Fenerbahçe'yi Küme Düşürme Nöbeti

yalı çocuğu mavi gözlü tehdit etmiş medyayı CAS kararlarını gazetelerinizden ve televizyonlarınızdan yayınlarsanız bir daha reklam vermem diye!!
 
vay, şerefsiz platini, neler dönmüş, neler :mad:



..:: | Sedat TUNALI Resmi Web Sitesi | ::..



ŞİKENİN ŞÖVALYESİ PLATİNİ İSTİFA!

Tarih: 01.07.2014

setatunalii.jpg

UEFA , kendi talimatlarına uygun olarak Fenerbahçe’yi 3. Lige, diğer şikecileri de alt liglere düşürse bile, üzerindeki şikeci dostu ve işbirlikçisi gölgesi Platini’nin sonu olacaktır.







Cas’ın gerekçeli kararının açıklanmasının ardından pek çok kuşku bulutu da dağıldı.



Kişisel olarak Fransa tarihinin en büyük sendika önderlerinden “namuslu” bir babanın oğlu olan Platini’nin “kirli” işlere prim vereceğine hiç ihtimal vermedim, belki de vermek istemedim. Fransızlar tarafından “Fransa Onur Nişanı” ile onurlandırılan bir kişinin, Türkiye’de yaşanan aleni şikeye karşı net bir tavır alacağından ve şikecileri cezalandıracağından zerre kuşkum yoktu, çok kez de yazdım, beni ciddiye aldığı için yanılttığım herkesten özür dilerim.



Zira CAS’ın dün açıkladığı gerekçeli kararında Platini’nin başında bulunduğu UEFA’nın açık açık şikecileri koruduğu ve kişisel olarak şövalyelik ünvanını değersizleştirirken, sportif ahlakın bayrağını da yere düşürdüğü oturaklı ve diplomatik bir dille anlatılmış. CAS düzeyindeki bir kurum, herhangi bir kurumun en hafif tabirle “görevi kötüye kullanma” suçunu işlediğini ve “kirli ilişkiler, rüşvet, vb” gibi menfaat odaklı adımlar atmış olabileceğini ancak bu kadar açık anlatabilirdi.



CAS aslında başta kupası sevinci ve malı hırsızlanmış Trabzonspor olmak üzere, dünya ölçeğinde şikeden mağdur olan tüm kişi ve kurumlara çok çok güçlü hukuki bir belge vermiştir. Trabzonspor Hukuk Kurulu’nun UEFA nezdindeki son başvurusuyla köşeye sıkışan UEFA yönetimi, CAS’ın “şüpheli ilişkiler”i ima eden gerekçeli kararından sonra, ya pimi çekilmiş bombaya dönüşen “Fenerbahçe’yi koruma kollama” görevinden feragat edecek ya da o bombayı elinde patlatarak şike lağımının vidanjörü olacaktır.



CAS’ın gerekçeli kararıyla zan altında kalan UEFA’nın 17 Temmuz’da açıklayacağı cezalar ne olursa olsun şaibeli olacaktır. UEFA , kendi talimatlarına uygun olarak Fenerbahçe’yi 3. Lige, diğer şikecileri de alt liglere düşürse bile, üzerindeki şikeci dostu ve işbirlikçisi gölgesi Platini’nin sonu olacaktır.



Mehmet Ali Aydınlar’ın TFF Başkanlığı sırasında kendisiyle Kıbrıs Larnaka’da “gizli bir buluşma” gerçekleştiren Platini’ye o dönem yine toz kondurmamaya çalıştım. Sayın MAA bana bu görüşmeyi “yazmamak” kaydıyla vermiş ve ben de özel konuşmaya sadık kalarak MAA bu buluşmayı kendisi açıklayana kadar yazmadım. Malum MAA o görüşmede Platini’yi eksi puan ve kupanın sahibine iadesi karşılığında ikna ettiğini açıkladı.



