- 22 Kasım 2008
- 41.419
- 3.496
- 2.003
Cevap: GSCimbom Bildirisi: Yönetimi İstifaya Davet Ediyoruz!
Gectigimiz donemlerde olanlari, yasananlari unutma unutturma!
Gectigimiz donemlerde olanlari, yasananlari unutma unutturma!
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Bence zorunlu olarak yapilmis bir toplantida söylenen samimiyetten ve inandiriciliktan uzak sözlerle fikrini degistirenler kendini sorgulmali
Ayrica kendisini hakli cikaracak, destegimizi hakedecek ne söylemis ben duymadim. Kendi taraftarini sirtindan bicaklayip, camiasini kücük düsüren baskan sonra cikip yaptiklari icin kendini savunuyor. Biz de destek olalim.. pekiSizin fikriniz Yekta yüzünden degismis olmasin?
Sercan savunmak için söylemiyorum başkanı yanlış anlama ama o tarz işlere girmemek demek TT Arena olmasın demekle aynı şeydir.Riva'nın ruhsatını 30 yılda çıkartamamışız 16000 imzayı atmak için gişede bekle bi 30 yıl daha demek. 3 yıldır siyaseti kullanarak stad istemiyoruz diyen oldu mu bu forumda?
Yani ptotestonun özgürlük olduğu falan konuşuluyorda ya da dengesini kuramadın v.s diyorsun. Bunların hepsi siyaseten böyle olmak durumunda.İlk önce TOKİ'nin ne iş yaptığını öğrenmemiz gerekiyor sanırım forumca. Siz bir işin yapılmasını siyasi otoriteye vermişseniz eğer o otorite gelip reklamını yaptığında kızmayacaksınız.
Eren Talu kendi reklamını yapmayacak mıydı o ekranlarda açılış günü sizce? Ama ona laf yok tabi. Öbürü siyasi görülüyor. E belki siyaset hatta direkt başbakanın emriyle yaptıkları için olmasın o reklamlar. Yani kabaca diyeceğim şudur. Recep Tayyip Erdoğan ve asıl işi fakirlere toplu konut inşaa etmek olan TOKİ stadınızın ihalesini aldığında bu işe Siyaseti karıştırmayın dedik mi? Demedik. Başkanımıza sporu siyasete alet ediyorsun diye karşı çıkan oldu mu? Olmadı. O zaman başkanda olsan taraftarda olsan başını eğeceksin bu işi yapanlara karşı. Onur özgürlük protesto ıslık hakkı v.s hep havada kalıyor haliyle. Dün iyiydi bugün kötü olmaz. Bak benim hayat olarak zıt görüşümde bu adamlar. Ama itiraz etmedim stadı yapmalarına dün. Bugün reklamlarını da doya doya yapacaklardır meydanlarda. Bu ülkenin sporuna katkıda bulunduk Galatasaray'a stad yaptık diyeceklerdir. Haklarıdır da.
Hala Toki başkanından yazılı özür beliyorsunuz o da ayrı ve garip. Adam siyasetçi.Adnan Polat'ın açıklamaları üzerine tekzip yayınladı mı ben özür dilemedim diye? Hayır. Sükut ikrardan gelir. Demekki özür dilenmiş camiadan. Bu kadar bireysele dökmeyin herşeyi. Ben bruada TOKİ ne iş yapar demek durumunda kalıyorum.Ve bunu demekte işime gelmiyor. Siyastçilerin en babalarını yetiştirdiğimiz kendi camiamız gereken neyse o şekilde davranmakta. Taraftar tatmin olamadı bir türlü.Garip geliyor stad açılışından sonra Adnan Polat'a edilen laflar.
Hocam , aradaki farkı anlamak gerek.
Toki siyasi bir kurum değildir. Devletin kurumudur.
Başbakanlık siyasi bir kurum değildir. Devlet kurumudur.
Siyasi olan Ak Parti dir. Dolayısı ile Ak Parti başkanlığı siyasi bir olgudur.
Bir devletin kurumunun başındaki adam bir başka devletin kurumunun başındaki adama diyor ki al şu 600 trilyonu bu işi bitir. Dediği kurum ise o 600 trilyona normalde ev yapıyor. Şimdi siz stadımızı yapanın devlet kurumu olduğunu bunu yapmakla görevli olduğunu ve siyasetin bir rolü olmadığını mı söylemeye çalışıyorsunuz? Bence aradaki fark çok açık Onur.
Bu arada bana devletlerin kurumlarının kendi takımlarına yaptıkları 1 adet stad ver dünyadan. Bak proje yaptık devlet kabul etti arsadan iyi para kazanacak devletimiz v.s bunlar hep ayrı ayrı olgular.
