İnsanlarımızın Sığlığı

Geçen sene ihtiyacımız olan neredeyse tüm maçlarda puan ve puanları almasını bildik. Umumiyetle teknik direktör başta olmak üzere takım maç seçiyordu.

Bu sene deplasman fatihiyiz. Paralarını alamamış, devre arasını değerlendirememiş futbolcular ve antrenörü gidip son günlerde geri dönen Antep'i bile yenememiş bir takım var. Rakamlara takılacaksak son 9 maçta 8 galibiyet aldık, kutlamalara takılmasak şikecileri de yenerdik muhtemelen ki antu ağlak haldeydi maçtan önce.. Aynı seriyi yapamayacağımız dertlasmanlardan malum oldu artık.

Seneye Mancini takımı kısmı da ayrı bir masal, bahanelerin sonu hiç gelmeyecek anlaşılan. 75'e kadar uyuyan 90'da zaman geçirmek için oyuncu değiştiren zatla başarılı olmak pek de kolay değil. Hele futbolcusuyla prim pazarlığı yapan kurumsallık anlayışıyla daha da zor. 23-24-25 yaşındaki transferler güya geleceğe yatırım, forma şansı bulamıyorlar, milyonlar saçılıyor..Sneijder hala solda..Çekirdekçiler, polarcılar sayesinde maç kazanıyoruz..
 
İzledim 'kardeşim'. Geçen yıl yarı finalde Barcelona Münih'in kalesine sinek kadar yaklaşamadı. Messi istifa!



Kadro kalite olarak Guardiola donemiyle ayni olmasina ragmen gecen yil neden yari finalde ezildiklerini nasil acikliyorsun peki? Bu yil da takviye yapmalarina ragmen Guardiola donemindeki gibi futbol oynayamiyorlar.



Finallerde kaybetmesiyle unlu Bayern de bu yil Chelsea macinda yine basina aynisi gelecek diye dusunulurken Bayern maci geri cevirdi ve gol sonrasi



guardiolapep.jpg




Sporda motivasyon, ruh gibi seyler onemlidir. Takimin kalitesini arttirmaz ama potansiyelinin ustune cikmasini saglar. Terim'in de en buyuk sorunu Unal Aysal'in da ilk secildiginde dedigi gibi heyecanini yitirmesi.



Kalite mi ruh mu gibi tartismalar aslinda sig olan tartismalar. Ikisi de onemlidir zira. Kalecimiz Hayrettin'ken Manchester'i eledik biz. O zaman da bes dortten buyuktu.
 
Yahu senin mantığına göre sezon hiç oynanmasın..Gs-Fenerin diğer tüm maçlarına 3 puan yazalım aralarındaki maç şampiyonu belirlesin..Nasıl olsa bizim kadrolar iyi yeneriz.. Sen hala o saçma sapan Selçuk-Burak 2Lisi ile oynuyorsan kimseye kabahat bulmaya hakkın yok..



İşler deplasmanlarda berbat gidiyor ama bana hocanın yaptığı bir katkıyı söyle yahu.. Ceyhunu çıkardı Yektayı mote etti bu mu ? İnsan bir tek forvet çıkalım bakalım nasıl olacak der.. Yeni bir ton oyuncu aldık kondisyonu iyi veya kötü bunları deneyelim der ama Mancinide bir cacık yok..



Drogba'yı maça hiç hazırlayamamış keza Sneijderi de.Drogba sanki jübile maçına çıkmış gibiydi.. Orta sahaya bakıyorum Melo topu alınca Selçuk Sneijder Dogba Burak ceza alanına koşuyor yahu sanki hepsi İbrahimovic top indirecek ..Kör müsün kardeşim sen sahaya dizilişin bu kadar berbat olduğunu nasıl göremezsin..Rakip ceza sahasından dönen her top Chelseade çünkü bizim takımda diziliiş diye birşey yok..Ya herkes defansın önünde ya herkes forvetin yanında orta saha anlayışı kalkmış artık..



Dün Chelseaye yenmenin çok zor olduğunu bilen bir sen değilsin..Ama dünkü futbol Gs tarihinin bir kara lekesidir..Ben 5-0 Chelsea maçını da gördüm - 6-0 Fener maçını da , 6-1 Real maçını da bu kadar ezik oynadığımızı hatırlamıyorum..Selçuk denen adama 90 dk. sabreden bir adamı tartışacak değilim..
 
Kadro kalite olarak Guardiola donemiyle ayni olmasina ragmen gecen yil neden yari finalde ezildiklerini nasil acikliyorsun peki? Bu yil da takviye yapmalarina ragmen Guardiola donemindeki gibi futbol oynayamiyorlar.



Finallerde kaybetmesiyle unlu Bayern de bu yil Chelsea macinda yine basina aynisi gelecek diye dusunulurken Bayern maci geri cevirdi ve gol sonrasi



guardiolapep.jpg




Sporda motivasyon, ruh gibi seyler onemlidir. Takimin kalitesini arttirmaz ama potansiyelinin ustune cikmasini saglar. Terim'in de en buyuk sorunu Unal Aysal'in da ilk secildiginde dedigi gibi heyecanini yitirmesi.



