Sihirli bir sezon olabilecekken, yeniden buruk bir sezon olacak benim icin, cok büyük hayal kirikligi oldu. Bunu degistirebilecek tek faktörde ya Kadiköy´de galibiyet, yada asiri derecede rekor bir puan farki yaratmaktir. Yoksa bu kulüp cok sampiyonluk yasadi, sampiyon olmamiz da cok önemli, ve cikisimiz illaki devam edecektir, ama gözümde bu sezon özelligini kaybetti.Takimlar arasi, güc konusunda, ve fizik anlamda cok tepe bir fark ve tam Gaz bir Galatasaray takimi varken, yine ve yeniden döküntü bir Fenerbahce´ye karsi puan verdik. Su maci 1:0, yada 2:1 kazansak bile, icimde buruk kalacakti, ama bu Fenerbahce takimina karsi puan kaybi olmamasi gerekiyordu.
Bundan sonra ancak standart bir sampiyonluk olur bu sene. Tudor maalesef takintilarindan asla vazgecmeyecek. Basarili oldugu müddetce büyük bir sorun degil, bunun beterini defalarca yasadik degislige gidip. Ama illaki bu üclü savunmayi oynatmak istiyor, Juventus günlerinden kendisinin kafasinda, en yüce futbol anlayisi olarak kazinmis. Bu tarz bir futbol, derbilerde de, diger maclarda da, bir dezavantaj tescil ediyor. Böyle futbol ancak 2012 Kadiköy gibi, illaki beraberlik gereken bir macta yapilabilir. Tudor bu anlayisin disinda oynuyor Lig takimlarina karsi, ama büyük maclarinda sürekli "futbolun zirvesi" üclü savunmaya gecmeyi uygun görüyor.
Normal oynadigimiz futbolu oynatsa, su macta ilk 20 dakikada 2:0 yapip, maci kopariyor olurduk. Özellik ile deplasmanlarda, bir mac nekadar uzun 0:0 gidiyorsa, her daim deplasman takiminin lehine isler. Gol olmadikca, deplasmanda oynayan büyük motivasyon kazanir. (Kadiköy disinda, ancak orada her müdahalede sari kart cikaracak bir hakem de yok. Kadiköy´de rakibi dövseler dahi, kart cikmaz. Adamlar bu yüzden orada mac kaybetmiyor).