Koronavirüs Haberleri | Arşiv #2

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ben de 50'lik rakı içtim üstüne de 2 tane 14,4 dedikleri zıkkımdan. Normalde koymaz bana ama bugün sabahına kötü yaptı. Geç yattım bir de, 4 filandı galiba. Psikolojik de olabilir. Kafayı yedik yeminle.
dediğine göre dün toplamda yüzde 30 alkol almışsın benim ise 22,5 gerçekten sıkı çekmişsin üstad rakıda bana tek başına 35'lik yetiyor üstüne en fazla 1 bira yalnız rakının üstüne içtiğin o 2 shot seni kötü yapmış rakıyla başlayıp rakıyla bitirmeliydin desem de ben de ne içersem içeyim üstüne illa 1-2 tane bira içeceğim.
 
Ben de 50'lik rakı içtim üstüne de 2 tane 14,4 dedikleri zıkkımdan. Normalde koymaz bana ama bugün sabahına kötü yaptı. Geç yattım bir de, 4 filandı galiba. Psikolojik de olabilir. Kafayı yedik yeminle.
ne sıklıkla içiyorsun üstad umarım her gün değildir dediğin miktar haftada 1 ise sorun değil bağımlılık yapmaz
 
Bende de oldu o dün akşam: Boğazlarımdaki lenf bezlerinin olduğu yerler bir garipti, böyle dilim filan acıyor da diyemem ama huysuz gibiydi. Sabah kalktım sadece sigaranın yediği bok olan boğaz kuruluğu var.
tuzlu su ile gargara, sıcak içecek ballı süt, ıhlamur, bitki çayı
 
Arkadaşlar konu dışı cok yazmayalım
 
ne sıklıkla içiyorsun üstad umarım her gün değildir dediğin miktar haftada 1 ise sorun değil bağımlılık yapmaz

Yok çok değil. Bu salgının insan üstüne psikolojik yanı da mühim. İlerde bunu araştıracak sosyologlar olacaktır.

Bazen sabahları, "Sabah nezlesi" denilen şey vuku buluyor, birkaç önemsiz hapşırık veya biraz burun akıntısı mesela. Hemen akla "Covid-19" geliyor doğal olarak.

Bu illetin tez zamanda son bulmasını diliyorum sadece.
 
hit topic olduğundan her önüne gelen buraya yazıyor ama bu konuda sadece virüs ve sağlık ile ilgili konular konuşulması gerekiyor sanırım genel sohbet diye bir başlık vardı zaten isteyenler oradan yeşilendirebilir
 
evde aletsiz spor yapan var mı arkadaşlar

özellikle kol omuz ve göğüs için bu karantinada tavsiyelere açığım
 
Koronavirüsü kalıcı olarak temizleyen endüstriyel ürün geliştirildi

Türkiye'de sıcak su ve nano gümüş teknolojisi kullanılması yöntemiyle koronavirüsün yok olmasını sağlayan endüstriyel dezenfeksiyon cihazı üretildi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde bir süre önce kurulan, kimi sanayi firmalarıyla birlikte bilimsel çalışmalar yapılan ve yeni ürünler üretilen Teknokent'te, bütün dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele için, özellikle kamu kuruluşları ve toplu alanlarda kullanıma uygun endüstriyel bir dezenfeksiyon cihazı geliştirildi.
Teknopol İstanbul ve Berkin Enerji firmasının iş birliğiyle geliştirilen elektro kimyasal tepkimeli buhar jeneratörünün ortaya çıkmasında emek sarf eden üniversitenin öğretim üyesi ve Teknokent Genel Müdürü Orhan Çömlek, cihazla ilgili açıklamalarda bulundu.

