Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
O Brother, Where Art Thou

o-brother-where-art-thou-poster.jpg

Ulysses Everett McGill, bir cezaevinde hüküm giymiş olan ancak kısa zamanda buradan kaçmanın planlarını kuran azılı bir suçludur. Artık ne pahasına olursa olsun bu delikten çıkmaya kararlı olan McGill, iki mahkumu da kendine inandırarak onları, mahkum olmadan önce gömdüğünü söylediği 1.2 milyon dolarlık hazineyi bulmaya ikna eder. Prangaları ayaklarında, macera dolu bir yolculuğa atılan üç gözüpek adamı bu yolculukta bekleyen şeyler ise birbirinden tuhaf olacaktır. Peşlerinden gelen memur Cooley'den kaçarken sıradışı insanlarla tanışan üçlü, bambaşka olaylara tanık olacak.
Amerika'nın Büyük Buhran dönemine farklı bir bakış atan Coen Kardeşler imzalı filmin başrollerinde George Clooney, John Goodman ve John Turturro gibi isimler bulunuyor.

beyazperde.com

5*5
müzikler : 5*10
 
Son düzenleme:
Senin yorumunu da bekliyoruz;)


escape_plan_ver3_xlg.jpg



Son dönemde izlediğim en iyi filmdi diyebilirim.. 2 saat. ama zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz..Bir kere konusu çok orjinal kurgu sağlam ve 2 büyük usta .. 8.5/10 neden bunca zaman izlemedim diyeceğinz bir film öneren muhammet arkadaşımıza teşekkürler..
Kesinlikle sinemalar com dan konusunu falan okumayın bırakın herşey sürpriz olsun..Ben filmi izledikten sonra okudum resmen filmin ilk 1 saatini anlatmışlar ...
 


La Ciociara(Two Women)

La ciociara (1960) - IMDb

Genç yaşta dul kalmış tezgahtar Cesira, 1943’te bombardımandan kurtulmak için ergenlik çağındaki sevgili kızı Rosetta ile Roma’yı terk edip köyüne gider. Yolculukları sırasında köyde, ve müttefikler geldikten sonra Roma’ya dönerken kızını korumak için elinden geleni yapar, ama başarılı olamaz.


Hayatımda izlediğim en dokunaklı filmlerden biriydi. Bir Neorealism hastası olarak De Sica ustanın bu başyapıtını nasıl atlamışım hayret.Bazı sahneler insanlıktan utandırıyor...Sophia Loren yine döktürmüş,Belmondo tepkisel olarak zayıf kalmış. Kesinlikle izlenmeli.

8,5 / 10
 
Son düzenleme:
The Tenant (1976)



Film Hakkında : Trelkovsky, Paris’te yeni bir apartmana taşınır. Kiraladığı dairede kendisinden önce oturmakta olan kiracı Simone, intihara kalkışıp camdan atlamıştır ve komadadır.

Simone’yi hastanede ziyaret eden Trelkovsky, kız ölünce onu takıntı haline getirir ve kendini yavaş yavaş önceki kiracısının sürüklendiği intiharın eşiğinde bulmaya başlar.

Roman Polanski’nin en önemli yapıtlarından biri olan Kiracı’da filmin başrolünde oynayan Polanski, başarılı yönetmenliğinin ve senaristliğinin yanı sıra oyunculukta da bir o kadar yetenekli olduğunu gösteriyor.

Değerlendirmem : Polanski'nin apartman üçlemesinin son filmi(diğer filmleri Repulsion ve Rosemary's Baby)... Konu itibariyle birbiriyle bağlantısız bu filmler aynı eksende şizofreni ve paranoyayı, sıkışmış ortamlarda anlatarak bir "aparman üçlemesi" yaratmışlardır....The Tenant, Polanski'nin yönetmenlik haricinde oyunculukta da ne kadar iyi biri olduğunu ortaya koyuyor. Lakin diğer apartman odaklı paranoyaklık filmlerinden biraz daha zayıf olduğunu söyleyebilirim. Yine de filmin unutulmazlar arasında olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu. Özellikle rüya sahnesi ve delilik oldukça rahatsız edici bir şekilde anlatılarak, korku iyi enjekte ediliyor. Sonu her zamanki gibi oldukça sürpriz ve bir o kadar da muallak...7,8 /10
 
geçen gün ninja kaplumbağların yeni çekimini izledim ve ciddi hayal kırıklığına uğradım , oysaki çocukluğumun en sevdiğim karakterlerini tekrar izleyecek olmanın verdiği heyecan vardı :(


film ile ilgili görüşlerim :