Ben yaptıklarına birşey demiyorumki. Kaldı ki dünyada vardır örnekleri elbette. En azından dünya kupasını alan ülkelerde yeni stadlar yapılıyor devlet eliyle.
Ben olayın siyasete dönüşmesine kızdım orada. Sonucta stadın yapan bir siyasi parti değil. Devlet. Devletimiz varolsun diyelim ozaman. Siyasilerden banane.
İşte sen birşey demiyorsun ben de birşey demiyorum zaten yaptıklarına. Devletimiz sağolsun da 30 yıldır stad bekliyoruz. Devletimiz neden son 1.5 yılda ağırlığını koyup işi olmadığı bir alana giriyor bize stad yapmak için. Şimdi Fenerliler diyor ya benim vergilerimle yapıldı. Doğru diyorlar. Onlara ne ki bize yapılan staddan.Ama ben de diyorum ki size de kadıköy belediyesinin çektiği peşkeş bu staddan 3 kat daha değerli bir peşkeşti. O devletin arazisinde benim de vergilerim var. Trabzona yapılacak stadda benim vergilerim olacak.
Yani dün Aziz Yıldırım'a Kadıköy senin denilmiş belliki. Galatasaray sana stad yapıyoruz denmiş. Beşiktaş'a anıtlar kurulundan rapor çıkartacaklardır belki. Trabzon'a bizim arsadan gelecek parayla stad yapacaktır TOKİ v.s.Ancak bunları yapan ve bunların sözünü veren devlet herkesin ağına bir parmak bal çalmıştır.
Hadi Aziz Yıldırım çıksında konuşsun kendi taraftarları gibi peşkeş desin bakalım.Herkesin siyasi otoriteye karşı eli kolu bağlı. Size durduk yere bir iyilik yapılmamış. Durduk yere olmamasının sebebi ise devletin bu işlerde asla rolünün olmaması daha önce. Herkese yapılmış ve yapılacak bir şekilde. Devletimiz sağolsun demekle de olmuyor bu durumda. O devletin koltuğunda oturan adamın görevi anıtlar kurulu stad kadıköy arsasını 2 kuruşa hibe etmek değil.Vergilerim yol su elektrik olarak dönmeli bana.
Hal böyle olunca da siyasi iktidara sahip partinin başkanının arzusuyla ve talimatıyla yapılmıştır.
Onur yani diyorsun ki ;
Başbakanın talimatıyla kurulan şu fakirlere kömür bağışının yapıldığı kurum devlet kurumudur. Başbakan seçim meydanlarına çıktığı zaman bunu dile getirmemeli. Sonuçta devlet yapıyor bunu.Ayrıca TOKİ 8 yıl önce yoktu. O zaman TOKİ'yi kurduk fakirlere ev yaptık diye de belirtmemeli.
Kabaca şöyle desem daha açık olacak. Devletin başında bulunan siyasi otoritenin emri ve devletin parasıyla yapılmıştır bu stad. Yani devletimizin milyar dolarları zaten var. Ama stadı yapan devlet değil. Onu yöneten siyasi otoritenin keyfi. Keyfi istemeseydi umrunda olmazdı. Devlette bize niye stad yapmıyor diye ağlama durumumuz da olmazdı.![]()
Bak son kez söyeleyeceğim. Devletin asli görevlerinin içinde stad yapmak yoktur. 10'larca stad yaparsın tabiki sporun kalkınması için ancak; 1 zümreye stad yapma gibi bir görevi yoktur. Dolayısıyla yapılan devletin yaptığı değil. Siyasetin yaptığı bir staddır. İnce fark burada bence.
Hocam bu bizim ülkemizin ayıbıdır. Benim bahsettiğim olması gereken. Yani "idealar dünyası" gibi bişey. Ama bizde işler böyle yürüyor malesef. Böyle olmamalı, ama böyle napalım.