Neresinden bakılırsa bakılsın, bu “anlaşma” da oldukça kirliydi, ancak “tedbir” cezasının uygulandığı o dönem ben bunu bir geçiş dönemi uzlaşısı olarak yorumladım ve taraflara iyi niyetle yaklaştım. UEFA’nın yazılı kurallarını iğdiş eden bizzat kurumun başındaki kişi olsa bile..



Ancak CAS’ın gerekçeli kararının açıklanmasından sonra yeni bilgilere de ulaştım. Benim yüzümden UEFA ile “ticari” ilişkileri zarar gören ve bu nedenle aramıza “mesafe” giren arkadaşımdan bir mesaj aldım.



Mesaj şunu söylüyordu;



Michael Platini Kıbrıs’ta sadece dönemin TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’la görüşmedi. 9-10 ay önce Sayın Platini yine program dışı olarak Kıbrıs’a (ama bu kez Güney Kıbrıs) uçtu ve orada Fenerbahçeli çok ünlü bir kişi ile buluştu. Bu buluşmayı sağlayan da Migros’un satılmasında rol alan ve Platini ile de “arkadaş” olan üst düzey bir yöneticiydi.



Fransa Onur Nişanın sana kalsın Sayın Platini. Futbol kamuoyu sizden açıklama bekliyor;



UEFA’nın kuralları belli ve Türkiye’de şike sabit iken, kuralları uygulamak yerine ara çözümler üretme gayretinizin ve ikisi belli olan Kıbrıs buluşmalarınızın amacı neydi?



Sayın Platini, üst mahkeme CAS, siz ve arkadaşlarınızın “kirli” olabileceğini de ima eden bir belgeyi dünya futbolunun arşivine koydu.



Temiz olduğunuzu kanıtlamak gibi bir derdiniz varsa ilk adımınız belli, her Onurlu insan gibi.



Şaibe altındasınız Sayın Platini, lütfen istifa!
 
[attachment=11422:upload_2014-7-1_14-53-57.png]



[attachment=11423:upload_2014-7-1_14-54-36.png]



[attachment=11424:upload_2014-7-1_14-55-9.png]







bize kayıp 1 milyon dolar davasında iftira atanlara gelsin bizde soralım kayıp 250.000 dolar nerde?
 

Ekli dosyalar

  • upload_2014-7-1_14-53-57.webp
    upload_2014-7-1_14-53-57.webp
    8,4 KB · Görüntüleme: 256
  • upload_2014-7-1_14-54-36.webp
    upload_2014-7-1_14-54-36.webp
    9,1 KB · Görüntüleme: 232
  • upload_2014-7-1_14-55-9.webp
    upload_2014-7-1_14-55-9.webp
    8,7 KB · Görüntüleme: 313
O değilde ileri günlerde platini şikebahçesini düşürmemek için istifa ederse hiç şaşırmam :)
 
Bugunde düşmediler fax az geldi sanırım
 
ok.gif
Manowar - 01.07.2014 05:18

bos.gif


Dokumanin buyuk kismini okudum‚ kisaca bu senede Avrupada yokuz. Ayrica maalesef yazilanlara gore biz artik bu isi fazla kasimasak cok iyi olur bizim acimizdan. Bir sene sonra sampiyon olup direk katilmaya ozen gostermeliyiz







Antuda beyni çalisanlarda var. Fener IFM'ye basvurarak ari kovanina çomak sokuyor.
 
Cidden aklı başında mantıklı adamlarda var , hatta ilgili konuya bakarsanız yavaş yavaşta olsa gerçekleri anlamaya başlayan az değil



Mesajı Gönderen: Event:cLink:0357424





CAS raporunu mumkunse Ingilizcesinden okunmasini tavsiye ederim.



Acikcasi TFF´nin gondermedigi sezonun cezadan sayilip sayilmamasi beni oncelikli ilgilendiren konu degildi‚ cunku bu cok teknik bir konu.