Kalite mi ruh mu gibi tartismalar aslinda sig olan tartismalar. Ikisi de onemlidir zira. Kalecimiz Hayrettin'ken Manchester'i eledik biz. O zaman da bes dortten buyuktu.





5in 4'ten buyuk olma durumunda 4'un yenme ihtimali her zaman gerceklesmez. hayrettinli sabrili kadrolarla chelsea ile 10 kez mac yapar 2 kez kazanir 8 kez yenilirsin. cunku 5 %90 olarak 4'e ustunluk kurar. kimi zamanda maglup olur.



Mesela lig maclarida oyledir, galatasaray anadolu takimlarindan daha ustun. ama 10 mactan 6 tanesini biz 2sini anadolu takimlari kazaniyor 2 tanesi berabere bitiyor. Chelsea ile Galatasaray arasındaki fark, Galatasaray ile Bursaspor, Eskisehirspor arasındaki fark gibi birsey. eskisehir'de ahmetlerle mehmetlerle senin sneijder'ini yenebiliyor. Bu dogal futbolda her zaman bir takim tum maclarini kazanamaz. futbolun dogasina aykiri
 
Hadi Fatih Terim'i geç

Takım ruhunu geç

Kadro farkıydı bunu da geç



Bir takım Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline kalma ihtimali varken bu kadar mı ne yaptığını bilmez, hiçbir şey istemez, her şeyden vazgeçmiş bir halde olur. 1993 senesinden beri Galatasaray'ın her CL maçını izlemiş biri olarak ilk kez bu kadar amaçsız ve bitse de gitsek diyen bir Galatasaray gördüm. Ne oyuncuların ne de Mancini'nin savunulacak bir yanı yok dün akşamki kepaze futbolla ilgili..
 
takımı neresinden tutsan elinde kalıyor malzeme kötü her ne kadar juveyi eleyen mancini olsada bu maçtada malesef ciddi hataları oldu kanatsız takımda kanat özelliği taşımayan 2 forvet felan saçma sapan işler seneye büyük revizyon şart kısaca
 
Mancini'nin yalnış kadro seçimi ve taktiksel hatalarını bir kenara bırakacak olursak tamamen katılıyorum. Katılmamak elde değil cidden. Bir tarafta Lampard, Oscar, diğer tarafta Selçuk, Yekta. Bu bile aradaki bariz kalite farkını açıklıyor sanırım. Kadromuz sanılandan çok daha zayıf, sadece kendimizi dev aynasında görüyoruz. Tek yaptığımız bu. Allah'ınızı severseniz bizim takımdan kimi alıp Chelsea'de ilk 11 başlatırsınız? Ramires yerine Melo, Cech yerine Muslera belki. Hadi biraz daha zorlarsak Sneijder. Tamam Mancini inanılmaz hatalar yapıyor, elindeki oyunculardan da minimum seviyede verim alıyor ama tamamen ölmüş oyunculardan oluşan bir kadromuz var. Görüyoruz işte, satışa çıkardığımız adamların talibi bile olmuyor genellikle. Çok cuzi miktarlara vermek durumunda kalıyoruz veya sözleşmelerini feshediyoruz. Ancak elimizin de sınırlı olduğu gerçek. Maddi durumlar ve yabancı sınırı. Yapabileceğimizin en iyisi bu sanırım.
 
Yahu maçı kaybetmişsin olabilir o ayrı bir mevzu, sen hiç Fatih Terim takımın başındayken bile en çöp kadroyla bu kadar aciz top oynadığını gördün mü ? Sırf Fatih Terim'e olan kızgınlığınızdan objektif düşünemiyorsunuz. Açık ve net bir şekilde söylüyorum. Galatasaray adına yakışmayan, aciz bir futbol oynadık. Siz değil miydiniz, Fatih Terim hata yaptığında eleştirmek en doğal hakkımız diyen. Geçin bunları geçin, Mancini takıma hiç bir şey katmıyor. Bunu görmezden gelmeyin artık. En başında Mancini'yi istemeyen bir çok kişi vardı. Çünkü oyuncularla olan iletişimi iyi değil.
 
beyler yapmayin dünkü rezilligin bas sorumlusu Fatih Terimdir nokta yersen
 
5in 4'ten buyuk olma durumunda 4'un yenme ihtimali her zaman gerceklesmez. hayrettinli sabrili kadrolarla chelsea ile 10 kez mac yapar 2 kez kazanir 8 kez yenilirsin. cunku 5 %90 olarak 4'e ustunluk kurar. kimi zamanda maglup olur.



Mesela lig maclarida oyledir, galatasaray anadolu takimlarindan daha ustun. ama 10 mactan 6 tanesini biz 2sini anadolu takimlari kazaniyor 2 tanesi berabere bitiyor. Chelsea ile Galatasaray arasındaki fark, Galatasaray ile Bursaspor, Eskisehirspor arasındaki fark gibi birsey. eskisehir'de ahmetlerle mehmetlerle senin sneijder'ini yenebiliyor. Bu dogal futbolda her zaman bir takim tum maclarini kazanamaz. futbolun dogasina aykiri



Tabii ki gerceklesmez ama ezik gibi cikarsa zayif olan takim besin dortten buyuk olma durumu her zaman gerceklesir. Futbolda her zaman guclu takim kazanmiyor dedigin gibi rehavet, motivasyon gibi duygusal faktorler de var isin icinde taktik ve kadro kalitesinin yaninda.



