Frank Rijkaard

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Bilmiyorsun , biz aksine inanmak istemiyoruz . Biz aksine inanıyoruz.

Bilmiyorsun , Rijkaard bir marka değil , Rijkaard bir tarz.

Bilmiyorsun , Sorunun Topal ve Sarp olduğunu düşünmüyorum . Sorunun Buranın Türkiye olduğunu , burada futbolun değil güreş yapıldığını idrak edemedi Frank Rijkaard ve ekibi.Evet sorun tamamiyle buna bağlı. Türkiye'de kondisyon,teknik falan önemli değil. Türkiye'de futbol, güreşin top ile oynanan değişik bir versiyonu



Galatasaray geçen sene karaktersiz oynamadı dediğin gibi . Avrupa'da oynanan ilk maçlar , ardından gelen 8 maç bize takımın potansiyeli hakkında ön görü imkanı verdi.

Sezonun erken açılması kondisyonda düşüklüğe yol açtı . Ardından , Galatasaray'ın defansif açıklarını görmemizi engelleyecek kadar muazzam düzeyde olan ofans oyuncularının sakatlanmaları ve formsuzlaşması , hem defansif sorunlarımızı gün yüzüne çıkardı hemde skor opsiyonumuzu azalttı.



Olay bundan ibaret. Devre arası için hatalı sayılabilecek transfer hamleleride tüy oldu.



Fenerbahçe ise ilk ve son 8 maçında 13,14 galibiyet aldı çok ilginç bir şekilde aslında ilginç bir durum değildi sonuçta Daum ve alman ekolü faktörü.



Kalli dönemini hatırlayın



Geciniz. Bursaspor catir catir oynadi. "Anadolu kulüpleri onlara yatti" demek laf-i güzar olur. Keita, Arda(isteyince), Kewell, Baros oynuyor bal gibi. Demek ki "oynatmama" sorunu yok. Elbette ülkemizde sert ve rakibi bozmaya yönelik bir oyun tarzi var ama takim oyununu oturutup rakibe yarisahasinda bastiktan sonra bal gibi de oynanir. Güres diye bir olay yok. Kaldi ki ligde oynadigimiz pek cok macta rakiplerimiz acik futbol oynadilar (Eskisehir, Kasimpasa, Bursaspor, Trabzonspor, Genclerbirligi aklima ilk gelenler) ve oyunu cirkinlestirmediler. Camur atacak yer aradiktan sonra bulunur.



2-3 maci saymazsak Avrupa'da oynadigimiz maclarin hemen hemen hicbirinde (önelemede karsimiza cikan 8.sinif rakipler de dahil) rakibi sürklase ettigimiz durumlar olmadi. Pana'yi deplasmanda 3-1 yendigimiz macta olmayacak goller attik.

Ben Skibbe döneminde (ki kendisini teknik direktör olarak begenmem) oynadigimiz Benfica, Bordeaux, Olympiakos, Hertha Berlin ve HSV maclarindaki oyunu bu sene Avrupa kupalarinda oynadigimiz oyundan cok daha iyi buluyorum. Üstelik kadromuzda Elano ve Keita gibi cok önemli 2 eleman yoktu.



Oyunun kalitesizligi konusunda tartismaya gerek yok. Bana 5 mac say dinamo gibi oynayip takim olarak rakibi ezdigimiz.



Sakatliklar sorun oldu ama 2 kisi yok diye (Kewell ve Baros) takim bu kadar berbat oynamaz. Kaldi ki oyuncu degisikliklerinde ve mevki secimlerindeki hatalarin bununla bir alakasi olamaz.



Ben Rijkaard'in degil, Galatasaray'in basarisini isterim. Ikisi kesisecekse ne ala. Gecen sezon basinda bu umutlari tasiyordum. Amma ve lakin kesismedigi kosullarda sirf Rijkaard'a toz konmasin diye Galatasaray'in basarasini gölgeleyecek seyleri savunmam.