Plazma tekniğiyle enerji elde ediliyor

Üreticim sürecini anlatan Çömlek, Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde bir süre önce kurulan Teknokent'te 26 adet firmayla Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını ve bazı ürünler ürettiklerini belirterek, "Özellikle kitlerde Türkiye'nin başarılı firmaları, bizim Teknokent'imizde yer almış durumdalar. Sağlık bilimleri üzerine yazılım yapan firmalarımız da var. Bu firmalarımızdan biri de aslında enerji alanında çalışmalar yapan Berkin Enerji adlı firma. Plazma tekniğiyle hidrojenleri sudan ayırıp, hidrojeni yakıp enerji elde ediyorlar. Ve yüksek tonajlı buharları da sanayiye, endüstriye satıyorlar. Bu firma aynı zamanda Güney Kore'den de bir yatırım aldı" dedi.
Buhar elde eden firmanın hidrojeni plazma tekniğiyle ayrıştırıp yakarak doğa dostu bir enerji temin ettiğini ve onlarla bir araya gelerek, ‘büyük devasa sistemleri, daha ev tipine ya da endüstriyel sanayinin temizlikte kullanabileceği bir tipe dönüştürebilme’ çalışması yaptıklarını kaydeden Çömlek, şöyle konuştu:
"Bu çalışmaları yaparken, malum Kovid-19 virüsü ortaya çıktı. Onunla alakalı, bizim uzman hocalarımız, 'ısıyla bu virüslerin yok edileceğini, buradaki ısı belli bir dereceye getirilebilirse bu virüslerin yok edebileceğini' söyledi. Ve arkadaşlar da çalışmalarını başlatıp bu cihazı geliştirdiler. Üç günde ortaya çıkardıkları bir prototip cihaz oldu. Bundan sonra çok fazla talep almaya başladık. Bu taleplere göre cihazın yeni uygulama versiyonlarını ortaya çıkaracaklar."

‘Yüzeylerde aylarca koruma sağlayacak bir ürün araştırdık’

Cihazın seri üretiminin başladığını ve kendi aralarında amatör bir tanıtım videosu çektiklerini anlatan Çömlek, videonun çok hızlı bir şekilde dağıldığını, belediyelerden, hastanelerden, kamu kuruluşlarından aramalar geldiğini ve kıramadıkları bu yerlere bu prototipin benzerlerinden verdiklerini kaydetti.
Orhan Çömlek, çok basit bir sistemle çalışan cihazın şu anda bazı hastane ve kuruluşlarda çalıştırıldığını belirterek, cihazla ilgili de şu bilgileri paylaştı:
"Cihaz suyu, 12 bar atmosfer ve 200 derece bir ısıya çıkarıyor. Nozul üzerinden fışkıran ve karşı duvara vuran ısı 63 derece oluyor. Bu 63 derece ısıda aslında virüslerin yaşamaması bekleniyor. Tabii biz sadece ısıyla bir dezenfektasyon yapmayı hedeflemedik. Yine uzman hocalarla bir araya geldik. Farklı kimyasallar tavsiye edenler oldu. 'Biraz daha doğa dostu, gıdaların üzerine sıçradığında, insanların üzerine de geldiğinde, kullandığında sağlığı etkilemeyecek ne olabilir' düşüncesi ortaya geldi. '(Kolloidal gümüş) diye bilinen nano gümüş iyonlarının polarizasyonu yöntemiyle bir dezenfektan yapılırsa bunun, sprey ettiğiniz yüzeye göre aylarca koruma sağlayacağını' ifade ettiler. Araştırdık, baktık, makaleleri inceledik, Dünya Sağlık Örgütünde yapılan çalışmalar, Türkiye'de literatürde yapılan çalışmalar, yapılan yayınlara baktığımızda gerçekten de son derece güvenilir bir ürün olduğunu keşfettik. Ve şu an aslında iki tip dezenfeksiyon yapıyoruz. Bir tanesi ısıyla yapılan anlık dezenfeksiyon, bir diğeri de koruma amaçlı nano gümüş iyonlarını serpiştirerek yapmış olduğumuz dezenfeksiyon."

