kulüp efsanelerinin ayrılmasından sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması

Keramettin TANRIVERDİ

"Bizi sevenleri üzmeyelim baba"
Yönetici
Administrator
Katılım
18 Temmuz 2009
Mesajlar
82.730
Tepkime puanı
242.404
Puan
5.263
öncelikle derdim ft değil, muhtemelen ft'ye karşı bugün nefret besleyip geçmişte büyük destekçisi olanlardan daha az destekçisi olmuşumdur zira 8 kez şampiyon olurken hep soğuk yaklaştığım birisiydi, sonrasında ise ali koç ve tff üzerinden yapılan oyunlardan dolayı destekledim, sonunda da savaşı kaybettik, gitti diye değil ali koç ve tff'nin istediği gitmesi değil bu şekilde gitmesiydi. neyse bu konu bir yana.

kulüplerin efsaneleri gittikten sonra kulüplerin o gün beğenilmeyen konumlara dahi uzun süre gelemediğini hep bir arayışta olduğunu gördüm ben özellikle son 10 senede. aklıma ilk gelenler :

guardiola - barcelona
ferguson - united
wenger - arsenal
şenol güneş - trabzonspor
aykut kocaman - fenerbahçe vs

son iki örnek afaki gelebilir ama şenol gittikten sonra ts, bugünleri yaşayabilmek için neredeyse 10 sene bekledi, yine orta sıra takımına döndü bir dönem, şimdi ise rakipleri yok diye liderler. aykut ise ft olmasa büyük fenerbahçe efsanesi olacak bir adamdı, ft'nin son 4 şampiyonluktan üçünü ufak kırılmalarla aykut'a karşı aldığını unutmamak gerek.

wenger'e neler söylendi arsenal bir daha o noktaya, ufak ufak toparlansa da gelemedi. zirvede bırakan herhalde sadece ferguson'du zira pep bile ciddi tepkilerle gönderilmişti.

bugünlerde messi-barcelona ayrılığı da başka etkilerle barcelona'nın yıllar sonra gruptan dahi çıkamamasına neden oldu.

efsaneler uzun süre kalınca bir süre sonra sıkıyor insanı, hatalarını da çok görüyorsun ama gidince kulüpler yerlerini doldurmayı bence pek beceremiyorlar, bu konuda görüşleri olanları konuya yazmaya davet ediyorum.
 
Son düzenleme:
Hocanın bu kulübe emekleri saymakla bitmez gerçekten
Yaptıklarının yanında yapmaya çalıştıkları, bildiklerimizin yanında belki bilmediğimiz, duymadığımız katkıları olmuştur
Kendi kategorisinde Türkiye'ye gelen ilk kupayı getirmiş dahası var mı...
Haliyle böyle bir insana, yıllarca onca şampiyonluk kazandırmış, Galatasaraylıların en büyük övünç kaynağı olan UEFA kupasını kazandırmış olan insana taraftar daha fazla kredi verir. Bir başarı gösterip efsaneleşen ve kendini kanıtlayan, bir camiaya emeği geçen herkese bu kredi verilir.
Ancak bu sezon takım öyle bir konuma geldi ki artık güvenilecek bir ortam kalmadı. Hocaya yardımcılarını değiştirelim diyorsun, onu bile kabul etmiyor. Sözünü dinleyecek, karşı çıkmayacak insanlar istiyor yanında. Hasan Şaş, Ümit Davala vs. bunlarla hep fikir ayrılığından dolayı yolları ayırdılar. Ümit hoca kendi kariyerimi yapmak istiyorum felan dedi ama sonra çıktı spor programlarında yorumculuk yaptı.
Hocanın kafası da biraz bu yönden rahat mıydı bilemiyorum. Nasıl olsa taraftar sabreder, projemizi devam ettiririz, yanımda da itiraz etmeyecek biraz daha acemi yardımcılar var nasıl olsa diye düşünmüş olabilir. Ancak ben Galatasaray'ın 12. sırada, -1 averajda felan olmasını asla kabul etmem. Geçen sene destekledik, hem de sonuna kadar. Nitekim ucu ucuna kaçırdık şampiyonluğu. Geçen yıl çoğu bölgesi alternatifsiz, kısıtlı kadroyla yaptıkları benim için çok değerliydi.
Bu sene UEFA'da oynanan oyun ve başarı da öyle keza. Ancak UEFA'da gruptan çıkmış olmak ligdeki bu başarısızlığı kabul edeceğimiz anlamına gelmiyor. Nitekim son 16'da elenme olasılığımız ligde gösterilen performansı baz alırsak baya yüksekti.
Hocanın 2013 te bırakmasından sonra takım bir türlü doğrulamadı evet. Hamza hocanın 4 yıldızı takması dışında coşkulu geçirdiğimiz bir sezon olmadı. Ama hoca bıraktığında gerçekten çok iyi bir kadroyla, çok iyi başarılara imza atarak bırakmıştı o sezon.
Şimdi ise ligde 13.sıradayız.. Ve tff'nin kirli oyunları da devam ediyor Torrent hocanın işi gerçekten çok zor.