Söz konusu olan sporsa, hersey Galatasaray icin!
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Avrupa'da en azından futbol oynanıyor dediğin gibi.Bilmem farkettin mi. Ayrıca başarısızlık Fenerbahçe'ninki gibi olur . Senin oyuncu maaş bütçenin çeyreğine sahip bir takıma eleniyorsan başarısızsındır.



Katılıyorum, bizim Avrupa'da başarı kriterimiz aynı Türkiye gibi olmuş. Türkiye'deki tek başarılılık şampiyonluk, Avrupa'da herkesin gözüne öyle gelir olmuş.



Biz Avrupa'da başarılı bir sezon geçirdik, grubumuzda en önemli rakibimize deplasmanda 3 gol attık ve galip geldik, grupta 13 puanla da gruptan lider çıktık. Devre arasındaki kadro yapılanmasıdaki hataya rağmen -ki hepimizin içine de sinmişti o dönem- güçlü bir rakip karşısında çok iyi direndik ve deplasmandan beraberlikle döndük. Kendi sahamızda -tamamen hakemin gazabına bağlıyorum- çok da kötü oynamadan elendik.



Elenmemizi Rijkaard'da değil, talihsizliğimize bağlıyorum. Bana göre Avrupa'da başarılı bir sezon geçirdik.



Asıl başarısız olan senin de bahsettiğin gibi Twente'ye yenilen, Lille'e yenilen Fenerbahçe'dir. Bunu ayırt etmiyoruz ancak birilerini sallayabiliyoruz.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Evet Fatih Terim yüzünden gidemedik afrikaya başka sebep var mı?Ölüm grubuna mı düştük elemelerde?



2008'te tek iyi oynadığımız maç Almanya maçı gerisi tamamen şanstır.





Fatih Terim'in milli takimdaki en büyük problemi fener medyasiydi. O (kadro tercihlerinde de) zitlasmayi tercih etti ve aslinda inadini Galatasarayli kimligiyle yürüttü. Daha akilcil seyler yapabilirdi, yapmadi. Kendi tercihi. Milli takimi asla Teknik Direktör beceresi icin baz almam. Takim olmak baska birseydir ve bu gercek anlamda ancak kulüp takimlarinda gerceklesir. Yilda 10 kere bir araya gelerek olacak birsey degildir.



Ayrica yeri gelmisken sunu da söyleyim: Bana "Ya milli takim Dünya Kupasini kaldiracak yada Galatasaray Sampiyonlar Ligi sampiyonu olacak" deseler bir saniye bile düsünmeden Galatasaray Sampiyonlar Ligi sampiyonu olsun derim. Milli takimin basarisini hepimiz isteriz ama bizim ülkemizde futbolun aktörlerinin cetrefilli hesaplari var ve bazen kendilerine kurban ariyorlar, yoksa da yaratiyorlar.



Daha önce de dedigim gibi: Spor sözkonusu oldugunda hersey Galatasaray icin !
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Katılıyorum, bizim Avrupa'da başarı kriterimiz aynı Türkiye gibi olmuş. Türkiye'deki tek başarılılık şampiyonluk, Avrupa'da herkesin gözüne öyle gelir olmuş.



Biz Avrupa'da başarılı bir sezon geçirdik, grubumuzda en önemli rakibimize deplasmanda 3 gol attık ve galip geldik, grupta 13 puanla da gruptan lider çıktık. Devre arasındaki kadro yapılanmasıdaki hataya rağmen -ki hepimizin içine de sinmişti o dönem- güçlü bir rakip karşısında çok iyi direndik ve deplasmandan beraberlikle döndük. Kendi sahamızda -tamamen hakemin gazabına bağlıyorum- çok da kötü oynamadan elendik.



Elenmemizi Rijkaard'da değil, talihsizliğimize bağlıyorum. Bana göre Avrupa'da başarılı bir sezon geçirdik.



Asıl başarısız olan senin de bahsettiğin gibi Twente'ye yenilen, Lille'e yenilen Fenerbahçe'dir. Bunu ayırt etmiyoruz ancak birilerini sallayabiliyoruz.



Ben oyundan memnun degilim sonuclardan degil (hos sonuclarda da daha iyi olabilirdi ama dedigin gibi hakem gazabina ugradik). Yalniz bir parantez acmak istiyorum, Lille de Twente de kalburüstü takimlar. Özellikle Lille gecen sene cok formda bir sezon gecirdi.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Sen inanmak istediğine insanmışsın , 2+2=4 desem inanmazsın bana. Seninde kendine göre doğruların var şüphesiz ama benimkilerle çatışıyor ne yaparsın ?



Bursaspor çatır çatır oynadı diyorsun , sonra bizim kazandığımız maçlarda rakibi sürklase etmediğimizi söylüyorsun.İyi say bakalım bana Bursa'nın domine ettiği, ezdiği 5 lig maçı.



Türkiye'deki takımların çoğunu , açık oynayan ve oyunu çirkinleştirmeyen diye nitelendirerek ise büyük bir gaf yaptığının farkında değilsin sanırım.Haricimizde 17 takımın olduğu ligde 4 yahut 5 takım sayabiliriz bu çeşit oynayan ki bu ekiplerin arasında Fenerbahçe bile yok.



Rakibi sürklase etmeye çalışan bir oyun karakterimiz olduğunuda sanmıyorum. Senin dediğin ve istediğin şey Fatih Terim'le gelen ve yerleşen " Saldır GALAAATASAAAAAYYYĞĞHHHH " durumu sanırım. Ki o durum eskilerde kaldı artık.



Zira total futbol dediğimiz şeyde , kanatlardan , ortadan bilinçsizce saldırmak , oyunu rakip yarı alana yığmak ve bol bol şut çekmek değil.



Elano konusuna girdiğin ise iyi olmuş. Elano çok kalilteli , tamda sistemin aranan adamı. Lakin Elano'nun arkasında oynayan adamlar , pas yapamaz , topla etrafını 5 dk içinde kat edemeyen isimler olursa , Elano oyunu kendi yarı sahasının ilk 35 metresinde oynar. Bu durumda hücüma katkı veremez. Bloklar arasındaki bağ derin bir darbe alır . Elano'nun yapmaya çalıştığı şeyi Sarp , Barış yapmaya çalışır bizde babayı alırız. Bu hala nasıl anlaşılmadı , anlamak çok zor.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Ben oyundan memnun degilim sonuclardan degil (hos sonuclarda da daha iyi olabilirdi ama dedigin gibi hakem gazabina ugradik). Yalniz bir parantez acmak istiyorum, Lille de Twente de kalburüstü takimlar. Özellikle Lille gecen sene cok formda bir sezon gecirdi.



Ben Lille ve Twente'ye kalburaltı demedim, iyi oku yazdığımı. Başarısızlık alınan sonuçla olmaz veya oynanan kötü futbolla olmaz sadece. Fenerbahçe ikisinden de iyi bütçeye sahip bir takım. Çok çok daha iyi bir takım kurup o takımların ikisini de rahat eleyebilirdi. Demek ki Fenerbahçe başarısızdır, biz başarılıyızdır.



Kafanızda öyle bir hayat var ki; Gs elendi başarısız, Gs eledi başarılı, Gs iyi oynadı başarılı, Gs kötü oynadı başarısız. Pana'yı yendiğimiz günlerde herkesin bir yerleri havadaydı, benim de aynı şekilde. Ama ben onu yerin dibine sokmadım, hâlâ övünebiliyorum takımımla, gurur duyabiliyorum.



