Halil Abi öncelikle belirtmek isterimki merkez forvet konusunda haklısınız, yani Semih ve Guiza bu özelliklere uyan ve klasik 4-4-2 anlayışına uyan isimler, ancak bizim sistemimizde bu tip forvetlerin pek bir anlamı yok, top şişirmeyeceğiz, forvet hattındaki 3 adamın da koşan, ortaya gelip top yapabilen ve pas organizayonlarıyla birlikte kanatlardan içeri katedebilen adamlar olması lazım. Baktığımızda Keita, Kewell bu tanıma cuk diye oturan adamlar bir üst düzeyleri zaten Barcelona, Real gibi takımlarda mevcut. Baros ta haliyle bu sistemin tam adamı diyebiliriz, Netanya maçında da farkettiyseniz ceza sahası civarında nerdeyse dolaşmadı, sürekli ortaya gelip, kanatlara geçip bindirmeler yaptı, orta sahaya yardımcı oldu, 4-3-3 ün ruhunun gerektirdiği şekilde.
Zaten Rijkaardın oturtmaya çalıştığı sistemde top bekleyen adam kavramı olmayacaktır, mesela bir Zigiç, Crouch, Luca Toni gibi adamlar Barosa alternatif bile olamazlar, aynen Nondanın da olamayacağı gibi (Yerini doldurmaz demek hiç oynamayacak demek değil tabiki). Sürekli topun takip edildiği, kısa pasların ve hızlı adamların verimli olabileceği bir sistemde ben Barosu bir Ruud kadar önemli buluyorum açıkçası her ne kadar geçen sene bu beklentiyle alınmadıysa da çok iyi denk geldi denilebilir. Heleki kanattaki iki adamımızla Baros birleşince Guiza ile Semih basit bile kalıyor.
Orta saha konusuna gelince yaratcılık konusunda kıyaslama yaparsak, yaratıcılığı sağlayacak olan adamlar biz de Arda ve Elano, fenerde Alex ve Emre, şimdi doğru bir yaklaşım mı acaba Arda ve Elano daha az yaratıcı demek, açıkçası bu yaratıcılık süper ligi geçtim, çok büyük klüplere bile nasip olmayacak seviyede. Yani orta saha konusunda müthiş bir fark var aramızda.
Tek karşılaştırılabilecek yer defanstır bana göre, ama o da fenerin geçen seneki Lugano ve Edu dan oluşan şekliyle, yoksa Bilica ve Bekir ya da Önder ikilisinin milli takımın defansını oluşturan Servet ve Emre Güngörden daha iyi olabileceğini söylemek te çok mantıklı gelmiyor.
O yüzden diyorumki biz Türk takımlarıyla bir kıyaslama yapmak yerine Avrupada aksayabilecek, sıkıntı yaşayabileceğimiz bölgeler üzerine yorumlarımızı yapsak, düşüncelerimizi belirtsek daha gerçekçi olur.