Baştan sona açıklamaları dinlemenizi öneriyorum Abdullah abi. 3 dakika dediysen umarım 3 dakikalık kısmını dinlememişsindir. Çünkü başkan baya bi uzun ve kafalarda soru işareti bırakmayacak şekilde konuştu.. İzlemediysen izlemeni, en önemlisi dinlemeni ve 3 dakikalık konuşma diye küçümsememeni tavsiye ederim.. Açıkçası muhaliflerin etkin bir medya gücü olduğunu biliyorum, bu foruma da sirayet etmişler demiyorum, ama kafamı kurcalayan şeyler de yok değil, mesela ben Haldun Üstünel "Kewell Gidecek" diye bir açıklama yaptığı zaman onun resminin üzerinin çizili olduğu bir avatar koymuştum ve başta adminler olmak üzere herkesten acayip bir tepki almıştım. Şuanda sizin yaptığınız demokratik hakkınızsa benim o zaman yaptığımda bir demokratik haktı. Ama ceza aldım.. Buarada söyleyeceğim lafın nereye gittiğini iyi bilmekle beraber benim için önemli olanın söyleyeceğim lafın nereye gittiği değil sadece ve sadece Galatasarayın başarısı olduğunu belirtmek isterim. Bu yüzden de kimseye eyvallah çekmem !
Bu dönemde Adnan Polat ve ekibine kim ne derse desin ihtiyacımız var(dı). Klübü mali açıdan yeniden şekillendirmek gerekiyordu, iflasın eşiğinden dönen bir Galatasaray vardı. Kimse elini taşın altına sokmuyordu, Polat ve ekibi riski göze aldılar, bir şekilde bu günlere geldik. Ekonomik açıdan çağ atlatıldı, bunu kimse inkar edemez. Fakat bilinmesi gereken birşey var; küçülme politikasıyla yapılmadı bu ekonomik yönden iyileşme süreci. İnamotoları izlemedik sahada, Lincolnleri, Elanoları, Keitaları, Riberyileri izledik. Buna rağmen futbol yönünden başarı sağlanamadı, bunun sebebi şansızlık mı dersiniz, yıldızların Galatasarayla uyuşamaması mı dersiniz bilemem, ama bu olaylar sürecinde, Adnan Polat ve ekibi ellerinden gelen herşeyi yapmaya çalıştılar. Ben buna kefilim, eminim.
Polat ve ekibinin yanlışları yok mudur? Elbette ki vardır, nedir biliyor musunuz en büyük yanlışı? Taraftarı dinlemek, onların görüşlerine saygıyla yaklaşmak. Taraftar ilk başta medyanın gazına gelip Hakan Şükür, Hasan Şaş ve onların dönemindeki yaşlanmış ama klübe büyük emekleri olan futbolcuları eleştirip ıslıkladı, Polat ve ekibi jübile bile yapamadan gönderdi onları. Gerets, Kalli, Bülent, Skibbe, Rijkaard.. Bu sayılı teknik direktörlerin arkasında durmadı taraftar, benimsemedi. Rekor puanla şampiyon olan Gerets, bir sonraki sezon kaybedilen maçlar sonucu kovulurcasına gitti. Kalli, Bülent, Skibbe, Rijkaardın arkasında da durmadı bizim taraftar, kendini Mourinho sanan insanların gazetelerde yazdıklarına kanıp, stadta ıslıkladı, forumlarda acımasızca eleştirdi. Polatın en büyük yanlışı burda oldu, teknik direktörünün arkasında durmalıydı, medyanın acımasız kampanyalarına alet ettirmemeliydi. Yumruğunu masaya vurup spekülasyonları kesmeliydi. Sadece teknik direktör olaylarında değil, futbolcularına da sahip çıkmalıydı, tıpkı Lincoln olayında olduğu gibi. O dönem kriz yönetimini başarabilselerdi, bence Lincoln kendini bu kadar yanlız hissedip yanlış işlerin peşine düşmezdi. Konuyu toparlamak gerekirse, 8:45 şovuyla gelen Polat(o dönemde Galatasaray dağılma aşamasındayken birlik haline getiren hadise), bu medyatik özelliğini devam ettiremedi. Bir Aziz Yıldırım olamadı desek yeridir, karizmasını, gücünü, makamını kullanamadı.