Eksiklerinizi giderin ki tartışırken alt etme şansınız olsun veya görüşünüzü savunurken haklılık payı bulunabilsin sizde.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Ilk mesajdaki tesbitlere ne kadar katilsam onerilere de o kadar katilmiyorum. Rijkaard 50 mac boyunca takimi ayni sekilde oynatmaya calisti. Ikinci devre islerin yanlis gittigi zamanlarda da degistiremedi ve son mac cikip takim kalitesiz bahanesini uydurdu. Teknik direktorun gorevi mac kazandirmaktir. Bazilari sistem oturtmak, ekol falan gibi seylere kendilerini inandirmislar. Yonetimin oyle bir plani olsa adamla 1+1'lik sozlesme imzalamazdi. Gecen sene Rijkaard yoktu ama total futbola cok daha yakin bir oyun oynuyorduk. O zaman bu iste bir is var.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



İsteyen sallsın Rijkard'a güvenenlerin sayısı daha fazla.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



:tiphat:



Katılmakla beraber , suçluyu Frank Rijkaard gibi gösterenleri hayretlerle izliyorum



Ben Lille ve Twente'ye kalburaltı demedim, iyi oku yazdığımı. Başarısızlık alınan sonuçla olmaz veya oynanan kötü futbolla olmaz sadece. Fenerbahçe ikisinden de iyi bütçeye sahip bir takım. Çok çok daha iyi bir takım kurup o takımların ikisini de rahat eleyebilirdi. Demek ki Fenerbahçe başarısızdır, biz başarılıyızdır.



Kafanızda öyle bir hayat var ki; Gs elendi başarısız, Gs eledi başarılı, Gs iyi oynadı başarılı, Gs kötü oynadı başarısız. Pana'yı yendiğimiz günlerde herkesin bir yerleri havadaydı, benim de aynı şekilde. Ama ben onu yerin dibine sokmadım, hâlâ övünebiliyorum takımımla, gurur duyabiliyorum.



Eksiklerinizi giderin ki tartışırken alt etme şansınız olsun veya görüşünüzü savunurken haklılık payı bulunabilsin sizde.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Galatasaray eledi basarili elendi basarisiz, iyi oynadi basarili kotu oynadi basarisiz.



Baska neye gore degerlendirecegiz aga? Altin fiyatlarina gore mi?
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Ekol oturtmak yerine , maç kazanmak istenseydi Fatih Terim gelirdi , Kalli gelirdi , Bülent Kormaz kalırdı. Bu adamlar bu kadroyla ligin şeyini şey yaparlardı ama demek ki istenen bu değilmiş ;)



Ilk mesajdaki tesbitlere ne kadar katilsam onerilere de o kadar katilmiyorum. Rijkaard 50 mac boyunca takimi ayni sekilde oynatmaya calisti. Ikinci devre islerin yanlis gittigi zamanlarda da degistiremedi ve son mac cikip takim kalitesiz bahanesini uydurdu. Teknik direktorun gorevi mac kazandirmaktir. Bazilari sistem oturtmak, ekol falan gibi seylere kendilerini inandirmislar. Yonetimin oyle bir plani olsa adamla 1+1'lik sozlesme imzalamazdi. Gecen sene Rijkaard yoktu ama total futbola cok daha yakin bir oyun oynuyorduk. O zaman bu iste bir is var.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Sen inanmak istediğine insanmışsın , 2+2=4 desem inanmazsın bana. Seninde kendine göre doğruların var şüphesiz ama benimkilerle çatışıyor ne yaparsın ?



Bursaspor çatır çatır oynadı diyorsun , sonra bizim kazandığımız maçlarda rakibi sürklase etmediğimizi söylüyorsun.İyi say bakalım bana Bursa'nın domine ettiği, ezdiği 5 lig maçı.



Türkiye'deki takımların çoğunu , açık oynayan ve oyunu çirkinleştirmeyen diye nitelendirerek ise büyük bir gaf yaptığının farkında değilsin sanırım.Haricimizde 17 takımın olduğu ligde 4 yahut 5 takım sayabiliriz bu çeşit oynayan ki bu ekiplerin arasında Fenerbahçe bile yok.