Umarım bundan sonrası bizim için daha iyi olur ve Galatasaray hak ettiği seviyeye gelir.
Bir defa şu ayrışma olayından derhal vazgeçmemiz ve Torrent hocanın yanında olmamız gerekir. Zira Fatih hoca varken süren ft-anti ft tartışmaları taraftarları yeterince yıprattı. Biz bu şekilde ayrıştıkça tff'nin daha çok işine geliyor ve daha çok saldırıyor.
İkinci olarak başkanın aklını başına toplaması ve haklarımızı müdafaa etmesi gerekir. Birçok branşta kulüp kötü gidiyor. Her branşın kendine göre bir geliri var. Seneye Avrupa'ya katılamayacak olmamız kulübü maddi anlamda ne kadar zorluğa sokacak bilmem ancak başkan tff'nin adeta Galatasaray'ı bitirmek gibi nafile çabalarını ve taraftarımızı çıldırtan kirli oyunlarına karşı çıkıp başkan gibi cevap vermesi gerekiyor. Yoksa B.Elmas'ın yaptığı başkanlığı herkes yapar.
Üçüncü olarak gençleşme projesi devam ederken bir yandan kadroyu tecrübeli isimlerle güçlendirmek lazım ki... Hem gençlerin gelişimine katkıları olsun hem de sahada takıma liderlik yapacak futbolcularımız olsun. Transfer planlaması nasıl olacak gerçekten merak ediyorum. Gelir-gider dengesi bir şekilde sağlanmalı. FFP kalktı evet ama bankalarla yapılan mevcut bir anlaşmamız var. Her türlü bir denge sağlamak zorundayız.

Başkanın bütün bunları yönetecek kudrette olması gerekir. Yok yapamıyorum derse koltuğu daha fazla işgal etmemesi gerekir.
Bundan sonra Galatasaray'ımız için en iyisi olsun ve ligde şu bulunduğumuz durumdan derhal kurtulalım.
Tek dileğim bu.
 
Wengere şampiyon yapamıyor diye kızıyordu arsenal taraftarı, adamlar ondan sonra 3 sezon 8. 8. 5. olabildiler.Wenger en azından ilk 4 dışına
çıkmıyordu, şampiyonlar liginde takılıyorlardı.

Manu desen ferguson sonrası 10 yıldır şampiyonluğu unuttu.Koca manu 2. 3. olunca başarılı algısı oluşuyor.

