Fransa Katliamları

Cevap: Fransa Katliamları



kim kardashian dışında bu ermenilerin tutulur yanı yok hakkaten, açlıktan nefesiniz kokuyor lan neyin peşindesiniz.
 
Cevap: Fransa Katliamları



kim kardashian dışında bu ermenilerin tutulur yanı yok hakkaten, açlıktan nefesiniz kokuyor lan neyin peşindesiniz.



O olayın başka bir boyutu zaten Ermenistanda Ermenilerin derdi geçinebilmek, harbiden kötü durumdalar. Türkiye'de ki Ermenilerin tavrı zaten ortada onlarla gayet iyi durumdayız. Ama bu diasporanın yaşam amacı soykırım meselesi.
 
Cevap: Fransa Katliamları



Soykırım çok ayrı birşey Hayri,Hitler'in yaptığına deniyor soykırım.Ermenilere yapılana değil.Evet ortada bir ne olursa olsun katliam var ama soykırım çok ayrı.



Hitler yaktı, öldürdü ve sürdü. Türkler ise yakmadı, az öldürdü fakat büyük çoğunluğu sürdü. Aradaki fark bu. Yöntem değişince isim değişmez. Cinayet cinayettir.
 
Cevap: Fransa Katliamları



Arkadaşlar zaten meselenin en az etkilenen tarafı Ermeniler. Adamlarla dalga geçiyorlar resmen. Onların üstünden Sarko



-Oy kazanmaya çalışıyor.

-Ortadoğu'da yediği golleri çıkartmaya çalışıyor

-AB'den uzak tutmaya çalışıyor bizi vs.

-Tayyip Erdoğan'a karşı olan kişisel ezikliğini tatmine gidiyor.



Soykırımdı, değildi filan çok önemli değil. Kabul edilip edilmemesi de. İlişkiler de en fazla 1 sene bozuk kalır. Mesele bunlardan tamamen bağımsız. Sarko'nun kişisel tatmini daha ön planda.
 
Cevap: Fransa Katliamları



O olayın başka bir boyutu zaten Ermenistanda Ermenilerin derdi geçinebilmek, harbiden kötü durumdalar. Türkiye'de ki Ermenilerin tavrı zaten ortada onlarla gayet iyi durumdayız. Ama bu diasporanın yaşam amacı soykırım meselesi.



Ermenistan açlıktan sürünüyor sanki bu yasa ile bütün ülke kalkınacak, avrupa önce medeniyet götürsün oraya.
 
Cevap: Fransa Katliamları



bizim hükümet de kabul eder yakında, tayyip'in tepkileri hepsi göstermelik kanımca.
 
Cevap: Fransa Katliamları



Bu arada ısrarla bu soykırımdır diyenlere söyleyeyim hemen Srebrenitca'nın soykırım olduğuna karar veren Divan gibi bir divan kurulmasını teklif eden Türkiye'nin teklifine, Divan'a gidersek ispat edemeyiz diye katılmayı reddeden Ermenista'dır. 2005 yılında.
 
Cevap: Fransa Katliamları



Hocali katliamını niye kaul etmiyor bu kanı bozuk gavurlar, yemin ediyorum söylenecek o kadar çok şey varki.
 
Cevap: Fransa Katliamları



Yahu amma saçmaladınız ve abarttınız. Ortada somut bir soykırım yok ama tehcir var. Tehcir de kötü bir şeydir; sonuçta sürülürken yolda ölen, öldürülen binlerce insan var. Şimdi optimistçe yaklaşıp aa soykırım yok ama katliam var diyerek absürtlüğün sınırlarını zorlamayın!
 
Cevap: Fransa Katliamları



Kazım Karabekir Paşa Erzurum'da Ermenilerin yaptığı zülmü şöyle yazmış:



Artık Erzurum'a çok yaklaştım ki artık insanların dişlerini görecek kadar yakınlarındayım. Biraz daha yaklaştığımda ortada bir gayri tabiilik hissettim. Bu insanlar hiç kımıldamıyordu. Daha yaklaştığım zaman ızdırapla gördüm ki her biri canlı canlı kazığa oturtulmuşlardı. Izdıraptan kasılmıştı yüzleri, gülmüyorlardı. Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin




389884_348069751876899_226848567332352_1625113_67732244_n.jpg






MUŞ ERMENİ ZULMÜ



Muş ahalisinden Mehmet Resul'un yeminli ifadesi:



Ben asker olarak harpte bulunuyordum. Aldığım yaradan ötürü Bitlis'e doğru çekilen birliği takip edemediğim gibi, yaralı ve sakat üç erle birlikte geri kaldık. Az sonra Rus kazaklarının öncüleri olan Ermeniler yanımıza geldiler. Arkadaşlarımızdan Harputlu Hüseyin adındaki erin gözlerini çıkararak, "Kalk bak, Türk askeri geliyor mu?" dediler. Sonra zavallıyı kurşunlayarak şehid ettiler.



