Günün sonunda yönetim ve hoca işe hem profesyonel hem "faydacı" gözle bakmak zorunda. Bugün İcardi %50'siyle bile oynayabiliyor olsa zaten 3-5-2 oynuyor olurduk. Mevcut durumdaki İcardi'nin Gomis rolünü kabul etmediği takdirde zaten takımda maalesef artık yeri kalmıyor. Bu hikayenin böyle bitmemesini çok isterdim çünkü ne yapalım abi bu elemanla taraftarın bi kısmı olarak gönül bağı kurduk bi kere.
Benim gönlümden geçen, kendisiyle Muslera ile olduğu gibi olabilen en güzel şekilde vedalaşmak, krala hak ettiği uğurlamayı yapabilmek. Aksine gönlüm razı olmuyor.
Edit: Ben bu takımın ikonik isimlerinin (Hagi'yi falan geçtim, Hasan Şaş vs) bu takımla buruk şekilde ayrılmasından her defasında çok üzülüyorum. Ortada yanlışlar olabilir, hatalar olabilir. Ama günün sonunda bence bu sadece zarar verici oluyor. Neyse içimi döktüm sadece.
Edit 2: Madem içimi döküyorum şunu da yazayım istedim hdshdshds. Çocukluğuma dair hatırladığım en güzel anılarımın çoğunda ailecek oturup Galatasaray maçı izlediğimiz günler var. Bu nedenle tüm o güzel zamanlarımdaki topçular -ki bize UEFA'yı getirdiler- benim için çok özel. Şimdi Okan Buruk mesela, bu adam çocukluğumdan beri en güzel hatıralarımın bi parçası. 3 senedir tekrar forumda sizlerleyim, yine bu adam baş etken. Bu adama burada sövüldüğünü görünce, sanki biri benim çok değerli bir hatırama sövüyormuş gibi hissediyorum, bu yüzden üzülüyorum veya sinirleniyorum.
En nihayetinde taraftarlık işi tamamen duygusal bi olay, zaten mantık aranmaz. Neyse öyle işte.