- Mutasyona uğrama hikayesi tamamen değiştirilmiş , labaratuvar ortamında (April 'ın babası tarafından ?????!!!!) oluştukları gösteriliyor , oysaki orjinal hikayede kanalizasyona karışan yeşil sıvı bizim kaplumbağaları mutasyona uğratıyordu ,
- Filmde Splinter usta mutasyona uğradıktan sonra ninjutsu kitabı görüyor ve okuyup öğrenip kaplumbağalara öğretiyor , oysaki orjinal hikayede Splinter usta Hamato Yoshi'nin evcil hayvanıydı ve Splinter ilk öğrendiği ninjutsu sanatını Yoshi'den izleyerek öğreniyordu.
- Donatello o şişe dibi gözlüklerle çok çirkin olmuş
- Raphael olması gerekenden çok daha duygusal , sinir bozucu br tip olmuş , oysaki biz Raphael'i kontrol edemediği öfkesi ve aşırı agresif tavırlarıyla sevmiştik ;)
- Sherdder'ın kostumu ne la öyle , robot samuray yapmışlar adamı , tüm karizma yererde çakma megatron olmuş adam.
- Foot klan bildiğin afgan terör örgütü gibi , ellerinde silah oradan oraya koşturuyorlar , ninjutsunun n sinden anlamıyorlar ve kostümler Battasl Gazi filmlerindeki haçlı asker üniforması gibi...
- Krang ve Casey Jones'un esamesi okunmuyor,
- April Oneil , babası ve kaplumbağalar ile ilgili geçmiş tamamen baştan yazılmış bir hikaye ve orjinal hikayeye aykırı,
- Film direk aksiyon olsun tadında başlıyor , kaplumbağaların mutasyon süreci flasbacklerle anlatılmaya çalışılıyor ama çok yetersiz

-orjinal hikaye ve film arasında o kadar çok eksik nokta , tutarsız kısım , alakasız sahne var ki saymakla bitmez ,
Özetle adı niinja kaplumbağalar , filmde ninja kaplumbağalar da var ama bizim bildiğimi tanıdığımız sevdiğimiz ninja kaplumbağalar ile uzaktan yakından alakası yok ,
şahsen ben beğenmedim 10 üzerinden 2 :(
 
Bu gece show tv de irlandalıyi öldür filmi var izleyen varmı? İzlenir mi?
 
l_997246_99d11ea0.jpg


dhmkx.jpg



2 iran filmi ikisi de iran sinemasının dram temalı filmlerde ne kadar başarılı olduğunun göstergesi.. ancak ikisinde de finali ucu açık bırakılmış ve tam bir sonuca bağlanmamış.. hayatta karşımıza çıkacak zorlukları çok güzel bir biçimde işlemiş 2 film de.. 7/10


a-walk-among-the-tombstones.jpg


bugün izledim.. liam neeson kaliteli filmlerde oynamaya başlamış tekrardan.. gerilim düzeyi oldukça yüksekti. aksiyon olarak çok fazla olmasa da yerindeydi.. film hakkında bilgi vermiyim ama filmde iyi adam neredeyse yok.. uyuşturucu tüccarlarıyla canilik düzeyindeki katillerin karşılaşması diyebilirim.. bi tane de zenci velet katmışlar, filmdeki en gereksiz kişiydi kendisi.. o da olmasa bir the shining tadı verecekti.. 7,5/10
 
Son düzenleme:
39610.jpg


American Pie 4 (2012) - IMDb

seriye yakisan bir film olmus, belki dramatik kisimlarini biraz daha kisa tutabilirlermis. ama yinede eglenceliydi her türlü. stifler reyiz bu filmde de yine formunda.



onesheet.jpg


The Call (2013) - IMDb

filmin büyük bölümü sürükleyicilik acisindan iyiydi, izlerken sıkılmadım hic. ama sonu biraz daha iyi olabilirmis belki.
bir de altta yazdigim kliseyi 5454153. kez görmeseydik iyiydi.
kötü adamin kafasina gecirip etkisiz hale getirdin. e peki niye hemen sirtini dönüyorsun herife?
 
Ama n Ha Deliha denen file gitmek gibi bir hata yapmayın...Hanımlar ısrar etti gittik arkadaşla rezaletti resmen..
 
Salak ile Avanak 2:

İlk filmden cok daha komikti.. ozellikle filmin ilk yarisi baya guldurdu.. bizimkiler gibi kufurle guldurme yoluna gitmemisler ki zaten ingilizceyle bunu beceremezler.. ancak argo, edepsiz denilebilecek sahneler vardi.. ufak cocuklari ile gelen aileler suratlari biraz asik cikti salondan, cocuklarsa baya eglenmise benziyordu.. sadece filmin final sahnesi ilk film kadar komik degildi. ilk filmin finalindeki otobus olayina baya gulmustum.. onun disinda 2. film her yonuyle daha bi komediydi bana kalirsa. Birinci filmi izlemeyen varsa bunu izlemeden once o filmi izlesin yoksa bazi yerleri anlamazlar.
He bir de meshur kopek-araba ile olan sahne cok kisa tutulmus, daha uzun olmaliydi bence..
 
