Olayın eskiye gittiği ve şahsi problemlerin olduğu doğru ama o gün bir şeyler kırıldı. Bütün camia olarak arkasında durulsaydı çok başka olurdu bence, her iki tarafta (aysal-terim) olayları tırmandırmaya cesaret edemezdi veya etmezdi. İşleyen düzeni dangalak gibi kendi kendimize bozduk.
O maç sonrasını çok iyi hatırlıyorum, ''vizyoner'' tayfa hunharca saldırdı hocaya sen yapmamış olabilirsin ama öyle bir hava vardı ne yazık ki... Bam bam bam oynatıyor, taktik bilmiyor, kaos futbolu, yıldızları yönetemiyor gibi bir kamyon laf edilmişti adama. Taraftar iki yıldız görünce şımardı hacı yalan yok yani, öyle g.tün kalkarsa böyle indirirler işte. Baştan aşağı saçma sapan bir süreçti tek bu olay değil tabi mesele.
Ünal Aysal futboldan anlamiyor, takip ettirdigi sosyal medya daki taraftar da anlamiyor. Ünal Aysal ve Fatih Terim arasinda okadar olagan disi bir tartisma da gecmedi hic bir zaman. Büyütülecek hic bir olay yoktu. Fatih Terim ile kendim daha rahat anlasirim diye, Ali Dürüst ve Apo´yu da gönderen kendisi. Terim´i göndermenin firsatini bekliyordu, Milli takim, 6:1, ve sosyal medyadan da yumusamalar gördükten sonra, hamlesini yapti.
Ünal Aysal aci bir tecrübeyi daha, farkli bir sekilde edindi. Sosyal medyadaki taraftar, taraftarlarin cok az bir bölümünü kapsadigini aslinda.

Birileri cok yanlis yönlendirdi, bana kalirsa asla böyle bir tepki beklemiyordu taraftardan.
Isin özü, futbolda yönetici takimin, saha ici ve medya ile fazla ic ice olmasi sakincali. Özellik ile Türkiye´de Baskanlari bu gibi can alici kararlarda denetleyici mekanizmalari olmasi gerekiyor bu ülkede kulüplerin. Ben hocalari iyi ve kötü diye ayirmam cok fazla, ama bir takim ile iyi kimya yakalamis hoca kolay bulunulmaz. Ve böyle bir hocayi gereksiz yere göndermek, bir kulübü belirli bir Süre etkisiz hale getirebilir.
Bizde bu pek sorun olmadi, ama Fenerbahce´de böyle bir mekanizma, son 20 yilda hayat kurtarirdi mesela. Aziz Yildirim mesela bunu hep yapiyor, ve 20 yildir kaybetti. Biz rakibimizden tecrübe etttigimiz bir olayin, bize olulumlu yansimasini bekleme, hayal perestligine kapildik o dönem.