Şimdi bu yazılanlara baktığımızda, BJKnin yaptığı gibi günü kurtarmak yerine Galatasarayımıza sağlam bir gelecek bırakan bir yönetim var. Ekonomik açıdan çağ atlatan bir yönetim var. Futbolun üzerine düşmemeleri, Galatasarayın büyüklüğüne bazı olaylarda yakışmayacak hareketlerde bulunmaları belli başlı yanlışlarından olan bir yönetim var. Bence bu yönetim istifa etsin diyemeyiz. Faruk Süren'in yaptığı gibi Rivayı satıp, Hagi gibi, Tafarel gibi oyuncuları alabilirdi, 4 senelik muhteşem bir Galatasaray izlettirebilirdi Adnan Polat. Ama onun yerine Galatasarayın son atımlık kurşununu bir sürü projeye ayırdı, ve başarılıda oldu. Sivas gibi dandik bir takımla yapılan maçta elde edilen ciro 1.5 milyon tl deniyor ki bu sadece stadtan elde edilen miktar. Nike sponsor olacak deniyor, 4-5 milyon euro yıllık vereceği söyleniyor. Riva şekillenmeye başladı, o projeye önümüzdeki dönemde başlayacaklar, oraya yaklaşık 400 milyon dolar değer biçiyorlar. Galatasaray storelar geçen yıl forma satışında Fener olsun BJK olsun hepsini solladı, mor forma satış rekoru kırdı. Senelik gelirimizin yarısını sömüren şirketleri birleştirerek sırtımızdaki en büyük kambur kalktı. Senelik 20-30 milyonumuz kasada kaldı, ki bu gerçekten en büyük başarısıdır Polat ve ekibinin. GSbonus, GSbilyoner, GSTV, GSmobil vb. bir sürü ek kaynak yaratıldı. 6-7 sene öncesinde televizyonlarda para dilenen klüp bu günlere geldi arkadaşlar, bunlar hiç kolay değil. 7-8 sponsor arayıp, bankalara yalvarıp 5-6 milyon dolarlık oyuncuları anca alırken şimdiki durumumuza bir bakın. Bu gelirler muhalefetin ağzının suyunu akıtıyor. Çarklar kurulmuş, işlemeye başlamış, geriye sadece paranın dolması bekleniyor. Muhalefet kurulmuş bu işin üzerine oturup kaymağını yemek istiyor. Ben olsam bende geçmek isterim Galatasarayın başına şu halimle. Çünkü artık Galatasarayın önü açık. Galatasarayın çözülecek bir problemi kalmadı, eskiden yaptığı borçları ne kadar büyük borcu olursa olsun 2-3 senede amorti edecek kadar büyüdü Galatasaray. Zaman başarı, ve show zamanı. Lütfen muhalefetin oyununa kanmayın! Bu kadar emeği geçmiş bir yönetimi 1 sezon için silmeyin. 5 senelik yönetiminde, o zor zamanlarda 2 şampiyonlukla imkansızı başarmış yönetimi birkaç muhalif sese inanarak silmeyin. Bırakın, 2012ye kadar kalsınlar. Sportif başarıyı görmezsek o zaman bende istifalarını isterim, ama tam işi düzlüğe çıkattıklarında istifa edin derseniz, yanlış anlamayın, sözüm meclisten dışarı, 'nankörlük' olur. Kusursuz ve yanlışsız demiyorum, ama ellerinden gelenin en iyisini, hatta fazlasını yaptılar. Zaman ayırıp bu yazıyı okuyanlara teşekkürler şimdiden..
Bu dönemde Adnan Polat ve ekibine kim ne derse desin ihtiyacımız var(dı). Klübü mali açıdan yeniden şekillendirmek gerekiyordu, iflasın eşiğinden dönen bir Galatasaray vardı. Kimse elini taşın altına sokmuyordu, Polat ve ekibi riski göze aldılar, bir şekilde bu günlere geldik. Ekonomik açıdan çağ atlatıldı, bunu kimse inkar edemez. Fakat bilinmesi gereken birşey var; küçülme politikasıyla yapılmadı bu ekonomik yönden iyileşme süreci. İnamotoları izlemedik sahada, Lincolnleri, Elanoları, Keitaları, Riberyileri izledik. Buna rağmen futbol yönünden başarı sağlanamadı, bunun sebebi şansızlık mı dersiniz, yıldızların Galatasarayla uyuşamaması mı dersiniz bilemem, ama bu olaylar sürecinde, Adnan Polat ve ekibi ellerinden gelen herşeyi yapmaya çalıştılar. Ben buna kefilim, eminim.