Son düzenleme:
chinatown
images

Eski polis Jake Gittes özel dedektif olarak çalışmaktadır. Los Angeles'ın su idaresinden sorumlu Hollis I. Mulwray'i takip etmek için eşi Evelyn tarafından kiralanır. Evelyn eşinin kendisini aldattığını düşünmektedir. Takibe başlayan Jake gerçekten de Hollis'in başka bir kadınla beraber olduğunu görecektir. Ancak olaylar beklediği gibi gelişmez. Hollis gizemli bir şekilde öldürülür. Jake olayın peşini bırakmaya yeltense de, bir karabasının içine düşmüştür. Olaylar onun yakasını bırakmayacak, Evelyn sandığı kadının Hollis'in gerçek eşi olmadığını anlayacak ve herşey daha da çetrefilleşecektir.

sinemalar.com

@Gökhan Kral:hat:
 
good morning vietnam
Gunaydin_Vietnam_Filmizle_Fullhdfilmdeyiz.com_.jpg

Eleştirmenler Oscar Ödülü sahibi Robin Williams'ın Günaydın Vietnam'da , 1965'te Saigon'u yerinden oynatan, saygısız, konformist DJ Adrian Cronauer rolünü oynamak için doğduğunu söylüyorlar. Cronaue, ordu tarafından sabahın erken saatlerinde yayınlanan bir radyo şovu için getirtilir. Cronauer, önceki ciddi ve sıkıcı hava dalgalarını, mizah ve hippi nağmeleriyle dolu yaylım ateşiyle yok eder. askerler tarafından çok sevilir, ancak üst yönetim içinde öfke uyandırır. Bilmeceler, inanılmaz eğlenceli fıkra bombardımanları ve 60!ların hitleriyle dopdolu film, Cronauer'in sıkı Saigon macerasının ortasında bir dünyanın nasıl deliye döndüğünü gösteriyor.

Sinemalar.com
 
apokalipto

Apokalipto-1283720672.jpg


Güçlü Maya Krallığı, gittikçe yayılan şehirler kurarak, gökyüzünü delen piramitler yaparak ve olağanüstü kültürel ve bilimsel başarılar elde eden etkileyici gelişmiş bir toplum inşa ederek Amerika’da 1000 yıldan fazla bir süre hüküm sürdü. Ondan sonra, tarihin ışıltısı içinde, bu dünya çöktü. Bütün bunlardan geriye kalan ormanlarla kaplı birkaç piramit ve boşuna umut veren bir gizem oldu. Şimdi, Maya uygarlığının sona ermesinden 500 sene sonra, yönetmen Mel Gibson, felaketin kıyısındaki bir dünyada kendisi için en fazla önem taşıyan şey olan ülkeyi kurtaracak olan bir adamın macerası üzerine kurulan belirli bir zamanı olmayan bir efsanede olduğu gibi her şeyi gözler önüne seren modern bir film macerası yaratmak için daha önce keşfedilmemiş bu ülkeyi derinlemesine araştırıyor: APOCALYPTO

sinemalar.com

film çok iyiydide mel gibson maya,inka,aztek nevarsa hepsini tek bir uygarlık haline getirip kokteyl yapmış. dublajsız orjinal dilin kullanılması, konusu, mücadelesi falan iyi tabide uygarlıklar arası böyle bir kokteyle gerek yoktu.

edit. filmin kullanılan afişide ayrı bir dert.
 
So Weit Die Füße Tragen
38588.jpg

II. Dünya savaşı sırasında asker olan Clemens Forell, savaş suçlusu olarak Sibirya'nın doğusundaki çalışma kampına yollanır. 4 yıl kadar orda kaldıktan sonra (1949) karısına ve çocuklarına dönmek için kamptan kaçmaya çalışır. Kimi zaman trenle, botla ama çoğunlukla yürüyerek doğadan ve insanlardan kaynaklanan tehlikelerle dolu bu yolculuğunda asla bir sonraki adımının son olmadığını bilmeyerek tek amacı ailesine dönmektir.

sinemalar.com

yol,kaçış,zor şartlarda hayatta kalma vsvs gibi filmler bazen çok aranıyor burada ve çoğu bilinen filmler oluyor.
bu tarz filmeri seviyorsanız ve bu tarzda pek bilinmeyen filmler arıyorsanız öneririm.
10*20

bir sınır köprü sahnesi var kalp durdurur.
 
Son düzenleme:
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt