynar ama F5 te oynayacak düzeyde bir futbolcu değil ;)
 
Guiza iyi bence, nerden duracagini iyi biliyor, paslari falan guzel ama son vuruslari kotu bence. Bir de oynadigi takim uyduruk olunca ilerde tek basina hic birsey yapamiyor.
 
Aragones: Transfer istemiyorum

403468007.jpg


Fenerbahçe Teknik Direktörü Luis Aragones, devre arasında transfer istemediğini açıkladı.









Antalyaspor maçının ardından düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan İspanyol çalıştırıcı, devre arasında transfer isteyip, istemediği sorusuna net bir şekilde yanıt vererek, ''Hayır istemiyorum. Ocak ayında hiçbir şey istemiyorum'' dedi.



Devre arasında transfer düşünüp, düşünmediği şeklindeki bir soruyu yanıtlayan Aragones, şunları kaydetti:



''Sadece benim yapabileceğim iş değil. Bir parçası olduğum bir iş. Yönetimin ve başkanın da bu işe iştirak etmesi gerekiyor. İkinci devre için değil, daha sonra haziran gibi getirmeyi düşündüğümüz oyuncular olabilir. Ocak ayında transfer vaktinin geldiğini düşünmüyorum. Biraz erken olacağını düşünüyorum. Gelen bir oyuncu belki de form tuttuktan 6 ay sonra gönderilecek. Bir transferin erken olacağını düşünüyorum. Buraya gelmeden zaten yapılmış hazır bir takım vardı. Josico haricindeki transferlere çok fazla karışma imkanım olamadı. Tabii ki de biz bu büyük camiaya 'Evet' demeden önce çok iyi ve kaliteli takım olduğunu biliyordum.''



Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın, takıma devre arasında takviye yapılacağı yönünde açıklaması olduğu hatırlatılan Aragones, ''Tabii ki de kulübün başkanı ve yöneticileri farklı düşünüyor olabilir. Ben bunu geçmişten gelen tecrübe ile söylüyorum. Ama ocak ayında transfer yapmanın şöyle bir anlaşılması olabilir ve 'Sezon başlarken hata mı yaptık?' demeye getirebilir. Ben erken bir zaman olduğunu düşünüyorum. Bazı ekipler vardır sakat oyuncuları bile alırlar, tutarlar'' şeklinde konuştu.



İspanyol teknik adam, konuyla ilgili son olarak yöneltilen, ''Aragones Ocak'ta transfer istiyor mu, istemiyor mu?'' sorusuna da, ''Hayır istemiyorum. Hiçbir şey istemiyorum. Şu anda mevcut şekilde devam edip, en iyi işi çıkartıp, sezon sonu geldiğinde ona göre bakacağız'' yanıtını verdi.



-''KAHİN DEĞİLİM...''-

Aragones, sezon sonunda şampiyon olmayı çok istediğini belirterek, ''Kahin değilim'' dedi.



''Futbolcular gollerden sonra gelip kendisine sarılarak gol sevinci yaşamıyor. Futbolcularla arasında mesafe mi var?'' şeklindeki soruyla başlayan ve üst üste soruların yöneltildiği bölümde Aragones, özetle şunları kaydetti:



''Benim her zaman tercihim, görmek istediğim, golü atanın taraftarlarla bu sevinci paylaşmasıdır. Gol sevincinin herhangi bir antrenörle paylaşıldığını gördük mü şu ana kadar. Ben bu konuda bir şey söylemek istemiyorum. Atılan goller daha fazla seyirci ve ortamla paylaşılırsa, kıymetli oluyor. Gol atan oyuncunun, özellikle benim de çok fazla hoşuma gitmez zaten sevincini benimle paylaşması.



Gazeteciler futbol konusuna iki türlü bakıyor. Seyirci olarak ve işlerinin gerektirdiği uzmanlıkla. Ben ise 4 kanaldan bakıyorum. Daha önce de söylemiştim 'Mayıs'ta görüşürüz' diye. Mayıs'ta bakacağız. Değerlendirme için bir antrenörün en azından 1 yıl çalışması gerekir. Ne 4, ne 5 ayda bir antrenörün yapabileceği çok fazla görülemez.



Tabii ki de bu kulvarda çekişen 3 büyük takım da var. Herkes şampiyon olmak ister. Ben de tabii ki şampiyon olmak istiyorum, ama kahin değilim. Elimden gelenin en iyisini yapıp, Fenerbahçe nasıl şampiyon olacaksa, ona götürmeye çalışıyorum. Hiçbir antrenör şampiyonluk ve başka bir şeyle gündeme gelmek istemez, yaptıklarıyla ve işiyle talep görmek ister. Tabii ki de şampiyonluk gibi bir iddiamız var, ama bu çalışma işidir.''



-LUGANO VE EDU'NUN KART CEZALARI-

Bir soru üzerine de sarı kart cezalısı durumuna düşen Lugano ve Edu'nun, tatile erken çıkmak gibi bir niyetlerinin olmadığını kaydeden Aragones, ''Onlar gerçekten iki sert müdahale sonunda kartlar gördüler. Bizim iç tüzüğümüze baktığınızda, zaten bir oyuncunun böyle bir şey istemeyeceğini görürsünüz. Orada gerekli cezalar vardır. Gazetecilik konusunu anlamakta zorluk çekiyorum. Bazı durumlarda yanlış yoldan gidildiğini düşünüyorum. Doğrular ve gerçekler düşünüldüğünde bazı şeylerin daha çok satacağını düşünüyorum. Her zaman kazananlar burada büyük medya şirketleridir, olaya böyle bakmak gerekir'' şeklinde konuştu.



Kadroya almadığı Maldonado'yu kafasından silip silmediği sorusuna da Aragones, ''Kimseyi kafamdan silmişliğim ya da güle güle demişliğim yok'' yanıtını verdi.



Aragones 7. yabancı tercihinde zaman zaman zorlanıp zorlanmadığı sorusunu da ''Evet bazı durumlarda zorlanıyorum. Şüphe götürmez ki bizim için zorluklar yaşanıyor'' şeklinde yanıtladı.



Kazım ve Emre'nin Kiev'de olmadıkları, ancak bugün 11'de yer aldıkları hatırlatılan İspanyol çalıştırıcı, ''Burada 27 oyuncum var. Hepsi, güvendiğim değerli oyunculardır. Arka kısımlarında, biseps grubunda sakatlıkları vardı. Ama ben takım içinde 27 oyuncuya sahibim ve kim o an en yüksek performansı veriyorsa, ona formayı veriyorum. Fenerbahçe burada bana bu yüzden para veriyor. Ben de gereğini yapıyorum'' diye konuştu.



Yapılan iyi kritiklerin ve kötü kritiklerin kendisini çok etkilemediğini, her zaman pozitif olmaya çalışan bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Aragones, toplantı salonundan ayrılırken, elleriyle omuzlarını göstererek, (Benim omuzlarım geniş, yükü kaldırırım) mesajını verdi.



Bu arada, Aragones, maçtan sonra Lig TV'nin canlı yayınında ''Emre ve Kazım ile ilgili çok şey söylendi. Bu konuyla ilgili açıklama yapmak ister mi?'' şeklindeki soruya ''Çıkan haberler hakkında yorum yapmayacağım. Kadromda 27 oyuncum var. Yeterli kadro derinliğine sahibiz. Biri gider, biri gelir'' yanıtını verdi.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt