Mahlas Kemali
Parçalı Üye
- 16 Şubat 2011
- 3.306
- 2
- 998
Yalnız başkanlık yaptığı dönemler, Türkiye'nin de borç bataklığına saplandığı ve devalüasyon ile krizlerin ardarda geldiği dönemlerdi. Ben kulüplerin mali durumlarının, ülkelerin mali durumlarıyla hemen hemen paralel olduğuna inanırım ve çok örnek var böyle. Nitekim kur fırlayınca,dövize endeksli borçlar da fırlıyor...Güven ve kredibilite artınca,iyi yönetilen kulüplerin kredibilitesi de artıyor.
Ayrıca bir anektod daha vereyim Fatih terim ve Faruk Süren ile ilgili : 4-0'lık Fenerbahçe yenilgisinden sonra Fatih Terim istifasını veriyor Faruk Süren'e ve Faruk Süren "sen görevinin başına geç,seni ancak ben gönderirim" tarzında bir yaklaşımda bulunuyor...Belki Azizvari diye bakanlar olabilir buna, lakin burda biraz "güven" vurgusu da var ki meyvelerini topluyoruz gelecek senelerde.
Ayrıca kabul etmek gerekir ki Türkiye'deki mentalite o dönem bir Avrupa Kupası'nı kaldıracak boyutta değildi. Şimdi biraz daha esnek...
çok doğru söylüyorsun.. ancak o dönem uefa şampiyonluğu yaşadığımız yılların 1veya2 sene sonrasıydı... ve geleceği belliydi... bu yüzden vizyoner değildir diyorum ben... zaten kendi şirketleri de bu yüzden battı... galatasaray'ın AİGe satışı da faruk süren'in icraatıdır... geriye nasıl alındığı da malumunuzdur..
kötünün iyisidir ancak günümüz galatasarayı için zayıf bir başkan olur...