Guardiola'dan ornek vermistim, dun roportaji vardi Barcelona'yi biraktim cunku motivasyonumu kaybetmistim, takimi da motive edemiyordum seklinde.



Her yenilgiyi ruha, motivasyona baglamak da sacma, motivasyonun, takim ruhunun onemini gormezeden gelmek de. Ilk mesaja bakarsan Galatasaray ruhu, Galatasaray'a yakismak gibi kavramlar sorgulaniyor.



Zoru gorunce yenilgiyi bastan kabul edenler, bu hayat goruslerini ve karakter yapilarini kendi yasamlariyla sinirli tutup Galatasaray'a yansitmazlarsa takim icin daha faydali olur bence.
 
Kadro kalite olarak Guardiola donemiyle ayni olmasina ragmen gecen yil neden yari finalde ezildiklerini nasil acikliyorsun peki? Bu yil da takviye yapmalarina ragmen Guardiola donemindeki gibi futbol oynayamiyorlar.



Finallerde kaybetmesiyle unlu Bayern de bu yil Chelsea macinda yine basina aynisi gelecek diye dusunulurken Bayern maci geri cevirdi ve gol sonrasi



guardiolapep.jpg




Sporda motivasyon, ruh gibi seyler onemlidir. Takimin kalitesini arttirmaz ama potansiyelinin ustune cikmasini saglar. Terim'in de en buyuk sorunu Unal Aysal'in da ilk secildiginde dedigi gibi heyecanini yitirmesi.



Kalite mi ruh mu gibi tartismalar aslinda sig olan tartismalar. Ikisi de onemlidir zira. Kalecimiz Hayrettin'ken Manchester'i eledik biz. O zaman da bes dortten buyuktu.



aaa ne alakası var ruh falan önemli olan yıldız almak devre arası 10 adam almak yoksa bam bam bam la nereye kadar avrupai başkanımız sağolsun yazın 23 transfer bekliyorum
 
Ruh iyi sey guzel sey de, ceyrek finallerde bugun itibariyle butun zengin takimlar tur atladi, tek istisna Atletico Milan eslesmesi, ki onun da Milan'in yasadigi krizle alakasi var. Ayrica su anki transfermarkt degerine gore Atletico'nun kadrosu 50m Euro daha degerli. ManU ise yasadigi buyuk krize ragmen, istekli, ruhlu, bol motivasyonlu Yunan takimina 3 tane koydu yolladi.
 
Oyuncular konusunda haklısın. Mancini'ye gelince; takımın antrenörü olarak doğru oyuncu seçimi ve doğru değişiklikleri yapması gereken kişi. Olmuyorsa devre arasında aldırdığı 10 tane oyuncudan 3-4 tanesini oynatsın, biz de Burak-Selçuk-Sabri-Drogba izlemek zorunda kalmayalım. Son olarak, bu işin ruh ile falan alakası yok. Zeki, genç, dinamik, teknik oyuncuların varsa bu işi götürürsün, bu kadar basit.
 
Birsey daha yazayim ruhla falan ilgili.



Burada yazanlarin cogu genc, 20'lerinde en fazla 30'larinda gibi geliyor bana. Herhalde cogunuz bilseniz bile bizim 90'lardan onceki Avrupa maclarimizi yasamadiniz. Derwall oncesinden bahsediyorum. "Acaba kac yiyecegiz?" diye Avrupa maclarina ciktigimiz donemlerden bahsediyorum, bilen, yasayan bilir.



O zaman da cok ruhluydu futbolcularimiz. Her mactan once gaz verirlerdi hocalari, konusurlardi buyuk buyuk, "bizim eksigimiz yok kimseden, savasacagiz" diye, sonra yerlerdi golleri otururlardi asagi.



Derwall geldiginde cok elestirildi. "Ruhsuz" diye, "Turkiye'ye uymaz, bizi anlamaz" diye. Ligi namaglup bitirdi sampiyon yapamadi cok beraberlik aldik, kiyamet koptu, basin da bazi taraftarlar da demediklerini birakmadi. Sonraki sene de zar zor son haftada sampiyon olduk. Olamasaydik kimbilir neler olurdu, adama neler derlerdi.



Ama o "ruhsuz" adamin attigi temellerle sonra Galatasaray "Avrupa Fatihi" oldu. Cunku adam gaz vermek yerine saglam bir yapi kurmaya calisti. Fatih Terim bile onun sayesinde oldu ne olduysa.



Ruhla, gazla, 40-50 yilda bir bir mucize yasanir, sonra 50 yil done done anlatilir, anlatilacak baska birsey olmadigi icin. Ben cocukken hala 30-40 yil once milli takimin Macarlari nasil yendiginden bahsederlerdi, baska ovunecek bir sey olmadigi icin.
 
Geri
Üst Alt