Hazırcılığa alışmış yönetici ve teknik zart zurtların, olası başarısızlığa peşinen kulp bulma nağmelerinden başka bir şey değil bu zırvalar...
Ciddiyetle yönetilen Avrupa kulüplerine bakarsanız; yaptıkları transferlerin yarısının filan hatırı sayılır maliyetle wonderkid yahut uygun maliyetle denemelik genç oyunculara yönelik olduğunu görürsünüz. Sporcunun gelişimi dinamik bir süreçtir; bir bakıyorsun, pek umulmadık çocuğun içinden cevher fışkırıveriyor da üç haneli rakamlara ulaşıyor. Bu dediğim milyar bütçeli kulüp için de 10 milyon bütçelisi için de geçerli; profil seviyeleri değişiyor sadece.
Bütçe ve kontenjan durumu müsaitken, 2+2 yabancı hakkını göz göre göre heba eden bir TD nin iş başında olduğu bir kulübün taraftarı olarak mevcut kuraldan şikayet etmeye hak göremiyorum kendimde.
Spor Ürünü Al
Madem Yönetici ve profesyoneller, ya kariyer zirvesine ulaşmış, ödenen devasa paraların geriye dönüşü mümkün olamayacak adamlara on milyonlar savurmak suretiyle caka satmayı; yahut da yaşı 35 e dayanmış veteranlardan yürümeyi marifet sayıyorlar, onların üzerinde bir otoritenin işi olması gereken çizgiye çekmesi gereklilik arz ediyor. Mevcut federasyonun ve başındaki muhteris embesilin tek olumlu icraatı budur muhtemelen; başka varsa da ben bilmiyorum...