Polat ve ekibinin yanlışları yok mudur? Elbette ki vardır, nedir biliyor musunuz en büyük yanlışı? Taraftarı dinlemek, onların görüşlerine saygıyla yaklaşmak. Taraftar ilk başta medyanın gazına gelip Hakan Şükür, Hasan Şaş ve onların dönemindeki yaşlanmış ama klübe büyük emekleri olan futbolcuları eleştirip ıslıkladı, Polat ve ekibi jübile bile yapamadan gönderdi onları. Gerets, Kalli, Bülent, Skibbe, Rijkaard.. Bu sayılı teknik direktörlerin arkasında durmadı taraftar, benimsemedi. Rekor puanla şampiyon olan Gerets, bir sonraki sezon kaybedilen maçlar sonucu kovulurcasına gitti. Kalli, Bülent, Skibbe, Rijkaardın arkasında da durmadı bizim taraftar, kendini Mourinho sanan insanların gazetelerde yazdıklarına kanıp, stadta ıslıkladı, forumlarda acımasızca eleştirdi. Polatın en büyük yanlışı burda oldu, teknik direktörünün arkasında durmalıydı, medyanın acımasız kampanyalarına alet ettirmemeliydi. Yumruğunu masaya vurup spekülasyonları kesmeliydi. Sadece teknik direktör olaylarında değil, futbolcularına da sahip çıkmalıydı, tıpkı Lincoln olayında olduğu gibi. O dönem kriz yönetimini başarabilselerdi, bence Lincoln kendini bu kadar yanlız hissedip yanlış işlerin peşine düşmezdi. Konuyu toparlamak gerekirse, 8:45 şovuyla gelen Polat(o dönemde Galatasaray dağılma aşamasındayken birlik haline getiren hadise), bu medyatik özelliğini devam ettiremedi. Bir Aziz Yıldırım olamadı desek yeridir, karizmasını, gücünü, makamını kullanamadı.
Şimdi bu yazılanlara baktığımızda, BJKnin yaptığı gibi günü kurtarmak yerine Galatasarayımıza sağlam bir gelecek bırakan bir yönetim var. Ekonomik açıdan çağ atlatan bir yönetim var. Futbolun üzerine düşmemeleri, Galatasarayın büyüklüğüne bazı olaylarda yakışmayacak hareketlerde bulunmaları belli başlı yanlışlarından olan bir yönetim var. Bence bu yönetim istifa etsin diyemeyiz. Faruk Süren'in yaptığı gibi Rivayı satıp, Hagi gibi, Tafarel gibi oyuncuları alabilirdi, 4 senelik muhteşem bir Galatasaray izlettirebilirdi Adnan Polat. Ama onun yerine Galatasarayın son atımlık kurşununu bir sürü projeye ayırdı, ve başarılıda oldu. Sivas gibi dandik bir takımla yapılan maçta elde edilen ciro 1.5 milyon tl deniyor ki bu sadece stadtan elde edilen miktar. Nike sponsor olacak deniyor, 4-5 milyon euro yıllık vereceği söyleniyor. Riva şekillenmeye başladı, o projeye önümüzdeki dönemde başlayacaklar, oraya yaklaşık 400 milyon dolar değer biçiyorlar. Galatasaray storelar geçen yıl forma satışında Fener olsun BJK olsun hepsini solladı, mor forma satış rekoru kırdı. Senelik gelirimizin yarısını sömüren şirketleri birleştirerek sırtımızdaki en büyük kambur kalktı. Senelik 20-30 milyonumuz kasada kaldı, ki bu gerçekten en büyük başarısıdır Polat ve ekibinin. GSbonus, GSbilyoner, GSTV, GSmobil vb. bir sürü ek kaynak yaratıldı. 6-7 sene öncesinde televizyonlarda para dilenen klüp bu günlere geldi arkadaşlar, bunlar hiç kolay değil. 7-8 sponsor arayıp, bankalara yalvarıp 5-6 milyon dolarlık oyuncuları anca alırken şimdiki durumumuza bir bakın. Bu gelirler muhalefetin ağzının suyunu akıtıyor. Çarklar kurulmuş, işlemeye başlamış, geriye sadece paranın dolması bekleniyor. Muhalefet kurulmuş bu işin üzerine oturup kaymağını yemek istiyor. Ben olsam bende geçmek isterim Galatasarayın başına şu halimle. Çünkü artık Galatasarayın önü açık. Galatasarayın çözülecek bir problemi kalmadı, eskiden yaptığı borçları ne kadar büyük borcu olursa olsun 2-3 senede amorti edecek kadar büyüdü Galatasaray. Zaman başarı, ve show zamanı. Lütfen muhalefetin oyununa kanmayın! Bu kadar emeği geçmiş bir yönetimi 1 sezon için silmeyin. 5 senelik yönetiminde, o zor zamanlarda 2 şampiyonlukla imkansızı başarmış yönetimi birkaç muhalif sese inanarak silmeyin. Bırakın, 2012ye kadar kalsınlar. Sportif başarıyı görmezsek o zaman bende istifalarını isterim, ama tam işi düzlüğe çıkattıklarında istifa edin derseniz, yanlış anlamayın, sözüm meclisten dışarı, 'nankörlük' olur. Kusursuz ve yanlışsız demiyorum, ama ellerinden gelenin en iyisini, hatta fazlasını yaptılar. Zaman ayırıp bu yazıyı okuyanlara teşekkürler şimdiden..