İzlediğiniz Filmler, Görüşleriniz ve Önerileriniz

Biraz eski ama çok sıkı film. İkinci kez izledim. Netflix filmi değil.

.indir.webp
 

Sonunda izledim. Açıkçası eleştirmek istemiyorum ama aklımda da sorular var. Bir yerde de uyarlanan kitabın yazarı(Stephen King) ve filmin yönetmeni Kubrick olmasa bu kadar beğenilmezdi gibi. Zamanında da eleştirmenler baya kötülemiş. Ama şimdi kült olarak kabul ediliyor. Yinede verdiği mesajlar ile alakalı izlenmeli. Ben orta da kaldım. 6.5/10 puanım.

Bu arada kitap ile filmin arasındaki farklılıklar sebebiyle Stephen King ve Kubrick'in papaz olduğu söylenir.
 
Bu arada kitap ile filmin arasındaki farklılıklar sebebiyle Stephen King ve Kubrick'in papaz olduğu söylenir.
Stephen King'in uyarlamalarında papaz olmadığı yönetmen yok neredeyse.

Ama kendi yaptığı uyarlamaların da gişesi ortada. Stephen King kitap yazsın sadece.
 

Bir başka kötü Netflix orijinal Türk yapımı. Yılmaz Erdoğan'ı ilk kez bu kadar kötü bir oyunculuk sergilerken gördüm. 4/10


2012 yapımı Gözetleme Kulesi filmi hem güçlü oyunculuklarıyla hem de toplumda karşılığı olan senaryosuyla ön plana çıkan oldukça başarılı bir film. Toplumsal gerçekçilik dediğimiz sinema akımına iyi bir örnek. 7/10


Amores Perros, 21 Gram gibi filmleriyle meşhur İnarritu'nun bir başka çarpıcı filmi. Javier Bardem'in oyunculuk olarak harika işler çıkardığı bir yapım. Bu arada Javier Bardem'in gerçekten underrated kalmış, muhteşem bir karakter oyuncusu olduğunu düşünüyorum. Biutiful filmi de uzun süresi ve ortalama temposuna rağmen güçlü dramatik yapısı ve atmosferiyle seyirciye oldukça güzel bir drama sunmakta. 7/10


I, Daniel Blake filminden sonra izlediğim ikinci Ken Loach filmi ve doğrusunu söylemek gerekrise Sorry We Missed You filmini daha çok beğendim. Vahşi kapitalizmin yaratmış olduğu ekonomik ve sosyal problemler; Newcastle'da yaşayan dar gelirli bir çekirdek aile üzerinden muhteşem bir şekilde anlatılmış. 8/10


Norveçli yönetmen Joachim Trier'in ikinci uzun metraj filmi. Film; eski bir uyuşturucu bağımlısı bir gencin tedavi gördüğü rehabilitasyon merkezinden bir günlüğüne izin alıp, eski arkadaşları ve ailesiyle tekrar yakınlık kurmak için geçirdiği bir günü anlatmakta. Oldukça karamsar ve depresif bir atmosfere sahip olan film, varoluşçuluk felsefesiyle ön plana çıkıyor. 8/10
 
Stephen King'in uyarlamalarında papaz olmadığı yönetmen yok neredeyse.

Ama kendi yaptığı uyarlamaların da gişesi ortada. Stephen King kitap yazsın sadece.

Beğenmediği için kendisi başka bir versiyon çekiyor ama çakılıyor bu seri:


Kubrick'in hemen hemen bütün filmlerini izledim. Sanırım bütün filmleri edebiyattan uyarlama eserler ve kendisi de yorumunu katmayı ihmal etmiyor. Gerçi Otomatik Portakal filmi, romana bayağı bağlı kalmış ama neyse. Stephen King'in tepesi bu yorum katma meselesine atıyor. Buna benzer bir muhabbet Ertem Eğilmez ile Rıfat Ilgaz arasında da varmış bu arada. Hababam Sınıfı filmi ile roman arasındaki farklılıklar sebebiyle Rıfat Ilgaz pek sevmezmiş. İlker Canikligil'in Youtube videosunda izledim.

 
Spektral
Ilginc bir filmdi. Ozellikle Bose Einstein yogunlasmasi ( maddenin 5. hali) oldukca etkileyici ama durust olmak gerekirse %100 anlayamadim. Maddenin 5. hali = Maddenin canının cikmasi gibi bir sey galiba 😁
 
Geçen bir film izledim Red Rocket diye eski bir pornocunun başından geçenleri anlatıyordu. Komikti ama biraz boş bir filmdi. Yine de izlettirdi kendisini.
 
avatar.jpg


Avatar The Way of Water tam anlamiyla bir görsel sölen, inalimaz görüntüler izletiyor bize James Cameron insan nereye bakacagina sasiriyor, cok gercekci bir Dünya ,inanilmaz renkli ve canli duruyor tam anlamiyla 10/10 amaaa malesef görüntü sölenin arkasinda Cameron bize cok düz ve basit bir hikaye anlatiyor. Bize yasattmak istedi gercekciliginin yerine biraz da hikayenin kendisine önem verseydi bence cok büyük bir sanat eseri ortaya cikardi.

Aslinda Avatar 3 saat sürsede insan zamanin nasil gectigini pek anlamiyor sikici bir eser degil bir sekilde kendini devam izletiyor ama bu yüzde 90 muhtesem görselin sayesinde oluyor, cünkü bu görselik olmasa cok dandik bir yapi daha olabilirdi. Malesef Cameron burda yanlis yolu ciziyor, cünkü ilk Film de bir nevi Pocahontasin ana hikayesini alinmis bir Eyecatcher di ,basarisida cok iyi olan 3D ve ozamana dek hic görülmemis kaliteli CGI sayesinde olmus ve hala bunun icin de dünya genelinde en cok kazandiran Film ünvanini koruyor.

Görsel sovun arkasinda daha iyi bir kurgu olsaydi Avatar 2 cok saglam bir yapi olacakti benim icin, söyle düsünün Michelin yildiz sahibi bir sef size görsel anlamda inanlimaz bir Menü hazirlamis ve bunu bütün istahinla izliyorsunuz ve sabirsizlikla her yaptigi yemegi tatmak istiyorsunuz ve en sonunda tadinca görsel ve damak tadinda dünyalar kadar fark olup hayal kirikligi yasarsiniz ya Avatar 2 de öyle birsey.

Sirf 6.5/10 Puan veriyebiliyorum Avatar 2 icin ama yinede izlenmesi gereken bir yapi diyorum.
 
Geri
Üst Alt