Galatasaray veya herhangi bir türk kulübü Avrupa kulübü olmayı bırakalı çok oldu. Ülke tarihini araştırdığımız zaman şunu görüyoruz ki, 2000'lere kadar yüzünü batıya dönmeye çalışan ve Avrupa'ya "bizi görmezden gelemezsiniz, biz de buradayız!" diye isyan eden bir toplumsal anlayış söz konusu. Bunlar bazen abartılı ve komik şeylere sebep olsa da bu genel bir tutku var insanlarda, gençlerde. Özentilik var mı? Var. Ama bununla beraber muasır medeniyet anlayışı da söz konusu. Daha iyi olmak, daha modern olmak, daha iyi eğitim almak, daha öteye gidebilmek.
Dayım Fenerbahçe'lidir, 2000 UEFA gecesi sokakta Türk bayrağı sallaya sallaya ağlaya ağlaya dolaşıyordu. İnsanların ağzında "Avrupa avrupa duy sesimizi". Toplumsal bir içgüdü veya toplumsal bir bilinç gibi düşünebilirsin bunu. Eğitimde, sporda, sanatta, yaşamsal standartlarda insanların gitmeye çalıştığı yön belliydi.
Sen bu kadar pisliğe, bataklığa, çamura bulaşmışsan, artık bir arap zihniyeti ile hareket ediyorsan, bundan 40 yıl önceki insanların taşıdığı duygulardan yoksunsan, dünyada çoğu ülkenin gözünde artık doğu avrupa ülkesi değil bi orta asya ülkesiysen, senin hiçbir kulübün de artık Avrupa kulübü değildir, olamaz da.
Gençlik ve spor bayramının hiçbir öneminin kalmadığı, statlarda kutlamaların olmadığı, cahilin cahilliğini kabul etmediği, kimsenin bir şey öğrenmediği, herkesin her şeyi bildiği, liyakatin bu kadar sıfırlandığı bir ortamda, sen ŞL'de bir üst tura çıkınca da Avrupa kulübü olmayacaksın zaten. Olamıyorsun işte.
Galatasaray'ın genleriyle oynandı! Ülkenin genleriyle oynandı kardeşim. Ülke rotasından saptıktan sonra sen sanıyor musun ki Galatasaray rotasından sapmayacak?