17-Yüzü tanıdığım Serra değildi açıkçası. Her an saldıracakmış gibi bakıyordu ve gözleri kan çanağına dönmüştü. Mum ışığının yüzüne vurmasıyla yüz hatları daha da korkunç bir hal almıştı. Serra ne bitmedi, ne yazıyorsun dedim. Sen kimsin? diye sordu. Sesi hala tıslar gibi çıkıyordu. Serra, Cuma ben, Taner’in arkadaşı, bir haftadır tanışıyoruz, şaka mı yapıyorsun dedim, Onlardan biri misin? diye sordu. Onlar kim ne vs derken bir anda Serra bayıldı. Allah’tan bana doğru düştü, mumlar yakmadı bi tarafını. Kızı kucağıma aldım, tavşan gibi titriyordu, yatağına yatırdım. Üzerine battaniyesini çektim ve birkaç saniyeliğine de olsa olanları anlamlandırmak için düşünme vaktim oldu. Mumları söndürdüm, bi kenara aldım, tam gitmek için kapıya yönelecekken aniden bi el bileğimden kavrayıp sertçe çekti…