‘Direkt virüsleri öldürme amaçlı tasarlanan bir ürün’

Bu ürünün diğer ürünlerden farkını da anlatan ve piyasadaki ürünlerin aslında ilaçlama firmalarının kullandığı ürünler olduğuna dikkati çeken Çömlek, ürettikleri ürünün ise ilaçlama amaçlı bir ürün değil, aslında direkt virüsleri öldürme amaçlı tasarlanmış bir ürün olduğunu dile getirdi.
Ürünün daha ileriki versiyonlarının ‘N95’ maskeleri olduğunu ve bu maskelerle ilgili de şu an ABD'deki Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) yeni bir onay verdiğini anlatan Çömlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"FDA, N95 maskelerinin yeniden kullanımı için dezenfeksiyonla alakalı bir firmaya onay verdi ve onlar da bunu yapıyorlar. 65 derece ısıda maskeleri hastanelerden topluyorlar, onları 2.5 saat hidrojen peroksite maruz bırakıp çıkarıyorlar ve tekrar hastanelere geri veriyorlar. Bu N95 maskelerin filtreleri dahil her tarafı dezenfekte ediliyor. Bu firmayla şimdi bir sonraki projemiz o. Çok yakında onu da Türkiye'de kullanıma açmış olacağız."

‘Dünyada tek ve bunu yapan başka bir cihaz yok’

Çömlek, şöyle devam etti: “Kendi yaktığı hidrojeni ve plazma teknolojisi aynı zamanda bu firmanın patentli teknolojisi. Dünyada tek ve bunu yapan herhangi bir cihaz yok. Firma, bu teknolojiyi kullanarak 12 bar basınca ve 200 derece ısıya çıkıyor. Diğer teknoloji de herkesçe bilinen ama çok yüklü miktarda üretilip satışa geçemeyen 'kolloidal' gümüş, nano gümüş dediğimiz malzemenin üretilmesi. Firma kendi reaktörlerinde üretebiliyor bunu. Tonajlı üretebildiği için, muhtemelen cihazla nano gümüşü de birlikte isteyen kamu kuruluşlarına, isteyen özel sektöre veriyor olacağız."
Çömlek, ürünün evlerde de kullanılmasını istediklerini ancak şu anda Türkiye'de toplulukların gittiği cami, okul, restoranların kapalı olması nedeniyle kamu kurumlarına çok limitli satışlar yapılabildiğini aktaran Çömlek, birinci önceliklerinin kamu kurumları, halkın daha fazla gittiği okullar, üniversiteler, sağlık merkezleri, hastaneler ve toplu taşıma araçları olduğuna işaret etti.

‘2-3 gün içinde satışlar başlayacaktır’

Çömlek, "Türkiye'de çok önemli bir beyaz eşya üreticisi bir girişimcimizle, sanayicimizle de bir araya geldik. Bu ürünü gösterip, 'bunun ev tipini birlikte yapabilir miyiz' dedik. O da, 'seve seve bunu yapabileceğini' söyledi. Onun da şu an Ar-Ge çalışmaları, tasarım çalışmaları başladı" değerlendirmesini yaptı.
Aslında cihazı bedavaya kamu kurumlarına vermeyi ve cihazın solüsyonlarını satmayı amaçladıklarını belirten Çömlek, "Gelen siparişlerin miktarına göre pazarlama stratejisi belirlenecektir. Muhtemelen de 2-3 gün içinde satışlar başlayacaktır" bilgisini paylaştı.

‘Uzmanlar, '63 derece su virüsü ortadan kaldırır' dediler’

Dünyada virüslerle ilgili çok farklı ürünler, farklı uygulama ve farklı kimyasallar bulunduğuna dikkati çeken Çömlek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Arzumuz, çok hızlı bir şekilde büyük alanları dezenfekte edecek ve çok ucuz olacak bir ürün geliştirmekti. Yani en ucuz şey de su. Sıcak suyla virüsleri yok edebilmek için uzmanlarla görüştük. 63 derece nozuldan bir sıcaklık verdiğimizi duyunca bunun virüsü ortadan kaldıracağını söylediler. Ama şu gündeme geldi; 'Kalıcılığı nasıl sağlayacağız? Her gün bu yüzeyleri buharla temizleyecek miyiz?' O zaman da kolloidal gümüşün bu işi çözeceğini düşündük. Hocalarla da iletişime geçtik. Onlar da nano gümüşün yüzeylerde kalacağını ifade ettiler. Firmanın kendi reaktörleri de nano gümüşün tonları mertebesinde üretmeye müsait olduğu için firma, 'bunu kolaylıkla yapabileceğini ve çok ucuza mal edebileceğini' söyledi. En ucuz, en etkin ve en verimli çözümü bulmuş vaziyetteyiz diye düşünüyoruz."
 
