Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Ölümcül olduğu konusunda değişen bişey yok da ortalama ölüm oranları Dünyada belli az çok, bi de bunun 5-10 katı tespit edilemeyen vaka olduğunu söylüyor uzmanlar. E bu durumda ölüm oranı gerçekten çok düşük seyrediyor zaten. Yine tehlikeli her türlü de millet bu oranlarla eve kilitlenmek istemiyor normal olarak, daha uygulanabilir bir çözüm bulunabilir.
colorado üniversitesi‘nde partiküllerinin havada hareketi konusunda araştırmalar yapan jose-luis jimenez corona virüs‘ün aerosollerle bulaşma riskini hesaplamaya çalışan bir model geliştirmiş [1]. no…
eksisozluk.com
Bilime, bilim insanlarına tabiki karşı gelmiyor, reddetmiyoruz ama yaşanan tecrübeler bu araştırmada anlatılan bulaşma ihtimallerini çürütüyor. Daha doğrusu eksik bilgi verildiğini düşünüyorum.
“Bu virüs herkese bulaşmıyor”
Bunun üzerine bir araştırma yapıldı mı merak ediyorum.
Mart ayının ortasında bu hastalık ülkemize girdiğinden beri şizofrenik derecede yaptıklarım.
- Maskesiz kapı önüne çıkmıyorum.
- Açık alanda kimsenin arkasında yürümüyorum.
- El sıkışma, sarılma zaten söz konusu değil. Yumruk, dirsek tokuşturma bile yok.
- İş yerinde tek başıma odam var. Neredeyse kimseyi misafir almıyorum. Aldıklarım iş yerinden birkaç kişi onlarla da mesafemiz var.
- Eve gelir gelmez hiçbir yere elektrik anahtarına bile dokunmadan banyoya girer ellerimi yıkarım, işim bittikten sonra çeşmeyi yıkarım. Sonra ellerimi bir daha yıkar çeşmeyi kapatırım. Sonrasında soyunur duş alır temiz kıyafetler giyerim.
- Bu hassasiyete tezat yaptığım tek şey arada cafe ve restorana gitmek ki gittiğim yerler açık hava. Bu önlem değil elbet sonuçta yemek, çatal, bıçak, tabak nereden geliyor bilmiyoruz.
Tüm bunlara dikkat etmeme rağmen hastalandım. Üstelik hastalanmadan on beş gün öncesine kadar ne cafeye ne de restorana gittim. Evden işe işten eve takıldığım dönemde hastalandım.
Şimdi araştırmada anlatılanları düşünerek süreci anlatıyorum.
- Çarşamba günü ilk belirti tat alma yetimi kaybettim. Çok fark edemedim.
- Perşembe günü öğlen pek iştahım yoktu yemek yiyemedim ve saat 14.30’da göz doktoruna gittim. Doktor gözümle ilgili bir ameliyat yapmamı söylediğinde panik oldum. Oradan çıktığım gibi ilçeye 70 km uzaklıktaki bir doktora da gittim. Söylemek istediğim şu. Covidim farkında değilim. Göz derdine düşmekten tat koku olayını fark etmedim. Üstüne düşmedim. Tedavi sonrası arkadaşımla dolaştık, yemek yedik. Bayağıdır görüşmüyorduk sohbet muhabbet kahkaha. Araştırmada yüksek sesle konuşmanın olumsuz etkilerinden bahsediyor ya... Üstelik aynı arabada biraz zaman geçirdik. Cam kapalı, klima açık.
- Cuma günü ise artık tamamen hiçbir şey hissetmiyordum. Hatta o gün ofiste yanıma gelen arkadaşlarıma ellerimle kahve hazırladım. İçtik. Durumu söyledim. Doktora gitmemi söylediler. Daha önceden hasta olan arkadaşa söyledim. O da aynı şeyi söyledi. Son olarak odamdaki defne sabunu içime çeke çeke derin nefes alarak kokladım. Hiçbir his yok. Normal şartlarda o sabun parçaları beni hapşırık krizine sokar. İşte o zaman stres oldum ve mesai sonunda doktora gittim. Test sonrası abimle evde izole olduk. Ertesi gün sonuç pozitif.
- Çarşamba gününden Cuma akşamına kadar net bir şekilde muhabbet ettiğim insanları düşünün. Araştırmaya göre bu insanların hasta olması gerekiyor. 10 gün geçti hiçbir şey olmadı insanlara.
