O bahsettiğin profili ilk sene bile çizemedi muhterem ex başkanımız...Başkanlığa kurulduğu seçim sürecinde o tür söylemlerde bulunarak, benim gibi pek çok kişiyi mest etmişti; ''İşte tam istediğim, Avrupai başkan bu olmalı!'' diye hayranlıkla okumuştum demeçlerini, bir başkan adayı bu kadar mı doğru tespitlerde bulunur da, her sözü böylesine zeka pırıltısı taşırdı?!...
Sonraaa...; ilk icraatlarından biri olarak, muhabirleri doldurduğu özel uçakla, Atletico' dan üç futbolcu transferi için Madrid' e gidilişini derin bir hayal kırıklığı ve hüzünle takip ettim ve adını ''1. Madrid Transfer Seferi'' koydum, zira ''Alaturka'' lığın bu denli şerbetlisine ilk kez tanık oluyordum!...
Daha sonraki süreçte de, hemen bütün eylem ve söylemlerinde ''Ağır Popülizm'' in etkilerini gördük ki hala borusunu öttürmeye çalışanların bu etkiden kurtulamamış oldukları kanaatindeyim...
Terim' le ayrılık sürecinde de hatalı tutumları oldu; yalnız o noktada Terim' in ''Omurgasız-Egoperest-Şark kurnazı'' tutumunu çok daha ön planda gördüğümü biliyorsun, gereğinden de fazla konuştuk bunları, fikir birliğine varmamız imkansız, gerekli de değil...Terim bir ''Efsane'' ye yakışmayacak tutarsızlıklar sergilemiş olsa da kulüp tarihinde sonsuza dek yine ''Efsane' olarak anılacaktır; bir sporcu veya TD sportif başarı ile değerlendirilir ve hatasız kul olmaz...Bir başkan içinse ölçüt, sportif başarıdan çok daha fazla, yönetim becerisi ve iyi bir planlama ile birlikte doğru mali uygulamalardır; haliyle Aysal, iki şampiyonluğa rağmen ''Efsane Başkan'' statüsünden çok uzaktır...