Futbolu geniş alanda oynayan, orta sahanın önemini bilmeyen teknik adam.
Nitekim Galatasaray'ın en büyük ihtiyacı iki tane dinamik ve defansif yönü güçlü orta alan oyuncusuyken ısrarla transfer komitesini Kapustka, Benitez gibi adamların peşinden koşturuyor. Denizli'nin eline Barcelona kadrosunu verin, bu günkü futbolu oynatır. Sadece oyuncular daha iyi olduğundan az yerler, çok atarlar. Ama neticede iyi takım olmazlar.
Denizli'yi daha iyi tanıyın diye söylüyorum.
Galatasaray'ın UEFA Kupasını kazandığı sezon müthiş bir kadro, müthiş bir uyum vardı. Denizli de milli takımın başındaydı. O dönem Fenerbahçe'ye göz kırpıyordu. Ne yaptı peki?
Sağ kanatta Okan Buruk'u kesin Tayfun'u oynattı.
Ön liberoda Suat Kaya'yı kesip Ogün'ü oynattı.
Sol bekde Hakan Ünsal'ı kesip Abdullah'ı oynattı
Sağ bekde Ümit veya Fatih'i tercih etmeyip İlker'i oynattı
Defansta Emre Aşık'ı değil kariyeri düşüşte Alpay Özalan'ı oynattı.
Oysa sahaya şu kadroyu çıkarabilirdi.
Rüştü - Hakan, Emre, Bülent, Ümit - Okan, Suat, Emre, Sergen - Hakan, Arif
Bu kadro 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı kazanırdı.
Elinde de daha Hasan Şaş gibi acaip yetenekli adamlar vardı.
Dikkat çekici olansa Galatasaray'ın oturmuş, önüne geleni yamultan kadrosundan kesip yerine koyduğu adamların tamamının Fenerbahçe oyuncusu olmasıydı.
Ve neticede Fenerbahçe teknik direktörlüğünü de kaptı.
Denizli sinsidir. Teknik direktörlüğü kötüdür.
Büyük komisyoncu olduğunu futbol camiasında bilmeyen yoktur.
En son Hıncal Uluç bunun maskesini düşürmüştü.
Bizde sanıyorum Stockholm kompleksi var. Galatasaray'ın kuyusunu kazan ne kadar adam varsa hepsine ekmek yediriyoruz.
Ayrıca kariyeri boyunca saçma sapan tercihleri olmuştur. Olmayacak adamları olmayacak mevkilerde oynatır.
Hatalarında ısrarcıdır. Sezon ilerledikçe görücez. Puan kayıpları Denizli'nin daha da gerilmesine yol açacak. Şimdi yaptığı acaipliklerin üzerine koyarak devam edecek.
Teknik adam konusunda yapılabilecek en kötü tercihdi.
Tam da Özbek kardeşlere göre bir iş...