- Bu arkadaşları geçtim evde abimle birlikte izole edilmiş durumdayım. Normal şartlarda söylenilene göre benim bir odaya kapanmam gerek. Odamdan çıkmamam gerek. Yemeği odamda yemem gerek. Ama abim “olan oldu odaya kapanma mesafeyi koru yeter” dedi. Yine araştırmaya göre bu yanlış bir davranış havada saatlerce kalabilen bir virüsmüş. Aynı odada birbirimizden uzakta televizyon izledik. Alerjim var ara ara hapşırdım. Ne kadar elimle ağzımı kapasam da anlatılanlara göre virüsler uçar ve havada kalır.
Şimdi bu araştırmalara göre onlara kahve yaptığım iş arkadaşlarım, gittiğim iki göz doktoru, beraber yemek yediğim dolaştığım arkadaşım ve hepsinden daha beteri abim covid olması gerekirdi. Hepsiyle konuşuyorum. Hepsi sapasağlam ve hepsi benimle temas olduktan 4 gün sonra test yaptılar; negatif!
Üşenmeden her şeyi yazdım. Bilime karşı değiliz elbette. Ama sanırım bu hastalıkla ilgili her şey çözülmüş değil. Net olan şey bulaşıcı ve öldürücü olabilmesi. Bunun dışında nasıl bulaştığı ile ilgili, herkese bulaşıyor olmasıyla ilgili kesinlikle net bir şey yok. Çözememişler. Aramızda mutlaka hasta olanlar vardır. Bu yazdıklarım çerçevesinde süreçlerini gözden geçirin. Yaşadıklarımın benzerini yaşadığınıza eminim.
Son olarak teyzem bundan bir ay önce hastalandı. Hastalığının dördüncü gününden itibaren 3 gün hastanede bile yattı sonra evine döndü. Bu süreçte kanserden iyileşmiş eşi, oğlu ve onunla başta zaman geçiren diğer oğlu... Sapasağlamlar.
colorado üniversitesi‘nde partiküllerinin havada hareketi konusunda araştırmalar yapan jose-luis jimenez corona virüs‘ün aerosollerle bulaşma riskini hesaplamaya çalışan bir model geliştirmiş [1]. no…
eksisozluk.com
Bilime, bilim insanlarına tabiki karşı gelmiyor, reddetmiyoruz ama yaşanan tecrübeler bu araştırmada anlatılan bulaşma ihtimallerini çürütüyor. Daha doğrusu eksik bilgi verildiğini düşünüyorum.
“Bu virüs herkese bulaşmıyor”
Bunun üzerine bir araştırma yapıldı mı merak ediyorum.
Mart ayının ortasında bu hastalık ülkemize girdiğinden beri şizofrenik derecede yaptıklarım.
- Maskesiz kapı önüne çıkmıyorum.
- Açık alanda kimsenin arkasında yürümüyorum.
- El sıkışma, sarılma zaten söz konusu değil. Yumruk, dirsek tokuşturma bile yok.
- İş yerinde tek başıma odam var. Neredeyse kimseyi misafir almıyorum. Aldıklarım iş yerinden birkaç kişi onlarla da mesafemiz var.
- Eve gelir gelmez hiçbir yere elektrik anahtarına bile dokunmadan banyoya girer ellerimi yıkarım, işim bittikten sonra çeşmeyi yıkarım. Sonra ellerimi bir daha yıkar çeşmeyi kapatırım. Sonrasında soyunur duş alır temiz kıyafetler giyerim.
- Bu hassasiyete tezat yaptığım tek şey arada cafe ve restorana gitmek ki gittiğim yerler açık hava. Bu önlem değil elbet sonuçta yemek, çatal, bıçak, tabak nereden geliyor bilmiyoruz.
Tüm bunlara dikkat etmeme rağmen hastalandım. Üstelik hastalanmadan on beş gün öncesine kadar ne cafeye ne de restorana gittim. Evden işe işten eve takıldığım dönemde hastalandım.
Şimdi araştırmada anlatılanları düşünerek süreci anlatıyorum.
- Çarşamba günü ilk belirti tat alma yetimi kaybettim. Çok fark edemedim.
- Perşembe günü öğlen pek iştahım yoktu yemek yiyemedim ve saat 14.30’da göz doktoruna gittim. Doktor gözümle ilgili bir ameliyat yapmamı söylediğinde panik oldum. Oradan çıktığım gibi ilçeye 70 km uzaklıktaki bir doktora da gittim. Söylemek istediğim şu. Covidim farkında değilim. Göz derdine düşmekten tat koku olayını fark etmedim. Üstüne düşmedim. Tedavi sonrası arkadaşımla dolaştık, yemek yedik. Bayağıdır görüşmüyorduk sohbet muhabbet kahkaha. Araştırmada yüksek sesle konuşmanın olumsuz etkilerinden bahsediyor ya... Üstelik aynı arabada biraz zaman geçirdik. Cam kapalı, klima açık.