Benimde korkum Fatih hoca sonrası 4-5 sene daha şampiyon olamamak.Bunun bir tane sebebi fatih hocanın a dan z ye ekibi kovuldu kurumsal hafıza sıfırlandı.Fatih hoca birçok sorunu kamufule ediyordu şimdi florya dingonun ağırına döndü bence ancak bu dönüşümü bir gün yaşıycaktık lakin bu yönetim yerine daha oturaklı bir yönetim olsa daha hızlı yaraları sarabilirdik.

Şimdi kulislerde Dursun Özbek fatih hocayla geri gelicek lafları dönmeye başladı ve kaos hakim seçim gündemde, umut azaldı, umarım en kısa sürede toparlarız.İşin kötü tarafı içimize sinen bir başkan adayıda çıkıcak gibi durmuyor.
 
fatih hoca geri gelmemeli evet artık zorda kaldığımızda bu seçenek ortadan kalkmalı ancak bu geçişin doğru yapılmadığı ortada. plan yok, program yok, olan olumlu ya da olumsuz kurumsal hafızayı da sıfırladık, yepyeni insanlar yepyeni bir süreç. herkesin sorgulandığı ve sorgulanacağı bir yapı. buradan ayağa kalkar mıyız? bence zor görünüyor.
 
fatih hoca geri gelmemeli evet artık zorda kaldığımızda bu seçenek ortadan kalkmalı ancak bu geçişin doğru yapılmadığı ortada. plan yok, program yok, olan olumlu ya da olumsuz kurumsal hafızayı da sıfırladık, yepyeni insanlar yepyeni bir süreç. herkesin sorgulandığı ve sorgulanacağı bir yapı. buradan ayağa kalkar mıyız? bence zor görünüyor.
Baskan olarak tekrar dönmeli fatih hoca bence. Böylece futboldan gelen bir baskanimiz olmus olur
 
Baskan olarak tekrar dönmeli fatih hoca bence. Böylece futboldan gelen bir baskanimiz olmus olur
o konuda başarılı olacağını pek düşünmüyorum ben, bu fikre karşıyım baştan beri. ha liyakata önem verir ve sürekli bir yapı kurabilirse tabii ki gelebilir ama zor gözüküyor. seçilebileceğini de pek sanmıyorum.
 
fatih hoca geri gelmemeli evet artık zorda kaldığımızda bu seçenek ortadan kalkmalı ancak bu geçişin doğru yapılmadığı ortada. plan yok, program yok, olan olumlu ya da olumsuz kurumsal hafızayı da sıfırladık, yepyeni insanlar yepyeni bir süreç. herkesin sorgulandığı ve sorgulanacağı bir yapı. buradan ayağa kalkar mıyız? bence zor görünüyor.
böyle rezalet yönetimler olduğu sürece zor ayağa kalkarız. fatih terime bağımlı olmamızın sebebi her daim kötü yönetilmemiz. fatih terim futbol yöneticiliği görevini sırtlıyor aslında. belli bir süre geçince de mental olarak zayıflamaya ve üst üste hatalar yapmaya başlıyor. 1 ay sonra dönse göreve emin ol daha mantıklı hamleler yapar ama dediğin gibi bidaha t.direktör olarak dönmemeli. uzun yıllarca bizi yönetecek efsane bi başkana sahip olmamız gerekirdi florentino perez modeli. ancak ozaman istikrarlı yönetim ve kurumsal hafıza oluşurdu.
 
gelen gideni aratır diye bir deyim var. ona uyuyor bu durum.yaşayıp göreceğiz daha önceden yaşadık ders almadık yine yaşayalım bakalım. ki bu kadar başarılı birini bile biz ağza alınmayacak laflar ettik burada biz akıllanmayız orası ayrı.


dipnot
caps lock ve shift tuşum çalışmadığından bütün harfleri küçük yazmak zorunda kaldım kusura bakmayın.
 