Kac sene gitmedigimiz ya da toplamda kac para kaybettigimiz tabii ki onemli konular ancak bu ancak sucun varligi/yoklugu kesinlestikten sonraki ceza kismi. Eger suc olmadigi ispatlanirsa tazminat kisminda tartisilir ancak bence asil onemli olan ortada suc olmadigini ispatlamak.



Beni asil ilgilendiren kisim asil suc‚ yani maclarda sike yapilip yapilmadigi ve bu konudaki kararlarin nasil verildigi.



Ne UEFA´nin ne de CAS´in polis fezlekesine gore karar vermedigi‚ Turkiye´deki davadaki delilleri ve TFF raporunu da kullanarak kendi yargilamalari yapildigi anlasiliyor.



Kullanilan delilleri olaylarin akis sirasina gore siralamislar‚ UEFA´nin konuyla ilgili teorisini ve Fenerbahce´nin teorisini yazmislar en sonunda da kendi goruslerini bildirmisler. Bu acidan bu konuyla ilgili su ana kadar gordugum en kolay okunabilir rapor olmus.



Delillerin icerigine zamaninda itiraz edilmedigi ve telefon konusmalarina aciklama getirilebilmeye calisildigi icin bu dava‚ yolsuzluk davasindan biraz daha farkli. Eger o zamanki savunmamiz "Bu konusmalar gercek disidir‚ yasanmamistir" eksenin olsaydi‚ bugunku yeniden yargilama sureci UEFA/CAS davalarinda isimize yarayabilirdi.



Fenerbahce´nin genel itirazi‚ para transferine iliskin belge olmamasi‚ sikeyi yapan futbolcularin belirsiz olmasi ve para trafigi gerceklestigi iddia edilen kisilerin kulube mal edilemeyecegi uzerine.



Asagi yukari tum maclarda bu argumanlari kullanmisiz ve savlarimizi destekleyecek herhangi bir belge sunmamisiz. Ornegin‚ Ibrahim Akin´in 100.000 euro konusmasi ev alim satimi icin demisiz ama konuyla ilgili bir belge sunmamisiz veya yine ayni para icin kumardan kazanilmis demisiz ama kumarhanelerin kayitlarindan herhangi bir kanit sunmamisiz. Ilhan Eksioglu aldigi paralari insaat projeleri icin aldi demisiz‚ hangi insaat olduguna ve bu paralarin nasil kullanildigini belgelememisiz. Ornekler cogaltilabilir.



Kaldi ki bazi argumanlarimiz birbirini tutmuyor. 250.000 USD icin bir vergi demisiz (ki CAS vergi odemesi TL uzerinden olur diyerek inandirici bulmuyor bu aciklamayi) bir futbolcularin prim odemizi demisiz ama niye elden verdigimizi aciklamamisiz vs.



Isimleri Fenerbahce‚ Aziz Yildirim ve Ilhan Eksioglu degil de‚ Galatasaray‚ Unal Aysal ve Abdulrahim Albayrak gibi dusunerek okuyun nasil bir sonuca varirdiniz kendinize sorun derim.



UEFA´nin bazi savlarini inandirici bulmamislar ancak maclara iliskin genel kanilarini degistirecek buyuklukte seyler degil ne yazik ki.
 
Cidden aklı başında mantıklı adamlarda var , hatta ilgili konuya bakarsanız yavaş yavaşta olsa gerçekleri anlamaya başlayan az değil



Mesajı Gönderen: Event:cLink:0357424





CAS raporunu mumkunse Ingilizcesinden okunmasini tavsiye ederim.



Acikcasi TFF´nin gondermedigi sezonun cezadan sayilip sayilmamasi beni oncelikli ilgilendiren konu degildi‚ cunku bu cok teknik bir konu.



Kac sene gitmedigimiz ya da toplamda kac para kaybettigimiz tabii ki onemli konular ancak bu ancak sucun varligi/yoklugu kesinlestikten sonraki ceza kismi. Eger suc olmadigi ispatlanirsa tazminat kisminda tartisilir ancak bence asil onemli olan ortada suc olmadigini ispatlamak.