- Cuma günü ise artık tamamen hiçbir şey hissetmiyordum. Hatta o gün ofiste yanıma gelen arkadaşlarıma ellerimle kahve hazırladım. İçtik. Durumu söyledim. Doktora gitmemi söylediler. Daha önceden hasta olan arkadaşa söyledim. O da aynı şeyi söyledi. Son olarak odamdaki defne sabunu içime çeke çeke derin nefes alarak kokladım. Hiçbir his yok. Normal şartlarda o sabun parçaları beni hapşırık krizine sokar. İşte o zaman stres oldum ve mesai sonunda doktora gittim. Test sonrası abimle evde izole olduk. Ertesi gün sonuç pozitif.
- Çarşamba gününden Cuma akşamına kadar net bir şekilde muhabbet ettiğim insanları düşünün. Araştırmaya göre bu insanların hasta olması gerekiyor. 10 gün geçti hiçbir şey olmadı insanlara.
- Bu arkadaşları geçtim evde abimle birlikte izole edilmiş durumdayım. Normal şartlarda söylenilene göre benim bir odaya kapanmam gerek. Odamdan çıkmamam gerek. Yemeği odamda yemem gerek. Ama abim “olan oldu odaya kapanma mesafeyi koru yeter” dedi. Yine araştırmaya göre bu yanlış bir davranış havada saatlerce kalabilen bir virüsmüş. Aynı odada birbirimizden uzakta televizyon izledik. Alerjim var ara ara hapşırdım. Ne kadar elimle ağzımı kapasam da anlatılanlara göre virüsler uçar ve havada kalır.
Şimdi bu araştırmalara göre onlara kahve yaptığım iş arkadaşlarım, gittiğim iki göz doktoru, beraber yemek yediğim dolaştığım arkadaşım ve hepsinden daha beteri abim covid olması gerekirdi. Hepsiyle konuşuyorum. Hepsi sapasağlam ve hepsi benimle temas olduktan 4 gün sonra test yaptılar; negatif!
Üşenmeden her şeyi yazdım. Bilime karşı değiliz elbette. Ama sanırım bu hastalıkla ilgili her şey çözülmüş değil. Net olan şey bulaşıcı ve öldürücü olabilmesi. Bunun dışında nasıl bulaştığı ile ilgili, herkese bulaşıyor olmasıyla ilgili kesinlikle net bir şey yok. Çözememişler. Aramızda mutlaka hasta olanlar vardır. Bu yazdıklarım çerçevesinde süreçlerini gözden geçirin. Yaşadıklarımın benzerini yaşadığınıza eminim.
Son olarak teyzem bundan bir ay önce hastalandı. Hastalığının dördüncü gününden itibaren 3 gün hastanede bile yattı sonra evine döndü. Bu süreçte kanserden iyileşmiş eşi, oğlu ve onunla başta zaman geçiren diğer oğlu... Sapasağlamlar.
colorado üniversitesi‘nde partiküllerinin havada hareketi konusunda araştırmalar yapan jose-luis jimenez corona virüs‘ün aerosollerle bulaşma riskini hesaplamaya çalışan bir model geliştirmiş [1]. no…
eksisozluk.com
Bilime, bilim insanlarına tabiki karşı gelmiyor, reddetmiyoruz ama yaşanan tecrübeler bu araştırmada anlatılan bulaşma ihtimallerini çürütüyor. Daha doğrusu eksik bilgi verildiğini düşünüyorum.
“Bu virüs herkese bulaşmıyor”
Bunun üzerine bir araştırma yapıldı mı merak ediyorum.
Mart ayının ortasında bu hastalık ülkemize girdiğinden beri şizofrenik derecede yaptıklarım.
- Maskesiz kapı önüne çıkmıyorum.
- Açık alanda kimsenin arkasında yürümüyorum.
- El sıkışma, sarılma zaten söz konusu değil. Yumruk, dirsek tokuşturma bile yok.
- İş yerinde tek başıma odam var. Neredeyse kimseyi misafir almıyorum. Aldıklarım iş yerinden birkaç kişi onlarla da mesafemiz var.
- Eve gelir gelmez hiçbir yere elektrik anahtarına bile dokunmadan banyoya girer ellerimi yıkarım, işim bittikten sonra çeşmeyi yıkarım. Sonra ellerimi bir daha yıkar çeşmeyi kapatırım. Sonrasında soyunur duş alır temiz kıyafetler giyerim.