Rakibi sürklase etmeye çalışan bir oyun karakterimiz olduğunuda sanmıyorum. Senin dediğin ve istediğin şey Fatih Terim'le gelen ve yerleşen " Saldır GALAAATASAAAAAYYYĞĞHHHH " durumu sanırım. Ki o durum eskilerde kaldı artık.



Zira total futbol dediğimiz şeyde , kanatlardan , ortadan bilinçsizce saldırmak , oyunu rakip yarı alana yığmak ve bol bol şut çekmek değil.



Elano konusuna girdiğin ise iyi olmuş. Elano çok kalilteli , tamda sistemin aranan adamı. Lakin Elano'nun arkasında oynayan adamlar , pas yapamaz , topla etrafını 5 dk içinde kat edemeyen isimler olursa , Elano oyunu kendi yarı sahasının ilk 35 metresinde oynar. Bu durumda hücüma katkı veremez. Bloklar arasındaki bağ derin bir darbe alır . Elano'nun yapmaya çalıştığı şeyi Sarp , Barış yapmaya çalışır bizde babayı alırız. Bu hala nasıl anlaşılmadı , anlamak çok zor.



TSL'de cogu takim acik futbol oynuyor demedim. Oynadigimiz takimlarin pek cogu ("cogu" dedigimizde en az 50%'den fazlasini kastederiz, "pek cogu" dedigimizde sayica azimsanmayacak demek isteriz) bize karsi oyunu cirkinlestirmedi ve acik futbolu tercih etti dedim. Acik futbol defans yapmamak degildir, 8 kisi defans yapmamaktir, 1'den fazla forvet kullanabilmektir.



Bursa'nin 5 macini örnek vereyim: Kadiköy'deki Kupa ve Lig maci, ASY'deki lig maci, Bursa ve Inönü'deki BJK maclari.

Total futbol, yada modern futbol kavrami biraz da "Amerika'yi yeniden kesfetmek". Futbol'un oynanisinda da farkliliklar oluyor ama bu öyle sandiginiz gibi gittikce "totallesen" ve gelisen bir futbol degil. Tipki Anadolu kulüplerinin 3 büyüklerle arasindaki ortalama puan farkini azaltmasi gibi, dünya kupasindaki tablo da (devlerin silik görüntüsü) tesadüf degil. Futboldaki en büyük degisiklik aslinda hücumda degil, savnumada. Özellikle de kademe anlayisi ve duran toplarda. Bu iki durum bireysel becerilerin oyunun kaderini etkileme katsaysini azaltiyor. Euro 2008'de oldugu gibi Afrika'da da Ribery, Ronaldo, Etoo, Drogba(tamam sakatti ama olmasaydi da cok birsey degismiycekti) gibi yildizlar beklentilerin altinda kaldi. Milli takimlarin basindaki en ileri görüslü adam Dunga. Herkesin yerden yere vurdugu Dunga. O bu degisimin farkinda ve buna uygun bir oyun anlayisi gelistiriyor. O yüzden Ronaldinho yerine Elano oynuyor Kaka'nin yaninda. Bu uzun bir konu, daha cok yazarim. Yalniz kafandaki ideal "total futbol" aslinda mesajinda alay ettigin 1996-2000 dönemindeki "Saldiiiiir" futbolu. Acip o dönem oynadigimiz Avrupa maclarinin videolarini izleyin. Tekrar tekrar izleyin. Gerci bu sefer "O zaman Hagi vardi" dersiniz. Evet, o zamanlar bir Efsanenin etrafindaki 10 aslan olarak cikiyorduk sahaya ama olay 1 kisiden cok fazlasiydi.



