Koronavirüs Haberleri | Arşiv #2

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Hani şu komplo teorileri vardır ya, yönetenlerin mutlak kontrol adına insanlara çip takacağını söyleyen, insanların insanlığın ortak tehlikesinden (sahte uzaylı istilası, küresel salgın hastalıklar vs) kurtulmak adına bunu (çip takılmayı, kendisinin her anının izlenmesini) mecburen kabul edeceğini söyleyen.. haklı olabilirler.

İnsanlığın şu anki psikolojisini düşünelim: Çoğunda kendilerinin sevdiklerinin zarar görmesi, işinden çıkma tehlikesi; korku ve panik hali var. Yönetenler ne isterse kabul edecek haldeler. Kim ne yapabilir ki? İster istemez kurtarılmayı, sağlıklarının elden gitmemesini istiyorlar. Çip takmak gibi özgürlüğü kısıtlayacak her türlü hamleye hayır diyemezler.

İleride, bütün bunlar bittiğinde, özgürlüklerin daraldığı karanlık bir tabloyla da yüz yüze gelebiliriz. Yönetenlerin insanların korku ve panik haline karşı tutumlarına bağlı bu.
Ya da insanlar emeğin gerçek değerini görüp; daha çok karşılığını isterler ve kapitalin hegemonyasından kurtulurlar.
 
Ya da insanlar emeğin gerçek değerini görüp; daha çok karşılığını isterler ve kapitalin hegemonyasından kurtulurlar.

Ne zaman panik ve korku hali insanda büyük bir kudret doğurmuş ki? Aksine kurtarıcı aramış, kontrol edilmeyi beklemiş. Zaten bağımlıyken ve yaşam gücü daha çok düşmüşken nasıl bir değer algoritması oluşacak insanda? İnsanlar zihin dünyalarında ''karnım tok olsun sağlığım yerinde olsun bu kadarı yeterli'' kabullenmesi yaşamazlar mı? (Bugün olumsuz senaryolar üzerinde duruyorum, karşıt fikirlerle farklı bakış açıları görmeye hazırım)
 
Hani şu komplo teorileri vardır ya, yönetenlerin mutlak kontrol adına insanlara çip takacağını söyleyen, insanların insanlığın ortak tehlikesinden (sahte uzaylı istilası, küresel salgın hastalıklar vs) kurtulmak adına bunu (çip takılmayı, kendisinin her anının izlenmesini) mecburen kabul edeceğini söyleyen.. haklı olabilirler.

İnsanlığın şu anki psikolojisini düşünelim: Çoğunda kendilerinin sevdiklerinin zarar görmesi, işinden çıkma tehlikesi; korku ve panik hali var. Yönetenler ne isterse kabul edecek haldeler. Kim ne yapabilir ki? İster istemez kurtarılmayı, sağlıklarının elden gitmemesini istiyorlar. Çip takmak gibi özgürlüğü kısıtlayacak her türlü hamleye hayır diyemezler.

İleride, bütün bunlar bittiğinde, özgürlüklerin daraldığı karanlık bir tabloyla da yüz yüze gelebiliriz. Yönetenlerin insanların korku ve panik haline karşı tutumlarına bağlı bu.
iskandinavyada cipli insanlar var + yanlis degilsem teksas dolaylarinda da var buralarda baslamislar olaya
 
Ne zaman panik ve korku hali insanda büyük bir kudret doğurmuş ki? Aksine kurtarıcı aramış, kontrol edilmeyi beklemiş. Zaten bağımlıyken ve yaşam gücü daha çok düşmüşken nasıl bir değer algoritması oluşacak insanda? İnsanlar zihin dünyalarında ''karnım tok olsun sağlığım yerinde olsun bu kadarı yeterli'' kabullenmesi yaşamazlar mı? (Bugün olumsuz senaryolar üzerinde duruyorum, karşıt fikirlerle farklı bakış açıları görmeye hazırım)
Korku hayatı ile tehdit ederse; her şeye sebep verebilir.
 
Korku hayatı ile tehdit ederse; her şeye sebep verebilir.

Evet, aslında korkularına sebep olan şey insanların durum böyleyken çalışması. Ancak çalışmazlarsa aç kalıp durumun daha kötüye gitme fikrini egale edemiyorlar. Ve bu şekilde bakarsak doktorlar en çok işlerini bırakması gerekenler. En çok tehlikede olan onlar.
 
Yüzeye çok yakınmış o yüzden patlama sesi gelmiş.. 3-5 sn sürdü ama aklımız gitti 30 sn falan sürse düşünemiyorum neler olacağını..
 
Evet, aslında korkularına sebep olan şey insanların durum böyleyken çalışması. Ancak çalışmazlarsa aç kalıp durumun daha kötüye gitme fikrini egale edemiyorlar. Ve bu şekilde bakarsak doktorlar en çok işlerini bırakması gerekenler. En çok tehlikede olan onlar.
Onlar kapitale değil direk halka yardım ediyorlar ama normal çalışanlardan farkı bu(Sadece doktorlar değil, tüm sağlık çalışanları).
 
İlk başlarda devletlerin, otoritenin aciz kalmasıyla kutsallaşan devlet mekanizmasının sorgulanacağı fikri vardı bende. Ancak zaten kötü duygulardayken insanlar (negatif ruh hali zihinsel-duygusal olarak düşürücü etki yapar) ne kadar radikal hamleler yapabilir? Ya belli yere kadar gelicek ve o dayanma noktası patlayıp kolektif bir hareketlenme olacak (dünyadaki rejim değişiklerinde olduğu gibi) ya da dayanma sınırında yönetenler hamleler yapıp insanların ipini tutacak.
 
Onlar kapitale değil direk halka yardım ediyorlar ama normal çalışanlardan farkı bu(Sadece doktorlar değil, tüm sağlık çalışanları).

Genel algının böyle olduğundan bahsettim. Halk-kapital ayrımındansa biz çalışıp üretmezsek aç kalırız işler daha kötüye gider algısı var. Ardından doktorlar (sadece doktorlar denmesi de galiba genel algının bazı meslekleri yüceltmesiyle bağlantılı) daha fazla tehlikede ancak iyileştirmek için çalışıyorlar deniyor.
 
Vaka / Test oranı

1 Nisan: — %14.9 ⬇️
2 Nisan: — %13.1 ⬇️
3 Nisan: — %17.3 ⬆️
4 Nisan: — %15.3 ⬇️
5 Nisan: — %15.6 ⬆️
6 Nisan: — %14.7 ⬇️
7 Nisan: — %19.3 ⬆️
8 Nisan: —% 16.5 ⬇️
9 Nisan: —% 14,19 ⬇️
 
Vaka / Test oranı

1 Nisan: — %14.9
2 Nisan: — %13.1
3 Nisan: — %17.3
4 Nisan: — %15.3
5 Nisan: — %15.6
6 Nisan: — %14.7
7 Nisan: — %19.3
8 Nisan: —% 16.5
9 Nisan: —% 14,19
Ben de öncesini ekleyeyim dursun
Türkiye’de Corona Pozitif Vaka/Test Oranı:

25 Mart—Oran: %11.14

26 Mart—Oran: %16.41

27 Mart —Oran:%27.46

28 Mart —Oran: %22.30

29 Mart —Oran:%18.18

30 Mart— Oran: %13.95

31 Mart— Oran: %17.53
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt