Bir bardak nar suyu ile bir bardak kolayı kıyaslayacak olursak, bir seferde tüketildiğinde nar suyunun saf tüketim etkisi koladan daha tehlikeli kısa vadede.
Heleki açlık seviyesine yakın bir durumda iseniz nar suyunun ekşimsi tadı ve yoğun saf aroması nedeniyle çarparak, kısa süreli baş dönmesi/denge kaybı ve hatta kendinden geçme vakaları bazen görülür. Bu nedenle bu konunun uzmanları ve diyetisyenler narsuyunu uygun oranda sulandırarak veya minik yudumlarla 45-60 dakikada yavaş yavaş içilmesini tavsiye ederler. Ne şekilde ve ne kadar içerseniz için sizi aniden bayıltsa dahi bu etki kalıcı veya bağımlılık yapacak bir etkiye sahip değil.
Ama kola içinde daha fazla şeker ve ilave köpürmeyi tetikleyici maddeler olmasına rağmen, benzer ani etkilerini bastırabilmek için kafein veya bazı sakinleştiricilerle köpürmeyi tetikleme etkisinin geğirme yolu ile midenin basıncını düşürek rahatlama psikolojisi kulanılmaktadır. Bu ise masum, tatlı vehatta rahatlatıcı bir lezzet imajı ile bilinçaltının korunma veya uzak durma uyarısını yok sayarak es geçmesini sağlıyor.
İnsülin değerlerinin salgılanma ivmesini değiştirip de yeniden kalori ihtiyacı isteğini yaratarak, içtikçe içesi geliyor insanın gibi bir kısır döngü tuzağına sürüklüyor.
Bu etkinin cazibesine kapılan kişi de bir müddet sonra tadı yada serinlemek avuntusuyla aslında içindeki ani yan etkileri bastırmak için kullanılan sakinleştiriciler nedeniyle almaya zorlandığını dahi farkedip kendisini frenleyemiyor.
Velhasıl tehlike kolayı içip/içmemekle sınırlı kalmıyor. Asıl tehlike bu işin artan dozajlarda daimi kullanımı ile sudan daha fazla kola boyutuna ulaşarak,
Devamlı kendini su ile yenileyen bünyenin vücuttan atılan suyun yerine; sudan başka birşeyler koymak mecburiyeti ile karşı karşıya kalması.
Sanırım anlatabilmişimdir.