Ne kadar efsane sayılırlar orasını size bırakıyorum ama uyumları çok iyi olan, çeşitli sebeplerle ayrılan ikililerden bahsetmek gerekirse(daha orta sıra takımları); Moyes-Everton(Moyes bence Everton için kesinlikle efsanedir), Valencia-Benitez(CL’de final oynadıkları dönemden bahsediyorum), hatta daha sonra yine Valencia-Emery (Mehmet Topallı dönem), bu ayrılıklardan sonra da takımlar ciddi süründü.

Buna metal yorgunluğu, yüz yorgunluğu mu denir bilinmez ama hani aralarında ciddi bir sorun olmayan eşlerden/sevgililerden bir tanesi heyecan arar, değişiklik arar sonra bakar aslında sahip olduğu çok daha iyiymiş ama gireb girmiştir, dönüş olmaz; pişman olur ama söyleyemez de ya da sonra boku başkalarına atar; sıçtığı durumu toparlamak için uzun süre de uğraşır ama sonuç mokokodur. İşte futbolda efsaneler kızıp akabinde sıçmak da buna benziyor.

Böyle anlarda camialar/taraftarlar çok iyi analizler yapmalı. Beklenti ne olmalı? Beklentilere göre başarısızlık var mı? Varsa bunun temel sebebi hoca mı, hocaysa bu yüzde kaç hocaya yazılır. %50 üzerinde mi? Hoca daha az hatalı olsa biz hedeflenen başarıya ulaşır mıydık? Yoksa başka şeylerden dolayı ulaşamama durumu var mıydı?

Bunları neden sormak lazım? Ben Terim’i severim hep yazdım, bundan sonra da yazacağım; çocukluk kahramanı belli bir yaş üzeri için. Bu sene inanılmaz hataları oldu. 2-3 senedir de öyle doğru. Gitmesi de kendisi açısından iyi oldu, efsaneliğine daha fazla zarar gelmesini istemezdim. Fakat bence sorun hocada değildi. Sorun Domenec’te de değil, sorun Domenec’ten sonra gelecek X’te de olmayacak. Ülkede çok farklı bir iklim var artık. Futbolda böyle. Hoca 2000 yılındaki formunu yakalasa bile bizi şampiyon yapmayacaklardı(dün bile bunu bir kez daha gördük) O formu da yakalatmazlar zaten, üzerine oynayıp sinirlerini yıpratıyorlar, hocanın saha içine konsantre olması engellendi bilinçli olarak. 15-20 puan fark yaptırdılar, fark açıldıkça zulmün azalmasını bekledik hepimiz ama tam tersi gittikçe arttı. Neden? Çünkü UEFA’daki başarısı nedeniyle hocaya artan sabır eşiğinin düşmesini, sürekli hocanın sorgulanmasını istediler, gitmesini hedeflediler. Nitekim başardılar da. An itibariyle muhtemelen her yıl 2 hoca deneyen Koçun fenerine döndük. Şu anda bundan haberimiz yok ama öyle olacak. 2 sene sonra görüşürüz. Zaten kimse artık sağlam hoca getiremez bu döviz kuru ve futbolumuzdaki ekonomik buhrandan sonra. Bu ülkeye artık Daum kalibresinde 3. Sınıf Alman bile gelmez. Vitorlar, Domenecler, Carvahallar(bjknin portekizli hocası vardıya bir tane), Bilicler(Bilic de bundan sonrakilerin maksimumu olur) gelir giderler. Paraları cukkalarlar. Her sene hakem zorlamasıyla bir takım şampiyon yapılır. Geçen sene bjk, bu sene tsnin yapılması gibi. Ortada bir tiyatro var yani zaten. Teknik, taktik falan boşuna konuşuyorsunuz. Uzatmalarla 100 dk ekran başında oturulan oyun 40 dakika oynanıyor bu ülkede, neyin taktiği, neyin tekniği?

Dolayısıyla taraftarların, camianın hedefler/ülke futbol gerçekleri/ekonomik gerçekler vs konularında gerçekçi düşünüp ona göre beklentilerini tekrar kurgulamaları gerekir. Kulüp efsanelerini boşa harcamamaları gerekir.