Sarp'dan bir Suat devsirilebilinir ama Rijkaard'da o kalibre ne yazik ki yok. Hosuma gittiginden yazmiyorum bunlari, böyle oldugu icin yaziyorum.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Ilk mesajdaki tesbitlere ne kadar katilsam onerilere de o kadar katilmiyorum. Rijkaard 50 mac boyunca takimi ayni sekilde oynatmaya calisti. Ikinci devre islerin yanlis gittigi zamanlarda da degistiremedi ve son mac cikip takim kalitesiz bahanesini uydurdu. Teknik direktorun gorevi mac kazandirmaktir. Bazilari sistem oturtmak, ekol falan gibi seylere kendilerini inandirmislar. Yonetimin oyle bir plani olsa adamla 1+1'lik sozlesme imzalamazdi. Gecen sene Rijkaard yoktu ama total futbola cok daha yakin bir oyun oynuyorduk. O zaman bu iste bir is var.



Aynen katılıyorum hocam. Defans dörtlüsünde karar kılmadı kimi oynatacağına yalama oldu defans blogumuz. Hatalardan, yenilgilerden ders çıkarmadı. Sahada takım S.O.S verirken kenarda paşa paşa izledi maçı, Arda'yı forvet oynatması hata, transferinde strateji hatası var, Orta sahaya yeteneksizlik ve kifayetsizlik seviyesi aynı 3 adam koyup orta saha yaptığını sandı defalarca bu adamların batırmalarına rağmen vazgeçmedi, Hakan yedek otururken Caner'i sol bek oynatması ve daha niceleri yazarsam sayfa dolar. Rijkaard kötünün iyisidir şuan için! Terim'den iyidir misal.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Ben Lille ve Twente'ye kalburaltı demedim, iyi oku yazdığımı. Başarısızlık alınan sonuçla olmaz veya oynanan kötü futbolla olmaz sadece. Fenerbahçe ikisinden de iyi bütçeye sahip bir takım. Çok çok daha iyi bir takım kurup o takımların ikisini de rahat eleyebilirdi. Demek ki Fenerbahçe başarısızdır, biz başarılıyızdır.



Kafanızda öyle bir hayat var ki; Gs elendi başarısız, Gs eledi başarılı, Gs iyi oynadı başarılı, Gs kötü oynadı başarısız. Pana'yı yendiğimiz günlerde herkesin bir yerleri havadaydı, benim de aynı şekilde. Ama ben onu yerin dibine sokmadım, hâlâ övünebiliyorum takımımla, gurur duyabiliyorum.



Eksiklerinizi giderin ki tartışırken alt etme şansınız olsun veya görüşünüzü savunurken haklılık payı bulunabilsin sizde.



"iyi oku" vb. laflara gerek yok. Kendin de dahil olmak üzere kime yönelik kullanmis olursan ol "bir yerleri havadaydi" gibi basit ifadelere de. Üsluba dikkat, hele de admin olarak sana hic yakismiyor.



Ben Pana'yi deplasmanda yendigimizde iyi olan tek seyin sonuc ve Baros'un istikrarli performansi oldugunu söyledim. Kazandigimiz ilk 7 macta dahi icime sinen futbol yoktu ortada.



Basariyi ben oynanan futbolla ölcerim. Zaten iyi oyun su veya bu sekilde skor olarak karsiligini bulur.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Ekol oturtmak yerine , maç kazanmak istenseydi Fatih Terim gelirdi , Kalli gelirdi , Bülent Kormaz kalırdı. Bu adamlar bu kadroyla ligin şeyini şey yaparlardı ama demek ki istenen bu değilmiş ;)





Ben Rijkaard'in basarili olacagi ortamin burasi olduguna inanmiyorum, Barcelona'yla uyustu ve basarili oldu. Ayni seyi burada yapmaya calisirsa pek basarili olamaz.