Diğer erin sağ yanından derisinin bir kısmını yüzerek çanta şekline koydular. Bu Zavallıya da, "Elini sok, bu çantada padişahınızın parası var mı?" diye işkenceye başladılar, sonra şehid ettiler.



Üçüncü arkadaşımızı yere yatırıp tenâsül aletini kestiler; sonra ağzına koyarak, "Bu boruyu çal, size Osmanlı askerinden yardıma gelsin!" yollu hakaretlerden sonra, onu da şehid ettiler. Artık sıra bana gelmişti. Bu alçaklıkları yapanlar bana yabancı gelmiyorlardı. Yüzlerine baktım, içlerinden üçünü tanıdım. Bunlardan birisi Muş Ermenilerinden ve Çıkar mahallesinden Keşiş oğlu Aram. İkincisi yine Muş'un Yaş mahallesinden Bağdasar Körük oğlu Alkesam, üçüncüsü yine ayni mahalleden Avukat Herant Efendi oğlu Herant idi.



Bunlar beni bir dereye götürdüler. Yaktıkları ateşte tüfeklerini, şişlerini güzelce kızdırdıktan sonra yirmi dört yerimden dağladılar. Yalvarmalarıma, bağırıp çağırmalarıma, sızlanmalarıma asla kulak vermiyorlardı. O sırada birkaç Rus askeri yetişti. Bunlardan birisi beni ölümden kurtardı. Bu asker gizlice kulağıma Rusya'daki müslümanlardan olduğunu söyledi.



Artık Rus, Kazak ve Ermeni çeteleriyle birlikte Bitlis'e doğru yola çıktık. Yolda kaçak kafilelerine, ordunun arkasından göçen zavallılara rastladık. Ermeniler, bu müafaasız kadın ve çocuklarla, zavallı ihtiyarlara şiddetle saldırıyor, yürekler parçalayıcı, insanlık dışı vahşilikle zavallıları katlediyorlardı. İçlerinden Muş'un Ziyaret köyü ahallisinden olduğunu tanıdığım bir Ermeni ile altı arkadaşı, altı müslüman kızını getirdiler. Bunları rükû'a varacak şekilde çırılçıplak durdurdular, sonra iffetlerini kirletmeye başladılar. Bir taraftan bu çirkin ve insanlık dışı işi yapıyorlar, bir taraftan da, "Bundan sonra müslümanlara böyle namaz kıldıracağız!" diyorlardı.



Biz ordan ayrıldık, Tel köyüne vardık. Orada üç gün kaldık. Bu üç günde evvelce beni kurtarmış Tatar Abdulmelik ekmek verdi. Üçüncü gün, artık yardım edemiyeceğini, zira bir müslüman himaye ettiği anlaşılırsa şiddetli ceza göreceğini söyledi. Bu sebeple başımın çaresine bakmam lâzım geldiğini anlattı.



Gecenin karanlığından faydalanarak oradan kaçtım. Şafak sökerken Kızanan köyünün karşısındaki tepeye yetiştim. Köyden feryad ve figanlar işitiliyordu. Ermeni çeteleri bir taraftan köyü ateşe vermişler, diğer taraftan katliâma girişmişlerdi. Oradan da kaçtım. Birçok tehlikeler atlattıktan sonra muhacirlerle birlikte geri çekildik..







395967_348065158544025_226848567332352_1625111_338315659_n.jpg




385822_348049168545624_226848567332352_1625067_658708899_n.jpg




ve niceleri.
 
Cevap: Fransa Katliamları



Yahu amma saçmaladınız ve abarttınız. Ortada somut bir soykırım yok ama tehcir var. Tehcir de kötü bir şeydir; sonuçta sürülürken yolda ölen, öldürülen binlerce insan var. Şimdi optimistçe yaklaşıp aa soykırım yok ama katliam var diyerek absürtlüğün sınırlarını zorlamayın!



Adem sorun burda zaten, şimdi bu insanlar giderayak şerefsizlik yapmışsa ve karşılığını almışlarsa bunun neresi katliam, adamlar bizi öldürse katliam olmayacaktı o zaman bunlarınki mantık değil.
 
Cevap: Fransa Katliamları



Yahu amma saçmaladınız ve abarttınız. Ortada somut bir soykırım yok ama tehcir var. Tehcir de kötü bir şeydir; sonuçta sürülürken yolda ölen, öldürülen binlerce insan var. Şimdi optimistçe yaklaşıp aa soykırım yok ama katliam var diyerek absürtlüğün sınırlarını zorlamayın!



Bana dedin sanırsam.Katliam değilde nedir ? 300 bin kişinin öldüğünden öldürüldüğünden bahsediliyor.Katliam olması için ne olması kaç kişinin ölmesi yada olayın nasıl şekillenmesi gerekiyor.





Öldürülen,zulüm gören Türklerde var elbette.Onlardan bahsdilmediği için bahsetmiyorum,bize birşey yapılmadı demiyorum.
 