Beni asil ilgilendiren kisim asil suc‚ yani maclarda sike yapilip yapilmadigi ve bu konudaki kararlarin nasil verildigi.



Ne UEFA´nin ne de CAS´in polis fezlekesine gore karar vermedigi‚ Turkiye´deki davadaki delilleri ve TFF raporunu da kullanarak kendi yargilamalari yapildigi anlasiliyor.



Kullanilan delilleri olaylarin akis sirasina gore siralamislar‚ UEFA´nin konuyla ilgili teorisini ve Fenerbahce´nin teorisini yazmislar en sonunda da kendi goruslerini bildirmisler. Bu acidan bu konuyla ilgili su ana kadar gordugum en kolay okunabilir rapor olmus.



Delillerin icerigine zamaninda itiraz edilmedigi ve telefon konusmalarina aciklama getirilebilmeye calisildigi icin bu dava‚ yolsuzluk davasindan biraz daha farkli. Eger o zamanki savunmamiz "Bu konusmalar gercek disidir‚ yasanmamistir" eksenin olsaydi‚ bugunku yeniden yargilama sureci UEFA/CAS davalarinda isimize yarayabilirdi.



Fenerbahce´nin genel itirazi‚ para transferine iliskin belge olmamasi‚ sikeyi yapan futbolcularin belirsiz olmasi ve para trafigi gerceklestigi iddia edilen kisilerin kulube mal edilemeyecegi uzerine.



Asagi yukari tum maclarda bu argumanlari kullanmisiz ve savlarimizi destekleyecek herhangi bir belge sunmamisiz. Ornegin‚ Ibrahim Akin´in 100.000 euro konusmasi ev alim satimi icin demisiz ama konuyla ilgili bir belge sunmamisiz veya yine ayni para icin kumardan kazanilmis demisiz ama kumarhanelerin kayitlarindan herhangi bir kanit sunmamisiz. Ilhan Eksioglu aldigi paralari insaat projeleri icin aldi demisiz‚ hangi insaat olduguna ve bu paralarin nasil kullanildigini belgelememisiz. Ornekler cogaltilabilir.



Kaldi ki bazi argumanlarimiz birbirini tutmuyor. 250.000 USD icin bir vergi demisiz (ki CAS vergi odemesi TL uzerinden olur diyerek inandirici bulmuyor bu aciklamayi) bir futbolcularin prim odemizi demisiz ama niye elden verdigimizi aciklamamisiz vs.



Isimleri Fenerbahce‚ Aziz Yildirim ve Ilhan Eksioglu degil de‚ Galatasaray‚ Unal Aysal ve Abdulrahim Albayrak gibi dusunerek okuyun nasil bir sonuca varirdiniz kendinize sorun derim.



UEFA´nin bazi savlarini inandirici bulmamislar ancak maclara iliskin genel kanilarini degistirecek buyuklukte seyler degil ne yazik ki.



Bu arkadaş bizden biri bence
 
[media]https://www.youtube.com/watch?v=2F0ITH8SoJ8[/media]



Politikayi bir yana birakip su vidyoya bakinca valla bravo diyorum, adam resmen dokturmus.
 
Anayasa Mahkemesi, Aziz Yıldırım'ın Bireysel Başvurusunu Reddetti

Anayasa Mahkemesi, Aziz Yıldırım'ın adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle yaptığı bireysel başvuruyu reddetti.

Aziz Yıldırım, kendisi hakkında yürütülen soruşturmada görev alan Cumhuriyet savcısı hakkında yaptığı şikayet sonucunda şikayetin işleme konulmamasıa ve yeniden inceleme talebinin reddine dair HSYK Üçüncü Dairesinin kararları ile HSYK Genel Kurulunun yeniden inceleme talebine ilişkin karara karşı itirazının reddine dair kararları nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğinden balıiste bireysel başvuruda bulunmuştu.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın yargı denetimi dışında bıraktığı bir işleme karşı yapıldığı anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin "konu bakımından yetkisizlik" nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verdi.