Fatih Terim ilk sefer basarili oldu, ikinci sefer rezil. Kalli'nin elinde uygun kadro vardi guclu ve gol yemeyen bir takimla sampiyon oldu (veya olacakti da gonderildi). Bulent zaten mac kazanamadigi icin gonderildi. Barzo futbolu oynayanlarin elinde ona uygun adamlar varsa basarili olurlar. Rijkaard elinde cok super adamlar varmis gibi oynatti takimi butun yil, son macta farketti ise yaramaz olduklarini.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



TSL'de cogu takim acik futbol oynuyor demedim. Oynadigimiz takimlarin pek cogu ("cogu" dedigimizde en az 50%'den fazlasini kastederiz, "pek cogu" dedigimizde sayica azimsanmayacak demek isteriz) bize karsi oyunu cirkinlestirmedi ve acik futbolu tercih etti dedim. Acik futbol defans yapmamak degildir, 8 kisi defans yapmamaktir, 1'den fazla forvet kullanabilmektir.



Bursa'nin 5 macini örnek vereyim: Kadiköy'deki Kupa ve Lig maci, ASY'deki lig maci, Bursa ve Inönü'deki BJK maclari.

Total futbol, yada modern futbol kavrami biraz da "Amerika'yi yeniden kesfetmek". Futbol'un oynanisinda da farkliliklar oluyor ama bu öyle sandiginiz gibi gittikce "totallesen" ve gelisen bir futbol degil. Tipki Anadolu kulüplerinin 3 büyüklerle arasindaki ortalama puan farkini azaltmasi gibi, dünya kupasindaki tablo da (devlerin silik görüntüsü) tesadüf degil. Futboldaki en büyük degisiklik aslinda hücumda degil, savnumada. Özellikle de kademe anlayisi ve duran toplarda. Bu iki durum bireysel becerilerin oyunun kaderini etkileme katsaysini azaltiyor. Euro 2008'de oldugu gibi Afrika'da da Ribery, Ronaldo, Etoo, Drogba(tamam sakatti ama olmasaydi da cok birsey degismiycekti) gibi yildizlar beklentilerin altinda kaldi. Milli takimlarin basindaki en ileri görüslü adam Dunga. Herkesin yerden yere vurdugu Dunga. O bu degisimin farkinda ve buna uygun bir oyun anlayisi gelistiriyor. O yüzden Ronaldinho yerine Elano oynuyor Kaka'nin yaninda. Bu uzun bir konu, daha cok yazarim. Yalniz kafandaki ideal "total futbol" mesajinda alay ettigin 1996-2000 dönemindeki "Saldiiiiir" futbolu. Acip o dönem oynadigimiz Avrupa maclarinin videolarini izleyin. Tekrar tekrar izleyin. Gerci bu sefer "O zaman Hagi vardi" dersiniz. Evet, o zamanlar bir Efsanenin etrafindaki 10 aslan olarak cikiyorduk sahaya ama olay 1 kisiden cok fazlasiydi.



Sarp'dan bir Suat devsirilebilinir ama Rijkaard'da o kaliber ne yazik ki yok. Hosuma gittiginde yazmiyorum bunlari, böyle oldugu icin yaziyorum
.



1-)sarp dan suat devşiren kişi ciddiyim direk real in başına geçirilmeli

2-)1 efsanenin yanında 10 asker lafalarını geçelim,hep aynı terane,yahu karşılaştır o kadroyla bu kadroyu sol bek ergün gelmiş geçmiş en iyi sol bek,sağ bek formda fatih akyel,orta saha emre-suat-okan-ümit hem koşan hem iyi pas yapan adamlar,hakan şükür formunun zirvesindeydi zaten,arif ne yapacağı belli değil,hagi zaten hagi,taffarel brezilya nın kalecisi,defans bülent-popescu,kadro gayet vede gayet kaliteliydi,sadece o zamanki orta saha şimdi bu takımda olsa görürüz.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Çok hoş . Ben sana Galatasaray'ın geçen sene neden beklentilerin altında kaldığını söylüyorum sen ise bana günümüz futbolundaki defans algısından bahsediyorsun.



