Niye tam saha pres yapabilen bir takim yaratmisti galatasarayda neden kondusyeneri kotu olsun
Ilk sezon öyleydi. Gercekten harika, müthis, muazzam bir sezon gecirmistik. Her mevkide ayni anda oynayan bir Elmander, hirsli bir Engin, diri bir Melo, Xelcuk, 18 mac'ta gol yemeyen ve 1 gol atan Muslera, Semih Kaya ile Ujfa'nin uyumu, Eboue'nin sag bek'ten yardirmasi, ... . O sezon herkes cok güzel isler cikarmisti.
Ikinci sezon düsüse gectik. Elmander/Necati ikilisini Burak/Umut ile degistirmeye calisti, Urfali yerine Dany ve Cris gibi adamlar. Ilk sezon takim halinde gol atiyorken, ikinci sezon toplar Burak'a gidiyordu. Sonuc olarak ikinci sezon'da daha az gol attik ama daha cok gol yedik. Liderdik, ama koltugumuz bir cok kez sallanmisti. Sansimiza rakiplerimiz hep ayni haftalarda puan birakiyordu. Drogba olmasaydi aceba sampiyon olabilir miydik orasi da belli degil.
-> Tabi bu sefer birde SL vardi. Belki kura sansi yanimizdaydi (Cluj, Braga, Schalke) ama takim SL'de yinede cok güzel oynamasini biliyordu (Real macinda "bes bes bes" bagiran taraftari asla unutamam).
Ücüncü sezon yanlis transfer politikasi malesef sürdü. Yabanci siniri gercegi dururken gerekli takviyeler yapilmadi, kanat oyuncusu alinmadi, yedek kalecisi yoktu, sol bek transferi yapilmadi, ... . Oynadigimiz futbol'da tatmin edici degildi.
Su anki halimizde Terim'in de, Aysal'in da net payi vardir.