- Bu hassasiyete tezat yaptığım tek şey arada cafe ve restorana gitmek ki gittiğim yerler açık hava. Bu önlem değil elbet sonuçta yemek, çatal, bıçak, tabak nereden geliyor bilmiyoruz.
Tüm bunlara dikkat etmeme rağmen hastalandım. Üstelik hastalanmadan on beş gün öncesine kadar ne cafeye ne de restorana gittim. Evden işe işten eve takıldığım dönemde hastalandım.
Şimdi araştırmada anlatılanları düşünerek süreci anlatıyorum.
- Çarşamba günü ilk belirti tat alma yetimi kaybettim. Çok fark edemedim.
- Perşembe günü öğlen pek iştahım yoktu yemek yiyemedim ve saat 14.30’da göz doktoruna gittim. Doktor gözümle ilgili bir ameliyat yapmamı söylediğinde panik oldum. Oradan çıktığım gibi ilçeye 70 km uzaklıktaki bir doktora da gittim. Söylemek istediğim şu. Covidim farkında değilim. Göz derdine düşmekten tat koku olayını fark etmedim. Üstüne düşmedim. Tedavi sonrası arkadaşımla dolaştık, yemek yedik. Bayağıdır görüşmüyorduk sohbet muhabbet kahkaha. Araştırmada yüksek sesle konuşmanın olumsuz etkilerinden bahsediyor ya... Üstelik aynı arabada biraz zaman geçirdik. Cam kapalı, klima açık.
- Cuma günü ise artık tamamen hiçbir şey hissetmiyordum. Hatta o gün ofiste yanıma gelen arkadaşlarıma ellerimle kahve hazırladım. İçtik. Durumu söyledim. Doktora gitmemi söylediler. Daha önceden hasta olan arkadaşa söyledim. O da aynı şeyi söyledi. Son olarak odamdaki defne sabunu içime çeke çeke derin nefes alarak kokladım. Hiçbir his yok. Normal şartlarda o sabun parçaları beni hapşırık krizine sokar. İşte o zaman stres oldum ve mesai sonunda doktora gittim. Test sonrası abimle evde izole olduk. Ertesi gün sonuç pozitif.
- Çarşamba gününden Cuma akşamına kadar net bir şekilde muhabbet ettiğim insanları düşünün. Araştırmaya göre bu insanların hasta olması gerekiyor. 10 gün geçti hiçbir şey olmadı insanlara.
- Bu arkadaşları geçtim evde abimle birlikte izole edilmiş durumdayım. Normal şartlarda söylenilene göre benim bir odaya kapanmam gerek. Odamdan çıkmamam gerek. Yemeği odamda yemem gerek. Ama abim “olan oldu odaya kapanma mesafeyi koru yeter” dedi. Yine araştırmaya göre bu yanlış bir davranış havada saatlerce kalabilen bir virüsmüş. Aynı odada birbirimizden uzakta televizyon izledik. Alerjim var ara ara hapşırdım. Ne kadar elimle ağzımı kapasam da anlatılanlara göre virüsler uçar ve havada kalır.
Şimdi bu araştırmalara göre onlara kahve yaptığım iş arkadaşlarım, gittiğim iki göz doktoru, beraber yemek yediğim dolaştığım arkadaşım ve hepsinden daha beteri abim covid olması gerekirdi. Hepsiyle konuşuyorum. Hepsi sapasağlam ve hepsi benimle temas olduktan 4 gün sonra test yaptılar; negatif!
Üşenmeden her şeyi yazdım. Bilime karşı değiliz elbette. Ama sanırım bu hastalıkla ilgili her şey çözülmüş değil. Net olan şey bulaşıcı ve öldürücü olabilmesi. Bunun dışında nasıl bulaştığı ile ilgili, herkese bulaşıyor olmasıyla ilgili kesinlikle net bir şey yok. Çözememişler. Aramızda mutlaka hasta olanlar vardır. Bu yazdıklarım çerçevesinde süreçlerini gözden geçirin. Yaşadıklarımın benzerini yaşadığınıza eminim.
Son olarak teyzem bundan bir ay önce hastalandı. Hastalığının dördüncü gününden itibaren 3 gün hastanede bile yattı sonra evine döndü. Bu süreçte kanserden iyileşmiş eşi, oğlu ve onunla başta zaman geçiren diğer oğlu... Sapasağlamlar.
Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin !
Forumdan daha fazla yararlanmak ve bize destek olmak için buradan kayıt olunuz
Hello Welcome to GSCimbom! Register here to benefit more from the forum
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.