Anayasa Mahkemesi kararını 8 Mayıs 2014 tarihinde vermişti. Karar bugünkü (2 Temmuz 2014) Resmi Gazete'de yayımlandı.

Karar aşağıdadır:

Başvuru Numarası: 2013/8404



Karar Tarihi: 8/5/2014

I. BAŞVURUNUN KONUSU


1. Başvurucu, hakkında yürütülen soruşturmada görev alan Cumhuriyet Savcısı aleyhindeki şikayetinin işleme konulmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 19/11/2013 tarihinde İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci B.lüm Birinci Komisyonunca, 311/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar


4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, 1998 yılından başvuruya konu olayların meydana geldiği tarihe kadar, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığı görevinde bulunmuştur.

6. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mülga 250. maddesi ile görevli) tarafından yürütülen ve kamuoyunda "şike soruşturması" adıyla bilinen soruşturma kapsamında 3/7/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve 10/7/2011 tarihinde tutuklanmıştır.

7. Başvurucu, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı hakkında, aynı soruşturma kapsamında aynı iddianame numarası ile iki farklı iddianame imzalayıp mühürlediği iddiasıyla Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna (HSYK) 20/2/2012 tarihli dilekçeyle şikayette bulunarak ilgili Cumhuriyet Savcısının cezalandırılmasını talep etmiştir.

8. HSYK Genel Sekreterliğinin 26/6/2012 tarih ve 33561 sayılı yazısı ile başvurucunun şikayetini inceleyen HSYK Üçüncü Dairesinin 3/5/2012 tarih ve 2012/3099 sayılı kararıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 97. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince şikayetin işleme konulmadığı bildirilmiştir.

Genel Sekreterlik yazısının ilgili kısımları şöyledir:

"... görüldüğü üzere asıl olan UYAP kayıtlarının esas alınması olduğu, nihai olarak da somut olayda karar verme ve takdir yetkisinin mahkeme hakimine ait olduğu,

Kaldı ki, yapıldığı iddia edilen yanlışlığın, kasten hareket edilerek delil bütünlüğünü bozmak ve davanın esasına etki etme amacıyla yapıldığı y.nünde herhangi bir iddianın bulunmadığı gibi, bu yönde hareket edi/diğine dair delil de bulunmadığı, kaldı ki, iddia edilen hususun esası etkileyen ve delil bütünlüğü ile yargılama sonucuna etki eden bir durum olmadığı,

Bir kısım iddianın ise, maddi hatanın düzeltilmesine yönelik bir işlem olduğunun anlaşıldığı, ileri sürülen iddianın yargılamaya olumsuz herhangi bir etkisinin bulunmadığı, iddianamenin mahkemeye verildiği tarihin gerek UYAP ortamında, gerekse fiziki ortamda kayıtlı olduğu,

...
"

Başvurucu HSYK Üçüncü Dairesine, 16/7/2012 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunarak, şikayetin işleme konuimamasma dair karara ilişkin olarak yeniden inceleme talebinde bulunmuştur.

9. Başvurucunun yeniden inceleme talebini inceleyen HSYK Üçüncü Dairesinin 14111/2012 tarih ve 2012/920 sayılı kararıyla "kararın kaldırılmasını gerektiren herhangi bir delil ve durumun bulunmadığı" gerekçesiyle, başvurucunun talebinin reddine karar verilmiştir. Başvurucu bu karara karşı HSYK Genel Kuruluna itiraz yoluna başvurmuştur.

10. Başvurucunun itirazını inceleyen HSYK Genel Kurulunun 19/6/2013 tarih ve 2013/524 sayılı kararıyla "yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olduğu" gerekçesiyle, başvurucunun itirazının oy birliğiyle ve kesin olarak reddine karar verilmiştir. Bu karar başvurucuya 7/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

11. 24/2/1983 tarih ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 97. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi şöyledir:

"Hakim ve savcılar hakkında;

a) Belli bir konuyu içermeyen veya somut delile dayanmayan,

...