Trabzon’da yaşadım bir süre. Şenol Güneş’e sövüyorlardı mesela. Bizim 5 dakikada Sneijder aldığımız zamanlar bizimle kapışamıyor, Aykut denen futbol fukarasının takımının şikeyle 16 maç ard arda maç kazandığı dönemde şampiyon yapamıyor, son maçları yönetemiyor diye sövüyorlardı. Adam Glowackiyle, Halille falan oynuyordu yani. Demiyor adam rakip gidip Sneijder alıyor, Şenol ne yapsın. Bu zihniyete hoca olarak Pep’i getirsen fayda etmez.

O yüzden efsane harcarken 100 kez düşünmek gerekir. Yazdıklarımın da Terim ile alakası yok direkt olarak, dediğim gibi hoca adına ben zaten sevindim. Futbolu da 10 sene öncesine kadat %95 daha az önemsiyorum. Domenec isterse 10 sene kalsın şampiyon yapmadan, çok da fifi bu saatten sonra.
 
en kurumsal organizasyonlarda bile kritik bir pozisyondaki kisi cok uzun sure aynı gorevde kalırsa kacınılmaz olarak kisiye bagımlılık artıp kurumsal refleks zayıflar. hem astlar tembellesir (asırı guven veya rekabet eksikliği) hem ustlerin kontrol mekanizması hafifler (asırı delegasyon veya kisisel iliskilerin guclenmesi).

bu yuzden en dogrusu kimsenin efsane haline gelmesine izin vermemektir. tabi ki organizasyon icin faydalı bir isimden vazgecmeyi de kimse istemez. yapılması gereken bu kisilerin gorev ve sorumluluklarını belli aralıklarla degistirmektir.

wenger veya fergusondaki durumun terim icin gecerli olacagını sanmıyorum cunku terim toplam suresi uzun olsa da hep aralıklarla calıstı. kısa surede kendini toparlayacaktır yapı tabi gidenlerin yerine vasıflı insanlar getirilirse.
 
tff'nin istediği gitmesi değil bu şekilde gitmesiydi.

yazın burak elmas'ın ''hayırlı olsun''unda şaka kisveli ilk söyledikleri şey fatih terim'i almayın oldu zaten. tahmin olarak yazdığım bir cümle değil, gerçekte de olan bu. buna tff demek de yanlış gerçi, tff demek türkiye cumhuriyeti şürekası demek. bu sefer hocanın düşmanları koalisyonu bambaşka güçlüydü, saha sonuçları da yardım etmeyince böyle oluyorsun. he bana kalsa bu adamların dediğini yapacağıma toprak altına girerim daha iyi. o da başkanın o zaman henüz bilemediğimiz betalığı zaten.
 
Allah’a yakin bize uzak olsun. Fatih Terim’in geldigi noktayi 4 yildir goremediyseniz, Turkiye’nin de geldigi noktayi goremez durumdasinizdir. Sayilan isimlerin Fatih Terim’le benzestirilmesi abesle istigal. Digerleri islerine saygi duyan adamlar tamami. Fatih Terim ne isine, ne taraftarina, ne kulubune, ne yonetimine, ne futbolcularina, ne emege saygi duyan bi adam. Istanbul’a Felsefe konferansina cagrildigi gunden beri boyle. Teknik adamligida o gunlerde birakmisti zaten.
 
Keramettin yazdiklarin oldukca dogru bir noktaya deginiyor. Kisisel olarak hocaya bakis acin, sevgin vs.. konu disi bence. Deginmeye calistigin konu benim burada soylemeye calistigim seydi acikcasi.


