- Geçen sene Karabükspor'u terk edip gelmesi yetmezmiş gibi
- Liderden 5 puan geride şampiyonluk potası içerisinde aldığı takımı 2-3 haftada havlu attırıp zar zor 4. yaptığı yetmezmiş gibi
- Gelir gelmez abuk subuk oyuncu dizilimleri deneyip hepsinde başarısız olduğu yetmezmiş gibi
- 2'si de iç sahada oynanmasına rağmen hem Beşiktaş'a hem Fenerbahçe'ye, deplasmanda da Başakşehir ve Trabzon'a üstelik gol bile atamadan yenilmesi yetmezmiş gibi
- Riekerink'le bile kazanılan Türkiye Kupası'nda çeyrek final göremeden elenmesi yetmezmiş gibi
- Hiçbir işe yaramayan Selçuk'u has adamı yapıp, takımın en değerli 3 oyuncusundan 2'sini kadro dışı bırakıp, sonradan gönderilmesine yol açması yetmezmiş gibi
- Kimselerin tanımadığı 1996 yılında kurulmuş ve tarihinde ilk kez İsveç dışında bir resmi maç oynayan takıma toplamda 3-1 gibi bir skorla elenilmesi yetmiyormuş gibi
- Ön eleme turunda elendiği ne idiüğü belirsiz takıma doğru dürüst pozisyon üretememesine rağmen, zamanında Real Madridlere, Manchester Unitedlara, Barcelonalara, Milanlara, Juventuslara sahayı dar etmiş bir kulübün hocası olarak "elimizden gelen her şeyi yaptık" deme gafletinde bulunması yetmiyormuş gibi
- Tüm stadın ve sosyal medyada tüm taraftarların istifasını istemesine rağmen istifa etmeyip, yöneticilerin üstüne teknik direktör koyacaklarını, basında bangır bangır Fatih Terim ve Lucescu manşetleri atılmasına rağmen pişkin pişkin görevine devam edebiliyor.
Kendisinden daha başarılı olan Mancini, Prandelli, Hamza Hamzaoğlu, Mustafa Denizli, Jan Olde Riekerink daha eskilerden Eric Gerets, Michael Skibbe, Frank Rijkaard, Bülent Korkmaz, Georghe Hagi bile gönderilmişken bu adamı hala görevde tutup, üstüne altına hoca getirmenin ne manası var. O da Tudor'un hocalığından çok daha kötü bir başkan olan Dursun Özbek'in marifeti olsa gerek..