Cevap: Fransa Katliamları



Kazım Karabekir Paşa Erzurum'da Ermenilerin yaptığı zülmü şöyle yazmış:



Artık Erzurum'a çok yaklaştım ki artık insanların dişlerini görecek kadar yakınlarındayım. Biraz daha yaklaştığımda ortada bir gayri tabiilik hissettim. Bu insanlar hiç kımıldamıyordu. Daha yaklaştığım zaman ızdırapla gördüm ki her biri canlı canlı kazığa oturtulmuşlardı. Izdıraptan kasılmıştı yüzleri, gülmüyorlardı. Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin




389884_348069751876899_226848567332352_1625113_67732244_n.jpg






MUŞ ERMENİ ZULMÜ



Muş ahalisinden Mehmet Resul'un yeminli ifadesi:



Ben asker olarak harpte bulunuyordum. Aldığım yaradan ötürü Bitlis'e doğru çekilen birliği takip edemediğim gibi, yaralı ve sakat üç erle birlikte geri kaldık. Az sonra Rus kazaklarının öncüleri olan Ermeniler yanımıza geldiler. Arkadaşlarımızdan Harputlu Hüseyin adındaki erin gözlerini çıkararak, "Kalk bak, Türk askeri geliyor mu?" dediler. Sonra zavallıyı kurşunlayarak şehid ettiler.



Diğer erin sağ yanından derisinin bir kısmını yüzerek çanta şekline koydular. Bu Zavallıya da, "Elini sok, bu çantada padişahınızın parası var mı?" diye işkenceye başladılar, sonra şehid ettiler.



Üçüncü arkadaşımızı yere yatırıp tenâsül aletini kestiler; sonra ağzına koyarak, "Bu boruyu çal, size Osmanlı askerinden yardıma gelsin!" yollu hakaretlerden sonra, onu da şehid ettiler. Artık sıra bana gelmişti. Bu alçaklıkları yapanlar bana yabancı gelmiyorlardı. Yüzlerine baktım, içlerinden üçünü tanıdım. Bunlardan birisi Muş Ermenilerinden ve Çıkar mahallesinden Keşiş oğlu Aram. İkincisi yine Muş'un Yaş mahallesinden Bağdasar Körük oğlu Alkesam, üçüncüsü yine ayni mahalleden Avukat Herant Efendi oğlu Herant idi.



Bunlar beni bir dereye götürdüler. Yaktıkları ateşte tüfeklerini, şişlerini güzelce kızdırdıktan sonra yirmi dört yerimden dağladılar. Yalvarmalarıma, bağırıp çağırmalarıma, sızlanmalarıma asla kulak vermiyorlardı. O sırada birkaç Rus askeri yetişti. Bunlardan birisi beni ölümden kurtardı. Bu asker gizlice kulağıma Rusya'daki müslümanlardan olduğunu söyledi.



Artık Rus, Kazak ve Ermeni çeteleriyle birlikte Bitlis'e doğru yola çıktık. Yolda kaçak kafilelerine, ordunun arkasından göçen zavallılara rastladık. Ermeniler, bu müafaasız kadın ve çocuklarla, zavallı ihtiyarlara şiddetle saldırıyor, yürekler parçalayıcı, insanlık dışı vahşilikle zavallıları katlediyorlardı. İçlerinden Muş'un Ziyaret köyü ahallisinden olduğunu tanıdığım bir Ermeni ile altı arkadaşı, altı müslüman kızını getirdiler. Bunları rükû'a varacak şekilde çırılçıplak durdurdular, sonra iffetlerini kirletmeye başladılar. Bir taraftan bu çirkin ve insanlık dışı işi yapıyorlar, bir taraftan da, "Bundan sonra müslümanlara böyle namaz kıldıracağız!" diyorlardı.



Biz ordan ayrıldık, Tel köyüne vardık. Orada üç gün kaldık. Bu üç günde evvelce beni kurtarmış Tatar Abdulmelik ekmek verdi. Üçüncü gün, artık yardım edemiyeceğini, zira bir müslüman himaye ettiği anlaşılırsa şiddetli ceza göreceğini söyledi. Bu sebeple başımın çaresine bakmam lâzım geldiğini anlattı.



Gecenin karanlığından faydalanarak oradan kaçtım. Şafak sökerken Kızanan köyünün karşısındaki tepeye yetiştim. Köyden feryad ve figanlar işitiliyordu. Ermeni çeteleri bir taraftan köyü ateşe vermişler, diğer taraftan katliâma girişmişlerdi. Oradan da kaçtım. Birçok tehlikeler atlattıktan sonra muhacirlerle birlikte geri çekildik..







395967_348065158544025_226848567332352_1625111_338315659_n.jpg




385822_348049168545624_226848567332352_1625067_658708899_n.jpg




ve niceleri.



Şunun izahı nedir beyler?
 
Geri
Üst Alt