Bu tip buyuk isimler (gerek hoca, gerek baskan gerekse oyuncu vs..) ayriligi sonrasi kurumsal hafiza silinmese de bir kultur degisimi oluyor. O kultur degisimine ne kadar cabuk adapte olabildiginiz, bunu nasil planladiginiz cok onemli. Bence ne bu yonetim, ne bu mali sartlar ne de bu TFF/MHK iliski durumu zamanlama acisindan dogru degil. Simdi biz, bu kadronun ne kadarinda hocanin istegi oldugunu bilmiyoruz. Bazi isimler icin "hocanin x.ci tercihiydi" bilgisi dolasiyor. Bunu ornek verdim cunku buradan bir oganizasyon problemi okunuyor. Bugun ki yonetime bakarsakta basarili olmadiklari bigi akil/isin ehli olduklari da supheli ki bence degiller. Yani bu tip degisimler dogru isimlerle, altyapi ve maddi olanaklarla yapilmali.

Liyakat konusuna gelelim, sonraki yorumlarda okudum. Bence Terim'in olayi liyakattan ote guven ve eskiden gelen yapi klasigi. Bize gore liyakatsiz gibi gorunsede ona gore bu farkli bir anlam ifade ediyor. Sonucta dayi/amca/yegen iliskisi yok. Biat kelimeside yanlis bu arada. Terim icin biat demeyelim ama ona karsi guven gosteren, inanc gosteren belki "az" sorgulayan isimleri tercih etmis olabilir. Sunu soylemeye calisiyorum, bilmiyoruz aralarindaki iliskiyi, bana gore de Necati ve Selcuk ornek olarak yeterli degiller ama bu birazda onlarin sorunu, bunu onlar asmali diyorum. Ikisi de bu klube katki vermis, bu kulturu bilen ve hocayi taniyan isimler. Hocanin da bu tip isimlerle calismak istemesi "anormal" degil. Baslangic felsefesi boyle olunca ben bir problem gormuyorum. Ama buna liyakat eksikligi diyemem. Alakasiz bir ismi yardimci olarak almiyor yanina. Basaksehir'in de hocasi Emre. Dun bir bugun iki. Ama cok eminim ki klubu ve ortami tanidigi icin getirildi. Liyakat biraz goreceli olabiliyor. Bizde bekliyoruz, Sport akademisi mezunu, 10'larca sertifika almis ve bu isi bir sure internasyonel olarak yapmis bir isim gelsin. O zaman basarisiz olunca da farkli seyler konusuyor olabilirdik. Bu hocanin tercihi ve ekibini o kurar. Zaten olmasi gerektigi gibi hep birlikte giderler. Sorun su, hocaya yapilan yanlis varsa bunu bilmiyoruz. Asla da ogrenemeyebiliriz. Ama sunu biliyorum. bu tip kultur degisimleri cok buyuk ozen istiyor. Hoca'nin yonetimi, bakis acisi ayri bir tartisma konusu.

Sunu soyleyebilirim ki, Terim ne olursa olsun bu ulkeden cikmis degerli bir hocadir ve yurtdisinda buyuk saygi gorur. Bu klubunde efsanesidir. Tarzi artik gunumuz futboluna pek uygun olmasada bu gercekler dag gibi orada duruyor, duracak. Kendisi icin bence Teknik Direktorluk kismi yani isin teknik/saha kismi kapanmali. Asil is simdi basliyor, cok buyuk bir degisim oldu. Bunun sancilarinin olmamasini beklemek pollyanacilik olur tabir-i caizse.
 
Freiburg pozitif bir örnek böyle seyde ama baya nadir oluyor herhalde

Zamaninda Finke 16 sene baslarindaydi ve yerini Dutt ile doldurmuslardi. O adam'da 5 sene basarili calisti ve onu Leverkusen kapti. Onun yerine gelen Sorgu 6 ay icinde postaladilar ve Streich yardimciyken takimin basina gecti ve 10 senedir hocalari. Alman futbol takip edene sorsan, adam ligin en iyi hocalarindan birisi.