Trump: Maalesef birçok ölüm yaşanacak

ABD Başkanı Trump, koronavirüsle mücadele kapsamında yönetiminin aldığı tedbirlerle ilgili olarak Beyaz Saray'da basın toplantısı düzenledi.
Kendisinin ve yönetiminin tüm ülkede salgını önlemeye yönelik sayısız tedbir aldığını ve bu şekilde daha az kişinin zarar görmesini sağladıklarını anlatan Trump, en kısa sürede bu krizi aşmak istediklerini vurguladı.
Trump, ülkeyi normal sürecine döndürmek istediğini kaydederek, "İnsanlar maçlara gitmek istiyor, dışarı çıkıp temiz hava almak ve hayatlarını normale döndürmek istiyor. Bunun en kısa sürede olmasını umuyoruz. Bu ülke çalışmak üzere inşa edildi, kapalı kalmak üzerine değil." dedi.
Trump, koronavirüsün salgını için "bugüne kadar en hızlı yayılan virüs salgını" ifadesini kullanırken, sosyal mesafe kuralının hayati derecede önemli olduğunu söyledi.
Salgının etkisini gelecek iki hafta yoğun şekilde hissedeceklerini vurgulayan Trump, "En zor kısmı bu hafta ve gelecek olacak. Maalesef birçok ölüm yaşanacak. Bu süreçte (salgın) New York'u çok sert şekilde vuracak." uyarısında bulundu. Trump, aldıkları tedbirler sayesinde bu ölümleri azalttıklarını savundu.
- New York'a 1000 askeri doktor takviyesi
Öte yandan Trump, salgından en fazla etkilenen bölge olan New York eyaleti için askeri doktor ve hemşire takviyesi yapacaklarını söyledi.
Özellikle New York kenti ve çevresinde yaşanan doktor sıkıntısına dikkati çeken Trump, "New York'a koronavirüsle mücadele kapsamında 1000 kadar askeri doktor gönderiyoruz. Onların çok faydası olacak gerçekten." ifadesini kullandı.
Yurt dışındaki Amerikalıları ülkeye getirmek için çalışmalarına devam ettiklerini de dile getiren Trump, şu ana kadar 75 ülkeden 40 bin Amerikan vatandaşını geri getirdiklerini aktardı.
- New York bir hafta içinde zirve yapacak
Diğer yandan salgının seyriyle ilgili açıklamalar yapan "Koronavirüsle Mücadele Görev Gücü" üyesi Dr. Deborah Brix, New York'ta salgının 6-7 gün sonra en yüksek noktasına ulaşmasını beklediklerini ifade etti.
Dr. Brix ayrıca, ABD'nin salgın konusunda İspanya ve İtalya'nın 12 gün gerisinde olduğunu dile getirdi. Brix, yaklaşık 2 hafta sonra ABD'nin bugün İtalya ve İspanya'nın bulunduğu noktaya gelmesini beklediklerini kaydederek, "Kendimizi buna göre hazırlamaya çalışıyoruz. Zamanla yarışıyoruz." yorumunu yaptı.
Geçen hafta Beyaz Saray'daki açıklamasında Trump, ABD'de 100 ila 240 bin arasında kişinin hayatını kaybedebileceğini ifade etmişti. Johns Hopkins Üniversitesinin paylaştığı son verilere göre ABD'de koronavirüs vaka sayısı 300 binin üzerine çıkarken, virüs kaynaklı ölü sayısı ise 8 bin 300 seviyesine ulaştı.
 
@Can Yüz renktaş sen intaniyede çalışıyordun galiba
Maske olarak cerrahi maske mi takıyorsunuz yoksa filtreli mi ?
Bir de size de düzenli test yapılıyor mu ?
24 saatlik vardiya sistemine geçtik, 24 saat nöbet tutup 2 gün evde dinleniyoruz, mümkün oldugunca az hastane ortamında kalınması için böyle bir sisteme geçildi. Günde 1 n95 hakkımız var, normalde süresi 8 saat ama n95 in altına ve üstüne cerrahi maske takarak süresini 24 saate kadar uzatıyoruz bu şeklde kullanıyoruz. Bize test yapılması gibi bir durum yok, belirti göstermeyen kimseye test yapılmıyor
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt