Müthiş Galatasaray Analizi!

En iyi zamanında bile ideal bir çift yönlü orta saha oyuncusu olarak görmedim, burada ''Çok abartıyoruz, yetenekleri bakımından asla bir Emre Belözoğlu çapında değil, insani ve sportif karakteri ayrı konu'' minvalinde bir söz ettiğimde ölçüsüz tepkilere maruz kalmıştım. Ancak yakın zamana kadar karakterinden ve sahada elinden gelen gayreti gösterdiğinden şüphe duymadım; formsuz olduğunu ve ilk 11 dışında kalması gerektiğini hemen herkes gibi dile getirdim sadece...

Ben karakter konusuna katilmiyorum, bana göre Selcuk Inan karaktersiz, Emre Belezoglu ise cok karakterli bir oyuncu. Benim gözümde futbolda karakter kelimesi farkli bir anlam tasiyor, ziya bir insanin iyi yada kötü karakterli olmasi futbolu alakadar eden birsey degil. Hollywood filimlerinde bile kötü adam rolünü oynayan aktrisler, basarili performanslarinda bu kötü karakteri güclü bir sekilde yansitmasini bilirler, okadar iyi yansitirler ki tiksinirsin o rolden, bazilari ise ona ragmen sempati duyar. Bu aktristin karketerini yansitmasina bagli.
Emre daima karakterini sahaya yansitmayi bilir, oyuncularini motive eder, atesleyici bir faul yapar, ve sahanin icinde hirsi ile mücadele der. Kötü oynasa bile Emre bunlari herzaman yapti, o kronik sakatliklarina ragmen.
Selcuk ise iyi bir adam olabilir, ama iyi bile olsa karakterini sahaya hic bir sekilde yansitamiyor. Morali bozuluyor, tarftardan cekiniyor, oyundan kopuyor. negatif enerjisi takim arkadaslarina sansitiyor. Bana göre esas böyle bir oyuncu, futbol deyimi ile karaktersizdir. Onun 12 KM kosmasi benim gözümde birsey ifade etmiyor, cünkü buna ragmen saha icinde mücadelesi yok.
Selcuk hic bir zaman anlatildigi kadar iyi bir futbolcu degildi, ama o attigi güzel goller daima taraftarin gözlerini boyadi. Ve bunun üstüne konsantrasyonu yerindeydi, ve rahat bir sekilde topunu oynuyordu. Ilk gelen tepkilerden dolayi, bu sekilde cökmesi bana göre güclü bir karakteri olmamasindan kaynaklaniyor... Bunlari Burak icinde söyleyebiliriz, ama Burak hic degilse hirsli. Burak´dan uzun vadede verim alabilmen icin, hirslandirmak adina bazen sebesiz bir sekilde benche oturtmak lazim, sonra zaten danalar gibi sahada mücadele etmeye basliyor. Ama bunu ne Mancini nede Prandelli yapabildi, o yüzden oda sahanin icinde uyur gezer gibi dolasiyor artik.
 
Son düzenleme:
Sağolsun videolar ile destekli bir analiz yapmıs ama sürekli söyledigimiz sözler zaten;

Takımın mücadele gücü cok düsük. Agresif oynayıp, rakibe basamıyoruz..
 
Bu hep böyleydi, Mancini bi ara takim dizilisini ögretti hele top rakipte ise, 4 kisi ile yolu kaptamaya, ama kus hafizali oyuncular herseyi hemen unnutuyorlar.
 
Mancini'nin taktikleri Prandelli'ye bakarsan çok daha iyiydi, adam ne yaptigini biliyordu oyuncular da biliyordu, bazi dönemlerde basariliydi bile.

Prandelli ise 1. gün den beri ayni saçmasapan seyleri deniyor. Olmadiysa; bir daha deniyor.
 
Bu hep böyleydi, Mancini bi ara takim dizilisini ögretti hele top rakipte ise, 4 kisi ile yolu kaptamaya, ama kus hafizali oyuncular herseyi hemen unnutuyorlar.
Hem unutuyorlar hem de işlerine gelmediği için yapmıyorlar. Tabi kim ekstra koşacak?

I am the one who knocks!
 
Muazzam analiz.

Prandelli takimi o kadar defansif oynatmasina ragmen böyle firsatlar bulabildi Borussia. Demek sistem çalismiyor. Sistem çalismazsa ne yapilir? Sistemi degistirmeye çalisirsin. Prandelli 1. günden beri ne yapti? Ayni sistem ile devam etti. He, bazen 3-5-2 de oynatti taraftar beni tembel zannetmesin diye.



Prandelli defansif futbol oynatmıyor durup durup bunu yazıyorsun...Defansif futbol oynatayn adam çift forvetle çıkmaz onu geçtim bekleri neredeyse kanat oyuncusu gibi kullanmaz...

Savunma yapmak isteyen adam bek oyuncularına orta sahayı geçmeyi yasaklar , önlerine 2 tane kanat oyuncusu koyup kendi sahasında alan daraltarak savunmada bekler.Prandelli ise Dortmund ile kafa kafaya oynamak istedi , sorun burada...Defansif futbol görmek istiyorsan geçen seneki deplasmandaki Juventus maçına bakabilirsin...
 
Ben karakter konusuna katilmiyorum, bana göre Selcuk Inan karaktersiz, Emre Belezoglu ise cok karakterli bir oyuncu. Benim gözümde futbolda karakter kelimesi farkli bir anlam tasiyor, ziya bir insanin iyi yada kötü karakterli olmasi futbolu alakadar eden birsey degil. Hollywood filimlerinde bile kötü adam rolünü oynayan aktrisler, basarili performanslarinda bu kötü karakteri güclü bir sekilde yansitmasini bilirler, okadar iyi yansitirler ki tiksinirsin o rolden, bazilari ise ona ragmen sempati duyar. Bu aktristin karketerini yansitmasina bagli.
Emre daima karakterini sahaya yansitmayi bilir, oyuncularini motive eder, atesleyici bir faul yapar, ve sahanin icinde hirsi ile mücadele der. Kötü oynasa bile Emre bunlari herzaman yapti, o kronik sakatliklarina ragmen.
Selcuk ise iyi bir adam olabilir, ama iyi bile olsa karakterini sahaya hic bir sekilde yansitamiyor. Morali bozuluyor, tarftardan cekiniyor, oyundan kopuyor. negatif enerjisi takim arkadaslarina sansitiyor. Bana göre esas böyle bir oyuncu, futbol deyimi ile karaktersizdir. Onun 12 KM kosmasi benim gözümde birsey ifade etmiyor, cünkü buna ragmen saha icinde mücadelesi yok.
Selcuk hic bir zaman anlatildigi kadar iyi bir futbolcu degildi, ama o attigi güzel goller daima taraftarin gözlerini boyadi. Ve bunun üstüne konsantrasyonu yerindeydi, ve rahat bir sekilde topunu oynuyordu. Ilk gelen tepkilerden dolayi, bu sekilde cökmesi bana göre güclü bir karakteri olmamasindan kaynaklaniyor... Bunlari Burak icinde söyleyebiliriz, ama Burak hic degilse hirsli. Burak´dan uzun vadede verim alabilmen icin, hirslandirmak adina bazen sebesiz bir sekilde benche oturtmak lazim, sonra zaten danalar gibi sahada mücadele etmeye basliyor. Ama bunu ne Mancini nede Prandelli yapabildi, o yüzden oda sahanin icinde uyur gezer gibi dolasiyor artik.

Hatırlarsan Emre İnter den ayrıldığında Mancini kendisi için ''Emre, aldığı paranın karşılığını vermek için gayret göstermedi'' demişti; Okan ve Emre nin İnterde iken İtalya ve Kulüp hakkında konuşurken sürekli ''Paramız gününde yatıyor, hemen gidip çekiyoruz'' demeleri Mancini yi doğrular niteliktedir, tabi onların derdi Galatasaray günlerinde paralarını geç almalarına gönderme yapmaktı, hiç ''Şöyle çalışıyoruz, böyle banko oynayacağız vs'' sözüne rastlamadım...Ki İntere imza attıkları konuşulurken de TV de milyonlarca insana karşı utanmadan inkar etmişlerdi de İnter kulübü resmi sitesinden yapılan sözleşmenin fotoğrafını yayınlamıştı, yönetim hemen o gün süresiz kadro dışı bırakmamakla o sezon şampiyonluğun kaybedilmesine çanak tutmuştur; Emre sakatlanmamak için topa ayağını sokmamış, Okan da A.Gücü maçında kendini oyundan attırarak yenilginin baş sorumlusu olmuştur...

Newcastle da iken de İnterde olduğu gibi sürekli oynamak kaygısı gütmemiştir...FB ye geliş sürecinde Arda' ya, Adnan Polat' a telefon açtırarak ''Başkanım Emre abi yanımda, FB kendisini almak istiyor, siz ne diyorsunuz?'' dedirttiği, Polat ında buna ''Biz FB nin verdiği paraları veremeyiz, FB ye hayırlı olsun'' diye cevap verdiği detaylarıyla basına yansımıştı...Sonrasında FB ye gidince aniden fanatik FB li oluverdi!, camianın ve özellikle de taraftarın olası tepkisini desteğe dönüştürmek için yapmadığı çirkinlik kalmadı, Galatasaray dan söz etmesi gerektiğinde ''Daha önce oynadığım kulüp'' ifadesiyle ismini dahi telaffuz etmekten kaçınacak noktaya kadar vardırdı...FB den Atletico ya transfer olduğunda birkaç ay içinde nasıl tam fit bir hale geldiğini de gördük, FB ye döndüğünde yine birkaç ay içinde eski 'Tosun' haline döndüğünü de...Şimdi 1-2 sene daha sözleşme kapmak ve maç başı paralardan olmamak için kasıyor yine, profesyonellikten tek anladığı şey daha fazla para kazanmak, vecibelerini yarım yamalak yerine getirse de olur, taraftarın gözünü boyaması yetiyor ne de olsa!...

Böyle bir adamın sporcu karakterini sen övgüye değer buluyorsun, bense 'Primitif çıkarcılık' olarak tanımlıyorum, ortak bir noktada buluşmamız imkansız olduğu gibi gerek de yok...Emre halihazırda futbol piyasasında en yüksek noktayı görmüş Türk futbolcudur, orada bulunduğu dönemde açık ara 'Dünya nın en pahalı takımı' ünvanını taşıyan İnter kendisini yıldız statü ve beklentisiyle transfer etmişti (Karşılığını verdiği az sayıdaki maçı genele yayamaması profesyonellik anlayışındaki sakatlıktandır); kıyaslarsak, Hakan için böyle bir beklentileri yoktu, Arda da o zamanki İnter in şimdiki piyasada karşılığı olan Real in aklından bile geçmemiştir...
 
Prandelli defansif futbol oynatmıyor durup durup bunu yazıyorsun...Defansif futbol oynatayn adam çift forvetle çıkmaz onu geçtim bekleri neredeyse kanat oyuncusu gibi kullanmaz...

Savunma yapmak isteyen adam bek oyuncularına orta sahayı geçmeyi yasaklar , önlerine 2 tane kanat oyuncusu koyup kendi sahasında alan daraltarak savunmada bekler.Prandelli ise Dortmund ile kafa kafaya oynamak istedi , sorun burada...Defansif futbol görmek istiyorsan geçen seneki deplasmandaki Juventus maçına bakabilirsin...

Bir t.d. hem defansif futbol, hem 2 forvet oynatabilir.

Prandelli Dortmund ile kafa kafaya oynamak istemedi, 2 forvetin ortalari beklerden gelmesini istedi.

2 tecrübesiz bekler dünyanin en iyi kontra atak oynayabilen takimlara karsi oynatmak, intihardir.
 
Oyunculardaki bu vurdumduymazlık olağandışı. Sanki hiç bir şey umurlarında değil gibi sanırım bu ödemelerde hepsinin aklı ve grev yapıyorlar. Prandelli'nin bu durumda etkinliği yada etkisizliği olamaz ki.
 
Geri
Üst Alt