Atletico Simeone sonrasi dönemi nasil olacak onu dört gözle bekliyorum. Ve Gasperini 2024 yilinda belki büyük takimin basina yada Milli hoca olursa, o düsük harcamali olan Atalanta yerini doldurabilecek mi?
 
fatih terim'in gidişiyle galatasaray eski yarışmacı kimliğini kaybetti gibi bir algı olacağını sanmıyorum. son döneminde hocanın kendisi yarışmacı kimliğini kaybetmişti. güçlü yönetimlerle, yani yarışmacı kadro kurabilen yönetimlerin döneminde başarılı oldu fatih terim. yarışı kazandığınız sürece yardımcı hoca yetiştirmiş, oyuncu yetiştirmiş bunlar önemli olmadı. son projenin sakatlığı hocanın yetiştirici role bürünmesiydi. proje 1g 1m 1b serisiyle gitseydi yine de bir şekilde yürürdü.

barcelona-messi örneği aslında galatasaray'la örtüşüyor. messi gittiği için mi barcelona başarısız yoksa barcelona mali olarak messi'yi bile tutamayacak duruma geldiği için mi başarısız. galatasaray tudor döneminde olduğu gibi kadro kuracak duruma gelirse o zaman fatih terim gibi yarışmacı bir hocayı arar. birkaç sene galatasaray için hem yetiştirici hem de iyi kötü üst sıralarda tutacak hoca lazım.
 
Mehmet Demirkol'un bugün izlediğim Socrates yayında söylediği söz çok doğru. Listeye bakınca da güzel metafor. Hoca, camia evreninde kütlesi büyük yıldızdı. Haliyle böyle yıldızların gidişleri süpernova ve ardı kara delik olabiliyor. Bu hal,nasıl ayrılırsa ayrılınsın oluyor. Diğerleri gibi bizim de elbet başımıza gelecekti,geldi Daha içe sinerek olması tercihti muhakkak.

Umarım örnek takımlar kadar uzun olmaz etkisini atlatmak.
 
fatih hoca geri gelmemeli evet artık zorda kaldığımızda bu seçenek ortadan kalkmalı ancak bu geçişin doğru yapılmadığı ortada. plan yok, program yok, olan olumlu ya da olumsuz kurumsal hafızayı da sıfırladık, yepyeni insanlar yepyeni bir süreç. herkesin sorgulandığı ve sorgulanacağı bir yapı. buradan ayağa kalkar mıyız? bence zor görünüyor.
Aslında gerekliydi genel değişim,ancak değişimin boyutu ve getirilen td'nin futbol anlayışına bakılınca zamanlamasının çok kötü olduğu gerçek.
 
Fatih Terim e asla takım kurma işini bırakmayacaksın ve eline mutlaka işi bilen topçular vereceksin.
A spor da geçmişte Fatih terim ile çalışmış Mahmut bey var kendisi de söyledi Fatih terime takım kurdurmayacaksın diye.
—96-2000 de takımı sadece terim kurmadı örnek popescuyu Faruk süren kendi getirdi.Fatih hoca faydalı olmaz demişti.
—2002 de Özhan Canaydın takımı terime kurdurdu rezilleri yaşadık.
—Daha sonra geldiğinde Ünal Aysal kendisine iş bilen yıldız topçular aldı kemik olarak da bazı iyi topçular vardı.
—Tudor ve dursun Özbek kurduğu kadro ile başarılı oldu sonra o kadroyu bozup kendi transferler yapınca gene başarısızlık patlak verdi.

Terim defteri artık kapanmalı ama adam gibi yönetimle yapılmalıydı bu.Burak elmas ve yönetiminin başarılı olamayacağını seçilmeden önce söyleyenlerdenim.Fatih hoca ya dünya kadar yetki verip 6 ayda kovan adam ne yapacağını bilmiyor demektir.Adamın ortası yok ya tamamen teslim oluyor ya kovuyor.
 
Geri
Üst Alt