İhbar ve şikayetler işleme konulmaz. "

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 8/5/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 19/11/2013 tarih ve 2013/8404 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun iddiaları

13. Başvurucu, soruşturma sonucunda hakkında iki farklı iddianame düzenlendiğini, suçlanan kişinin hakkındaki suçlamalardan haberdar olabilmesi ve savunmasını yapabilmesinin bir gereklilik olduğunu, buna rağmen ortada iki farklı iddianame olması nedeniyle hangi iddianamenin yargılamaya esas alınacağını bilemediği, bu duruma istinaden, iddianarneyi düzenleyen Cumhuriyet Savcısı hakkında şikayetçi olduğunu, ancak şikayetinin HSYK tarafından işleme konulmadığını, Cumhuriyet Savcısı hakkında soruşturma açılmamasının adil yargılanma hakkını güvencesiz bıraktığım, bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, Anayasa'nın 159. maddesinin onuncu fıkrasındaki meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki HSYK işlemlerini yargı denetimi dışında bırakan düzenlemenin, Anayasa'nın 36., 37. ve 38. maddelerine aykırı olduğunu ve iptalini, ilgili Cumhuriyet Savcısı hakkında soruşturma açılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

14. Başvurucunun, ihlal iddialarına konu olan olay ve olguları, HSYK işlemlerine dayandırdığı (§ 13) ve ilgili Cumhuriyet Savcısı hakkında soruşturma açılmasını temine yönelik bir karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.

15. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

"Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında btraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz."

16. Anayasa'nın "Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu" kenar başlıklı 159. maddesinin onuncu fıkrası şöyledir:

"Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı merciierine başvurulamaz. "

17. 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, Anayasa'nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler bireysel başvuru konusu olamazlar. Anayasa'nın 159. maddesinin onuncu fıkrası ile de HSYK'nın meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları yargı denetimi dışında bırakılmıştır.

18. Başvuru konusu olayda başvurucu, kendisi hakkında yürütülen soruşturmada görev alan Cumhuriyet savcısı hakkında yaptığı şikayet sonucunda şikayetin işleme konulmamasına ve yeniden inceleme talebinin reddine dair HSYK Üçüncü Dairesinin kararları ile HSYK Genel Kurulunun yeniden inceleme talebine ilişkin karara karşı itirazının reddine dair kararları nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğinden balıiste bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa'nın 159. maddesinin onuncu fıkrası gereğince HSYK'nın anılan kararları aleyhine yargı merciierine başvurulması mümkün değildir. Dolayısıyla başvuru konusu işlem, Anayasa'nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemlerden olduğundan

bireysel başvuruya konu olamaz (B. No: 2013/1581, 16/4/2013, § 15).

19. Açıklanan nedenlerle, Anayasa'nın yargı denetimi dışında bıraktığı bir işleme karşı yapıldığı anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları y.nünden incelenmeksizin "konu bakımından yetkisizlik"nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Başvurunun, "konu bakımından yetkisizlik'' nedeniyle KABUL EDiLEMEZ OLDUGUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına, 8/5/2014 tarihinde OY BİRLİGİYLE karar verildi.

9 minutes ago, Mert Yaşar tarafından yayınlandı





Spor ve Hukuk: Anayasa Mahkemesi, Aziz Yıldırım'ın Bireysel Başvurusunu Reddetti
 
Güzel bir gelişme . Umarım TS'li hukukçular bu gelişmeyi UEFA'ya bildirir . Yeniden yargılanma olayı hukuk dışı ve kanunsuzdu . Hala yeniden yargılanma olayının olmayacağını savunuyorum . %1000 bu karar AYM'den geçemeyecek .
 
Geri
Üst Alt