Ayrıca bunu yaparken ironik bir şekilde kendinle çatışıyorsun. Zira kafalardaki total futbol algısını 96-2000 arasındaki futbola bağlıyorsun . Bana kademe anlayışından bahsediyorsun . Bahsettiğin zaman diliminde rakibi öyle boğucu, öyle hataya yönlendirici oynuyorduk ki.Fakat bir okadarda risk alan bir oyun karakterimiz vardı ve hücum yaparak savunma yapıyorduk . Rakibin gelmesine bile izin vermiyorduk . Bloklarımız günümüzde olduğundan 10ar , 20şer metre ilerideydi ve top sürekli rakip yarı sahadaydı. Günümüzde olmadığımız , skor opsiyonlarımızın suskun olduğu yahut karşımızda 2,3 " pır pır " forvet olunca dağılıyorduk hatırlarsan.



İşte yukarıda saydığım şey maalesef benim kafamdaki total futbol değil. Senin neyden neyi algıladığınıda bilemem açıkçası



TSL'de cogu takim acik futbol oynuyor demedim. Oynadigimiz takimlarin pek cogu ("cogu" dedigimizde en az 50%'den fazlasini kastederiz, "pek cogu" dedigimizde sayica azimsanmayacak demek isteriz) bize karsi oyunu cirkinlestirmedi ve acik futbolu tercih etti dedim. Acik futbol defans yapmamak degildir, 8 kisi defans yapmamaktir, 1'den fazla forvet kullanabilmektir.



Bursa'nin 5 macini örnek vereyim: Kadiköy'deki Kupa ve Lig maci, ASY'deki lig maci, Bursa ve Inönü'deki BJK maclari.

Total futbol, yada modern futbol kavrami biraz da "Amerika'yi yeniden kesfetmek". Futbol'un oynanisinda da farkliliklar oluyor ama bu öyle sandiginiz gibi gittikce "totallesen" ve gelisen bir futbol degil. Tipki Anadolu kulüplerinin 3 büyüklerle arasindaki ortalama puan farkini azaltmasi gibi, dünya kupasindaki tablo da (devlerin silik görüntüsü) tesadüf degil. Futboldaki en büyük degisiklik aslinda hücumda degil, savnumada. Özellikle de kademe anlayisi ve duran toplarda. Bu iki durum bireysel becerilerin oyunun kaderini etkileme katsaysini azaltiyor. Euro 2008'de oldugu gibi Afrika'da da Ribery, Ronaldo, Etoo, Drogba(tamam sakatti ama olmasaydi da cok birsey degismiycekti) gibi yildizlar beklentilerin altinda kaldi. Milli takimlarin basindaki en ileri görüslü adam Dunga. Herkesin yerden yere vurdugu Dunga. O bu degisimin farkinda ve buna uygun bir oyun anlayisi gelistiriyor. O yüzden Ronaldinho yerine Elano oynuyor Kaka'nin yaninda. Bu uzun bir konu, daha cok yazarim. Yalniz kafandaki ideal "total futbol" mesajinda alay ettigin 1996-2000 dönemindeki "Saldiiiiir" futbolu. Acip o dönem oynadigimiz Avrupa maclarinin videolarini izleyin. Tekrar tekrar izleyin. Gerci bu sefer "O zaman Hagi vardi" dersiniz. Evet, o zamanlar bir Efsanenin etrafindaki 10 aslan olarak cikiyorduk sahaya ama olay 1 kisiden cok fazlasiydi.



Sarp'dan bir Suat devsirilebilinir ama Rijkaard'da o kaliber ne yazik ki yok. Hosuma gittiginde yazmiyorum bunlari, böyle oldugu icin yaziyorum.
 
Cevap: Rijkaard'la Olmaz



Total futbol farkli birsey agizlara sakiz etmeyin ayiptir. Hollanda 70'lerde oynadi diye herkes oynayacak diye birsey yok.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt